<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hukuk Haberleri ADALETBİZ!</title>
    <link>https://www.adaletbiz.com</link>
    <description>Hukuk Haberlerinde Güncel Haberler Adaletbiz...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.adaletbiz.com/rss/kose-yazarlari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 09 May 2026 18:44:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/rss/kose-yazarlari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[KÜÇÜK BURJUVAZİ ÇIKMAZI]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/kucuk-burjuvazi-cikmazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/kucuk-burjuvazi-cikmazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KÜÇÜK BURJUVAZİ ÇIKMAZI]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Av. Abdurrahman Bayramoğlu</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezanın Yargıtay’ca onanmasının ardından gelişen olaylar ve başta CHP olmak üzere, ‘ortanın solunda’ olduğu düşünülen ve kendilerini ‘muhalif cenah’ olarak konumlandıran kesimler tarafından ortaya konan tutum, ülkemizin küçük burjuva ideolojileriyle başının dertte olduğunu bir kez daha gösterdi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Sonunda söyleyeceğimi şimdiden söyleyeyim. Halk ne kadar yoksullaşırsa, CHP’nin başını çektiği küçük burjuva partileri ve onun türevi oluşumlar halktan o kadar uzaklaşıyorlar. Halktan uzaklaştıkça halkın gündeminden de uzaklaşıyor ve sonunda adındaki iki tanımlamadan biri ‘Halk’ olan parti, halksız bir politika sürdürür hale geliyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">M. Gorki; <i>“Hümanizm az da olsa insan kişiliğini teskin etmekle beraber, halk kitlelerinin çektiği acılara ve yapılan zulme karşı tümden ilgisizdir. Savaş nasıl sivrisineklerin, kurbağaların, hamam böceklerinin alışkanlıklarını hiç değiştirmemişse, küçük burjuvazinin de psikolojisini hiç değiştirmemiştir.”</i> diyerek orta sınıfın ne derecede kendi alışkanlıklarını sürdürmekte ısrarcı ve toplumun gerçek sorunlarına duyarsız olduğuna vurgu yapar. </span></span></span><span style="font-size:10.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">(M. Gorki- Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi)</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Ne yazık ki Türkiye’de yıllarca dile getirildiği halde değiştirilemeyen bir kısır döngü içindedir bu cenah. Görece eğitimliler ve orta gelir sahibi olanlar arasında CHP ve yakın çevresindeki oluşumlara destek yüksektir. Ama daha az eğitimli ve daha çok yoksul kesimlerde nerdeyse esamesi okunmaz bu parti ve oluşumların. Ters gibi görünmekle birlikte esasen çok doğal bir durum bu… Çünkü tarihsel olarak bu kesimin gözü yukarıdadır. Asla gerçekleşmeyecek olsa da yukarıya çıkmak umudu hep vardır orta sınıfın. Oysa bu sınıftan sıklıkla aşağıya düşenler olsa da yukarıya çıkana rastlamak pek olası değildir. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">***</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Ünlü ‘Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ insan gereksinimlerinin öncelik sıralamasını; f</span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">izyolojik gereksinim (beslenme, cinsellik vb.), güvenlik gereksinimi (iş, barınma, mülkiyet vb.), aidiyet gereksinimi (arkadaşlık, aile vb.) saygınlık gereksinimi (başarı, saygı vb.) ve kendini var etme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, gerçekleri kabul etmek vb.) şeklinde yapar. Buradan hareketle insanın ilk gereksiniminin her koşulda fizyolojik veya metabolik ihtiyaçları olduğu, bunları giderdikten sonra ise güvenlik ihtiyacına sıra geldiği görülmektedir. Bu iki basamak tüm insanlar için ortak noktadır. Ancak bu ihtiyaçların giderilmesi konusunda sorun kalmadığında sonraki basamaklara geçilebilmekte ve insan için onlar da ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Özetle, bir kategorideki gereksinimler tam olarak giderilmeden, insan bir üst kategori gereksinimleri algılamaz ve doğal olarak da o kategorideki sorunlara duyarsızdır. Çünkü öncelikli sorunu başkadır. Üst kategori gereksinimi yoktur. Tersinden bakıldığında, üst kategoridekiler de giderek alt kategori gereksinimlere karşı duyarlılıklarını yitirirler. Yani tok açın halinden anlamaz olur.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">İşte burası tam da CHP’nin açmazıdır. Kategorik olarak orta sınıf partisi olan CHP, bir bakıma aç insanları sürekli konsere davet ediyor. Her defasında konser salonu boş kalıyor ve sonra CHP yine aynısını yapıyor ve sonunda salonun neden dolmadığına şaşıyor. Aynı şeyleri tekrarlayarak farklı sonuç elde etmeyi umuyor yani. Yanlış durakta bekliyor ya da… Çünkü bu duraktan halk otobüsü geçmez.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">***</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kendi milletvekili için günlerce Ankara’dan İstanbul’a yürüyen, kendi il başkanı ceza alınca apar topar tüm programını değiştirerek İstanbul’da büyük miting yapmaya karar veren CHP, halkın oylarıyla seçilmiş yüzlerce Belediye Başkanı apar topar derdest edilirken neden Van’da ya da Diyarbakır’da bir miting düzenlemez? </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Ürünü tarlada çürüyen çiftçi için neden Samsun’da veya Aydın’da bir miting düzenlemez?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Halkın üzerine yağan acımasız zamlara karşı neden bir eylemlilik akıl etmez?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Neden sefalet ücreti karşılığında günün nerdeyse üçte ikisini canı pahasına çalışarak geçirmek zorunda kalan yüzbinlerce işçi için İzmit’te bir miting düzenlemez? </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Hastane kapılarında beklerken ölen binlerce yurttaş için, üç kuruş maaş için geceden banka önlerinde bekleşen on binlerce emekli için ve eve götürebileceği nadir şeylerden olan ucuz ekmek için kuyruklarda bekleşen on binlerce yoksul için Ankara’da bir miting yapmayı neden akıl etmez?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Gezi davasından duygusal öyküler üretmeye çalışırken, aynı mahkemelerde yıllardan beri sürdürülen kanunsuz yargılamaları neden protesto dahi etmez?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Listeyi uzatmak olası… Kanımca akılları da erer bunları yapmaya… Ama hazretlerin bu sorunları algılama yeteneği kaybolmuş durumda. Çoğunun tuzu kuru olduğundan, toplumun temel sorunlarına olan duyarlılıkları da kaybolmuştur. Çünkü beyinleri ihtiyaçlar hiyerarşisinde bulundukları kademenin düşünme ve algılama parametreleri tarafından yönetilmektedir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Oysa Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu sürecin fotoğrafı gayet net olarak ortaya koymaktadır ki, sorunun esası ekonomik çıkmaz, çarşı pazardaki yangın ve halkın her geçen gün artan yoksulluğudur. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yapılan araştırmaların ortay koyduğu sonuçlara göre Türkiye’nin en önemli sorunları;</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Ekonomi, hayat pahalılığı ve yoksulluk (%65-70), ülke ekonomisinin içinde olduğu kötü durumdan bağımsız olmayan, ama ırkçı söylemlerle başka yönlere götürülmeye çalışılan göçmen ve mülteci konusu (%8-10) ve yine ekonomik bir sorun olan işsizlik (%6-8) olarak sırlanmaktadır.<span style="background:white"> (İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisine uygun olarak.)