Yeşim
Yeşim
20 Ocak 2015 Salı 16:54
Güncel Yargıtay Ceza Daireleri Kararları
 T.C.
YARGITAY 
On üçüncü Ceza Dairesi
E: 2014/9942
K: 2014/31481
T: 11.11.2014

  • Hırsızlık 
  • Zorunluluk Hali
  • Hukuka Uygunluk Nedeni
  • Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı

Özet:
Çok sayıda kişinin karıştığı kavgada bıçakla yaralanan arkadaşını hastaneye yetiştirmek amacıyla ekip aracını çalıp, acil servis önünde bırakan sanığın eyleminin TCK’nın 147. maddesinde düzenlenen zorunluluk hali kapsamında kalması nedeniyle CMK’nın 223/3-b hükmü uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.
(5271 s. CMK m. 223/3-b)
(5237 s. TCK m. 147)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihi 27.12.2011 tarihi olduğu halde, 5271 sayılı CMK.nın 232/2-c maddesine aykırı olarak 28.12.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay günü çok sayıda kişinin karıştığı kavgada bıçakla yaralanan arkadaşı İmdat'ı hastaneye yetiştirmek amacıyla ekip aracını çalan sanığın arkadaşını hastaneye götürdüğü, aracın da kolluk kuvvetleri tarafından hemen acil servis önünde bulunduğunun anlaşılması karsısında, sanığın eyleminin TCK'nın 147. maddesinde düzenlenen "zorunluluk hali" kapsamında kaldığı, bu nedenle sanık hakkında CMK'nın 223/3-b bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, hukuka uygunluk nedeni bulunduğundan bahisle yazılı şekilde beraat kararı verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak (BOZULMASINA), 11.11.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.



T.C.
YARGITAY
Onüçüncü Ceza Dairesi
E: 2014/1644
K: 2014/31520
T: 11.11.2014

  • Savunma Hakkı
  • İfade ve Sorgunun Tarzı
  • Duruşmanın Başlaması
  • Yakalama Üzerine Sorgu

Özet:
Yargılama aşamasında ilk celse dışında tüm duruşmalarda hazır bulunan sanığa, yargılandığı mahkemede iddiana-me okunup, yasal hakları hatırlatılarak, savunması alınmadan yakalama emrinin başka mahkemece yerine getirildiği sırada tespit edilen savunma ve ek savunmasıyla yetinilmesi suretiyle hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı gözetilmelidir.
(5237 s. TCK m. 51, 62)
(5271 s. CMK m. 98, 147,191, 230)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Yargılama aşamasında ilk celse dışında tüm duruşmalarda hazır bulunan sanığın, yargılandığı mahkemede iddianame okunmadan, yasal haklan hatırlatılmadan ve savunması "alınmadan, (CMK.'nın 98. maddesi gereğince çıkarılan yakalama emrinin Pendik 1. Sulh Ceza Mahkemesince 13.03.20111. tarihinde yerine getirilmesi sırasında tespit edilen savunma ve ek savunmasıyla yetinilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 147 ve 191. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Yargılama aşamasında ilk celse dışında tüm duruşmalarda hazır bulunan, olumsuz tavır sergilediğine dair hakkında tespit ve değerlendirme bulunmayan, pişmanlığını dile getirerek hakkında beraat kararı verilmesini isteyen sabıkasız sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine aykırı olarak; sanığın cezasından takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesinin, yeniden suç işlemeyeceğine kanaat gelmediği yönündeki olumsuz sonuca nasıl ulaşıldığının ve cezasının ertelenmemesinin gerekçeleri açıklanmadan sanığın isteminin reddine dair dayanaklar gösterilmeden, zararı tazmin etmeyerek pişmanlığını ortaya koyacak tutum ve davranışı göstermediğinden bahisle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Nami ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi


T.C.
YARGITAY
Ondördüncü Ceza Dairesi
E: 2013/6090
K: 2014/917
T: 27.01.2014

  • Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
  • Kanuni Temsilci ve Zorunlu Vekil İradesinin Çelişmesi Katılma Hakkı 
  • Zorunlu Müdafilik Ücreti 
  • Mali Olanak
Özet: Nüfus kaydına göre suç tarihi itibarıyla 13 yaşı içinde bulunan mağdurun kanuni temsilcisi olan babasının duruşmada davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, mağdura yaşı nedeniyle atanan zorunlu vekilin CMK.nın 237 ve devamı maddeleri uyarınca mağdur çocuk adına kamu davasına katılmaya ve kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığı gözetilmelidir.
Soruşturma aşamasında işsiz olduğunu belirten sanığın mali olanak durumu ve zorunlu müdafiin atılı suçlara öngörülen ceza miktarı itibarıyla sanığın istemi aranmaksızın görevlendirilmesi nedeniyle zorunlu müdafii ücreti sanığa yükletilemez.
(5271 s. CMK m. 237, 324)
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istisma¬rı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından sanık Şıho'nın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine, atılı diğer suçtan beraatine dair Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.02.2013 gün ve 2010/377 Esas, 2013/95 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ile müdafii, mağdur vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Nüfus kaydına göre suç tarihi itibarıyla 13 yaşı içinde bulunan mağdur Cuma'nın kanuni temsilcisi olan babası Ahmet'in 10.11.2010 tarihli celsedeki beyanında davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, mağdura yaşı nedeniyle atanan zorunlu vekilin CMK.nın 237 ve devamı maddeleri uyarınca mağdur çocuk adına kamu davasına katılmaya ve kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi, usulsüz olarak verilen katılma kararı da kendisine hükmü temyiz hakkı vermeyeceğinden, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hak kında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve yağma suçlarından sanık Şıho'ya mahkemece 5271 sayılı Kanunun 150/3. maddesi uyarınca baroca görevlendirilen zorunlu müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde şüpheli veya sanığın" müdafii tutmak için mail olanaklardan yoksun bulunması ve adaletin selametinin de gerektirmesi halin de, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın yardımından ücret ödemeksizin yararlanabilme hakkının bulunduğunun açıklandığı, iç hukukumuzda ve tartılı bulunduğumuz sözleşmede mevcut bu ilkeler karşısında, AİHS'nin temel hakka ilişkin hüküm içeren 6. maddesinin, iç hukukumuzda aynı konuda kanun ve yönetmeliklerle getirilen ve yukarıda işaret edilen düzenlemelere nazaran öncelikle uygulanması gerektiği, soruşturma aşamasında işsiz olduğunu belirten sanığın mali olanak durumu ve zorunlu vekilin atılı suçlara öngörülen ceza miktarı itibarıyla sanığın istemi aranmaksızın görevlendirilmesi karşısında, zorunlu müdafii ücretinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirdiğin den hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca hükümden "sanığın yargılanması için harcanan 924,00 TL müdafii ücretinin sanıktan tahsiline" kısmın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle kamı verildi.

Son Güncelleme: 20.01.2015 16:57
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol