Bilgisayar yazılım dilinin basit bir anlatımla, 1 ve 0 birleşimlerinden (kombinasyon) ibaret olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. 

Bütün sistem basit bir matematik hesabı…

Her bir dizilim başka bir şeyi tanımlıyor.

Varlık ve yokluğun imgesi olan bu ikili bir labirentte dolaşmanın kodları aslında. Sıfır kapalı, 1 açık…

Ne kadar basit ve yaşam döngüsüne ne kadar benziyor değil mi?

Evrenin var oluşu ve canlı yaşamın başlangıcı da benzer bir 1 ve 0 düzenlemesinden ibaret. Uygun birleşim denk geldiğinde yeni bir şey oluyor maddi evrende.

***

İnsan yaşamı da bu ikili birleşimle sürüp gitmiyor mu? Tek yönlü bir labirentte yol alıyoruz. Sıfır çıkmazları, 1 açık yolları gösteriyor.

Ülken ve ailen senden çok çok önceki bir labirent yürüyüşünün sonucu aslında.

Ulus, coğrafya, din, renk ve cinsiyet de öyle… 

Hepsinin uzak ya da yakın geçmişinde çıkmazlar ve açık yollardan oluşan bir yolculuğun olduğunu biliyoruz.

Olmak ya da olmamak ikilemi o denli eşit seçenekler de değil aslında. İşe yarar gelişmelerin sayısı işe yaramayanlardan çok az… Embriyo ve yumurtanın uygun birleşiminin milyonlarca sıfırın içindeki tek bir olması gibi söz gelimi… 

O kadarla kalmıyor elbet. Bütün koşullar denk gelip doğduğundaysa Nazım’ın dediği gibi;

“… yolunu gözlüyor kuşpalazı boğmaca kara çiçek sıtma

ince hastalık yürek enfarktı kanser filan

işsizlik açlık filan

tiren kazası otobüs kazası uçak kazası iş kazası yer depremi sel baskını

kuraklık falan

kara sevda ayyaşlık filan

polis copu hapishane kapısı falan

… atom bombası falan …”

***

Açık yollarda yürüdükçe birsin, birey olarak varlığını sürdürebilirsin yani. Her kapı herkese açık değildir. Her sokakta herkesin yürüme hakkı yoktur. Kiminin yüzüne bakmaya tenezzül etmediklerini, kimileri dört gözle bekler.

Bazen coğrafya kaderindir, bazen rengin, bazen cinsin, inancın, sınıfın…

Sen sevgini sığdıramazken dünyalara, nefretin zindanında çürür ömrün.

Sen özel sayıp büyük harfle yazarsın adını. Düzen ne işe yaradığına bakarak sınıflandırır seni. 

Sen; 

“Matematikleştirme beni

Çarpma, bölme

Toplama çıkartma sakın

Beni hesaplaştırma”

desen de hesabın parçasısın aslında.

Doğal ölümler bir yana, savaş, soykırım, köle ticareti, terör, iş cinayeti, töre cinayeti, dinsel cezalar ve açlık sonucu milyonlarca insan öldürülüyor Dünyada.

Sayılar sayılanla anlam kazanır. Ama yüzyılımızda anlamsızlaşan sayılarla baş başayız. Çünkü her birimiz birer kimlik numarasıyız ve her şey birer barkoddan ibaret…

1 canlılar, 10 tüketenler, 010 üretenler, 0001001 zararlılar, 111 yararlılar, 000001 siyahlar, 01000 beyazlar, 00100010001 hastanede doğanlar, 101010101 Covid-19’dan ölenler…

0001111110111111111000000111 birleşimi 3 Haziran 1963’te ölen 100.000 kişi…

Ya insan..? 

O bir gömlekti bedenin üstünde. Beden gömlek değiştirdi.

***

Büyük Nazım’a saygıyla…

Av. Abdurrahman Bayramoğlu

3 Haziran 2020 – Ay Sokağı