<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hukuk Haberleri ADALETBİZ!</title>
    <link>https://www.adaletbiz.com</link>
    <description>Hukuk Haberlerinde Güncel Haberler Adaletbiz...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.adaletbiz.com/rss/adalet" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 20:35:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/rss/adalet"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de boşanma sistemi ve nafaka ödemeleri tamamen değişiyor]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/turkiyede-bosanma-sistemi-ve-nafaka-odemeleri-tamamen-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/turkiyede-bosanma-sistemi-ve-nafaka-odemeleri-tamamen-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile mahkemelerindeki yargılama usulleri sil baştan değişiyor. Yeni düzenlemeyle birlikte boşanma davaları hızlandırılacak, mal paylaşımı, nafaka, tazminat ve velayet davaları ayrı yürütülecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı düzenleme, Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hayata geçirilecek. Aile hukukundaki aksaklıkların giderilmesi amacıyla oluşturulan “Aile Hukuku Değerlendirme Kurulu” uluslararası örnekleri de inceleyerek yeni bir sistem oluşturuyor.&nbsp;</p>

<p>Türkiye Gazetesi'nin haberine göre çalışmanın ana gündem maddeleri arasında boşanma sürecinin hızlandırılması ve süresiz nafaka uygulamasının yeniden düzenlenmesi yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BOŞANMA DAVA SÜRECİ KISALACAK</h2>

<p>Mevcut sistemde boşanma davası ile nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konular tek dosya üzerinden yürütüldüğü için süreç yıllarca sürebiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte boşanma davası hızlıca sonuçlandırılacak, diğer konular ise ayrı davalar olarak ele alınacak. Böylece çekişmeli boşanmalarda yıllar süren yargı süreci nedeniyle oluşan psikolojik ve ekonomik mağduriyetler önlenecek.</p>

<h2>SÜRESİZ NAFAKAYA DÜZENLEME BEKLENİYOR</h2>

<p>Süresiz nafaka uygulaması büyük ölçüde sona eriyor. Nafaka süresi belirlenirken evlilik süresi, tarafların ekonomik durumu, çocuk olup olmadığı ve kusur oranı gibi kriterler dikkate alınacak. Çalışamayacak durumda olan veya belirli bir yaşın üzerindeki kadınlar için nafaka süresiz olabilecek. Ancak kısa süren evliliklerde ömür boyu nafaka yükümlülüğü sona erecek.</p>

<p>https://www.sozcu.com.tr/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/turkiyede-bosanma-sistemi-ve-nafaka-odemeleri-tamamen-degisiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Mar 2025 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2025/03/indir-3.jpg" type="image/jpeg" length="91302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEĞİŞEN TBB REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ ÜZERİNE...]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/degisen-tbb-reklam-yasagi-yonetmeligi-uzerine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/degisen-tbb-reklam-yasagi-yonetmeligi-uzerine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Bir ülkenin uygarlıkta hangi düzeye ulaştığını görmek için en iyi ölçüt o memleketin avukatlarının ne derece özgür olduklarına bakmaktır.” Av. Faruk EREM – TBB Kurucu Başkanı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><em>"Reklam yasağı, yargının kurucu unsuru olan avukatların bağımsız ve güven esasına uygun olarak görevlerini saygın bir şekilde devam ettirmelerini sağlama amacı taşır. Bu yönüyle tamamen kazanç amacı güden serbest mesleklerden ayrılır. Reklam yasağı, mesleğin ticarileşmesini ve haksız rekabetin oluşmasını engelleyip kamunun güveninin korunmasını sağlamak için tesis edilmiştir. Avukatların reklam yasağı bağlamında dikkate alınması gereken en önemli husus mesleğin özel statüsünden kaynaklanan sınırlamaların mesleğin özgür şekilde yapılmasını imkânsız hâle getirmeye sebep olacak ağırlığa ulaşmaması konusunda makul bir dengenin sağlanıp sağlanamadığıdır.”</em> <strong>AYM 2021/56916 B., 22.05.2024 t. kararı</strong></p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal">Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Ağustos 2024 tarihli ve 32627 sayılı Resmi Gazete'de <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/08/20240809-2.htm" rel="nofollow">yayımlandı</a>.</p>

<p class="MsoNormal">Geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesinin de bir <a href="https://x.com/AvukatHG/status/1820577981116641412?t=NVapK88E7GrYHs1MQe7TbA&amp;s=19" rel="nofollow">kararına</a> konu olan avukatlık reklam yasakları çok yönlü ve güncel boyutlarıyla tartışılması gereken bir konu.</p>