</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Şimdi sıkı durun. Küçük burjuva partilerinin ülkenin en başat sorunu olarak öne çıkarmaya çalıştıkları ve kopardıkları fırtınayla, ülkedeki Amerikancı iktidarlar zincirinin en katıksızı olan 20 yıllık RTE/AKP iktidarını devirmeyi umdukları ve hak, hukuk, adalet sloganlarıyla meydanları inlettikleri yargı sistemindeki eksiklikler, Türkiye toplumunun yalnızca %3’ü bakımından ülkenin en önemli sorunu olarak görülmektedir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">***</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Öte yanda ülkeyi yöneten otoriter ve baskıcı RTE/AKP yönetimi, acımasız zamlarla, halkın temel ihtiyaçlarını dahi karşılama olanağını ortadan kaldırırken, kurduğu açık soygun düzeniyle toplumun geleceğini rehin vererek bir avuç zengini daha da zengin etmektedir. Ekonomik kriz, iktidarın en çaresiz kaldığı sorun olarak ortada dururken, toplumun ana sorunu olan yoksulluk ve onun yaratıcısı olan düzenle mücadele edilmesi gereken zamanlarda, tarihten beri olduğu gibi önüne atılan yapay gündemlerin peşinde savrulmayı marifet sayan küçük burjuva partileri sayesinde haramilerin saltanatı sürmektedir. </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Üzülerek tekrarlamam gerekir ki, halktan kopuk gündemiyle küçük burjuva partileri halkı oyalamaktan öte bir işe yaramaz. Çünkü sorun o partilerin küçük burjuva karakterlerindedir. O cenahta çokça tartışıldığı ve sanıldığı gibi liderlerinde değil. Lider değişse de sonuç değişmez.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Çözüm halkın kendi geleceğine sahip çıkmasıdır. Çözüm küçük burjuva çıkmazından uzaklaşmaktır. Geniş halk kitlelerinin gerçek sorunlarına çözüm üreten programlar olmadıkça, ehveni şer kabilinden seçimler yapmak sorunu gizlemek ve giderek büyütmekten başka bir işe yaramaz. Küçük burjuva ideolojilerinin umut olamayacağı kavrandıkça toplumun ufku aydınlanabilir ve bu bilinç karanlıktan kurtuluşun ilk adımıdır.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">*** </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Eminim RTE <i>‘ana muhalefetin korkunç hiddeti’</i> karşında, saraydan Atatürk Orman Çiftliği’ne bakarak korkudan yüzüne yayılan tebessümle, Demirel’in ünlü <i>“Yollar yürümekle aşınmaz.” </i>sözünü geçiriyordur içinden ve <i>Beşten Biri</i>ne dönüp, <i>“Daha çok yol yapalım.” </i>diyordur.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><i><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">***</span></span></i></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Komplo teorisi olarak bir not; </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılırsa, RTE’nin kendi yerine Babacan’ı aday göstereceğini düşünüyorum. (Truva Atı…)</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/kucuk-burjuvazi-cikmazi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 May 2022 19:31:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2022/05/kucuk_burjuvazi_cikmazi_h250454_e9015.png" type="image/jpeg" length="56175"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BİLİRKİŞİ VE UZMAN GÖRÜŞÜ]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/bilirkisi-ve-uzman-gorusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/bilirkisi-ve-uzman-gorusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BİLİRKİŞİ VE UZMAN GÖRÜŞÜ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/bilirkisi-ve-uzman-gorusu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Nov 2021 13:38:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/11/bilirkisi_ve_uzman_gorusu_h250085_61305.jpg" type="image/jpeg" length="26843"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ByLock’un sahibi hapisten çıktı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/bylockun-sahibi-hapisten-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/bylockun-sahibi-hapisten-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ByLock’un sahibi hapisten çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Barış Pehlivan</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><img alt="Barış Pehlivan" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/yazarlar/foto/yazar434.png" />baris.pehlivan@cumhuriyet.com.tr</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Türkiye’ye geldiğini ve tutuklandığını haftalar sonra öğrenebildik. Hapisten çıktığını da ilk ben yazıyorum: </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">ByLock’un lisans sahibi David Keynes geçen hafta sessiz sedasız tahliye edildi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Ayrıntılara geleceğim ama önce... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">4 Mart’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe verildi. ABD’de yaşayan <strong>David Keynes</strong> itirafçı olmak istiyordu. O ki çocukken içine girdiği FETÖ’nün mahrem yapılanmasında <em>“öğrenci abiliğine”</em> kadar yükselmişti. 90’ların sonunda örgütten koptuğunu ileri sürüyor, o süreçte <strong>Fethullah Gülen</strong>’le görüştürülüyor ve en sonunda ülkeyi terk ediyordu. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Amerikan vatandaşıydı, kimliğindeki <strong>“Alpaslan Demir”</strong> ismini değiştirmişti. Örgütün haberleşme programı ByLock’un lisans sahibi olmasını, yazılımcısı <strong>Atalay Candelen</strong>’in bir <em>“oyununa”</em> bağlıyordu. Candelen, kendi kredi kartının yurtdışı harcamasına kapalı olduğu gerekçesiyle, ByLock’u Keynes’in adına lisanslamıştı. Doğru mu bilinmez ama iddiası bu yöndeydi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Dedim ya, Keynes’in avukatı <strong>Abdurrahman Bayramoğlu</strong> bundan sekiz ay önce savcılığa başvurdu. Müvekkili Keynes’in Türkiye’ye gelip bildiklerini anlatmaya hazır olduğunu belirtiyordu. O dilekçede şu cümle çok çarpıcıydı: </span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>“Daha önce birçok kez girişimde bulunmasına rağmen, kendisinin ifadesinin alınması konusunda ilgili makamlar duraksama gösterdi ve dolayısıyla bu mümkün olmadı.” </em></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Daha da ileri bir iddia vardı. Duruşma tutanağından öğreniyorum ki... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">David Keynes adına bir yakalama kararı dahi yoktu. Tüm işlemler eski adı olan Alpaslan Demir üzerinden yürütülüyordu. Yani ByLock’un lisans sahibi ABD pasaportuyla Türkiye’ye girse kimsenin haberi de olmayacaktı! </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Her şey ne garipti. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Neyse ki... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">2017’den beri Türkiye’de itirafçı olmak istediğini ileri süren David Keynes’in başvurusu yıllar sonra kabul edildi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Tarih: 9 Haziran 2021. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Keynes, savcılığın bilgisi dahilinde ABD’den yola çıktı ve Almanya’dan aktarmalı bir şekilde İstanbul Havalimanı’na indi. Polisler, ByLock’un lisans sahibini uçakta gözaltına aldı. Günler süren sorgulamalardan sonra FETÖ üyeliğinden tutuklandı, Silivri Cezaevi’ne konuldu. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Tüm Türkiye Keynes’in geldiğini ve itirafçı olduğunu ancak iddianame yazılınca öğrendi. İlk duruşma 6 Ekim’deydi. Keynes, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edilmeyi bekliyordu. Ancak hakkında tutukluluğa devam kararı verildi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Aradan yaklaşık bir ay geçti... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Savcılık artık Keynes’in tahliyesini talep ediyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi tutukluluk durumunu incelemek için toplandı. Karar yazıldı: Delillerin toplanması, kendi ayağıyla ABD’den gelmiş olması, kaçma şüphesinin bulunmaması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimali gerekçe gösterildi. Evet, ByLock’un lisans sahibi Keynes, yurtdışına çıkış yasağı konularak 3 Kasım’da cezaevinden çıkarıldı. </span></p>

