Yeşim
Yeşim
15 Temmuz 2015 Çarşamba 13:47
TBB Disiplin Kurulu Kararı
Bir başka işin yargılama gideri temin amaçlı olan işte yargılama giderini temin amaçlı da olsa tefeci olduğunu bildiği, bildirdiği kişilerle temaslarında dikkatli olmalı, bu tür ilişkilere girmemeli, giriyorsa da gereğini yaparak borçlarını ödemeli kamuda avukatlık mesleğinin itibarı ile oynanmamalıdır.

Av.Yas. 34, 134  TBB Mes. Kur 3, 4

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikâyetli avukat hakkında “Şikâyete konu olayla ilgili olarak, her ne kadar şikâyetçi tarafından şikâyet edilen avukat hakkında aciz vesikası niteliğinde karar olduğundan bahsedilmiş ise de, söz konusu icra müdürlüğünün kararı incelendiğinde, borçlunun malvarlığı konusunda tam bir tespit yapılamadığından bahsedilerek aciz vesikası verilmesi talebinin reddedildiği görülmekle, bu bakımdan talebin yerinde olmadığı, ancak şikâyet edilen avukat hakkında icra takibi yapıldığı ve borcun ödenmediği anlaşılmış olup, yine usulüne uygun tebligata karşı şikâyet edilen avukat tarafından olaya ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı görülerek ve iddianın ciddiyeti dikkate alınarak TBB Meslek Kurallarının 4. maddesi gereğince” … Barosu Yönetim Kurulu’nun 23.01.2014 günlü ve 2014/266 sayılı kararı ile başlatılan kovuşturmada, dosyanın zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

Şikâyetli avukat önceki savunmalarında; şikâyete konu edilen icra takibinin nedeni olan kambiyo senedinin kendisi tarafından düzenlenmediğini, ancak imza ve borca itirazı süresinde yapamadığı için takibin kesinleştiğini, aslında böyle bir borcunun olmadığını, şikâyetçi avukatın müvekkilinin tefeci olduğunu ve kendisinin aracı olduğu eski müvekkili ile bu şahıs arasındaki alacak-borç ilişkisinden kaynaklanan problem nedeni ile bilgisi dışında söz konusu sahte senedin düzenlendiğini, iddiaları kabul etmediğini, şikâyetin reddini ve incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiştir.

İncelenen dosya kapsamında, Baro Disiplin Kurulu ve Baro Yönetim Kurulu kararlarında şikâyetçinin Avukat A. olduğu,

Avukat A.’in 03.01.2013 kayıt tarihli şikâyet dilekçesini “Şikâyet Eden Avukat A.” şeklinde imzaladığı, dilekçede “şikâyet eden (alacaklı vekili) Avukat A. (Alacaklı C. vekili)” ibresinin yer aldığı,

28.04.2014 kayıt tarihli beyan dilekçesinin şikâyet eden vekili Avukat A. ibaresi ile imza altına alındığı, 

Disiplin Kurulu tarafından duruşma günün taraflara usulüne uygun olarak tebligatın yapıldığı, kovuşturmanın duruşmalı yapıldığı, şikâyetli avukatın mazeret dilekçesini belgelendirmediği,

... İcra Müdürlüğünün 2012/69 Esas sayılı dosyasında 11.12.2012 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile “Alacaklı vekili 27.01.2012 tarihinde borçlunun menkul ve gayrimenkul hiçbir mal varlığının bulunmadığından dolayı aciz vesikası verilmesini talep etmiş ise de, İİK’nın 105 ve 277. maddeleri uyarınca aciz vesikası verilmesine yer olmadığına, alacaklı vekilinin aciz vesikası verilmesi talebinin reddine” karar verildiği,

Dosya içerisinde, ... İcra Müdürlüğünün 2012/69 Esas sayılı dosyasında 11.12.2012 tarihli Karar Tensip Tutanağı, takip talebi, haciz tutanağı, sayman mutemedi alındısı, SGK kayıt sorgulama belgesi, araç kayıt sorgulama yazısı, gayrimenkul sorgu ekran çıktılarının, şikâyetli avukata ait nüfus cüzdanı örneklerinin yer aldığı,

Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, hakkında verilmiş herhangi bir disiplin cezası olmadığı görülmüştür.