<p class="MsoNormal">Özellikle TBB ve baroların, yasak ihlallerinin çokluğu karşısında uzunca bir süredir “<em>seyirci</em>” pozisyonuna geçmeleri, baro yönetimlerinin yeniden seçilme ve meslek popülizmi politikaları yüzünden, reklam yasağı ihlalleri tamamen kontrolsüz biçimde artıyor. Daha önemlisi reklam ve bununla oluşan haksız rekabet ortamı barolar ve avukatlar nezdinde kanıksanmaya başlanmışken, meslek etiğine ve kimliğine karşı sorumlu davranan avukatlar bu ortamda haksız rekabetin de asıl mağdurları haline gelmiş durumda.</p>

<p class="MsoNormal">Üstelik reklam yasağına aykırı hareketin kimden geleceği de kestirilemiyor!</p>

<p class="MsoNormal">Geçtiğimiz günlerde <strong>“<em>Dünyanın en büyüğü</em>” olan bir baroda</strong>, hali hazırda başkan yardımcılığı görevini yürüten bir meslektaşın, “<em>Başkan Adayı</em>” unvanını Reklam Yasağı Yönetmeliğinin baro seçimlerinden azami 2 ay öncesine kadar kullanılamayacağı hükmünü ihlal ederek baro komisyonlarının faaliyetlerini sosyal medya hesaplarında “<em>Başkan Adayı</em>” sıfatıyla duyurması ve “<em>Başkan Adayı</em>” yazılı görsellerle adaylık çalışmasını aylar öncesinden başlatması, balığın neresinden kokmaya başladığına ironik bir örnek oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNormal">Reklam yasağı ihlallerinin en yaygın biçimi avukatlık unvanının kullanımında karşımıza çıkıyor. Mevzuatı “<em>avukat</em>” unvanını mesleki faaliyet sırasında kullanıma özgülemekteyken; birçok avukat bu unvanı siyasal ve sosyal faaliyetlerinde, TV programlarında, dijital ve basılı gazetelerin haber ve yazılarında, sosyal medya hesaplarının profillerinde, günlük sıradan ilişkilerinde tepe tepe kullanıyorlar. Diğer bir yaygın yanlış kullanım biçimi de, “<em>avukat</em>”ın yanına ancak akademik unvan konulabileceği mevzuatla açıkça belirlenmişken, avukatların <em>“Arb. Av.”, “Av. Arb.”, “E. Hakim Av.”, “Bilirkişi Av.”, “Av., LLm” </em>vb çeşitlemeleri oldukça yaygın.</p>

<p class="MsoNormal">Birçok meslektaşın hasbelkader bilmem nerenin belediye meclisi, belediye başkanlığına veya milletvekilliğine adaylığı ve hatta aday adalıklarını dahi “Av.” unvanlarını kullanarak afiş ve görseller oluşturmaları, sosyal medya hesaplarında avukat unvanları yanında <em>“xx. Dönem ... Aday Adayı” </em>sıfatlarını daha yıllarca bulundurmaları da artık kimseyi şaşırtmıyor.</p>

<p class="MsoNormal">Hatta giderek kanıksandı ama seçilen bazı belediye başkanları ve milletvekillerinin, görevleri süresince isimleri yanında kullandıkları <em>“Av.” </em>unvanlarının, görevleri bittikten sonraki döneme yönelik bir mesleki avantaj ve haksız rekabet oluşturmadığı savunulabilir mi?</p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Şikayetli Avukatın ‘Avukat’ unvanı ile birlikte ‘Samsun Eski Belediye Başkanı’ sıfatını, büyük ölçülerde renkli fotoğrafını, büro ve ev telefonlarını içeren bir takvim bastırarak dağıttığı sabitken Avukat, dağıttığı takvimin, işi sağlama ve reklam amacına yönelik olmayıp, "belediye başkanlığı seçimlerine dönük bir hediye" olduğunu savunmuştur. Ancak, 1994 yılının Mart ayında yapıla cak yerel seçimler için, bir buçuk yıla yakın bir süre önceden kimin sadece belediye başkanlığı adaylığı ile ilgili olduğunun kabulü olanaksızdır. Avukat, yasal propaganda süresi içinde ‘avukat’ unvanı ile siyasal amaçlı tanıtım yapmakta serbest olmakla birlikte, henüz bu süre başlamadan ve aday olduğu da belirlenmeden unvanını kullanmak suretiyle, kendisine ün kazandırmaya yönelen davranışlardan kaçınmak zorundadır.”</em> <strong>TBB Disiplin Kurulu 05.02.1994 T. 8 E. 10 K.</strong></p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal">Artık avukatlık faaliyetinin ayrılmaz parçası haline gelen sosyal medya paylaşımları da saf ve temiz avukatların şaşkınlık ve tahammüllerinin çok ötesine geçmiş durumda. Bu konudaki şaşırtıcı örnekleri sıralayan Van Barosu’nun konuya ilişkin bir <a href="https://www.vanbarosu.org.tr/tr/duyurular/detay/sosyal-medya-araclarinin-kullanilmasi-esnasinda-duyurumuz/41" rel="nofollow">duyurusunu</a> ekte paylaşarak yazımızın ve ufkunuzun sınırlarını da zorlamamayı tercih ediyorum.</p>