<hr />
<h3><span style="font-size:14px;">ÖRGÜT EVİNDEN SARAY’A UZANAN YOL</span></h3>

<p><span style="font-size:14px;">Şimdi...</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">David Keynes’in Türkiye’ye gelmesi, tutuklanması, iddianamesi ve itirafları hakkında çok şey yazıldı, çizildi. Oldukça kritik bazı noktalar ise özenle saklandı. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><img data-mce-src="/Archive/2021/11/9/023017784-david-keynes.jpeg" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2021/11/9/023017784-david-keynes.jpeg" width="100%" /></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Hani, David Keynes’in ABD’den dönmeden önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçe var ya... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İşte Keynes’in ilk itirafları üç sayfalık o kâğıtta başlıyordu. Ve bakın, yargılandığı davanın klasörlerinde olan o dilekçede ne yazıyordu:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>“1990 yılında Ankara Siyasal’ı kazandım. İlk dönemin ortasına kadar o zaman cemaat adı verilen örgütün evinde kaldım. Ev imamı olan ve şu anda örgütün Birleşmiş Milletler’deki davalarını organize eden eski hâkim </em><strong>Talip Aydın</strong><em> ile anlaşamadığımdan ayrılıp kendi evime İstanbul’a döndüm. Diğer evde (ayrıldığı evi kastediyor) Prof. </em><strong>Çağrı Erhan</strong><em>, eski TRT Haber Dairesi Başkanı ve Eyüp’ten tanıdığım olan </em><strong>Ahmet Böken</strong><em> ve şu anda kaçak olarak İngiltere’de yaşayan Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros vardı.” </em></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bakın... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bu itirafta örgütle bağlantılı dört isim geçiyor. Talip Aydın ve Tarık Toros firarda, Ahmet Böken ise cezaevinde. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Peki, ya Prof. Çağrı Erhan?</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Neden itiraflardaki onun ismi hiç ama hiç haber olmadı? </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yanıt biyografisinde mi gizli? </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Uzatmadan söyleyeyim: Prof. Çağrı Erhan, şu an Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yani...</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Fethullahçıların bir örgüt evini düşünün... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Evden medya yöneticileri, hâkim, ByLock lisans sahibi ve bir profesör çıkıyor... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Hepsinin başı <em>“belaya”</em> girerken, profesör, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Türkiye’nin kritik politikalarını belirliyor. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Sahi, bu nasıl olabiliyor?</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Rektörü de olan Prof. Çağrı Erhan’a ulaştım. Kendisine Keynes’in <em>“örgüt evi”</em> itiraflarını aktardım ve şu iki soruyu sordum:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">1- David Keynes’in ifadeleri hakkında neler söylemek istersiniz?</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">2- Size bu konuda herhangi bir soruşturma açıldı mı ve savcılığa ifade verdiniz mi? </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Prof. Erhan’ın yanıtı şu oldu: </span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>“Böyle bir soruşturmadan haberim yok. İçeriğini bilmediğim için yardımcı olamayacağım.” </em></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bitiriyorum... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Daha kısa süre önce... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Çağrı Erhan’ın da üyesi olduğu Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu, büyükelçilerin <strong>Osman Kavala</strong>’nın tutukluluğuna ilişkin açıklamasına tepki göstermişti. Kurul özetle şöyle demişti: </span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>“Söz konusu diplomatlar bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı, demokratik bir hukuk devletidir. Türk yargısı bağımsız olup kimseden talimat almadan kendi kararlarını almaya muktedirdir. </em></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><em>Herkesin Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk kurallarına ve yargı süreçlerine saygılı olmak zorunda olduğunu hatırlatırız.”</em></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Ne diyeyim... </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Türk yargısı ByLock’un lisans sahibine uygun gördüğü tutuksuz yargılamayı bir gün Kavala için de hatırlar belki. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/baris-pehlivan/bylockun-sahibi-hapisten-cikti-1883196</span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/bylockun-sahibi-hapisten-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Nov 2021 13:57:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/11/bylockun_sahibi_hapisten_cikti_h250068_2e9a9.jpg" type="image/jpeg" length="51807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NAFAKA ÖDEMEYEN EŞE HAPİS CEZASI]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/nafaka-odemeyen-ese-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/nafaka-odemeyen-ese-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NAFAKA ÖDEMEYEN EŞE HAPİS CEZASI]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/nafaka-odemeyen-ese-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Oct 2021 13:23:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/10/nafaka_odemeyen_ese_hapis_cezasi_h249992_93fe1.jpg" type="image/jpeg" length="37812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savcılar nerede?]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/savcilar-nerede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/savcilar-nerede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savcılar nerede?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h5>İ<a href="https://www.birgun.net/yazarlar/ilhan-cihaner-283" rel="nofollow" target="_blank">LHAN CİHANER</a></h5>

