19 Haziran 2017 Pazartesi 11:21
Ali Şeker: Türkiye şu an bir timsahın karnında

  Tornacılık, doktorluk, milletvekilliği derken; Şeker bu kez oyuncu olarak çıkacak sevenlerinin karşında... Şeker, “Türkiye şu an bir timsahın karnında. Rehavet ve öğretilmiş çaresizlik var. Öğretilmiş çaresizliği yıkmanın yollu ise direnmekten geçiyor” diyerek oyunu özetliyor.   ‘Amaç öğrenilmiş çaresizliği yıkmak’   Ali Şeker, aslında çok da yabancı değil tiyatro sahnesine. İlkokulda bir oyunda da asker rolünü oynamış. Şeker, Timsah oyununda oynama teklifinin ise İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez’den geldiğini söyleyerek, “Selçuk Hoca oyunda rol almam için davet etmişti fakat Meclis yoğunluğu nedeniyle ilk oyunda oynayamamıştım. Bu oyunu 1960’lı yıllarda Haldun Taner ihraç edilen akademisyenlere dikkat çekmek amacıyla dilimize uyarlamıştı. Bugün ise haksız yere KHK’lerle işten atılanlara ve insanların bu kabullenişine dikkat çekmek ‘öğrenilmiş çaresizliği’ yıkmak amacıyla bir kez daha sergileniyor” diyor.    “Bu da Şeker TV gibi ihtiyaçtan doğdu”   Daha önce yaptığı provada zorlanmadığını söyleyen Ali Şeker, “Pazartesi (bugün) oyunun gösterimi var. Oyun öncesi prova yapacağız. Aslında dün bir prova yapacaktık. Ama Adalet Yürüyüşü’nde olduğum için katılamadım. Zaten ihtiyaç doğrultusunda her şey yapılabiliyor. Nasıl ki Şeker TV ortaya çıkmıştı? Burada da amatör olarak bir ihtiyacı karşılamak için bu işe girdik” diye anlatıyor. Oyunda subay rolünde oynayacak olan Şeker, oyun hakkında da tüyolar veriyor: “Bir memur tatile çıkacakken timsah tarafından yutuluyor. Bu duruma alışıyor ve timsahın içerden çıkmak istemiyor. Türkiye şu an bir timsahın karnında. Rehavet ve öğretilmiş çaresizlik var. Öğretilmiş çaresizliği yıkmanın yollu ise direnmekten geçiyor” diyor.    ‘Oyuna katkı vermek benim için onur’   Şeker, oyunda rol alma nedenini ise şu sözlerle anlatıyor: “Öyle bir süreç yaşıyoruz ki öğretim üyeleri atılıyor. Sanat ve kültür AKP’nin ve Erdoğan’ın ele geçiremediği alanlar. Nasıl ki Gezi’de bir yandan mizah, bir yandan direniş örgütlenirken, diğer yandan sivil itaitsizlik örüldü. Bu oyunda sanat yoluyla bir karşı çıkış. Barış akademisyenlerinin, ihraç edilen emekçilerin, haksızlığa, adaletsizliğe uğrayanların, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yanında olmak benim görevim. Hayatın her alanında faşizme karşı direnmek gerekiyor. Bu oyuna katkı vermek benim için onur.” Kaynak: Cumhuriyet.com.tr

Son Güncelleme: 19.06.2017 11:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.