<p class="MsoNormal">İşin artık kontrolden çıktığı noktada, bu konuda kafasını adeta kuma gömen TBB ve barolar, 2023 yılında gerçekleştirdikleri TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği değişikliğiyle işe el atmaya çok geç de olsa karar vermiş oldular.</p>

<p class="MsoNormal">Ancak 9 Ağustos’ta yayımlanan yeni TBB Reklam Yasağı Yönetmeliğinin oldukça tartışmalı yönleri bulunuyor.</p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal"><strong>Yeni Reklam Yasağı Düzenlemeleri Neler?</strong></p>

<p class="MsoNormal">Önceden de yürürlükte olan kısıtlamalar yanında Yönetmelikte önemli değişiklikler var, bunların bazılarına değindikten sonra genel bir değerlendirme yapabiliriz:</p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>- Yönetmelikte sosyal medya platformları da dahil internet paylaşımlarına ilişkin yeni düzenlemeler geldi (7. madde).</span></strong></p>

<p class="MsoNormal">Avukatlar, çevrimiçi platformlarda bedel karşılığı veya bedelsiz olarak bizzat hazırladıkları, hazırlattıkları ya da kendilerine ilişkin olarak üçüncü kişilerce hazırlanan içerikleri ön plana çıkaracak iş ve işlemlerde bulunamayacaklar.</p>

<p class="MsoNormal">İnternet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek kısa yolları kullanamayacak, kullanılmasına izin veremeyecek; çevrimiçi mecralarda reklam veremeyecek veya alamayacaklar.</p>

<p class="MsoNormal">- <strong><span>Yönetmelik hükümlerinin ihlali halinde, önceden var olan “uyarı yazısı gönderme ve ihlal oluşturan eylem ya da yayının kaldırılmasının istenilmesi” usulü kaldırıldı.</span></strong></p>

<p class="MsoNormal">Artık ihlal olduğu düşünülen eylem nedeniyle uyarı yazısı gönderilmeden re’sen soruşturma açılarak, ilgiliye savunma istemini de içeren yazı tebliğ edilecek.</p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>- Yönetmelik’te “mesleki kimlik” ve “özel hayat” vurgusu yapıldı.</span></strong></p>

<p class="MsoNormal">Avukatlar, mesleki kimliğiyle ilişkilendirilecek şekilde yaşamları, kazançları, mesleki faaliyetleri hakkında reklam niteliğinde paylaşımlarda bulunamayacaklar. Yazılı, işitsel, görsel ve çevrimiçi iletişim araçlarında, avukat unvanının kullanıldığı durumlarda, özel yaşamlarına ilişkin paylaşımlarında mesleğin itibarını zedeleyici nitelikte davranışlardan kaçınacaklar (7. madde).</p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal">Açıkça görüleceği üzere, bunların önemli kısmı önceki düzenlemede de olan hükümler. Ama dikkat çeken değişiklikler de var.<br />
Örneğin, daha önceki düzenlemede reklam yasağı ihlalini oluşturan eylemin kaldırılması uyarısından sonra disiplin işlemi aşamasına geçilebiliyordu. Değişiklikle uyarı kaldırıldı, resen soruşturmaya geçilebilmesi ve eylemin niteliğine göre tekerrür hükmü uygulanabilmesi getirildi. Bunu oldukça yerinde bir değişiklik olarak görüyorum, aksi halde önceki düzenleme yapılan reklamı sahibinin yanına kâr bırakıyordu.</p>

<p class="MsoNormal"><em>&nbsp;</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; salt ün kazanmaya, kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye, reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak; üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek bu tür eylem ve davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler.”</em> şeklinde düzenlenen <strong>11. madde</strong>, önceki aynı numaralı maddenin genişletilmiş ve yerinde görünen bir değişiklik içeriyor.</p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal">Reklam yasağı düzenlemelerinin uygulanmasında <em>“Ben bilmiyordum...”</em> savunmasının da kural olarak bir geçerliliği yok.</p>

