<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hukuk Haberleri ADALETBİZ!</title>
    <link>https://www.adaletbiz.com</link>
    <description>Hukuk Haberlerinde Güncel Haberler Adaletbiz...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.adaletbiz.com/rss/yargitay" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 04:14:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/rss/yargitay"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay hükmü bozdu... Aldatan kocayla aynı odada kalmak, 'barışma' anlamına geliyor]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitay-hukmu-bozdu-aldatan-kocayla-ayni-odada-kalmak-barisma-anlamina-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitay-hukmu-bozdu-aldatan-kocayla-ayni-odada-kalmak-barisma-anlamina-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşini aldatan adam, boşanma davası açan eşiyle dava sürecinde 10 gün aynı otel odasında kaldığını söyleyince Yargıtay boşanma davasının bozulmasına karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da yaşayan Sevilay C. eşi Kaan C'nin kendisini aldattığını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek boşanma davası açtı.Sevilay C. aile mahkemesinin davayı reddetme kararına itiraz etti. İtirazı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi erkeğin kusurlu olduğunu belirterek çiftin boşanmasına karar verdi.</p>

<p><strong>KOCA KARARIN HATALI OLDUĞUNU BELİRTEREK DAVAYI YARGITAY'A TAŞIDI</strong></p>

<p>Bu kez de koca itiraz edince dava Yargıtay 2. Hukuk Dairesine geldi.Dava incelemesinde erkeğin, kadının tatil için gittiği otele gittiğini ve birkaç gün aynı odada kaldıklarını, ayrıca çocuklarının okul kaydı için birlikte Kanada'ya gittikleri ve burada da 10 gün kadar aynı odayı paylaştıklarını kaydetti.</p>

<p><strong>OTEL ODASINDA BİRLİKTE KALMAK BARIŞTIKLARI ANLAMINA GELİR</strong></p>

<p>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşlerin bir otel odasında birlikte kalmaları, birbirlerinin önceki kusurlarını affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları anlamına geldiğini belirterek taraflara kusur atfedilmeyeceğinden boşanma davası kararının bozulmasına karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Odatv.com</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitay-hukmu-bozdu-aldatan-kocayla-ayni-odada-kalmak-barisma-anlamina-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jul 2024 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/07/510.jpg" type="image/jpeg" length="18487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan karar: 'Alo' diye hitap etmek boşanma sebebi]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-karar-alo-diye-hitap-etmek-bosanma-sebebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-karar-alo-diye-hitap-etmek-bosanma-sebebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi, boşanma davasında emsal bir karara imza attı. Mahkeme, taraflardan birinin eşine 'Alo' diyerek hitap etmesini kusur saydı ve boşanmalarına hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'daki bir çiftin boşanma davasında mahkeme, eşinin ailesini istemeyen ve annesine hakaret eden kadının az; eşine karşı 'Alo' diye hitap eden, 'Paran kadar konuş' şeklinde söylemlerde bulunan ve maaş kartını eşine verse de karta limit koyarak harcamaları kısıtlayan, evine ve eşine yeterli maddi katkıda bulunmayan erkeğin ağır kusurlu olduğu yönünde karar verdi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftin boşanmasına hükmeden mahkeme, kadına aylık 750 TL yoksulluk nafakası ve kadın yararına 20 bin maddi, 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.</p>

<p>Tarafların karara itiraz etmesi sonucu istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuruldu. İncelemenin ardından tarafların talepleri reddedilince bu kez temyize gidildi. Temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi de tarafların itirazlarını reddedip, eşine 'Alo' diye hitap etmenin kusurlu bir davranış olduğuna karar verdi.</p>

<p>https://www.sozcu.com.tr/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-karar-alo-diye-hitap-etmek-bosanma-sebebi</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/02/897jpg-0mlo-ep1vq-e-o-zx-sx4a-t-n-q6w.jpg" type="image/jpeg" length="77221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremzede ailenin davasına verilen görev uyuşmazlığı talebi Yargıtay'dan döndü!]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/depremzede-ailenin-davasina-verilen-gorev-uyusmazligi-talebi-yargitaydan-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/depremzede-ailenin-davasina-verilen-gorev-uyusmazligi-talebi-yargitaydan-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depremlerde yakınlarını yitiren bir aile, sorumlu birimlere dava açtı. Bakanlık davanın idari değil asli mahkemede görülmesini istedi. Yargıtay, “görev uyuşmazlığı” talebini reddedip “tazminat yükümlülüğü var” dedi. Ailenin avukatı Doğan Erkan, “Bakanlık, sorumluluktan kurtulmayı ya da en aza indirmeyi amaçlamıştı. Olumlu bir kazanım” ifadelerini kullandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay İskenderun’da yaşayan dört çocuk babası M.T., 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirdi. Ailenin avukatı<strong>&nbsp;Doğan</strong>&nbsp;Erkan, Cumhurbaşkanlığı, İçişleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye bakanlıkları, Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi, İskenderun Kaymakamlığı ve İskenderun Belediyesi aleyhine tazminat davası açtı.</p>

<p>Sözcü'den&nbsp;<strong>Aytunç Ürkmez'i</strong>n&nbsp;aktardığına göre;&nbsp;yıkılan binaların yapı ruhsat/izinlerini yeterli zemin etüdü yapmadan veren, denetlemeyen, arama kurtarma faaliyetlerine geciken idarelerin kusurlu olduğuna işaret edilen dilekçede, “Devamlı depremlerin olduğu bir bölgede deprem, mücbir sebep olarak nitelendirilmemeli. Cumhurbaşkanlığı, bu deprem nedeniyle alınmayan tedbirlerden doğrudan sorumlu” dendi. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık 2023’te davanın idari mahkemede değil asli mahkemede görülmesini isteyerek, “görev uyuşmazlığı” talebinde bulundu.</p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, görev uyuşmazlığı talebini reddetti. Avukat Erkan ara karara ilişkin, “Bakanlık, bir bütün olarak idarenin sorumluluğundan kurtulmayı ya da en aza indirmeyi amaçlamıştı. Kamu kurumlarının hem pek çok ihmalleri, kusurları hem sosyal risk ilkesi kusursuz sorumluluğu var. Özel hukuk davasında bunlara bakılmayacaktı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>https://t24.com.tr/haber/depremzede-ailenin-davasina-verilen-gorev-uyusmazligi-talebi-yargitay-dan-dondu,1152943</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/depremzede-ailenin-davasina-verilen-gorev-uyusmazligi-talebi-yargitaydan-dondu</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/02/aa-20230206-30183890-30183887-kahramanmarasta-74-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi.jpeg" type="image/jpeg" length="13490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahkeme, Gezi Davası’nda Yargıtay’ın kararına uydu: Adli kontrol tedbirleri kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/mahkeme-gezi-davasinda-yargitayin-kararina-uydu-adli-kontrol-tedbirleri-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/mahkeme-gezi-davasinda-yargitayin-kararina-uydu-adli-kontrol-tedbirleri-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gezi Davası kapsamında haklarındaki 18'er yıl hapis cezaları Yargıtay tarafından bozulduktan sonra tahliye edilen Mücella Yapıcı, Ali Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi'nin yeniden yargılanmalarına başlandı. Mahkeme, bozma ilamına uyarak sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gezi Parkı Davası kapsamında 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım' suçundan kendilerine verilen 18'er yıl hapis cezaları, Yagıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulan Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı'nın yeniden yargılanmasına bugün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.</p>

<p>Duruşmaya, Ali Hakan Altınay'ın avukatı Ayşe Deniz Altınay ile Tora Pekin, Mücella Yapıcı'nın avukatı Fikret İlkiz ile Ali Ekmekçi'nin avukatları Hasan Fehmi Demir, Emel Ataktürk Sevimli katıldı. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili Bayram Şahin Aydınlı da duruşma salonunda hazır bulundu.</p>

<h3>ADLİ KONTROLLER KALDIRILDI</h3>

<p>Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmaösına hükmeden mahkeme, sanıklar Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı&nbsp;adli kontrol&nbsp;şartının ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi.</p>

<p>Mahkeme ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazılarak, Gezi Parkı eylemlerinde çekilmiş Mobese görüntü kaydının bulunup bulunmadığının sorulmasına ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten sanıklar hakkında açılmış bir soruşturma olup olmadığının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan sorulmasına karar vererek duruşmayı 22 Mayıs'a erteledi.</p>

<h3>DAVANIN GEÇMİŞİ&nbsp;</h3>

<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık Osman Kavala'ya, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, "siyasal veya askeri casusluk" suçundan ise beraatına hükmetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyet, sanıklar Can Atalay, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Ayşe Mücella Yapıcı ve Yiğit Ali Ekmekçi'nin "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 18'er yıl hapisle cezalandırılmalarına ve bu suçtan tutuklanmalarına karar vermişti.</p>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulmuştu.</p>

<h3>YARGITAY SÜRECİ</h3>

<p>Yargıtay 3. Ceza Dairesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 25 Nisan 2022'de verdiği karara ilişkin temyiz incelemesini tamamlamış, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan Osman Kavala hakkındaki mahkumiyet hükmü onamıştı. Daire, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 18'er yıl hapis cezası verilen Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin de onanmasını kararlaştırmıştı.</p>

<h3>BOZMA KARARLARI</h3>

<p>Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkında verilen 18'er yıl hapis cezaları daire tarafından bozuldu. Daire kararında, bu sanıkların eylemlerinin, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" kapsamında olmadığına işaret etti. Kararda, bu sanıkların eylemlerinin, "toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Daire, mahkumiyet hükümlerini bozduğu sanıklar Yapıcı ile Altınay'ın adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesine karar vermişti.</p>

