Halkların Demokratik Partisi Meclis grup toplantısında konuşan Eş Başkan Selahattin Demirtaş, Ahmet Davutoğlu'nun Mardin'de açıkladığı ve 'master plan' olarak anılan projesini eleştirdi.

Demirtaş söz konusu planla 90'lara da değil 1930'lara dönüldüğünü belirtti.

Demirtaş'ın konuşmasından bazı satır başları:

* Cizre'deki vahşet durumundan söz ediyoruz. Durum, Hükümet tarafından HDP suçlanarak geçiştirilmek isteniyor. Cizre'deki vahşet durumundan söz ediyoruz. Durum, Hükümet tarafından HDP suçlanarak geçiştirilmek isteniyor. Hükümet "Yereldeki operasyon güçleri acımasız olmalı. Sivil halkmış, evmiş, iş yeriymiş bakmayacaksınız" demiş, belli. Türkiye Cizre'deki duruma inanmak istemiyor. Çünkü bu çağda Hükümet'in böyle vicdansız olabileceğine inanılmıyor. Ama durum bu.

* Cizre'de toplu katliam yaptılar, açıklayamıyorlar. Cenazeleri sokaklara, yıkık evlere dağıtıyorlar. O cenazeler oradaymış gibi. Cizre şimdi Roboski, Suruç, Ankara gibi tarihe geçiyor. Ama insanlık tarihi bir yandan katliam, bir yandan da direniş tarihi. Cizre'ye yapılan vahşet aynı zamanda İzmir'e tehdit. Adana'ya tehdit. "Bak, itiraz edene bunu yaparız" diyorlar.

* Bir partinin (AKP) şemsiyesi altında buluşmayınca vatan haini oluyorsak, en büyük vatan hainliğini işte o parti yapıyor demektir. Davutoğlu "Müzakere masasını deviren Demirtaş'tır" dedi. Ne yapmışım? Ne demişim? Bir cümlem var: Seni başkan yaptırmayacağız!

* Faşizme karşı barış blokunu yükseltmeliyiz. Karşımızda bir savaş bloku var: Saray, Ergenekon, İşçi Partililer, eski BBP'liler. Faşizme karşı barış blokunu yükseltmeliyiz. Karşımızda bir savaş bloku var: Saray, Ergenekon, İşçi Partililer, eski BBP'liler. Başbakan'ın açıkladığı master plan adeta 1930'lar. Bakın mesela 1937 yılından Son Posta gazetesi:

* Silahlar nasıl susacak, ölümler nasıl duracak, tek bir cümle yok. Paket paket üstüne... Bakın yıl 1997:

* Bazılarına çok iddialı gelebilir, bu ülkenin başbakanları Sn Öcalan kadar samimi olsalardı barış bin defa gelmişti.

* Diyorlar ya, "Mülteciler için 10 milyar dolar harcadık" külliyen yalan. Kime ne harcadınız? Avrupa'yla kirli pazarlık yapıyorlar. Almanya Şansölyesi burada. İnsani bir krizi, bir pazarlık malzemesi haline getirdikleri için kendilerini eleştiriyoruz. Herkese sesleniyorum. Her akşam 7'de çığlıkla, ıslıkla, zılgıtla "Katliama ortak değiliz" deyin. Her yerden barışa ses verin.

Kaynak: Birgun.net