<p class="MsoNormal"><em>“Reklam yasağına aykırılık, genellikle biçimsel olarak işlenen bir disiplin suçu olup, kast unsuru bu suçun oluşumunda dikkate alınmaz.”</em><strong><span>AvK. 34, 55, 134, Reklam Yasağı Yönetmeliği 6, TBB MKur. 7,8) TBB Disiplin Kurulu 23.03.2014 T. 2014/22 E. 2014/202 K.</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><em><span>“Her ne kadar yayının “jest” amaçlı olarak yapıldığı savunulmuş ve yayıncı tarafından da kabul edilmiş ise de kişisel bilgilerin ve fotoğrafların bizzat şikâyetli avukat tarafından gönderilmiş olması, hedef kitlenin yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları olması gerçeği karşısında “jest” savunmasına itibar olanağı yoktur.” </span></em></strong><strong><span>AvK. 34, 56, 134, TBB MKur. 7, 8) TBB Disiplin Kurulu 25.06.2016 T. 2016/280 E. 2016/448 K.</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong><span>&nbsp;</span></strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong>4. madde</strong>, avukatın müvekkilini bürosunda kabul etmesi zorunluluğu kaldırılmış gibi görünmekle birlikte, iş kabulü ve hukuki danışmada bulunmanın sadece büroda yapılacağına dair Av. K.</p>

<p class="MsoNormal">51. madde düzenlenmesi yürürlükteyken, büro dışında görüşme yasağının sürdüğü dikkate alınmalı. Home office, sanal ofis, paylaşımlı ofis gibi avukatlık yürütme biçimlerinin yaygınlaştığı günümüzde, mevcut yasağın dolaylı olarak devamı ve günün koşullarına uyarlanamaması ciddi bir eksikliktir. <strong>Pek çok genç meslektaşın artık büro kirası veremeyecek olduğu gerçeği karşısında bu yasağın katı uygulanması gerçekçi ve vicdani görünmüyor.</strong></p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal"><strong>5. maddede</strong> getirilen ve makul görünen düzenlemeler hukuk branşı dışındaki (tarih doktoru, sosyoloji doktoru vb) akademik unvanların kullanımı, bir avukat için birden fazla tabela kullanımını yasaklarken KEP adreslerinin de tabelaya eklenebilmesine izin veriyor.</p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal">Yönetmeliğin <strong>7/c fıkrasındaki</strong> <em>“Yazılı, işitsel, görsel ve çevrimiçi iletişim araçlarında, geçmişteki veya mevcuttaki davaları veya üzerinde çalıştıkları hukuki işi, reklam olabilecek nitelikte ön plana çıkaramazlar. Tarafların sözcüsü gibi hareket ederek açıklamalarda ve paylaşımlarda bulunamazlar. Zorunlu hallerde, geçmişteki veya mevcuttaki dava dosyalarının hukuki boyutları içinde kalmak kaydıyla, bilgi verebilir, açıklamalarda bulunabilirler. Ancak iş 10 / 14<span>&nbsp; </span>elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak suretiyle yayın yapamazlar, yazılı veya görsel paylaşımda bulunamazlar.” </em>düzenlemesi <strong>özellikle Instagram ve X gibi sosyal medya platformlarındaki paylaşımlara yöneliyor.</strong></p>

<p class="MsoNormal">Son zamanlarda Yargıtay kararlarının bir bölümünün anlam ve bağlamından koparılarak, sosyal medya etkileşimi almaya yönelik olarak hukukçu mantığından uzak biçimde paylaşılması giderek yaygınlaşan kötü bir alışkanlığa dönüşmüştü. <strong>Düzenlemenin kanun maddelerini veya Yargıtay kararlarını özellikle olduğu gibi paylaşmayı yasaklandığı anlaşılıyor ve bu yönüyle mantıklı görünüyor. </strong><br />
<!--[if !supportLineBreakNewLine]--><br />
<!--[endif]--></p>

<p class="MsoNormal"><strong>7/ç fıkrası</strong> daha çok TV ve internet üzerindeki program ve yayınlara yönelik olarak <em>“reklam sayılabilecek her türlü davranıştan, avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyici her türlü açıklama ve paylaşımdan kaçınmak zorundadırlar”</em> şeklinde düzenlenmiş.</p>

<p class="MsoNormal"><em>“Salt ün kazanmaya, kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye, reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik içerikte alan adı kullanamazlar. Alan adı, avukatlık mesleğinin saygınlığına aykırı olamaz. İnternet sitesi sahibi ya da sahiplerinin adı ve soyadı varsa hukuk alanındaki akademik unvanı, fotoğrafı, büroda çalışan diğer avukatların adı ve soyadı varsa hukuk alanındaki akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescilli unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihleri, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta ve kayıtlı e-posta adresi bilgileriyle sınırlı olmak üzere internet sitesi açabilirler. İnternet sitesinde “referanslar” veya bir başka ad altında müvekkillerine veya danışmanlığını yaptıkları kişi ve kurumlara ilişkin bilgi paylaşamazlar. İnternet sitelerinde, uzmanlık anlamına gelmemek üzere büronun faaliyet gösterdiği alanlar hakkında bilgi verebilirler.”</em> şeklindeki <strong>7/d fıkrası</strong>, <strong>avukatların internet sitelerine hukuki konularda yazı, makale vb. eklemelerini yasaklıyor.</strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong>&nbsp;</strong></p>