<h3>CAN ATALAY SÜRECİ</h3>

<p>Sanıklardan Can Atalay, 14 Mayıs'taki 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nde TİP'ten Hatay milletvekili seçilmiş, bunun üzerine avukatları yargılamanın durması ve tahliyesine yönelik Yargıtaya başvuru yapmıştı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise talebin reddine hükmetmişti. Can Atalay, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru yapmış ve AYM hakkında iki kez 'hak ihlali' kararı vermişti. Ancak ne yerel mahkeme ne de yargıtay AYM'nin kararına uymamıştı.</p>

<p>https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/mahkeme-gezi-davasinda-yargitayin-kararina-uydu-adli-kontrol-2177842</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/mahkeme-gezi-davasinda-yargitayin-kararina-uydu-adli-kontrol-tedbirleri-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/02/kapak-114526.jpg" type="image/jpeg" length="73129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan emsal karar: “Alo” demek boşanma sebebi sayıldı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-karar-alo-demek-bosanma-sebebi-sayildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-karar-alo-demek-bosanma-sebebi-sayildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay’dan boşanma davalarında emsal olacak bir karar çıktı. Buna göre eşlerin birbirlerine “Alo” demesi boşanma sebebi sayılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.trthaber.com/etiket/yargitay/" rel="nofollow" target="_blank">Yargıtay</a>&nbsp;2.&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/hukuk/" rel="nofollow" target="_blank">Hukuk</a>&nbsp;Dairesi boşanma davalarında emsal olacak bir karara imza attı.Samsun’da görülen bir boşanma davasında ilk derece mahkeme, eşlerin birbirlerine farklı şekilde kusurlu davranışlarının olmasının yanında taraflardan birinin eşine “Alo” diye hitap etmesini ayrıca kusur saydı ve boşanmalarına karar verdi.Her iki taraf avukatı davada alınan bazı kararlara itiraz ederek istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine başvurdu. İstinaf taleplerinin incelenmesinin ardından tarafların talepleri reddedilince bu kez temyize gidildi.Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de tarafların itirazlarını bu yönde reddederek eşine “Alo” diye hitap etmenin kusurlu bir davranış olduğuna karar verdi.Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan Avukat Fatih Karamercan, kararın doğru yorumlanması gerektiğini söyledi.Karamercan, “Alo” şeklindeki hitabın boşanma sebebi sayılabilmesi için üçüncü şahısların da bunu duyup eşin küçük düşürülmüş olması durumun yaşanması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiğini belirtti.“Alo” sözcüğünün artık boşanma sebebi sayılabileceğini duyan vatandaşlar ise Yargıtay’ın verdiği bu kararı şaşkınlıkla karşıladı.</p>

<p><strong>“Alo” şeklinde hitap etmek boşanma sebebi sayıldı</strong></p>

<p>Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Fatih Karamercan, “Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davaları açısında eşlerin birbirlerine karşı hitap şekillerinde eşine ‘Alo’ diye hitap etmenin boşanma sebebi olduğuna karar verdi. Taraflar birbirlerine karşılıklı boşanma davası açmışlar ve farklı şekilde kusurlu davranışlarının olmasının yanında taraflardan birisinin eşine ‘Alo’ diye hitap etmesi mahkeme tarafından kusurlu davranış olarak addedilmiş ve tarafların boşanmalarına karar verilmiş.Taraflar istinaf incelemesine gidilmesi için kararı istinaf etmişler ve istinaf talepleri de ayrı ayrı reddedilmiştir. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafların itirazlarını bu yönde reddederek eşine ‘Alo’ diye hitap etmenin kusurlu bir davranış olduğuna karar vermiştir.Bu kararı şu şekilde yorumlamak daha doğru olur; Şaka amaçlı ‘Alo’ demenin boşanma sebebi olacağını düşünmüyorum. Ancak bunun bir süreklilik arz etmesi ve üçüncü şahısların da bunu duyup eşin buna karşı küçük düşürülmesi gerekiyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ ‘Alo’ sözcüğü bir tek telefonda kalsın, eşler birbirine saygı ile sevgi ile yaklaşsın”</strong></p>

<p>Yargıtay’ın “Alo” sözcüğünü boşanma sebebi sayması kararına vatandaşlardan da yorum geldi.Bülent Bozkurt isimli vatandaş, “ ‘Alo’ demenin de yöntemi var. ‘Alo’ dersin normal ama ne söylediğin değil, nasıl söylediğin önemlidir. Hani ‘Alooo’ diye, bu tarzda söylersen hakaret oluyor. Tarz önemli. Aşağılayıcı bir tavır gibi düşünülüyor eşler arasında. Normal yani, dava açtıysa, şikayetçiyse demek ki durumdan şikayetçi. Yoksa normal ‘Alo’ sözcüğünde bir şey yok yani.Biz 30 senelik evliyiz. Sevgi, saygı, birbirine empati yapma, anlama, yardımlaşma, hayatı birlikte paylaşmayı öneriyorum” dedi. Eşi Ayşe Bozkurt ise, “Başka problemler de varmış demek ki. Biz tatlı konuşuyoruz; ‘Aşkım, canım’ gibi. ‘Alo’ sözcüğü bir tek telefonda kalsın, eşler birbirine saygı ile sevgi ile yaklaşsın” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Graham Bell bunu duysa icattan vazgeçerdi”</strong></p>

<p>Yargıtay’ın bu kararını şaşkınlıkla karşılayan Yaprak Yılmaz isimli genç, telefonun ve "Alo" sözünün mucidi Alexander Graham Bell'i de anarak, “İlk defa duydum. Bu devirde boşanmak çok kolaymış. Böyle ise eğer, bir ‘Alo’ demeye. Graham Bell bunu duysa icattan vazgeçerdi” derken, Can Durgun isimli genç de, “Ben de ilk defa duydum. Kadın bahane olarak kullanmış. Kadın zaten boşanmak istiyordu, bahane olarak kullanmış. Bence öyle” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Bence bir evlilik için çok küçük bir şey. Sabır, empati lazım”</strong></p>

<p>Eşi ile 45 yıldır mutlu bir evlilik sürdürdüklerini söyleyen Hatice Aslan isimli kadın, “Bence bir evlilik için çok küçük bir şey. Birtakım şeyleri hoş göreceksin, sabredeceksin ki sürecek. Eski evliliklerle yeni evlilikler çok farklı. Sabır, empati bunların olması lazım. Taşınamayan şeyler var ise evet o zaman, ama onun önünde de en ufak şeyler için değmez.</p>

<p>Öncelikle çocuklara yazık. Belki her iki taraftan biri de biraz sonra yaptıklarından, söylediklerinden pişman olacaklar. O anda duymamak, başka zamanda onu sakince izah edip konuşmak, ama ondan rahatsız olduğunu da mutlaka karşıya bildirmek lazım. O zaman sen sorumluluğunu ona vermiş, vazifeni yapmış oluyorsun” dedi. Eşi Remzi Aslan ise, “Bence mantıksız. Sabırlı olmalarını tavsiye ediyoruz. Saygılı olmalarını tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>https://www.trthaber.com/haber/turkiye/yargitaydan-emsal-karar-alo-demek-bosanma-sebebi-sayildi-839268.html</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-karar-alo-demek-bosanma-sebebi-sayildi</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/02/bosanma-depo-1702681-1.jpg" type="image/jpeg" length="52675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan Tüm Emekliler İçin Emsal Karar: O Kesintilerin İadesi Alınacak]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-tum-emekliler-icin-emsal-karar-o-kesintilerin-iadesi-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-tum-emekliler-icin-emsal-karar-o-kesintilerin-iadesi-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, emekli maaşlarına yönelik yeni bir karara imza attı. Statüsü fark etmeksizin SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensuplarına yönelik uygulanan ve 'haciz' statüsüne giren kesintilerin tamamı Anayasa'ya aykırı bulundu. Kişinin tek geçinme kaynağının emekli maaşı olduğu durumlarda, maaştan bugüne kadar yapılan tüm kesintiler iade edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><a href="https://halktv.com.tr/yargitay" rel="nofollow">Yargıtay</a>, hükme bağladığı son karar ile emeklilikte kesintilere yönelik tartışmalara emsal olacak bir adım attı.<br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde karara bağlanan emeklilikte&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/haciz" rel="nofollow">haciz</a>&nbsp;işlemlerine yönelik uygulamalara göre, artık emeklilerin gelir, aylık ve ödenekleri muvafakat alınmadan haczedilemez ve bloke konulamaz hale getirildi. Bankaların emeklilerin maaşlarından kesinti yapması, 2024 yılı itibarıyla mümkün olmayacak. Eğer bu tür kesintiler yapılıyorsa, açılacak dava ile emsal davalara atıfta bulunarak kısa sürede iadeler alınabilecek.<br />
<br />
Çekilen&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/kredi" rel="nofollow">kredi</a>, senet ile yapılan taksitli borçlanmalar,&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/vergi" rel="nofollow">vergi</a>&nbsp;borcu ödemeleri başta olmak üzere hacizle karşı karşıya kalan emeklilerden CİMER, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Alo 170'e çok sayıda şikâyet geldi. Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre, emeklilerin gelir, aylık ve ödenekleri bankalar tarafından muvafakat alınmadan haczedilemiyor, bloke konulamıyor.<br />
<br />
<strong>EMEKLİ AYLIĞI "HACZİ YASAKLANAN GELİR" OLARAK GEÇMEKTE</strong><br />
<br />
Haczi yasaklanan gelir, aylık, ödeneğin haczine ilişkin talebin icra müdürünce reddedilmesi gerekiyor. Yüksek&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/yargi" rel="nofollow">Yargı</a>&nbsp;da "<a href="https://halktv.com.tr/yasam-haber" rel="nofollow">yaşam</a>&nbsp;hakkı" olarak değerlendirdiği emekli aylığında bankaların bloke, kesinti yapma hakkı olmadığı yönünde karar verdi.Yıllarca çalışıp emekliliğe hak kazananların en önemli geçim kaynakları aylıkları olup borçlar, nafaka nedeniyle kesintiler konusu en çok yargıya taşınan konuların başında geliyor. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık sigortası Kanunu'nun 93. Maddesi; "Sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez" hükmünü içeriyor.<br />
<br />
Buna göre, emekli, dul, yetim aylıkları nafaka borcu dışında haczedilemiyor. Emekli olunan sigorta koluna göre bir ayırım bulunmuyor. Haciz için emekli olan kişinin onayı gerekiyor. Ancak, haciz uygulamasında emeklinin adına kayıtlı aracı, evi, arazisi varsa icra gelebiliyor.<br />
<br />
<strong>DOĞRUDAN BANKA HESABINDAN YAPILAN KESİNTİ 'KUSUR' OLARAK TANIMLANACAK</strong><br />
<br />
Farklı borçlar nedeniyle emekli aylık hesaplarına icra müdürlüklerince bloke konulması ya da doğrudan banka hesabından kesinti yapılması söz konusu alabiliyor. Bazı bankalar kredi sözleşmesi imzalatarak emekli aylığını teminat gösterip belirli miktar kredi kullandırabiliyor.<br />
<br />
Kredi ödemesinde sorun yaşanması halinde banka emekli hesabına yatan paradan kesinti yapıyor. Hukuka aykırı bir şekilde yapılan bu kesintiler için dava yoluyla iade sağlanabilir. Yapılan kesintiler istirdat davası (geri isteme) açılarak (bir yıllık hak düşürücü süreye tabi) geri alınabilir.<br />
<br />
Kesintilerin durdurulması için dava açılırken ihtiyati tedbir talep edilir. Menfi tespit talebinin de dava dilekçesinde belirtilmesi gerekiyor. Menfi tespit talebinin kabul edilmesiyle banka hesabındaki kesinti kalkar.</p>

