Venedik Komisyonu başkanının başarısız darbe teşebbüsünün hemen arkasından yaptığı , 15 Temmuz Darbe teşebbüsünü kınayan ve hükümetlerin sadece demokratik yöntemlerle değişmesi gerektiğini vurgulayan açıklamasına tümüyle katılmaktadır.
Türkiye’de yönetimin ciddi bir tehditle karşı karşıya bulunduğu ve bu nedenle hükümete olağanüstü yetkiler veren OHAL ilanı için çok haklı nedenlerin bulunduğu konusunda hiç şüphe bulunmamaktadır. Mevcut durumda temel insan haklarında belli kısıtlamaların yapılması normaldir. Yine de anayasa, iç hukuk ve devletlerin uluslar arası yükümlüklerinin sınırları içerisinde hareket etme gerekliliği vardır.
Türkiye anayasasında olağanüstü hal konusunda Avrupa standartlarına paralel hükümler bulunduğu bilinmektedir.  Bununla birlikte hükümetin anayasa ve uluslar arası hukukun sınırlarını aşan tedbirler aldığı ve olağanüstü yetkiler kullandığı düşünülmektedir.
Venedik Komisyonunun Türkiye’deki durumla ilgili endişeleri:
  • OHAL ilanının takip eden iki ayı aşan sürede hükümet de facto olarak Anayasa Mahkemesi ve Parlamento denetimi olmaksızın kanun yapma yetkisine sahiptir.
  • Hükümet geçici OHAL süresini aşan düzenlemeler yaptı. Devlet memurları ihraç edildi,  tüzel kişilerin mal varlıklarına ve yönetimlerine kalıcı olarak el kondu. Ayrıca hükümet OHAL dışında yasama meclisinin normal prosedürle yapması gereken birçok yapısal değişiklik yaptı.
  • KHK’ler ile binlerce devlet memuru ihraç edildi. Toplu olarak yapılan ihraçlar bireyselleştirilmedi, KHK’de tanımlanan suçlamalar her birey için gerçekliği kanıtlanabilir delillere dayandırılmadı.
  • Kamu görevlilerinin ihraç prosedüründe yasalar ve yasaların kuralları ile tanımlanan yönetsel temel haklar gözardı edildi.
  • Kolektif ihraçlar Gülen ve diğer terör örgütleri ile bağlantılara dayandırıldı ancak iddia edilen bu bağlantılara anlamlı açıklamalar yerine gevşek tanımlamalar yapıldı. Oysa terör örgütleri ile bağlantı ve kamu hizmetine sadakatte ciddi şüpheler ortaya konulmalıydı.
  • Uygulamalar sonucu ihraç edilenlerin aile fertleri haksız biçimde cezalandırıldı.
  • Ceza yargılamasında 30 güne kadar uzayan ve hakim kararına dayanmayan gözaltı süresi önemli ölçüde problematiktir. Gözaltılar makul şüphelerin varlığı halinde yapılmalı; avukata ulaşma hakkı önemli güvenlik sorunlarının ortaya çıkması halinde istisnai olarak sınırlanabilir ve nihayetinde göz altı yargı denetimine tabi olmalıdır.
  • Hükümet gözaltındakileri kötü muamele ve suiistimallere karşı koruyan önemli tedbirleri kaldırdı.
  • Anayasa Mahkemesinin KHK’leri  inceleme yetkisinin olup olmadığı konusu net değildir, in abstracto and in concreto. Venedik Komisyonu Anayasa Mahkemesinin bu yetkisinin olması gerektiği düşüncesindedir.
  • KHK’ler ve benzeri düzenlemeler ile ihraç edilen binlerce kişinin yargıya erişme hakkından yoksun kaldığı görülmektedir.
 Venedik Komisyonu özellikle KHK’ler ile ihraç edilenlerin yargıya ulaşma hakkından yoksun görünmelerinden endişe duymaktadır.
Devam edecek
ÇEVİRİ 

Rahmi Ofluoğlu
Hukukçu


NOT:
 Venedik Komisyonu Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosunun anayasa konularında danışma organıdır.