<p class="MsoNormal"><strong>Yeni Düzenlemeleri Nasıl Yorumlayabiliriz?</strong></p>

<p class="MsoNormal"><span style="color:black">Bu düzenlemelerin önemli kısmı için öncelikle, “<strong><em>TBB’nin ‘vur’ deyince öldürdüğü</em></strong>” yorumunu yapabilir, yeni yönetmelik hakkındaki en özet yaklaşımımızı, yasakçı bir zihniyet ile hazırlandığı şeklinde belirtebiliriz. <strong>Üstelik bunu, meslek yaşamımın her döneminde reklam ihtimalinden sorumluluk ve aşırı duyarlılıkla kaçınan, bu konuda pek çok şikayetin ve TBB ve baro görevlerim sırasında haksız rekabete karşı sert yaklaşımı olan bir avukat olarak söylüyorum.</strong><br />
Reklam düzenlemesini yasakçı bir zihniyetle yapmak, sanıldığının aksine haksız rekabeti önlemek yerine, güçlünün zayıfa üstünlüğünü pekiştirmek gibi bir sonuç da verebilir. Genç avukatların, çoğunun kendilerini tanıtmak için küçük ve mütevazı çabalarının engellenmesi, güçlülerin reklam gibi değerlendirilmeyebilecek (siyasal, sosyal, STK ve kamuoyuna mal olan davalar vb) faaliyetleri karşısında, onları çok savunmasız kılabilir. Reklam yasağı, günümüzde pek çok çağdaş ülkede uygulanmayan ya da rekabetin kurallarını belirleyecek biçimde yürütülen bir yöntem. Belki bize ABD'nin reklam serbestisi uygun olmayabilir ama Avrupa ülkeleri uygulamaları örnek oluşturabilir. Burada ölçü katı yasakla - makul tanıtım faaliyeti arasında bir denge kurmak olmalı, en azından ülkemiz pratiğinin orta vadesinde.<br />
Ama bu dengeyi başarıyla gözetemeyen Yönetmelik, dijital çağın iletişim, etkileşim ve paylaşımı sınır tanımaz kıldığını ve genç kuşak avukatların ve toplumun artık mesleki ve sosyal yaşamlarının önemli bir bölümünü dijital platformlarda sürdürdüğünü ıskalamış görünüyor. Büyümesine seyirci kaldıkları yaygın alışkanlıkların barolar tarafından disiplin uygulamalarıyla önüne geçilebilmesi ve bunların iyiniyetli olanlarıyla reklam olanları arasında net ayrım yapılabilmesi bugün pek gerçekçi bir beklenti değil gibi görünüyor. Yeni düzenleme yapılırken reklam nedir, tanıtım nedir, sponsorluk nedir PR nedir gibi soru ve kavramlarda ayrım gözetilmeden, günün şartlarına aykırı kurallar dayatılması, kuralların yerleşmesini, uygulanmasını ve ilgili yaptırımların yürütülebilmesinde ciddi zorluk ve imkansızlıklar yaratacaktır. Yönetmeliğin son şekli ile bir avukatın iyiniyet, mesleki ve sosyal sorumluluğu çerçevesinde veya hukukun üstünlüğü adına paylaşacağı çoğu şey yanında neredeyse sosyal medya kullanımında yazdığımız her şey disiplin cezası tehdidi altında. Bu tehdidi yakın ve endişe verici kılan yönü ise <em>"genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak", “mesleğin itibarını zedelemek”, “uzmanlık anlamına gelmemek üzere”</em> gibi net olmayan ölçütlere yer verilmiş olması. Yönetmeliğin yasaklama hükümlerinde kullanılan bu yoruma açık ölçütler mevzuat hükümlerinin uygulanması ve reklam – tanıtım – doğru ve etik bilgilendirme eylemleri arasında ayrım yapılabilmesini zorlaştırmakta. Açılabilecek bir davada yönetmeliğin böyle maddelerinin iptal edilmesi olasılığı güçlü görünüyor. </span></p>

<p class="MsoNormal"><strong>Avukatlar Düzenlemeler İçin Neler Söylüyor?</strong></p>