<p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun verdiği kararlarda da, menfi tespit ve istirdat davalarıyla tahsil edilen tutarın iadesi sağlanabildiği gibi, emekli aylığından kesinti de durdurulur.<br />
<br />
<strong>PRİM BORCU OLANLAR</strong></p>

<p>Mevcut uygulamada emekli aylıklarına nafaka, SGK prim alacakları nedeniyle haciz konulabiliyor. Kanunun 88. Maddesine göre SGK'nın emekliden prim, sosyal güvenlik destek primi gibi alacakları varsa emekli aylığı üzerinden haczedilebiliyor. Ancak haczedilecek aylık miktarı emekli aylığının dörtte birini geçemiyor.<br />
<br />
Emekli vatandaşlar aylıklarındaki kesinti, banka blokesinin kaldırılması için Tüketici Hakem Heyetlerine de başvurma hakkına sahip bulunuyor. Aylığa haciz uygulanamamakla birlikte emeklinin üzerine kayıtlı araç, ev, arazi varsa bunlar icra edilebilir.</p>

<p><strong>İKİ KESİNTİ BİRDEN YAPILAMAZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek yargı, net asgari ücretin altında kalan emekli aylığından nafaka dışında prim borcu için kesinti yapılmasını kanuna aykırı buldu. Emekli aylığının dörtte biri oranında nafakayla birlikte prim kesintisi yapılması üzerine açılan davada yerel mahkeme vatandaşı haklı buldu.<br />
<br />
Yargıtay da, emekli aylığı ile kişilere yaşamlarını sürdürmeleri için güvence sağlandığına, kişinin yaşam hakkı olduğuna, bundan vazgeçilemeyeceğine dikkat çekerek kararı onadı.</p>

<p>https://halktv.com.tr/</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-tum-emekliler-icin-emsal-karar-o-kesintilerin-iadesi-alinacak</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Feb 2024 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/02/5279173.jpg" type="image/jpeg" length="87484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kira Bedelini IBAN'a Yatıranlar Dikkat! Yargıtay İşlem Ücreti Anlaşmazlığında Ev Sahibini Haklı Buldu]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/kira-bedelini-ibana-yatiranlar-dikkat-yargitay-islem-ucreti-anlasmazliginda-ev-sahibini-hakli-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/kira-bedelini-ibana-yatiranlar-dikkat-yargitay-islem-ucreti-anlasmazliginda-ev-sahibini-hakli-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, kira ödemelerini banka transferi yoluyla gerçekleştiren kiracılar ve ev sahiplerini ilgilendiren önemli bir karara imza attı. İki ayrı dava sürecini değerlendiren mahkeme, kiracının banka transferi sırasında yaptığı hatayı temel alarak evin tahliyesine karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2022 yılının Temmuz ayında hayata geçirilen düzenleme ile ev sahipleri, enflasyon oranı ne olursa olsun kiralara bir yıl için maksimum yüzde 25 oranında zam yapabiliyor.<br />
<br />
Konut&nbsp;fiyatlarının katlanarak artması ve&nbsp;kira&nbsp;bedellerinin rekor seviyeye yükselmesi üzerine ev sahipleri, yüzde 25'lik zam sınırını delebilmek için yan yollar arayışına girerken,&nbsp;Yargıtay'ın verdiği son karar ev sahibi ve kiracı ilişkisinde emsal teşkil edecek.<br />
<br />
<strong>BANKANIN YAPTIĞI EFT KESİNTİSİ KİRACININ EVDEN ÇIKARILMASINA NEDEN OLDU</strong><br />
<br />
Yasa gereği kiracılar, sözleşmeye konu olan aylık kira bedelini eksiksiz olarak ev sahibine iletmek zorunda. Bu ödeme esnasında yaşanacak bir günlük gecikme ya da bir liralık eksik ödeme, ev sahibi için kiracıyı haklı&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/tahliye" rel="nofollow">tahliye</a>&nbsp;gerekçesi kabul ediliyor.Alınan bilgiye göre L.M. ismimdeki bir kiracı her ay düzenli şekilde kira bedelini ev sahibinin&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/banka" rel="nofollow">banka</a>&nbsp;hesabına yatırdı. Ev sahibi ise yaklaşık 4 ayın ardından kiracının kirayı eksik yatırdığını söyleyerek icra takibi başlattı. Düzenli şekilde kirasını yatıran kiracı L.M. ise , ev sahibinin başlattığı icra takibine itiraz etti. Ev sahibi ise mahkemeye başvurarak takibin durdurulmasına itiraz etti.<br />
<br />
<strong>MAHKEME EV SAHİBİNİ HAKLI BULDU</strong><br />
<br />
Ev sahibi, mahkemede kiracısı L.M’nin dört ay boyunca kirayı eksik ödediğini öne sürdü. Kira bedelini tam ödemesi gerektiğini vurgulayan ev sahibi itirazın dikkate alınmaması gerektiğini ve icra takibinin devam etmesini istedi. Aynı zamanda ev sahibi akdin feshedilip kiracının tahliyesini talep etti.<br />
<br />
Kiracı L.M. ise ev sahibinin kirayı eksik yatırdığı yönündeki iddiaları reddederek her ay düzenli şekilde yatırdığı kira bedelini ödediğini ancak banka tarafından havale ücreti 31,50 TL kesildiğini söyledi. Kiracı bu işlem ücretinin ev sahibinin sorumluluğunda olduğuna vurgu yaptı.<br />
<br />
<strong>KİRA BEDELİNİ ATM'DEN YATIRANLAR DİKKAT!</strong><br />
<br />
Mobil ve internet şube kanalları ile yapılan transferlerde genellikle para transferine konu ücret eksiksiz olarak hesaba aktarılıyor ve kesinti bedeli ilave olarak alınıyor olsa da, ATM'den yapılan&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/transfer" rel="nofollow">transfer</a>&nbsp;işlemlerinde söz konusu para ATM tarafından alınıyor ve işlem kesinti ücreti mevcut paradan kesiliyor.</p>

<p>Ayrıca kira sözleşmesinde kira bedelinin elden peşin olarak ödeme alınacağının yazıldığını ancak daha sonrasında ev sahibinin banka üzerinden ödemeyi istemesiyle oluşan havale kesintisinin kendi hatası olmadığını bu durumun hukukla ve kira akdiyle bağdaşmadığını iddia ederek davanın reddedilmesini istedi.<br />
<br />
<strong>DAVA REDDEDİLDİ</strong></p>

<p>Mahkeme, kira bedelinden kesilen ücretin bankaca alınan masraflardan kaynaklandığına hükmetti. Mahkeme, ilk olarak elden ödenmesi istenen daha sonra banka üzerinden verilmesi istendiğinden dolayı çıkan masrafa davalı katlanmak zorunda olmadığı vurguladı.</p>

<p>Ortada ödenmeyen bir kira ücretinin olmadığı, tahliye davasında ev sahibinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildi. Mahkemenin kararına ev sahibi itirazı üzerine Yargıtay mahkemenin kararını bozdu.</p>

