Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
24 Mart 2017 Cuma 17:32
Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'na: Freni boşalmış araba gibi

Başbakan Binali Yıldırım, Burdur ve Isparta illerinde referandum mitingleri için saat 12.00 sıralarında Başbakanlık'a ait uçakla Süleyman Demirel Havalimanı'na geldi. Buradan otobüsle Burdur'a geçen Yıldırım, cuma namazını Burdur Ulu Camii'nde kıldı. Camiye yürüyerek giderken yol üzerindeki esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Başbakan Yıldırım'a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Vali Şerif Yılmaz, Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Reşat Petek eşlik etti. Yıldırım, daha sonra Burdur Valiliği'ni ziyaret etti.

BURDUR'DA 5 BİN KİŞİYE KONUŞTU

Başbakan Binali Yıldırım, partisince Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti. Yoğun güvenlik önlemleri altında miting alanına giren herkes tek tek x-ray cihazından geçirildi, çanta ve üst araması yapıldı. 'Kararımız net tabi ki evet', 'Sayın Başbakanımız Göller, Güller ve Gönüller Diyarı Burdurumuza Hoşgeldiniz' pankartları yer alan meydanda kadınlar ve erkekler için ayrı yerler yapıldı ve arasına da güvenlik bariyerleri çekildi. Meydandaki mitinge yaklaşık 5 bin kişi katıldı.

Meydandaki coşkunun büyük Türkiye'nin habercisi olduğunu belirten Başbakan Yıldırım, demokrasiyi taçlandırmak için 16 Nisan'a doğru gün saydıklarını, birlik, beraberlik, kardeşlik, demokrasi, gelecek, büyük ve güçlü Türkiye için 'Evet' diyeceklerini söyledi.

16 Nisan'da mührün millete geçeceğini belirten Başbakan Yıldırım, "Kurulduğumuz günden bu yana 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışından hiç ayrılmadık. Tek adres, tek durak millet oldu. Tek dayanağımız milletimiz oldu. Sırtımızı birileri gibi terör örgütlerine yaslamadık, sırtımızı vesayet odaklarına dayamadık. Siz istediniz, sizin istediğinizi yaptık. 15 yıldır devam eden bu kutlu yürüyüşümüz şimdi milletin efendi, patron olduğu koltukla taçlanacak. Yeni anayasa öyle bir değişiklik getiriyor ki tek bir patron var, o da millet. Milletten başka hiç kimsenin sözü geçmeyecek" diye konuştu.

BU ANAYASA ARTIK YÜRÜMÜYOR

Geçmişte vesayet odaklarının milli iradenin önüne geçtiğini, ülkenin başbakanı ve bakanlarını darağacında kaybettiğini hatırlatan Yıldırım, ülkenin nice gençlerini terör olaylarında yitirdiğini kaydetti. Başbakan Binali Yıldırım, "Bu ülke çok vakit ve imkan kaybetti. Bu anayasa ile eğer devam edersek kayıplarımız artarak devam edecek. Önümüzde darbeden kalma 82 model bir anayasamız var. Bu anayasa artık yürümüyor, yolda kalıyor. Milleti de yolda bırakıyor. Artık bu anayasadan Türkiye'ye, gençlere, kadınlarımıza fayda gelmiyor" dedi.

ŞİMDİ BUNU DEĞİŞTİRME ZAMANI

2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir hukuk garabeti yaşandığını anımsatan Yıldırım, şöyle konuştu:

"O dönemde Ak Parti'ye, milletin partisine cumhurbaşkanlığı seçimi yaptırmadılar. Bir icat yaşadık. Bunu neye dayanarak yaptılar? Anayasa'ya dayanarak yaptılar. Gelişmiş ülkelerde anayasalar ülkenin önünü kapatmak değil önünü açmak, daha kolay yönetilmesini sağlamak için kullanılır. Bizim anayasamız ise ülkenin, memleketin, seçimlerin önünü tıkamak için kullanılır. Şimdi zaman bunu değiştirme zamanıdır. Öncelikli olarak istikrar, kalkınma için mutlaka tek başına iktidar şart. Artık yüzde 30- 35'ler ile iktidar devri kapanıyor. Sandığa gidecek millet, kime oy verecekse yüzde 50 ve daha yukarı oy verecek."

Son 14 yılda Ak Parti'nin bir yandan kalkınma, büyüme ve hizmet için çalıştığını, bir yandan da engellerle uğraştığını vurgulayan Yıldırım, "Cumhurbaşkanı seçelim, dedik, 367 icadıyla önümüzü kestiler. Darbe senaryoları hazırladılar, Balyoz, Ergenekon, Cumhuriyet mitingleriyle halkın iradesini engellemeye çalıştılar, muhtıra verdiler" diye konuştu.

'CUNTAYA DUR' DEMEK İÇİN 'EVET'

17- 25 Aralık'ta seçilmiş hükümete darbe yapılmaya, o dönemde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan'ın işbaşından indirilmeye çalışıldığını kaydeden Yıldırım, terör saldırılarıyla sürekli hükümetin yıpratılmaya çalışıldığına söyledi. Yıldırım, "En son 15 Temmuz'u hatırlıyorsunuz. FETÖ'cüler, alçak teröristler milletin silahlarını milletin üzerine kullanıp, demokrasimizi yıkmaya, parlamentomuzu lağvetmeye ve ülkemizi işgal etmeye kalktılar" dedi.