<p class="MsoNormal">Bu aşamada, kendi değerlendirmelerim kadar, Avukat Hakları Grubu’nun iletişim platformlarından alıntıladığım meslektaş görüşlerini paylaşmak isterim, bu görüşler hemen hemen tüm sağduyulu avukatların düşüncelerine tercüman olacak nitelikte:</p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Soytarılık boyutuna ulaşanlar hariç, yönetmeliğe göre bilgi paylaşmakla kitap yazmak arasında fark yok. Zira ikisi arasındaki farkı, genel ve soyut içerik diye belirlemek mümkün değil. Kime göre genel, kime göre soyut denecek. Mevzuat keyfilik doğurmamalı.”</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>&nbsp;</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Reklam yasağı diyerek her türlü tanınma faaliyetini yasaklamak kuralın amacı ile bağdaşmaz. Bu kuralın amacı, kamu görevi olan Avukatlığın kapitalleşmesini engellemek. Eğer her türlü hususu reklam içine sokarsak baroları lağvedip gizli localar kurmamız gerekiyor. Kimse avukatı tanımasın mı?”</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>&nbsp;</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Ortada bir pasta var ve her sene dediğiniz faktörlerden dolayı kişi başına düşen pay azalıyor, işte tam bu noktada daha fazla pay almak isteyen avukatlar çeşitli yöntemlerle kendini daha çok gösterip daha fazla pay almak için sosyal medyayı kullanıyor, tabi bunu kallanan mevcut sayı içinde çok az bir kesim, haliyle de haksız bir rekabete dönüşüyor bu.”</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>&nbsp;</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Yani hiçbir kitaptan bulunamayacak olan ‘iş arama izin ücretinden hangi vergiler kesilir?’ sorusunun cevabını artık avukat sitelerinden de bulamayacağız. 2024 yılında kitap yazmak serbest ama internette aynı bilgiyi paylaşmak yasak.”<br />
<!--[if !supportLineBreakNewLine]--><br />
<!--[endif]--></em></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Yıllardır bu tür şeylere çok sessiz kalındı, ben bir sonuç alınacağını düşünmüyorum. Yazıda kalır, belki arada birkaç kişi için işler Yönetmelik. Neyse uzun konu zaten, yeni halini de izleyip görelim.”</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>&nbsp;</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Yaşlı avukatların genç avukatları diledikleri gibi dövebilmelerini ve pastayı onlarla paylaşmamalarını sağlayan, avukatlar tarafından yazıldığı halde açıklayıcı ve belirleyici olma özelliğine bile sahip olmayan çöp bir metin. Çünkü açılacak ilk davada bu saydığım maddeler, yasaya aykırı olması bir tarafa kişinin kendini ifade etme hakkına aykırı olduğu için iptal edileceklerdir.”</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>&nbsp;</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>“Kurallar gerçekten reklam yapanları engelleyecek şekilde uygulanırsa hiç sorun olmaz. Reklam yasağı hep vardı, ama düzgün uygulanmıyordu. Sorun normda değil, uygulamada. Türkiye’nin kronik sorunu bu.”</em></p>

<p class="MsoNormal"><em>&nbsp;</em></p>

<p class="MsoNormal"><strong>Reklam mı Tanıtım mı? Ne Yapılmalıydı Ne Yapıldı?</strong><em> </em></p>

<p class="MsoNormal">Özetle, bugün karşımızdaki avukatlıkta reklam realitesi sarmalının, avukat enflasyonu, dijital çağ, geçim sıkıntıları, kazanma hırsı, siyasal ve maddi çıkarlar gibi çok sayıda parametresi var. Bunların bazıları değiştirilemeyecek olan bizim dışımızda zamanın ruhu çerçevesinde anlaşılabilecekken, birçoğu da meslek saygınlığının erozyonuyla açıklanabilir ve bunlara çözüm aranabilir.</p>

<p class="MsoNormal">Yukarıda da değindiğim gibi, <strong>bugünlere baro yönetimlerinin inanılmaz umursamazlığı ve ihmaliyle gelindi.</strong></p>

<p class="MsoNormal">Sözcüsü olduğum <strong>Avukat Hakları Grubu</strong>’nun Google’daki avukat reklamlarının engellenmesine yönelik <a href="https://x.com/AvukatHG/status/1571801453307789312?t=FNzRqsm-TG8EteNN6CcLnA&amp;s=19" rel="nofollow">mücadele ve başarısı</a>, desteklenmek şöyle dursun, 2022 İstanbul Barosu Genel Kurulu kürsü konuşmasında dönemin baro başkanı tarafından küçümsenmişti.</p>

<p class="MsoNormal">Reklam yasağı ihlalleri ile mücadelemiz kapsamında AHG’nin “sponsorlu” reklamları barındıran Instagram’a karşı açtığı davanın ilk duruşması öncesinde, 81 ilin baro başkanına mektup yazarak başkanlarımızı ve barolarımızı destek ve açtığımız davaya müdahil olmaya <a href="https://x.com/AvukatHG/status/1750833508619047383?t=J1RYQ2VbSIiFijatvi9CAA&amp;s=19" rel="nofollow">davet etmiştik</a>. Birinden bile dönüş almadığımız bu çağrımız sonrasında davamızı tüm meslektaşlarımız adına AHG olarak kendimiz takip ediyoruz.</p>