<p><strong>YARGITAY'IN KARARI EMSAL KABUL EDİLECEK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yargıtay'ın bozma kararı üzerine mahkeme tarafından yapılan yeniden yargılama sonucu aynı karar çıktı.</p>

<p>Ev sahibi kararı tekrar temyiz etmesi üzerine bu sefer devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.</p>

<p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan tarafından alınan emsal kararda paranın ev sahibine eksiksiz ulaştırılması kiracının sorumluluğunda olduğu belirtilirken banka üzerinden yapılan havalede işlem masrafının kiracıya ait olduğu vurgulandı.</p>

<p>https://halktv.com.tr/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/kira-bedelini-ibana-yatiranlar-dikkat-yargitay-islem-ucreti-anlasmazliginda-ev-sahibini-hakli-buldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/01/ttt.jpg" type="image/jpeg" length="69207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan "boş kağıda imza" kararı: Kiracının tahliyesi hukuka uygun]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-bos-kagida-imza-karari-kiracinin-tahliyesi-hukuka-uygun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-bos-kagida-imza-karari-kiracinin-tahliyesi-hukuka-uygun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, ev sahibi-kiracı uyuşmazlıklarıyla ilgili dikkat çeken bir karar aldı. Boş kağıda atılan imza ile kiracının tahliyesi hukuka uygun bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının "tahliye taahhütnamesi" için boş kağıda attığı imzaya dayanarak tahliyesinin talep edilmesine ilişkin kararı onadı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Dairenin kararına göre, 2012'de Ankara'da bir iş yerini kiralayan kurumun yetkilisi, mülk sahibine tahliye taahhütnamesi olarak boş bir kağıdı imzalayarak verdi. Mülk sahibi, 2020'de kağıdı, kiracısının 28 Şubat 2021'de çıkmayı taahhüt ettiği yönünde doldurdu ve tahliye talebinde bulundu.<br />
<br />
Taşınmazın boşaltılmaması üzerine başlattığı icra takibine itiraz sonrası mülk sahibi, tahliye davası açtı. Davaya bakan yerel mahkeme, taahhütnamede bulunan imzanın kiracı kurumun yetkilisine ait olduğunu tespit ederek tahliye kararı verdi.<br />
<br />
Dosyaya ilişkin istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, imza atılan boş kağıdın, kiraya veren tarafından ne şekilde doldurulacağının imzayı atan tarafından kabul edilmiş sayılacağı gerekçesiyle, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.<br />
<br />
Kiracı, <strong>tahliye taahhütnamesinde yer alan tarihin kiraya veren tarafından</strong> <strong>doldurulduğunu</strong>, buna yönelik itirazlarının mahkemeler tarafından değerlendirilmediğini belirterek, temyiz başvurusunda bulundu.<br />
<br />
<strong>Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de tahliye kararını hukuka uygun bularak onadı.</strong><br />
<br />
<strong>KARARIN GEREKÇESİNDEN</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">Dairenin kararında, Türk Borçlar Kanunu gereği, kiracının tahliye taahhütnamesine uymaması halinde kiraya verenin, mülkünün bir ay içinde boşaltılması adına icraya başvurabileceği ya da dava açabileceği ifade edildi.<br />
<br />
Davaya konu tahliye taahhütnamesindeki imzanın kiracı şirket yetkilisine ait olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği aktarılan kararda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da daha önceki kararlarında "boş kağıda atılan imzanın belge olarak kabul edildiği" belirtildi.<br />
<br />
Kararda, derece mahkemelerince verilen kararlarda isabetsizlik bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği tahliye kararının oy birliğiyle onanmasına karar verildiği bildirildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.ntv.com.tr/turkiye</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-bos-kagida-imza-karari-kiracinin-tahliyesi-hukuka-uygun</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Dec 2023 16:26:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/12/yargitay_dan_bos_kagida_imza_karari_kiracinin_tahliyesi_hukuka_uygun_h250955_2a9cd.jpg" type="image/jpeg" length="49764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evinde cam balkonu olanlar yandı. Yargıtay cezayı açıkladı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/evinde-cam-balkonu-olanlar-yandi-yargitay-cezayi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/evinde-cam-balkonu-olanlar-yandi-yargitay-cezayi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay’dan cam balkon yaptıran ev sahiplerini ilgilendiren karar çıktı. Karar ile balkon yapımında apartman sakinlerinden izin alınması gerektiğini belirterek cezayı açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Evini genişletmek amacıyla cam balkon yaptıran milyonlarca kişi yandı. Yargıtay cam balkon yaptırmanın cezasını açıkladı.</span></p>

<article>
<p><span style="font-size:14px;">Özellikle koronavirüs salgını döneminde uzun süre evde karantinada kalan kişiler cam balkon kapatma işlemini tercih ederek pek çok kişi evine cam balkon yaptırdı. Evini daha fazla genişletmek, alandan tasarruf sağlamak, balkonunu dış koşullardan korumak için cam balkon yaptıran kişiler için kötü haber geldi. Yargıtay, milyonlarca kişiyi ilgilendirecek emsal bir karara imza attı. Cam balkonlar bazı binalarda komşular arasında sorunlar yaşanmasına neden olurken şikayet konusu oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Binaların balkonları dış cepheden pay alması nedeni ile diğer odalardan farklı olarak kabul edilmekte olup binanın ortak alanları arasında bulunuyor. Bu nedenle balkonlarda tadilat ve değişimlerde mutlaka apartmandaki kat maliklerinin beşte dördünün yazılı izninin alınması gerekiyor. Bu iznin alınmaması durumunda ise cam balkon kaçak yapı olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>CAM BALKONU OLAN YANDI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2015/6244 Esas ve 2016/2299 numaralı karar ile milyonlarca kişiyi ilgilendiren cam balkon hakkında emsal karar açıkladı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">şte Yargıtay’ın emsal kararı:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait 42 numaralı bağımsız bölümde projeye aykırı olarak kapatılan açık balkonun eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19.maddesinin birinci fıkrasında kat maliklerinin ana taşınmazın mimari durumunu titizlikle korumaya mecbur olduklarının altı çizildi. İkinci fıkrada ise kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yapılamayacağı belirtildi.</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>BALKON İLE MUTFAĞI BİRLEŞTİRDİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, özellikle bilirkişi raporu içeriğinden; davalıya ait bağımsız bölümün mutfağa bağlantılı balkonunun mutfakla balkon arasındaki kapı, pencere ve duvarının kaldırılarak mutfakla birleştirildiği, balkonun PVC malzemeyle kapatıldığı anlaşılmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bilirkişinin yerinde saptadığı sistem, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği gibi sabit eser niteliğinde olup bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadan yapılamaz. Balkonu kapatma malzemesinin saydam (cam) ya da ışık geçirmeyen nitelikte olması ya da tek parçadan ya da birkaç parçadan oluşması, bina statiğini etkilememesi, çevreye zarar vermemesi sonucu değiştirmez.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>CAM BALKON KALDIRILMASINA KARAR VERİLDİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Saptanan bu durum karşısında balkonun projeye aykırı olarak kapatılması nedeni ile eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, balkonun daire içine alınmak sureti ile kullanılmasının ruhsata tabi olmadığı, anataşınmazdaki kat maliklerinin %90'ının aynı yöntemle değişiklik yaptığı, değişikliğin diğer maliklere zarar vermediği ve ana yapının statiğini tehlikeye maruz bırakacak nitelikte olmadığı gerekçeleri ile talebin reddine karar verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">şte Yargıtay’ın emsal kararı:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait 42 numaralı bağımsız bölümde projeye aykırı olarak kapatılan açık balkonun eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19.maddesinin birinci fıkrasında kat maliklerinin ana taşınmazın mimari durumunu titizlikle korumaya mecbur olduklarının altı çizildi. İkinci fıkrada ise kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yapılamayacağı belirtildi.</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>BALKON İLE MUTFAĞI BİRLEŞTİRDİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, özellikle bilirkişi raporu içeriğinden; davalıya ait bağımsız bölümün mutfağa bağlantılı balkonunun mutfakla balkon arasındaki kapı, pencere ve duvarının kaldırılarak mutfakla birleştirildiği, balkonun PVC malzemeyle kapatıldığı anlaşılmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bilirkişinin yerinde saptadığı sistem, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği gibi sabit eser niteliğinde olup bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadan yapılamaz. Balkonu kapatma malzemesinin saydam (cam) ya da ışık geçirmeyen nitelikte olması ya da tek parçadan ya da birkaç parçadan oluşması, bina statiğini etkilememesi, çevreye zarar vermemesi sonucu değiştirmez.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>CAM BALKON KALDIRILMASINA KARAR VERİLDİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Saptanan bu durum karşısında balkonun projeye aykırı olarak kapatılması nedeni ile eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, balkonun daire içine alınmak sureti ile kullanılmasının ruhsata tabi olmadığı, anataşınmazdaki kat maliklerinin %90'ının aynı yöntemle değişiklik yaptığı, değişikliğin diğer maliklere zarar vermediği ve ana yapının statiğini tehlikeye maruz bırakacak nitelikte olmadığı gerekçeleri ile talebin reddine karar verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.yenicaggazetesi.com.tr/</span></p>
</article>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/evinde-cam-balkonu-olanlar-yandi-yargitay-cezayi-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Dec 2023 16:22:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/12/evinde_cam_balkonu_olanlar_yandi_yargitay_cezayi_acikladi_h250954_1c180.jpg" type="image/jpeg" length="41952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan 'hayırsız evlat' kararı. Mirastan mahrum kalacaklar!]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-hayirsiz-evlat-karari-mirastan-mahrum-kalacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-hayirsiz-evlat-karari-mirastan-mahrum-kalacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay mirasta son sözü söyledi. Annesini ve babasını ziyaret etmeyenlere kötü haber. Anne ve baba hayırsız evlatları miras dışı bırakabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Mirasta sil baştan dedirtecek karar. Anne ve babalar "hayızsız evlatları" mirastan reddedebilecek. Çünkü Yargıtay devrim gibi bir karara imza attı. Anne ve babalarla ilgilenmeyenler yandı. Çünkü anne ve babalar hayırsız evlatlarını miraslarından atabilecekler. Bu kararı Yargıtay verdi, hayırsız evlatları mirastan reddedebileceğine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>BUNLARI YAPAN EVLATLAR YANDI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay, ailesiyle görüşmeyi kesen anne ve babası hastalandığında bile ziyaret etmeyen, onların hatırını bile sormayan evlat vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarılabileceğine karar verdi. Zengin bir ailenin tek kızı olan davacının geçimsizlik nedeniyle çalıştığı şirketlerden çıkarıldığı belirtilirken, iddiaya göre anne ve babasının hatırını bile sormadı. Anne ve babası da bu durum karşısında cezayı kesti, evlatlarını mirastan reddetti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>MAHKEMEYE BAŞVURDU</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bunun üzerine mirastan reddedilen evlat dava açtı. Davacının miras bırakan annesini ziyaret etmediği belirtilen kararda, babasının kızını ziyareti sırasında <strong>"Bunun mezar yeri var mı?</strong> şeklindeki kötü ve olumsuz sözler kullanmasının Türk Medeni Kanununun 510. maddesini ihlal ettiği gerekçisiyle mirastan çıkarıldığı kaydedildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>KARAR OY BİRLİĞİYLE ALINDI MİRASTAN REDDEDİLDİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay verdiği kararda, "davacıyı yani kızlarını özel günlerde hiç görmediklerini ilk defa duruşma salonunda gördüğünü açıklamıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>ANNE BABASINA İLGİSİZ KALDI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Babasının kızını ziyaret etmek için geldiği sırada "Ne işiniz var niye geldiniz dediği ileri sürülen davada, kızının babasının hastalığıyla ilgilenmediği tanık beyanlarıyla ortaya çıktığı mahkeme tutanaklarında ifade edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>YARGITAY ŞU SÖZLERLE SON NOKTAYI KOYDU:</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>"Davalı kızın babası için 'yatacak mezar yeri var mı bu adamın' dediği; anne babasının kötü insanlar olduğunu söylediği, bu sebeple davacının ailevi görevlerini ağır bir şekilde ihlal ettiği gerekçesiyle, mirasçılıktan çıkardığı görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildi.”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>https://www.yenicaggazetesi.com.tr/</strong></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-hayirsiz-evlat-karari-mirastan-mahrum-kalacaklar</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Dec 2023 16:17:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/12/yargitay_dan_hayirsiz_evlat_karari_bunu_yapanlar_yanacak_h250953_65c5b.jpg" type="image/jpeg" length="44382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan nafaka borcunu ilgilendiren önemli karar]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-nafaka-borcunu-ilgilendiren-onemli-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-nafaka-borcunu-ilgilendiren-onemli-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşandıktan sonra fiili birliktelik yaşayanların nafaka borcunu ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, "Boşandıktan sonra fiili birliktelikleri devam ettiği halde mahkemelik olan çiftlerde nafaka borçlusu, nafaka alacaklısı ile oturduğunu ve kendisi tarafından bakılma durumunu tanıkla ispat edebilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">İçtihat Bülteni’nden edinilen bilgiye göre, borçlu itiraz dilekçesinde; alacaklı vekili tarafından Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.2003 tarihli boşanma kararında hükmedilen nafakanın tahsili için aleyhine ilâmlı icra takibi başlatıldığını, alacaklı ile formaliteden boşandıklarını, boşandıktan sonra 11 yıl 10 ay birlikte yaşadıklarını, her gün alacaklıya 80 TL verdiğini, nafakanın ödendiğini, gerekli delil ve tanıklarını sunacağını ileri sürerek gereğinin yapılmasını (icranın geri bırakılmasını) talep etti. Alacaklı; davetiye tebliğine rağmen yazılı beyanda bulunmadı.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">ŞİKAYETİN REDDİNE KARAR VERDİ</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Bursa 5. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli kararı ile; borçlu, boşandıktan sonra alacaklı ile birlikte yaşadıklarını ve her gün alacaklıya elden para verdiğini belirtmiş ise de nafaka borcunu ödediğine dair yazılı belge sunmadığı, borçlunun iddialarını ancak genel mahkemede ileri sürebileceği gerekçesi ile şikâyetin reddine karar verdi. İlk derece mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulundu ve dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’ne gönderildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span style="font-size:14px;">HÜKÜM BOZULDU</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, “Borçlu, İcra Mahkemesine verdiği 25.08.2015 tarihli dilekçesinde, alacaklı ile boşandıktan sonra 11 sene 10 ay birlikte yaşadıklarını ve geçimini kendisinin temin ettiğini iddia etmiştir. Borçlunun, 25.08.2015 tarihli dilekçesindeki bu talebi borca itiraz niteliğinde olup, maddi vakalara ilişkin bu itirazının tanıkla ispatı mümkündür. İcra Mahkemesince, borçluya yazılı delilleri sorulmasına rağmen ibraz edilmediği gerekçesiyle, itiraz reddedilmiş ise de; borçlu, itiraz dilekçesinde tanıklarını duruşmada bildireceğini belirtmiştir. O halde, İcra Mahkemesi’nce borçlunun tanıkları kendisinden sorularak belirlenip, dinlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir” gerekçesi ile kararı bozdu.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">KARARDA DİRENDİ</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Bursa 5. İcra (Hukuk) Mahkemesi kararında direnip şikâyetin reddine karar verdi. Direnme kararı süresi içinde borçlu tarafından temyiz edildi ve dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşındı.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">“NAFAKA BORÇLUSU TANIKLA İSPAT EDEBİLİR”</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Direnme kararının temyiz edilmesi neticesinde dosyayı ele alan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bozma kararında şu ifadelere yerdi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>“Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda alacaklı ile formaliteden boşandıklarını, boşandıktan sonra 11 yıl 10 ay birlikte yaşadıklarını, her gün alacaklının eline 80 TL verdiğini, nafakanın ödendiğini, gerekli delil ve tanıklarını sunacağını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Şu hâle göre nafaka borçlusu, nafaka alacaklısı ile oturup kendisi tarafından infak ve iaşe edildiğini ileri sürmekte olup, bu fiilî durumu (hukuki fiili) İİK’nın 33 üncü maddesindeki belgelerle bağlı olmaksızın tanık delili ile ispat edebilir. Bu durumda icra mahkemesince borçlunun iddialarına ilişkin tanıkları kendisinden sorularak belirlenip dinlendikten sonra bir karar verilmesi gerekir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı bozulmalıdır.”</em></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Kararı değerlendiren İstanbul Barosu üyesi Avukat Fatih Karamercan şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>“Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu bozma kararı ile bu olaydaki gibi boşandıktan sonra fiilî olarak yaşayan eşlerin nafaka uyuşmazlıklarında artık icra mahkemeleri dar (sınırlı) yetkili olduklarını ileri sürerek tanıkları dinlememe yoluna gidemeyeceklerdir. Nafaka borçlusu olduğu iddia edilen eş, isterse genel mahkemelerde menfi tespit (borçlu bulunmadığının tespiti) talebinde de bulunabilir. Bu konudaki tercih, nafaka borçlusu olduğu iddia edilen eştedir. Ayrıca, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin nafakanın tahsiline karşı birlikte yaşama ve masrafların karşılandığı iddiasına dayalı menfi tespit davası açılabilir şeklinde 03 Haziran 2021 tarihli kararı da bulunmaktadır.”</em></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>https://www.cumhuriyet.com.tr/</em></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-nafaka-borcunu-ilgilendiren-onemli-karar</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Jul 2023 14:52:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/07/yargitaydan_nafaka_borcunu_ilgilendiren_onemli_karar_h250899_e2e99.jpg" type="image/jpeg" length="82569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan emsal karar! EYT'den emekli olamayacaklar!]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-karar-eytden-emekli-olamayacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-karar-eytden-emekli-olamayacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EYT ile emekli olma planı yapanlara Yargıtay’dan kötü haber geldi. Verilen emsal karar ile çok sayıda vatandaşın emeklilik hayalleri suya düştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Uzun yıllar verilen mücadelenin sonucunda EYT düzenlemesinin yapılması ile yaklaşık 1,8 milyon kişi hemen emekli oldu. Emekli olması beklenen yaklaşık 2 milyon kişi daha bulunuyor. Ancak bazı kişiler için Yargıtay’dan emsal bir karar çıktı. Bu kişilerin EYT ile emekli olma imkanları kalmadı. Yaş şartına bağlı olarak uzun yıllar emeklilik için beklemek zorunda kalacaklar. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>8 EYLÜL 1999 ÖNCESİ SİGORTALI OLMAK GEREKİYOR</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">EYT şartlarından emekli olabilmek için vatandaşların 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olmaları gerekiyor. Bu tarihi geçirenler EYT kapsamında değiller. Yani 9 Eylül 1999 tarihinde sigortalı olan bir kişi emekli olmak için 60 yaş ve 7200 prim günü şartına tabi olacak. 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe başlamış olan ama sigortası işverenler tarafından başlatılmayan vatandaşlar için Yargıtay hükmünü verdi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>EMSAL KARAR ÇIKTI!</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">Emsal karar çıkan davaya göre davacı vatandaş 1 Nisan 1999 tarihinde bir avukatlık bürosunda işe başladı. Sigorta girişi ise 24 Nisan 2000 tarihinde yapıldı. Mahkemeye başvuran vatandaş 1 Nisan 1999 ile 23 Nisan 2000 tarihleri arasında çalıştığının tespit edilmesini talep etti. Davalı taraf ise 1 1 Nisan 1999 ile 23 Nisan 2000 tarihleri arasında davacı şahsın iş yerinde kesintisiz çalıştığını kabul etti. SGK ise davaya müdahil olarak davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, çalışmanın kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istedi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mahkeme ise komşu iş yerlerindeki tanıkların beyanlarını da dikkate alarak davacı kişinin belirtilen tarihler çalıştığının tespit edilmesine karar verdi. Bunun üzerine SGK karara itiraz etti ve istinaf bu itirazı reddetti. Yargıtay ise zamanaşımı olduğunu ve kararın bozulmasına karar verdi. Yeniden görülen davada yerel mahkeme kararında direndi. Bu sefer devreye Yargıtay Genel Kurulu girdi. Yargıtay Genel Kurulu da sürenin aşıldığını belirterek vatandaşın talebini reddeden emsal bir karara imza attı. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>EYT İLE EMEKLİ OLAMAYACAKLAR! </strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Emsal kararın çıktığı mahkemede çalışan vatandaşın yaşadığı sorunu yaşayan çok sayıda vatandaş bulunuyor. Bu kişiler artık mahkemeye gitseler bile emsal karar nedeniyle EYT’li olamayacaklar. Süresinde itiraz edilmediği için sigorta başlangıçlarını daha erken bir tarihe çekemeyecekler. Bu kişiler emekli olmak için yaş şartına tabi olacaklar. Ayrıca prim şartları da 7200 gün olacak. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.usakgundem.com/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-karar-eytden-emekli-olamayacaklar</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Jul 2023 16:37:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/07/yargitay_dan_emsal_karar_eyt_den_emekli_olamayacaklar_h250882_24478.jpg" type="image/jpeg" length="69852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan kiracılara kötü haber | Ev sahibinin ihtiyacı tahliye nedeni]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-kiracilara-kotu-haber-ev-sahibinin-ihtiyaci-tahliye-nedeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-kiracilara-kotu-haber-ev-sahibinin-ihtiyaci-tahliye-nedeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarına ilişkin davada emsal bir karar aldı. Kirada evinin olduğu ilçeye taşınan ev sahibinin tahliye talebi kabul edildi. Kararda, ev sahibinin kirada oturmasının "ev ihtiyacı nedeniyle tahliye talebi" için yeterli kanıt olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay, mülk sahibinin başka bir evde kiracı olarak oturması durumunda kiradaki evin boşaltılması gerektiğine hükmetti. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İşten çıkarılmasıyla bulunduğu kentten, kiracılı evinin olduğu ilçeye taşınan bir kişi, kiracısından evini boşaltmasını istedi. </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">Kiracının talebi reddetmesi üzerine konu yargıya taşındı. Sulh hukuk mahkemesinde görülen davada ev sahibi kiralanan evin konut ihtiyacı nedeniyle tahliyesini; davalı kiracı ise davanın reddini istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>MAHKEMEDE RET</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mahkeme, davacı tarafın ihtiyaç iddiasını kanıtlayamamış olması sebebiyle davanın reddine karar verdi</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">.<strong>KİRADA OTURMAK YETERLİ DELİL</strong><br />