Bir daha bunların yaşanmaması ve sürekli istikrar için artık kararın ve sözün millette olduğuna dikkati çeken Başbakan Yıldırım, "16 Nisan'a 'evet' demek, 'cuntaya dur' demek, 'PKK'ya, FETÖ'ye, terör örgütlerine dur' demektir. 16 Nisan'dan sonra hiç kimse sizin verdiğiniz yetkiyi gasp edemeyecek, patron sadece millet olacak" şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU'NU ELEŞTİRDİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarında "Bu referandum 'evet' ile sonuçlandırılırsa, Türkiye'de muhtarlıklar kaldırılacak" ve "Bu referandumdan sonra başkent, Ankara'dan İstanbul'a taşınacakmış" dediğini aktararak, milletin buna inanmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu'nun "18 yaşta milletvekili olunur mu?" şeklindeki eleştirisini de hatırlatan Yıldırım, şunları söyledi:

"İşte gençler burada. Seçerken size 'buyur seç, oy ver' diyor ama seçileceğiniz zaman 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 olmaz, 25 bitecek ondan sonra aday olabilirsiniz. Senin keyfin gelince mi aday olacak bunlar Kılıçdaroğlu, kendine gel. 18- 25 yaş arasında 9 milyon gencimiz var, 9 milyon insana sen nasıl 'seçilemezsiniz dersin.' Bir de 'bunlar 18 yaşı askerlikten kurtarmak için getirdiler' diyor. 9 milyonun yarısı kızlarımızdan oluşuyor, Kılıçdaroğlu kadınlarımızı, kızlarımızı yok sayıyor, adamdan saymıyor."

'16 NİSAN'DA MİLLETE TOSLAYACAK'

Kılıçdaroğlu'nu yalancılıkla suçlayan Başbakan Yıldırım, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

"Öyle bir şey söyleyin ki yalanın da bir kalitesi olur. Yalanın hiç birinden hayır gelmez ama öyle yalanlar, öyle şeyler var ki adeta vitesi, freni boşalmış bir araba gibi, ha babam gidiyor, nerede toslayacak belli değil. Şimdi ama o 16 Nisan'da toslayacak. Millete toslayacak, cevabını alacak. İşte Burdur, hazır mısın? Kılıçdaroğlu sen önce SSK'yı nasıl batırdın bunun izahını ver. Tekrar istiyor ki Kılıçdaroğlu, eski günlere gidelim ilaç, doktor, kuyruğu olsun, insanlar tedavi kuyruklarında hasta olsun. Bu değişikliği istemeyecek ne var? Be kardeşim sen bunların hepsine karşı çıkacağına biraz çalış bu yeni sistemde sana da, herkese şans var."

'BİRDEN KUZU TAKLİDİ YAPIYOR'

Kılıçdaroğlu'nun geçen günlerde 'Bu sistem değişirse eğer cumhurbaşkanı ile başbakan aynı partiden olmazsa aralarında kavga ederse ne olacak?' dediğini belirten Binali Yıldırım, "Bunun cevabı bu sistemde zaten böyle birşey okumamış, farkında değil. Böyle diyene hadi uyan da balığa gidelim diyorlar. Kılıçdaroğlu kendine gel kardeşim. İşte bu değişiklik tam bunun için yapılıyor. Cumhurbaşkanı başbakan kavgasından geçmişte millet çok çekti bedel ödedi. O tutmayınca bu sefer 'ben başbakanı düşünüyorum, başbakan gitmesin', ağzından bal akıyor adeta, birden bire kuzu taklidi yapıyor. Eski CHP'yi sanki unuttu, kuzu, süklüm püklüm hiç hakaret etmiyor, millete masum gözükerek milleti kandıracağını zannediyor. Hadi ordan bu millet yemez" diye konuştu.

'7 SEÇİM KAYBETTİN TEK ADAMSIN'

Kılıçdaroğlu'nun 'tek adam' eleştirilerini hatırlatan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Ya kardeşim 7 seçim var 7'sini de kaybettin hala tek adamsın. Tek adam arıyorsan aynaya bak. Demokrasinin olduğu, çok partililiğin olduğu yerde diktatörlük olur mu, olmaz. Tabi ki tek cumhurbaşkanı olur. Kılıçdaroğlu'nun hatırı için iki tane cumhurbaşkanı mı seçeceğiz, iki muhtar, iki belediye başkanı mı seçeceğiz? Ama adam kafayı bozmuş. Niye bugünlerde HDP'yle çok kol kola, içli dışlılar onlardan eşbaşkanlık hastalığı geçmiş. Tek adam diye tutturdu, o zaman siz iki tane genel başkan seçin kardeşim. Bir tane Kılıçdaroğlu yetmiyor. Aslında daha kimin genel başkan olduğu da belli değil. Baykal ayrı bir propaganda yapıyor, Muharrem İnce ayrı propaganda yapıyor, Gürsel Tekin ayrı bir havadan çalıyor. Hepsi 16 Nisan'dan sonra genel başkanlığa hazırlanıyor. Referandum bunların umurunda değil."

Kaynak: DHA

Son Güncelleme: 24.03.2017 17:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.