29 Nisan 2017 Cumartesi 05:21
Bu sahneleri hatırlayacaksınız

Evrensel, Referans ve Radikal’deki yazılarından tanıdığımız gazeteci ve film eleştirmeni Şenay Aydemir, ilk kitabı “Organik Bozukluk / 21. Yüzyılda Tembellik Hakkı”nı geçen yıl Can Yayınları’ndan çıkartmıştı. Ağaçkakan Yayınları’ndan ise “100 Sinema Klişesi” isimli ikinci kitabı çıktı. Film klişeleri hazırlamanın da sinema klişelerinden biri olduğunu bilerek yola çıkan Aydemir bu kitapta, türlerine göre ayrılmış film klişelerinin yanı sıra yönetmen, oyuncu, seyirci ve eleştirmen klişelerini de listeliyor. Kitabın özelliği ve de güzelliği; “kötü kalpli sarışın” ya da “mavi kablo mu, kırmızı kablo mu...” gibi çok sık karşılaştığımız film klişelerini bir araya getirirken, derli toplu bir liste sunmasında. Yanı sıra onlarca filmde gördüğümüz bu klişelerin hangi filmlerden çıktığını ve hangilerinde kullanıldığının dökümünü yapıyor olmasında. Üstelik bunu okuyanı sıkça güldürecek eğlenceli ve sürükleyici bir dille yazmasında... ‘Sansür’ün de klişeleştiği gerçeğini somut şekilde önümüze koyan kitaptan yaptığımız birkaç klişeyi ‘tadımlık’ olsun diye sunuyoruz...

TÜRK FİLMLERİ

Haydarpaşa Garı: “Yeşilçam filmlerine mal edilen ‘İstanbul, ya sen beni yeneceksin ya da ben seni,’ repliği, bir klişeden çok daha fazlasını ifade eder. Bu ifadeye anlam katan şey, Haydarpaşa Garı’nın önünden İstanbul’a bakıp söylenmiş olmasıdır. Bugün kaybolmakta olan “siluet”tir Anadolu’dan kopup gelenlerin ilk gördüğü.”

KORKU FİLMLERİ

Kötü adamın alaycı alkışı: “Çok sık karşılaştığımız bir klişe değildir ama etkilidir. Özellikle iyi bir oyuncu ve film içinde kullanıldığında akıllara kazınan sahnelerden birisidir ve yıllarca unutulmaz. Bir tek örnek vermek bile yeterli olacaktır aslında. Christopher Nolan’ın ilkini güzel çektiği, ikincisi ile sinema tarihine önemli bir eser bıraktığı, üçüncüsü ile yaptığı bütün işi berbat ettiği Batman serisinin Joker’i örneğin.”

AKSİYON/BİLİMKURGU

Kolayca çökertilebilen sistem güvenlikleri: “Bilimkurgu- aksiyon filmlerinin çoğunda “rakip” ya da “düşman” güçlerinin çok güçlü bir savunma sistemi vardır. Ya da artık hangi yasadışı programı işletiyorlarsa, onun verilerine ulaşmak dünyanın en zor işidir. Ama esas kahramanımız için bu meseleleri halletmek neredeyse bir internet kafedeki bilgisayara ulaşmakla eş değerdir.”

YÖNETMEN OYUNCU KLİŞELERİ

Biz çekerken çok eğlendik...: “... ‘Bir komedi filmi çekelim de iki milyon seyirci gelsin,’ motivasyonuyla sete giren arkadaşlar, kameraları gördüklerinde en çok bu klişeyi kullanırlar: ‘Biz çok eğlendik, umarız seyirciler de eğlenir.’ Sanki siz eğlenmeseniz seyirci eğlenmeyecek. Ya da siz çok eğlendiniz diye film de öyle olacak.”

ELEŞTİRMEN KLİŞELERİ

Sevmediği filmi ödüllü diye övmek zorunda kalan eleştirmen: “Sanat sineması seyircisi bir filmi ne kadar anlamazsa o film o kadar iyidir. Eleştirmen ise bir filmi anlamadıysa ayvayı yemiş demektir. Çünkü o film kesin iyidir ve eleştirmenin neden iyi olduğunu yazması gerekir.”

ROMANTİK KOMEDİ

Kadının sabah yataktan çıktıktan sonra erkeğin gömleğini giymesi: “Hangi filmde, nerede başladı bilinmez ama sadece sinemada değil, popüler kültürde de önemli bir hadisedir. Birçok Hollywood oyuncusu böyle pozlar vermiştir mesela. Filmlerdeki erkek gömleği klişesinin tetikleyicisi Audrey Hepburn olabilir. Çünkü kendisinin bu pozu vererek sinemaya taptaze bir klişe kazandırmış olma ihtimali yüksektir.”

 

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 29.04.2017 05:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.