Şikâyetçi Avukat A.’in karara itiraz eden C. vekili olarak kaleme aldığı 12.01.2015 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Şikâyetli avukatın borçlu olduğunu, bu borcunu ödemediğini, hakkında aciz vesikası alındığını, şikâyetli avukatın savunmalarının doğru olmadığını,  borcunu ödemeyerek yıllarca müvekkilini uğraştırarak ve mağdur ettiğini, haksız iftiralarla müvekkilini karalamaya çalıştığını, müvekkili ile borçlu arasında uzun yıllardır arkadaşlık ve dostluk ilişkisi olduğunu,  verilen paranın yardım amaçlı ve tamamen bir defaya mahsus olarak verildiğini, ortada bir kambiyo senedi ve borçlunun imzası olduğunu, şikâyetli avukatın senedin sahteliğini, borçlu olmadığını açacağı davalarla ispatlayabileceğini ama bunları yapmadığını, tüm tutum ve davranışlarıyla borcu inkâr etme niyetini ortaya koyan şikâyetlinin bu halinin avukatlığın gerektirdiği saygınlığı da zedelediğini, icra dosyasındaki takip devam ettiğini, icra dairesinin aciz vesikasıyla ilgili kararının 11.12.2012 tarihli olduğunu, bu nedenle olayda 4,5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığını, hatta zamanaşımı süresinin uygulanmasının da mümkün olmadığını, açıklanan tüm nedenlerle, kararın bozulmasına, şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Avukatlık Yasasının 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”           

Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi,   “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.

Şikâyetli avukatın savunması ve dosya kapsamına göre; … ilçesinde otomobil sektöründe tanınmış bir işadamının 110 adet aracına kiralama gerekçesi ile el konulduğu için dava açmak üzere anlaştıkları, yargı giderlerini karşılamak amacıyla tefeci olduğunu bildirdiği Şikâyetçi Cevdet Yılmaz’a bu işadamının çekini bizzat kırdırdığı, çekin vadesinde ödenmemesi nedeniyle arkasının yazdırıldığı, bunun üzerine işin kendisinden alındığı ve ödenmeyen çek bedeli için tanzim edildiği anlaşılan kendi imzasını havi 31.05.2005 vadeli bono düzenlendiği, ... İcra Müdürlüğünün 2008/862 Esasında takip yapıldığı, Şikâyetli avukatın 20.02.2008 tarihli mal beyanında bildirdiği muris e ait taşımazların UYAP sorgulamasında bulunmadığına ilişkin belge çıktısı verildiği, … İcra Müdürlüğünün 2012/69 Esasına yenilenmekle kaydedilen dosyanın halen derdest olduğu, 11.12.2012 günlü İcra Müdür Yardımcısı yazısında her ne kadar aciz vesikası verilmesi talep edilmiş ise de aciz vesikasının verilmesine yer olmadığına karar verildiği, takibin halen derdest olduğu görülmektedir.

Avukat bir başka işin yargılama gideri temin amaçlı olan işte yargılama giderini temin amaçlı da olsa tefeci olduğunu bildiği, bildirdiği kişilerle temaslarında dikkatli olmalı, bu tür ilişkilere girmemeli, giriyorsa da gereğini yaparak borçlarını ödemeli kamuda avukatlık mesleğinin itibarı ile oynanmamalıdır. 

Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Bu nedenlerle eylem temadi ettiğinden kovuşturmanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli olmamakla Şikâyetçi C. vekili Avukat A.’in itirazının kabulü ile Avukatlık Yasası 34, 13 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddeleri gereğince disiplin cezası tayini gerekmiştir.Sonuç olarak Şikâyetçi C. vekili Avukat A.’in itirazının kabulü ile;

1- … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Zamanaşımı Nedeniyle Dosyanın Ortadan Kaldırılmasına” ilişkin 03.11.2014 günlü ve 2013/D.612 Esas, 2014/413 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, Şikâyetli avukat M.’ın “Uyarma Cezası İle Cezalandırılmasına”,

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Son Güncelleme: 15.07.2015 13:48
Anahtar Kelimeler:
TBB Disiplin Kurulu Kararı
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177