05 Temmuz 2013 Cuma 11:00
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
 Daire:15

Tarih:2012

Esas No: 2011/14135     

Karar No:2012/38533

Kaynak:uyap

İlgili Maddeler:155/2

İlgili Kavramlar:Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

mahkemesi : izmir 16. asliye ceza mahkemesi

tarihi     : 24/01/2007

numarası             : 2006/684 (e) ve 2007/33 (k)

sanık     : mehmet nuri yenilmez

suç         : hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

hüküm : mahkumiyet

temyiz eden      : katılan vekili, sanık müdafii

tebliğnamedeki düşünce             : onama

 

dosya incelenerek gereği düşünüldü;

güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

somut olayda;

sanığın, katılanla yapmış olduğu sözleşme gereğince, on ton meyve suyunu kendisine ait nakliye aracına yüklettikten sonra, aydın ve denizli’ye götürmesi gerekirken sattığı ve kendi ihtiyacı için kullandığı anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

sair temyiz itirazlarının reddine ancak,

1-sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmemiş ve seçenek yaptırımlara çevrilmemiş olmasına rağmen, 5237 sayılı kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanmasına hükmedilmemiş olması,

2-adli para cezalarının 5083 sayılı kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren bakanlar kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca türk lirası (tl) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın “c” bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükümde yer alan ile "YTL" ibarelerinin "TL" olarak belirtilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.mahkemesi : izmir 16. asliye ceza mahkemesi tarihi              : 24/01/2007 numarası  : 2006/684 (e) ve 2007/33 (k) sanık     : mehmet nuri yenilmez suç       : hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma hüküm       : mahkumiyet temyiz eden                : katılan vekili, sanık müdafii tebliğnamedeki düşünce   : onama dosya incelenerek gereği düşünüldü; güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. somut olayda; sanığın, katılanla yapmış olduğu sözleşme gereğince, on ton meyve suyunu kendisine ait nakliye aracına yüklettikten sonra, aydın ve denizli’ye götürmesi gerekirken sattığı ve kendi ihtiyacı için kullandığı anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. sair temyiz itirazlarının reddine ancak, 1-sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmemiş ve seçenek yaptırımlara çevrilmemiş olmasına rağmen, 5237 sayılı kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanmasına hükmedilmemiş olması, 2-adli para cezalarının 5083 sayılı kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren bakanlar kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca türk lirası (tl) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın “c” bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve hükümde yer alan ile "YTL" ibarelerinin "TL" olarak belirtilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 05.07.2013 11:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177