<p class="MsoNormal"></p>

<p class="MsoNormal"><strong>Mesleğin güncel gelişmelerinden uzak, meslektaşlarının beklenti ve mesleğin zamana uyarak değişen pratiklerine yabancı kalan baro yönetimlerinin, avukatı kendini ifade ve takdimi ihtiyacını giderecek ve zorunları çözecek, güçlü ve varsıl avukatı genç ve kısıtlı imkanlara sahip avukata yedirmeyecek bir düzenleme yapmasının çok iyimser bir beklenti olduğu artık çok netleşti.</strong></p>

<p class="MsoNormal">Yargının asli unsuru olan avukatın ifade özgürlüğü ve kendisini mesleki anlamda ifade etme ihtiyacını kısıtlayan reklam yasaklarının makul, beklentilere uygun ve gerçekçi biçimde düzenlendiğini söyleyemeyiz. Bu düzenleme avukatların gönüllü bir biçimde uymaya razı olacağı, üzerinde mümkün olduğunca az tereddüt ve yoruma açık nokta bırakan daha az ayrıntılı ve günümüz gerçek ve gerekliliklerine uygun olarak yapılmalıydı.</p>

<p class="MsoNormal">Böyle bir ortamda, çağ – meslek – meslektaş gerçeklerini özümsemiş baroların ve TBB’nin oluşması için hepimize büyük sorumluluk ve görevler düşüyor. Ancak bu sayede tanıtımı değil ama reklamı, bilgi paylaşımını değil ama dezenformasyonu, nitelikli ve etik mesleki yarışı değil ama haksız rekabeti ortadan kaldırma şansımız olabilir.</p>

<p>Av. M.Turgay Bilge</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/degisen-tbb-reklam-yasagi-yonetmeligi-uzerine</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Aug 2024 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/uploads/2024/08/1-qq-ohi-n-a-kt-u-b2wxa.jpg" type="image/jpeg" length="63602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vergide adalet için ‘süresiz çarşamba’]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/vergide-adalet-icin-suresiz-carsamba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/vergide-adalet-icin-suresiz-carsamba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASM çalışanlarının ücretlerinden kesilen yüksek vergilere karşı eylem başlatıldı. Pek çok kentte yapılan ‘Süresiz Çarşamba’ eyleminde vergide adalet talep edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emek Servisi</strong></p>

<p>İstanbul, Antalya ve Adana ile birlikte birçok kentte ‘Süresiz Çarşamba’ eylemlerini başlatan aile hekimleri, vergide adalet istedi. Aile sağlığı merkezlerinin çalışanlarından kesilen vergi oranının yüzde 15 ile sınırlanması ve sabit kalmasını talep edilen açıklamalarda, “Yüksek vergi kesintisine son” denildi. İstanbul Tabip Odası (İTO) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Küçükçekmece’deki Atatürk Aile Sağlığı Merkezi (ASM) önünde basın açıklaması düzenledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Saffet Ercan, gelir vergisi kesildiğini, bu sorunun tüm sağlıkçıların sorunu olduğuna dikkat çekti. SES Bakırköy Şube Eş Başkanı Fikret Bulut, ASM’lerde çalışan binlerce sağlık çalışanı vergi kesintileriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Yüksek vergi kesintileri devam ederse ASM çalışanlarının ekonomik kayıpları daha da artacağını vurgulayan Bulut, “Vergi Adaletinin temel amacı vergi yükünün yurttaşlar arasında geliri ve insanca yaşam giderleri temel alınarak hak kaybı yaratmadan adaletli ve eşit olarak dağıtılması” dedi.</p>

<p><strong>UZMAN SAYISI AZALIYOR</strong></p>

<p>Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) tarafından kurulan Sözleşmeli Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi (SAHU) Çalışma Grubu ilk raporunu yayınladı. Rapora göre aile hekimliği uzman sayısı artmıyor. Raporda, “SAHU uygulaması ülkemizdeki aile sağlığı merkezlerinde uzman aile hekimi sayısını artırmak için başlatıldı ancak 10 yıl geçmesine rağmen, 2021 bakanlık verilerine göre mevcuttaki 25 bin 611 aile hekiminin sadece 2 bin 609’u yani yüzde 10,1’i uzman hekim” ifadelerine dikkat çekiyor. Rapordaki verilere göre, SAHU asistanlarının gelirlerinin yüzde 30 ile yüzde 50 arasında düştüğü vurgulanıyor. Çünkü genç hekimler mevcut yaşam koşullarında ne rotasyon süresinin uzunluğuna ne de düşük gelire direnebiliyor.”</p>