<br />
Davacı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 3. Hukuk Dairesi girdi. Emsal nitelikteki kararda, mülk sahibinin başka bir dairede kiracı olarak oturması yeterli delil olarak sayıldı. <br />
<br />
Kararda, "İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye sebebi yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez." denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>MAHKEMENİN KARARI BOZULDU</strong><br />
<br />
Davacının kirada oturmasının ihtiyacın varlığının başlıca kanıtı olduğu belirtilen kararda, şu ifadelere yer verildi:<br />
<br />
"Dinlenilen davacı tanıklarının da ihtiyaç iddiasını doğruladıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olduğunun kabulü icab eder. Mahkemece ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir."</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.ntv.com.tr/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-kiracilara-kotu-haber-ev-sahibinin-ihtiyaci-tahliye-nedeni</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Jul 2023 16:35:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/07/yargitay_dan_kiracilara_kotu_haber_ev_sahibinin_ihtiyaci_tahliye_nedeni_h250881_a3e8c.jpg" type="image/jpeg" length="31042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taciz iddiasında Yargıtay işçiyi haklı buldu]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/taciz-iddiasinda-yargitay-isciyi-hakli-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/taciz-iddiasinda-yargitay-isciyi-hakli-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş yerinde psikolojik ve cinsel tacize maruz kaldığını iddia eden işçinin iş sözleşmesi feshedildi. İşçi, tazminat talep etti ancak Bölge Adliye Mahkemesi reddetti. Yargıtay mahkemenin kararını bozdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Bir iş yerinde 2 Eylül 2013 ile 6 Haziran 2017 tarihleri arasında asistan olarak çalışan işçi, iş yerindeki müdürün özel hayatına müdahale ettiğini, cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bu durumu üst yönetime bildirdiğini savunan işçiye durumun engelleneceği ve müdürün ülkesine gönderileceği söylendi. Sözlerin tutulmaması üzerine iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatı, manevi tazminat ve fazla çalışma ücret alacaklarının tahsili talebiyle dava açtı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">İş mahkemesinde görülen davada iş yeri avukatı, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurarak kıdem tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının kabulüne, fazla çalışma alacağına yönelik talebin ise reddine karar verdi.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: İSPAT EDEMEDİ</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Yerel mahkemenin kararı davalı vekili tarafından istinafa taşındı. İstinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi, davacı işçi tarafına yönelik sistematik bir psikolojik ve cinsel taciz uygulandığının ispat edildiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını belirtti. İlk derece mahkemesince manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildiren Bölge Adliye Mahkemesi, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiği görüşüyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı işçi avukatı tarafından temyiz başvurusu yapıldı. Temyiz başvurusunu görüşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kıdem tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesini hatalı görüp Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verdi.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">DOSYADAKİ TANIK İFADESİ</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, yargılama sırasında dinlenen ve işyerinde davacıyla birlikte çalışmış olan davacı tanığı C.G.'nin ifadelerine yer verildi. Buna göre C.G, "Şirkette müdür olarak çalışan P.Z. isimli kişinin davacıya cinsel amaçlı bir yaklaşımının olduğunu, sürekli iş dışında bir şeyler yapma yönünde tekliflerde bulunduğunu, gittiği yerlere davacıyı da yanında götürdüğünü, temadi eden eylemlerinin yoğunluğu nedeniyle davacının durumu üst makamlara bildirdiğini, bunun üzerine P.Z. isimli kişinin işlerle ilgili sürekli sorun çıkaran tarzda davranmaya başladığını, bezdirici şekilde işten memnuniyetsiz bir tavır aldığını, mesajlarına da arada sırada devam ettiğini, herhangi bir yere gittiğinde davacıyı yanında götürdüğünü" beyan etti.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">'İŞ SÖZLEŞMESİNİ HAKLI ŞEKİLDE FESHETTİ'</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">"Dosya kapsamındaki tanık anlatımları, e-posta, whatsapp yazışma içerikleri birlikte değerlendirilip olayların kronolojik sıralamasına bakıldığında, olayın muhatabı davacı işçinin konuya ilişkin şikayetini üst makamlara bildirmesi sonrasında da işveren vekilinin işle bağlantılı olmayan ve ilgisini belli edecek şekilde davranmaya devam ettiği, davacının ayrıca yıldırma, pasifize etme amacına yönelik işveren vekili davranışlarına maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Temadi eden bu davranışlar nedeniyle davacının sağlığında zarar meydana geldiği, bu sebeple psikolojik destek aldığı, iddia edilenler ile belirtilen eylemlerin birbirleriyle örtüştüğü ve bu suretle davacının işyerinde psikolojik taciz ve baskıya uğradığı sonucuna ulaşılmıştır. İşveren vekili pozisyondaki kişinin bu davranışlarının işverenin işçiyi gözetme borcuna uygun düşmemesi karşısında, işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ve ayrıca kişilik hakkının ihlali nedeniyle manen zarar gördüğünün kabulü gerekmektedir."</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.aydinlik.com.tr/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/taciz-iddiasinda-yargitay-isciyi-hakli-buldu</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Jun 2023 10:26:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/06/taciz_iddiasinda_yargitay_isciyi_hakli_buldu_h250874_e4b7e.jpg" type="image/jpeg" length="43266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan emsal niteliğinde 'senet' kararı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-niteliginde-senet-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-niteliginde-senet-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticari hayatı yakından ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay, senetteki 'TL' ibaresinin çizilerek yerine 'USD' yazılması tahrifat olarak kabul edilemeyeceğine hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Adına düzenlenmiş senedi ödemediği gerekçesiyle hakkında icra takibi başlatılan borçlu, mahkeme yolunu tuttu. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, senetteki 'TL'nin üzeri çizilerek 'USD' yazılmak suretiyle senette tahrifat yapıldığını öne sürdü.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">Davacı borçlu, alacaklının 140 bin TL'lik borcunu ödemesi üzerine takip konusu senedin imza atılarak alacaklıya verildiğini, yaptığı ödemeler sonucu 26 bin 400 TL borcu kaldığını, taraflar arasında tarlanın kira bedelinin artırılması sebebiyle ihtilaf çıkması üzerine, hukuka aykırı şekilde aleyhine takip başlatıldığını ileri sürerek takibin iptalini aksi halde borcun TL cinsinden olduğunun tespitini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Alacaklı avukatı ise, senette maktu şekilde yazılı olan 'TL' ibaresinin üstünün çizilerek 'USD' yazılmasının senedin mahiyetine etki etmediğini belirterek davanın reddini talep etti. Mahkeme, davanın reddine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Davacı borçlu, kararı istinafa götürdü. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazı reddetti. Bu kez davacı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 12. Hukuk Dairesi girdi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay, senette TL yerine USD yazılmasını tahrifat olarak kabul edileceğine hükmetti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Emsal nitelikteki kararda şöyle denildi:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">"Konu senet kambiyo senedi vasfında olup senet üzerinde herhangi bir çizinti, kazıntı veya silinti yoktur. Senetteki 'TL' ibaresinin çizilerek yerine 'USD' yazılması senet matbu olduğundan tahrifat olarak kabul edilemez. Diğer taraftan senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu da yazılı delille kanıtlanmamıştır. Yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın onanmasına oy birliği ile hükmedilmiştir."</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.birgun.net/haber/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-emsal-niteliginde-senet-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Jun 2023 10:24:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/06/yargitay_dan_emsal_niteliginde_senet_karari_h250873_7e50e.png" type="image/jpeg" length="80472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan dövizle işlem yapanlara emsal karar]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-dovizle-islem-yapanlara-emsal-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-dovizle-islem-yapanlara-emsal-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, dövizle işlem yapanlara yönelik emsal bir karara imza attı. Daire, 'Yabancı para cinsinden kambiyo senedi düzenlemeyi ve bu kambiyo senedini takibe koymayı engelleyen bir mevzuat bulunmamaktadır' diyerek kararını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, "Yabancı para cinsinden kambiyo senedi düzenlemeyi ve bu kambiyo senedini takibe koymayı engelleyen bir mevzuat bulunmamaktadır" diyerek dövizle işlem yapanlara yönelik emsal bir karara imza attı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İçtihat Bülteni'nden edinilen bilgiye göre, borçlu vekili dilekçesinde alacaklıya imza atılarak boş olarak teslim edilen senedin Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğde değişiklik yapılmasına dair tebliğe aykırı olarak bedel kısmının dolar olarak doldurulduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ilgili kanun uyarınca nakit borcunun döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağını, ayrıca aynı kanunun geçici 8. maddesine göre senet bedelinin Türk parası cinsinden belirlenmesi için görüşme yapılmadığını beyanla aleyhe başlatılan takibin iptalini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, "Yabancı para cinsinden kambiyo senedi düzenlemeyi ve bu kambiyo senedini takibe koymayı engelleyen bir mevzuat bulunmamaktadır" diyerek dövizle işlem yapanlara yönelik emsal bir karara imza attı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İçtihat Bülteni'nden edinilen bilgiye göre, borçlu vekili dilekçesinde alacaklıya imza atılarak boş olarak teslim edilen senedin Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğde değişiklik yapılmasına dair tebliğe aykırı olarak bedel kısmının dolar olarak doldurulduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ilgili kanun uyarınca nakit borcunun döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağını, ayrıca aynı kanunun geçici 8. maddesine göre senet bedelinin Türk parası cinsinden belirlenmesi için görüşme yapılmadığını beyanla aleyhe başlatılan takibin iptalini talep etti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İlk derece mahkemesi şikayeti reddetti</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İlk derece mahkemesi, Türk parasının kıymetini koruma hakkında 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın 4/g maddesi gereğince tarafların yabancı para cinsinden kambiyo senedi düzenlemelerini ve bu kambiyo senedini takibe koymalarını engelleyen bir mevzuat bulunmadığını, takip talebinde ve ödeme emrinde Türk Lirası olarak harca esas değerin gösterildiğini, borçlu tarafından anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğunun ise yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, borçlu tarafından</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">bu yönde herhangi bir belge de sunulmadığını, dayanak belgenin kambiyo vasfını taşıdığını ve alacaklının takip hakkı bulunduğundan şikayetin reddine karar verdi. İlk derece mahkemesinin kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bölge Adliye Mahkemesi ise, belirtilen yasa maddeleri çerçevesinde tarafların yabancı para cinsinden kambiyo senedi düzenlemelerini ve bu kambiyo senedini takibe koymalarını engelleyen bir mevzuat bulunmadığı, takip dayanağı bononun yasal unsurları taşıdığı, borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından borçlu vekilinin istinaf başvurusu hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b. 1. maddesi gereğince esastan reddine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz talebinde bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi: "Takibe koymayı engelleyen bir mevzuat bulunmamaktadır"</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, "Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir" diyerek Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında yer verdiği "Yabancı para cinsinden kambiyo senedi düzenlemeyi ve bu kambiyo senedini takibe koymayı engelleyen bir mevzuat bulunmamaktadır" şeklindeki görüşünü onayladı. - BURSA</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.sondakika.com/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-dovizle-islem-yapanlara-emsal-karar</guid>
      <pubDate>Sat, 27 May 2023 11:29:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/05/yargitay_dan_dovizle_islem_yapanlara_emsal_karar_h250872_d763b.jpg" type="image/jpeg" length="94969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan cezaevindekiler için flaş nafaka kararı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-cezaevindekiler-icin-flas-nafaka-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-cezaevindekiler-icin-flas-nafaka-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, "Cezaevinde hükümlü veya tutuklu olmak, yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">İçtihat Bülteni'nden edinilen bilgiye göre, davacı H.B. ile davalı E.B. 2013 yılında evlendi. Çiftin bu evlilikten bir de çocukları dünyaya geldi. İddiaya göre evliliklerinin üzerinden 1,5 yıl sonra E.B. 14 yaşındaki amcasının kızı ile kaçınca hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan soruşturma başlatıldı. Aldatılan H.B. de eşi hakkında avukatı aracılığıyla boşanma davası açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">H.B.'nin avukatı dava dilekçesinde özetle; tarafların boşanmalarına, müvekkil için aylık 500 TL, müşterek çocuk için ise aylık 300 TL olmak üzere toplam 800 TL tedbir nafakasına, bu nafakaların boşandıktan sonra yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamı ile 40 bin TL maddi ve 40 bin TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">BOŞANMA TALEBİ KABUL, NAFAKA VE TAZMİNAT TALEBİ KISMEN KABUL EDİLDİ</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">İlk derece mahkemesi, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davacı eş ile birlikte yaşamaktan kaçındığı için tam kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk için 100 TL tedbir-iştirak nafakası, davacı kadın yararına da 200 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 20 bin TL maddi ve 20 bin TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Davalı avukatı, ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı avukatı tarafından İstinaf’a başvurdu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span style="font-size:14px;">"DAVALININ CEZAEVİNDEN TAHLİYE TARİHİNDEN İTİBAREN NAFAKALAR TAHSİL EDİLEBİLİR"</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Bölge Adliye Mahkemesi, davalı kocanın cinsel istismar ve hürriyeti tahdit suçlarından dolayı mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmen tutuklu olduğu, davacı kadının ev hanımı olup boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği, ancak davalı kocanın düzenli bir gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı, tutukluluk veya hükümlülük hâlinin ne zaman sona ereceğinin bilinmediği, cezaevinde tutuklu veya hükümlü olmanın nafaka yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağı, davalının cezaevinde bulunduğu sürede nafaka yükümlülüğü altına sokulmasının İcra ve İflas Kanununun (İİK) 344. maddesi gereğince hapsen tazyik müeyyidesi ile karşı karşıya bırakacağı, yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi hâlinde ise TMK'nın 178. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası talep etme hakkının zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda davalının boşanma hükmünün kesinleşmesinden bir yıl bir gün sonra tahliye edilmiş olması hâlinde yoksulluk nafakası yükümlülüğünden kurtulacağı gerekçesiyle davalının nafakalara yönelik istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 4. ve 5. maddeleri kaldırılarak yerine ortak çocuk için 100 TL iştirak, davacı kadın için 200 TL yoksulluk nafakasının davalının cezaevinden tahliye tarihinden geçerli olmak üzere tahsiline karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Davalı kocanın avukatı bu kez de Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına itiraz etti.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ, BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARINI BOZDU</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20 Şubat 2019 tarihli bozma ilâmında şu ifadelere yer verdi. “İlk derece mahkemesince davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne aylık 200 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı erkeğin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin kararı ile davalı erkeğin yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf talebinin kabulü ile aylık 200 TL yoksulluk nafakasının davalı erkeğin cezaevinden tahliye tarihinden geçerli olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı erkeğin halen mahkum olduğu 16 yıl 8 ay ve 2 yıl 6 ay hapis cezalarından dolayı ceza infaz kurumunda hüküm özlü olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar erkeğin cezaevinde tutuklu veya hükümlü olması, yoksulluk nafakası ile sorumlu tutulmamasını gerektirmez ise de dosya çerçevesinde yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davalı erkeğin herhangi bir geliri ve malvarlığının olmadığı anlaşılmaktadır. Kendi yoksul olan kişi nafaka ile yükümlü tutulamaz. Bu durumda davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir gerekçesiyle karar bozulmuştur.”</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bölge Adliye Mahkemesi, önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verdi ve direnme kararı yasal süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edildiği için dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gündemine geldi.</span></p>

