Olaylar

Hukuk fakültesinde öğretim üyesi olan başvurucu, cyber-rights.org isimli kâr amacı gütmeyen sivil toplum örgütü ile bilgiedinmehakki.org isimli internet sitesinin kurucusudur. Başvurucu, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hükümleri kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) internet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarına ilişkin istatistiklerle ilgili bilgi edinme talebi içeren bir başvuru yapmıştır. Bu başvuruda ilk olarak 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesinde yer alan katalog suçlar için re’sen ve yargı kategorileri ayrı ayrı olmak kaydıyla erişim engelleme istatistikleri ile ilgili detaylı bilgileri, ikinci olarak katalog suçlar kapsamı dışında verilen erişim engelleme kararlarının sayısını talep etmiştir. Başvurucu, BTK'nın ret cevabına karşı Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna (Kurul) itiraz etmiştir. Kurul bu itirazı haklı görmeyerek reddetmiştir.

Bunun üzerine başvurucu, BTK'ya yaptığı bilgi edinme başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. BTK ise usul yönünden davanın Danıştayda açılması gerektiğinden görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, esas yönünden ise davacının talebinin kabul edilmesinin mevzuat uyarınca mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Yargılamayı yürüten idare mahkemesi davayı reddetmiş, temyiz incelemesini yapan Danıştay bu kararı onamıştır.

İddialar

Başvurucu, internet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarına ilişkin istatistiklerle ilgili bilgi edinme talebinin reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Bazı Kişilere Gelen Kitapların Teslim Edilmemesi Nedeniyle İfade Özgürlüğünün İhlal Edil Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Bazı Kişilere Gelen Kitapların Teslim Edilmemesi Nedeniyle İfade Özgürlüğünün İhlal Edil

Başvurucunun internet hukuku ve insan hakları alanında çalışan bir akademisyen olduğu dikkate alındığında faaliyetlerinin basın özgürlüğünün sağladığı korumaya benzer bir koruma gerektirdiği, başvurucu için uyuşmazlık konusu bilgi talebinin düşüncenin açıklanması amacının bir ön koşulu olduğu ve düşüncenin oluşumu sürecinde faydalanılmak üzere ulaşılması gerekli bir bilgi olduğu kanaatine varılmıştır.

Somut olayda başvurucunun birinci ve ikinci talebi ile ilgili olarak; başvurucunun talep ettiği bilgiyi kamuya açık kaynaklardan kendisinin filtreleyip, derleyebileceği hâlde idareden talep ederek önemli ölçüde iş yüküne yol açtığı bir durum olmadığı gibi hâlihazırda idare tarafından seçilen parametrelere göre yayımlanan bilginin yeterli görülmeyip daha ayrıntılı parametrelere dayanan bilgi talep edilmesiyle önemli ölçüde iş yüküne yol açılan bir durum veya idarenin bile elinde olmayan bir bilginin istenmesi de söz konusu değildir. Erişimin engellenmesi istatistiklerine ilişkin ve açıkça kamu yararına olan bir konuda tartışmaya katkıda bulunmak amacıyla yapılan bilgi talebinin internette ifade özgürlüğü üzerine çalışan bir akademisyen ve internet üzerinden sansürle mücadele eden sivil toplum örgütlerinde aktif rol üstlenen başvurucunun çevrim içi alanda ifade özgürlüğü ihlallerine yönelik yürüttüğü çalışmaları için gerekli olduğu değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.

https://www.anayasa.gov.tr/