<p>Son günlerde en çok sorulan sorulardan birisi budur sanırım. Çürümüş sistemin, yozlaşmış ilişkileri ortaya saçıldıkça özellikle gençlerde ve apolitik yurttaşlarımızda bile yargının devreye girmesi yönünde bir beklenti oluştu.</p>

<p>Ceza yargılaması hukukumuzun ana ilkelerinden olan <strong>“soruşturma mecburiyeti/araştırma ilkesi”</strong> cumhuriyet savcılarına <strong>“ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya”</strong> başlama görevini vermiştir.</p>

<p>Gazeteci cinayetlerinden tonlarla yapılan uyuşturucu kaçakçılığına, karakolda milletvekili dövdürmekten gazete binası basılmasına kadar somut olgularla desteklenen bir dizi iddia ile ilgili olarak yargının harekete geçtiğine dair bir açıklama gelmedi. <strong>Oysa yargıya güvenin yerlerde süründüğü bir ortamda açıklama zorunluydu.</strong> Üstelik tam da bu nedenle başsavcılıklar bünyesinde basın büroları oluşturulmuş ve çok daha önemsiz konularda basın açıklamaları yapıldığı halde.</p>

<p>Savcılıklar harekete geçmeyince de olay kimin medyayı daha iyi kullandığına, daha inandırıcı olduğuna indirgenmiş bir <strong>iletişim savaşına</strong> dönüştü. Yapılan şikayetler ya da Cumhurbaşkanın çarşamba günü <em>“Terör örgütleri ile mücadele eden İçişleri Bakanımızın yanında olduk, yanındayız ve yanında olacağız. Hedefin büyük ve güçlü Türkiye inşası olduğunu anlamak için kullanılan araçlara ve kullananların suretlerine bakmak yeterlidir”</em> şeklindeki açıklaması ile savcılıkların <strong>“harekete”</strong> geçeceği ancak <strong>“hareketin”,</strong> iddiaların etkin bir şekilde soruşturularak gerçeğin açığa çıkarılması yerine ihbarcıların soruşturulması şeklinde olacağını öngörebiliriz.</p>

<p>Nitekim <strong>Wikileaks, Panama Belgeleri, Man Adası, Malta Belgeleri</strong> gibi skandallarda harekete geçmek bir yana yargımız, yayın yasakları ve dile getirenlere dönük hakaret ve tazminat davaları ile gerçeğin üzerine perde çekti. Aynı pratik ülke içindeki ciddi iddialarda da işledi. <strong>Alın dezenfektan yolsuzluğu iddiaları!</strong> O zaman önümüzdeki döneminde en önemli sorularından birisi olacak başlıktaki soruya cevap verilmesi tarafsız, bağımsız ve etkin bir yargı için çok önemli olacaktır.</p>

<p><strong>Savcılar niye harekete geçmiyor?</strong></p>

<p>Bu soruya verilen en yaygın cevap; <strong>kadrolaşma</strong>. Belli bir boyutta haklı olmakla birlikte tüm hâkim savcıları AKP’li emir komuta içerisinde kabul etmek haksızlık olacaktır. Ancak Fetullahçı yapılanmanın tasfiye sürecinde çok özenli davranılmadığı ve nerede ise 3 katına çıkarılan hâkim savcı kadrolarının <strong>objektif ve adil olmayan koşullarda</strong> mesleğe alındığı da bir gerçek. Bu tasfiye ve yapılanma sürecinde <strong>YARSAV</strong> ve <strong>Yargıçlar Sendikası</strong> geleneğinden gelen birçok savcı ve hâkim pasifize edildi. Özensiz yürütülen soruşturma ve disiplin süreçleri bir korku iklimi yarattı. <strong>Bunlar savcıların cesur, bağımsız ve tarafsız hareket etme reflekslerini geriletti.</strong></p>

<p>Asıl sorun cumhuriyet başsavcılıklarının örgütlenme modelinde ve teknik detaylarda. Başsavcıların savcılar üzerinde <strong>denetim ve gözetim yetkisi</strong> var. Bu yetkinin sınırları belirsiz olmakla birlikte fiili olarak <strong>mutlak kontrol</strong> diyebileceğimiz bir şekilde kullanılıyordu. Yani <strong>resen</strong> harekete geçmek ancak başsavcılıkların bilgisi ile oluyordu. Bu konuda Yargıtay bir savcının verdiği takipsizlik kararının başsavcı tarafından kabul edilmeyerek dava açılmasını hukuka aykırı bulmuştu. Şimdi meclise sunulan kanun teklifiyle başsavcıya <strong>“savcıların soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkları giderme hususunda”</strong> görev ve yetki verilecek. Yani artık başsavcının onayı olmadan iddianame düzenlenemez ya da takipsizlik verilemez<strong>. Savcılık mesleğinin “ruhuna Fatiha” da diyebiliriz!</strong></p>