<h3><span style="font-size:14px;">"CEZAEVİNDE OLMAK YOKSULLUK NAFAKASI ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ ORTADAN KALDIRMAZ"</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını yerinde bulduğu kararında şu ifadelere yer verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Dosya kapsamı itibari ile tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin bilgiler ve toplanan tüm deliller incelendiğinde; davalı erkeğin çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, davalı erkeğin tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu, davacı kadın ev hanımı olup hiçbir gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı, ceza evinde hükümlü veya tutuklu olmanın yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, davacı kadın yararına TMK 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası isteme koşullarının oluştuğu ve yoksulluk nafakasına davalının cezaevinden tahliye edileceği tarihten itibaren hükmedilmesinin de hakkaniyete uygun olacağı gerekçesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; davalı erkeğin herhangi bir malvarlığı ve gelirinin bulunmadığı, kendisi yoksul olan kişinin nafaka ile sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile direnme kararının bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan sebeplerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir.”</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Odatv.com</strong></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-cezaevindekiler-icin-flas-nafaka-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 23 May 2023 18:08:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/05/yargitay_dan_cezaevindekiler_icin_flas_nafaka_karari_h250868_795e9.jpg" type="image/jpeg" length="31034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan çalışanlar için "cumartesi" kararı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-calisanlar-icin-cumartesi-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-calisanlar-icin-cumartesi-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, milyonlarca özel sektör çalışanını yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlığın diğer şartların varlığı halinde haklı fesih sebebini oluşturduğuna hükmedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Silindir operatörü olarak çalıştığı iş yerinden devamsızlık nedeniyle kovulan işçi, İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu.<br />
<br />
Hakkında asılsız devamsızlık tutanağı tutulduğunu, iş yerinde fazla mesai yaptığını ve ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatillerinde de çalıştığını, yasal olarak ödenmesi gereken ücretlerinin ödenmediğini ileri süren işçi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ödenmeyen ücret alacağı, fazla mesai, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etti.<br />
<br />
Davalı şirket ise davacının iş akdinin devamsızlık yapması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini dile getirirken, mahkeme davanın kısmen kabulüne hükmetti. Davalı şirket kararı Yargıtay'a taşıdı.<br />
<br />
Yüksek Mahkeme, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda işçinin işe devamsızlığının her durumda işverene haklı fesih imkanı vermediği hatırlatıldı. Devamsızlığın haklı bir sebeple dayanması halinde işverenin derhal ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmadığına dikkat çekildi.<br />
<br />
İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller işe devamsızlığı haklı kılan sebepler olarak sıralandı. Mazeretin ispatı noktasında sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmesi gerektiği vurgulandı. Kararda şu ifadelere yer verildi:<br />
<br />
"Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir. İş günü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. İş sözleşmesinde genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu taktirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkanı tanır. İş yerinde cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da diğer şartların varlığı halinde haklı fesih sebebini oluşturabilir. İş sözleşmesinin askıya alınması durumunda işçinin çalışması gereken günde işe başlamaması da devamsızlık olarak değerlendirilmelidir. Mahkeme kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.ntv.com.tr/ntvpara/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitaydan-calisanlar-icin-cumartesi-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 May 2023 11:36:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/05/yargitay_dan_calisanlar_icin_cumartesi_karari_h250865_e3244.jpg" type="image/jpeg" length="60115"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay, terör sorumluluk davalarında Twitter ve YouTube'un lehine karar verdi]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitay-teror-sorumluluk-davalarinda-twitter-ve-youtubeun-lehine-karar-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitay-teror-sorumluluk-davalarinda-twitter-ve-youtubeun-lehine-karar-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Mahkeme (SCOTUS), teknoloji şirketleri lehine, onları kullanıcıların platformlarında yayınladıkları şeylerle ilgili sorumluluktan korumaya devam edecek iki karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">İlk davada yargıçlar, <strong>Twitter'ın</strong> terör örgütü IŞİD'in attığı tweetler üzerinden teröre yardım ve yataklık ettiği iddialarıyla mücadele etmek zorunda kalmayacağına oybirliğiyle karar verdiler.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>SCOTUS,</strong> başka bir yargıcın başlangıçta Twitter'ı reddetmesinin ardından Twitter'a karşı açılan bir davaya izin veren bir alt mahkeme kararını bozdu. Dava, IŞİD'in üstlendiği <strong>2017</strong> İstanbul saldırısında öldürülen Nawras Alassaf'ın ABD'li akrabaları tarafından açıldı. Yargıçlar, genel terör konuşmasına ev sahipliği yapmanın belirli terör saldırıları için dolaylı yasal sorumluluk oluşturmadığına karar verdiler. Bu, terör saldırılarının kurbanları veya yakınlarının gelecekte çevrimiçi platformlara karşı benzer bir dava açmasını muhtemelen daha zor hale getirecektir.</span></p>

