Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
21 Mart 2018 Çarşamba 12:02
'Artı 1 fark'la ailesinin 'mucize'si oldu

ANKARA - BURCU ÇALIK

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Ankara İl Müdürü olan ve görevi gereği dezavantajlı durumdaki birçok çocuğa yönelik çalışmalar yürüten Bestami Erkoç, eşi Hanife Erkoç ile iki oğullarının ardından üçüncü çocuklarının kız olacağını öğrendiklerinde büyük bir sevinç yaşadı.

Erkoç ailesi, kızlarının doğduğu gün, insan vücudunda 46 olan kromozom sayısının 47 olması nedeniyle yaşanan genetik farklılık, "down sendromu"yla dünyaya geldiğini öğrendi.

Kızlarına "cennet kapısı" anlamına gelen "Reyyan" ismini veren Erkoç ailesi, o günden itibaren bambaşka bir yaşama adım attı. Down sendromunun bir hastalık değil farklılık olduğu bilinciyle hareket eden ve bunu tüm yakınlarına aşılayan aile, yaklaşık 5 ay önce de 14 aylık bir kız çocuğunun koruyucu ailesi oldu.

Mutlu ve kalabalık Erkoç ailesi, kendilerine "artı bir farkla" oluşan bir mucizenin kapılarını aralayan down sendromlu kızları Reyyan'la değişen yaşamlarını AA muhabirine anlattı.

"En önemli unsur önce kabul etmek"

Umre ziyaretleri sırasında eşi Hanife Erkoç'un üçüncü çocukları için "Cennetlik bir kız çocuğu istiyorum" diye dua ettiğini ve Allah'ın kendilerine tam da böyle bir kız çocuğu verdiğini dile getiren Erkoç, kızlarının down sendromlu olduğunu öğrendiklerinde öncelikle "şok" yaşadıklarını söyledi.

24 saat sonra bu durumu atlattığını belirten Erkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Annemin tepkisi çok ilginçti, bu yaygın da Anadolu'da 'Aman oğlum kimseye söylemeyelim, duyurmayalım' şeklindeydi. Tabii eşimi 24 saat sonra hastaneden çıkarınca ben bebeğimizin olduğu sevincini sosyal medyada, telefonda paylaştım. 'Bebeğiniz nasıl' diye soran herkese eşimin, annemin, kayınvalidemin, evdeki herkesin duyacağı şekilde, yüksek bir sesle down sendromlu olduğunu anlattım. Down sendromunun ne olduğunu da onlara özellikle duyurdum.

Aslında bu bir terapiydi, kabul etmeydi. Çünkü bu tip doğumlarda en önemli unsur önce kabul etmek. Kabul ettikten sonra işiniz çok kolay, ben bunu başardığımızı zannediyorum. Yüksek sesle dile getirerek, sosyal medyada down sendromuyla ilgili sık sık paylaşım yaparak, çocuğumuzu paylaşarak hem kendimizi bir anlamda motive ediyoruz, kabul ediyoruz hem de etrafımızı bu konuda bilinçlendiriyoruz."

19 aylık bir bebeğe koruyucu aile oldular

Erkoç, down sendromunun "artı bir mucize, fark" olduğunu vurgulayarak, "Şunu çok net bir şekilde görüyoruz, kızımız Reyyan evimizin bereketi ve huzuru. O ilk şoktan sonra aile bütünlüğü, ailenin refahı ve huzuru açısından baktığımızda hepimize çok şey kattığını görüyoruz. Nihayetinde bize bir şeyi daha kattı, biz koruyucu aile olduk. Yani Reyyan ailemize bir çocuk daha kattı." şeklinde konuştu.

Çocukluğundan beri koruyucu aile olmak istediğini aktaran Erkoç, Reyyan'ın özel ilgiye ihtiyaç duyması nedeniyle bu kararı çok sorguladıklarını ancak nihayetinde karar verdiklerini söyledi. Yaklaşık 6 ay önce koruyucu ailesi oldukları 19 aylık kızlarının da bir alışma süreci geçirdiğini ve bunların hepsini aştıklarını dile getiren Erkoç, "Şu anda bizim dördüncü çocuğumuz, çok net bir şekilde. Bizim gözümüzde diğer çocuklarımızdan bir farkı yok." ifadesini kullandı.

"İnsanlardan normal davranmalarını bekliyoruz"

Erkoç, Reyyan'la ilgili yaptıkları paylaşımlar sonucunda yüzlerce kişinin kendilerine ulaştığını, eşinin desteğe ihtiyacı olan birisiyken beş ay gibi bir süre içerisinde diğer ailelere de yol gösteren bir konuma geldiğine dikkati çekti.

Yani biz sadece normal davranılmasını bekliyoruz. Örneğin bir oyun parkında çocuklarını kaçıran anneler, farklı bakan 'vah', 'yazık', 'geçmiş olsun' diyen bireylerle çok karşılaşıyoruz. Hep beraber bu tip yayınlarla, paylaşımlarla, bunun böyle olmadığını, onların da aramızdan birisi olduğunu, tek farklarının sadece artı bir kromozom olduğunu, bu kromozomun da onlara insanlık namına çok şey kattığını güzel anlatıyor olmamız gerekiyor. Biz toplumdan, insanlarımızdan, komşularımızdan, çalışanlarımızdan, parktaki insanlardan normal davranmalarını bekliyoruz."

"Kaygılarım 'İyi ki var'a dönüştü"

Öğretmenlik yapan ve şu an ücretsiz iznini kullanan anne Hanife Erkoç ise duygularını "Kızım doğduğunda ben de önce bir şok süreci yaşadım. Çünkü down sendromu nedir, ne değildir, hiçbir şey bilmiyordum. Ömrümde ilk gördüğüm down sendromlu birey kızımdı. Bu süreçte yaklaşık üç buçuk dört ayı ağlayarak geçirdim. Bu arada biz Reyyan'ın kırkı çıktıktan sonra bireysel eğitimine başlamıştık. Dört ayın sonunda onun yapabildiklerini, başarabildiklerini gördükçe bu kaygılarım 'İyi ki var'a dönüştü." sözleriyle dile getirdi.

Reyyan için "İyi ki var, iyi ki benim." diyen Erkoç, "Aileler boşuna ağlamasınlar. Çünkü gerçekten onun gözünün içine bakması, gülümsemesi, en öfkeli, umutsuz anınızda bile dokunup size bakması her şeyi bitiriyor." mesajını aktardı.

Erkoç, koruyucu ailelik yaptıkları kızlarının "anne-baba" demeye başladığını ve bunun kendisini çok mutlu ettiğini, çok özel bir duygu olduğunu ifade ederek, tüm çocuklarının birbiriyle çok iyi anlaştığını belirtti.

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 21.03.2018 12:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.