<p>HSK’ye üye sokularak çözülemez</p>

<p>Savcılık örgütlenmesindeki bir diğer sorun <strong>“büro”</strong> halinde çalışma ve bu bürolara yapılan atamalarda idarenin fiili belirleyiciliği. Savcılar arasındaki iş bölümü yani hangi savcının hangi işlere bakacağı başsavcılar tarafından belirlenir. Önceleri rastlantısal olarak verilen soruşturma numaraları üzerinden yapılır iken şimdi terör büro, sahtecilik büro, müracaat gibi birimlere ayrılmış ve buralarda kimlerin görevlendirileceği de başsavcılar tarafından belirlenir durumda. <strong>“Hoşa gitmeyen”</strong> karar verenlerin değiştirilmesine çok sık rastlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir diğer sorun <strong>Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP</strong>) aracılığı ile tüm soruşturma açma ve sair kararlar zapturapt altına alınmış ve başsavcılıklarla Adalet Bakanlığının <strong>“gözetimi”</strong> altında yapılmaktadır. Ayrıca genelgelerle bu gözetim kontrol altına alınmış durumda. Örneğin örgütlü bir suçla ilgili soruşturma açan savcı bir form doldurarak soruşturmanın detayını başsavcılık aracılığıyla Adalet bakanlığına bildirmek zorunda.</p>

<p>Çözüm acilen cumhuriyet başsavcılıklarının, ülkemizin yargı kültürü de göz önünde bulundurularak idareyle bağını kesecek bir örgütlenmeye gitmek. Bu anlamda bir dönem tartışılan <strong>Türkiye Başsavcılığı</strong> gündeme alınabilir. <strong>Bu yapısal sorunların HSK’ya bir iki üye sokularak çözülemeyeceği açık.</strong></p>

<p></p>

<p><a href="https://www.birgun.net/haber/savcilar-nerede-346260" rel="nofollow">https://www.birgun.net/haber/savcilar-nerede-346260</a></p>

<div data-google-query-id="CMvE6-ru6_ACFSHHuwgdHr8DWg" id="feedbannerslot2" style="">
<div id="google_ads_iframe_/282074390/Birgun.net/Details-Feed-Banner2_0__container__" style="border: 0pt none; margin: auto; text-align: center; width: 250px; height: 250px;"></div>
</div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/savcilar-nerede</guid>
      <pubDate>Fri, 28 May 2021 10:53:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/05/savcilar_nerede_h249561_71bce.jpg" type="image/jpeg" length="70678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAPI KAYIT BELGESİNİN İPTALİ VE SONRASINDAKİ SÜREÇ]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/yapi-kayit-belgesinin-iptali-ve-sonrasindaki-surec</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/yapi-kayit-belgesinin-iptali-ve-sonrasindaki-surec" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/yapi-kayit-belgesinin-iptali-ve-sonrasindaki-surec</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Feb 2021 15:40:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/02/yapi_kayit_belgesinin_iptali_ve_sonrasindaki_surec_h249148_cd9ba.jpg" type="image/jpeg" length="96851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KİTLE İMHA SİLAHLARININ YAYILMASININ  FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE İLİŞKİN KANUN  (POLİS DEVLETİ’NİN AYAK İZLERİ Mİ ?)]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/kitle-imha-silahlarinin-yayilmasinin-finansmaninin-onlenmesine-iliskin-kanun-polis-devletinin-ayak-izleri-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/kitle-imha-silahlarinin-yayilmasinin-finansmaninin-onlenmesine-iliskin-kanun-polis-devletinin-ayak-izleri-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/kitle-imha-silahlarinin-yayilmasinin-finansmaninin-onlenmesine-iliskin-kanun-polis-devletinin-ayak-izleri-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Jan 2021 13:48:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/01/kitle_imha_silahlarinin_yayilmasinin_finansmaninin_onlenmesine_iliskin_kanun_polis_devletinin_ayak_izleri_mi_h248933_e8b89.jpeg" type="image/jpeg" length="75660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TTK KAPSAMINDA MUVAZAALI ŞEKİLDE MAL KAÇIRMA]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/ttk-kapsaminda-muvazaali-sekilde-mal-kacirma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/ttk-kapsaminda-muvazaali-sekilde-mal-kacirma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TTK KAPSAMINDA MUVAZAALI ŞEKİLDE MAL KAÇIRMA]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/ttk-kapsaminda-muvazaali-sekilde-mal-kacirma</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Dec 2020 14:56:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2020/12/ttk_kapsaminda_muvazaali_sekilde_mal_kacirma_h248758_f5d1e.jpg" type="image/jpeg" length="21758"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