<h4><span style="font-size:14px;">Yargıtay, terör sorumluluk davalarında Twitter ve YouTube'un lehine karar verdi</span></h4>

<p><span style="font-size:14px;">Yargıç <strong>Clarence Thomas</strong> mahkeme mütalaasında "Elbette, IŞİD gibi kötü aktörler, sanıklar gibi platformları yasadışı ve bazen de korkunç amaçlar için kullanabilirler. Ancak aynı şey genel olarak cep telefonları, e-posta veya internet için de söylenebilir." yazdı. <strong>"Davacıların</strong> iddialarının, bu sanıkların söz konusu saldırıyı gerçekleştirmede <strong>IŞİD'e</strong> yardım ve yataklık ettiğini tespit etmek için yetersiz olduğu sonucuna vardık."</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Yargıçlar,</strong> şirketi <strong>ABD terörle</strong> mücadele yasalarını ihlal etmekle suçlayan <strong>Gonzalez</strong> - <strong>Google</strong> davasını da reddetti. Bu nedenle, Paris'teki 2015 terör saldırısı <strong>kurbanının</strong> aile üyeleri tarafından YouTube'a karşı açılan davanın düşürülmesine yönelik bir alt mahkeme kararına dokunulmadı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.teknolojioku.com/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitay-teror-sorumluluk-davalarinda-twitter-ve-youtubeun-lehine-karar-verdi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 May 2023 12:06:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/05/yargitay_teror_sorumluluk_davalarinda_twitter_ve_youtube_un_lehine_karar_verdi_h250864_61d1c.jpg" type="image/jpeg" length="63658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay, İBB'nin hesabına haciz konulmasını hukuka aykırı buldu]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yargitay-ibbnin-hesabina-haciz-konulmasini-hukuka-aykiri-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yargitay-ibbnin-hesabina-haciz-konulmasini-hukuka-aykiri-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB'nin metro kredisinin bulunduğu banka hesabına, AK Parti dönemindeki asfalt alacağı için 565 milyon TL'lik haciz konulması, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"> İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB), metro inşaatı için yurtdışından aldığı döviz kredisi, AK Parti döneminden kalma borç nedeniyle Met-Gün İnşaat tarafından haczedilmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Sözcü’de yer alan habere göre, İBB hesabına haciz konulması kararı Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulundu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">AK Parti döneminde asfalt ihalesi alan Met-Gün İnşaat, belediyeden alacağı nedeniyle yeni yönetim döneminde, kurumun banka hesabına 565 milyon liralık haciz koydurdu ve para şirketin hesabına geçti. İBB, Belediye Kanunu’na göre haczi mümkün olmayan proje kredileri, vergi, resim, harç gelirleri ile şartlı bağışların da yer aldığı hesaplara haciz konulmasına karşı dava açtı. İBB’nin ödemenin durdurulması talebi mahkemece reddedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İBB, kararın temyizi için Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, “Haczedilmez nitelikteki hesaplarda bulunan paraların haciz ihbarnameleri ve icra dairelerin talepleri üzerine, borçlunun talimatı olmaksızın banka tarafından haczi kabil hesaplara aktarılarak bu hesaptan paraların icra dairelerine gönderilmesi, bu hesapların ve gönderilen paraları haczi kabil hesap ve paralar haline getirmez” diyerek hacizlerin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">O dönem bu gelişmeyi sosyal medya hesabından paylaşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1. Hukuk Müşaviri Eren Sönmez, “İstanbul’un metro parasını haksız bir şekilde haczedenlere karşı yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde Bölge Adliye Mahkemesi hacizlerin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Hukuki süreç devam ediyor. Sıkı takipteyiz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Davacı şirketin avukatlarının itirazı üzerine dava Yargıtay'a taşındı. Son olarak Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesi gibi haciz kararını hukuka aykırı buldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kararın ardından “İBB’nin metro kredisinin bulunduğu banka hesabına, AKP dönemindeki asfalt alacağı için 565 milyon TL’lik haciz konulması Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulundu. 565 milyon TL, haciz koyduran şirketten geri alınıp yatırımlara harcanacak” açıklaması yaptı. (KAYNAK)</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.gazeteduvar.com.tr/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yargıtay</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yargitay-ibbnin-hesabina-haciz-konulmasini-hukuka-aykiri-buldu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 May 2023 13:26:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2023/05/yargitay_ibb_nin_hesabina_haciz_konulmasini_hukuka_aykiri_buldu_h250860_742e0.jpg" type="image/jpeg" length="42580"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