<p>https://www.birgun.net/haber/vergide-adalet-icin-suresiz-carsamba-508461</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/vergide-adalet-icin-suresiz-carsamba</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/adaletbiz-com/uploads/2025/12/default.png" type="image/jpeg" length="37831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Adalet Divanı işverenlerin 'dini simgeleri' yasaklayabileceğine hükmetti]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/avrupa-adalet-divani-isverenlerin-dini-simgeleri-yasaklayabilecegine-hukmetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/avrupa-adalet-divani-isverenlerin-dini-simgeleri-yasaklayabilecegine-hukmetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Adalet Divanı, bir işverenin iş yerindeki çalışanlarının 'dini, felsefi ve ruhani simgeleri' kullanmasını yasaklamasının ayrımcılık olmadığına karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Lüksemburg'da bulunan Avrupa Birliği'nin (AB) en yüksek mahkemesi olan Adalet Divanı'nın kararı, 2018'de Belçika'da Müslüman bir kadının açtığı davaya dayanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Dava, staj için yaptığı başvuruda şirketin "istihdam şartları gereğince tarafsızlık politikasına" uyması istenen Müslüman bir kadının, çalışırken iş yerinde başörtüsünü çıkarmayacağını belirtmesinin ardından Brüksel İş Mahkemesinde açıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Yıllar süren yasal süreçlerin ardından davayı değerlendiren Avrupa Adalet Divanı, bu tür bir istihdam şartının din ve inanç temelinde ayrımcılığı yasaklayan eşit muamele hakkındaki AB yasalarını ihlal etmediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mahkeme, "bu tür istihdam şartlarının işveren tarafından çalışanların tamamına uygulanması halinde doğrudan ayrımcılık anlamına gelmeyeceğini" kararlaştırdı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mahkemenin kararında "din ve inanç", hem dini inancı hem de felsefi ve ruhani inancı kapsayan tek bir ayrımcılık temeli olarak tanımlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mahkeme, ayrıca "bu tür bir tarafsız kararın, uygulandığında din ve inanç temelinde dolaylı bir ayrımcılığa da yol açabileceğini", konunun bireysel davalara bakan mahkemelerin yetki alanında olduğunu belirtti.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><em>https://www.haberturk.com/</em></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/avrupa-adalet-divani-isverenlerin-dini-simgeleri-yasaklayabilecegine-hukmetti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Oct 2022 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2022/10/avrupa_adalet_divani_isverenlerin_dini_simgeleri_yasaklayabilecegine_hukmetti_h250583_3d293.jpg" type="image/jpeg" length="22509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakim ‘Umarım böyle şeylere yeltenenlere ders olur’ dedi indirimsiz 6 yıl hapis verdi]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/hakim-umarim-boyle-seylere-yeltenenlere-ders-olur-dedi-indirimsiz-6-yil-hapis-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/hakim-umarim-boyle-seylere-yeltenenlere-ders-olur-dedi-indirimsiz-6-yil-hapis-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Beşiktaş’ta yol verme tartışmasında Arda İpek'i bıçakladığı iddiasıyla, yargılanan tutuksuz sanık Mutlu Caner Yontarkol, ‘silahla kasten ağır yaralama’ suçundan, takdir indirimi uygulanmadan 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararı okuyan mahkeme başkanı, “Her trafik tartışmasında biri eline bıçak alırsa bu ülke yaşanmaz hale gelir. Umarım bu da sana ve böyle şeylere yeltenenlere ders olur” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">İstanbul Beşiktaş'ta 7 Mart 2020 tarihinde yaşanan olayda, iddiaya göre Arda İpek (22) isimli genç, evine arabasıyla giderken karşı taraftan gelen Mutlu Caner Yontarkol (49) ile aralarında yol verme tartışması çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İddiaya göre Yontarkol aracından inerek, elindeki bıçakla İpek'i bıçakladı. Olaydan bir gün sonra yakalanan Yontarkol, tutuklanarak hakkında ‘haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 11 yıl 3 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Yontarkol, 1y ay cezaevinde kaldıktan sonra 2021 yılının Mayıs ayında tahliye edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen karar duruşmasına, Mutlu Caner Yontarkol ile taraf avukatları katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>“HAKSIZ TAHRİK HÜKÜMLERİ UYGULANMASIN”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, Yontarkol'un, sadece birkaç darbede bulunduğunu, eylemini devam ettirmediğini, aralarında daha önceye dayalı husumet bulunmadığı gözetildiğinde eylemin kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mütalaada, Yontarkol'un “silahla kasten ağır yaralama” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Savcı, ayrıca tanık ifadelerini de göz önünde bulundurarak, Yontarkol hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasını istedi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>“14 AY TUTUKLU KALDIM BERAATIMI TALEP EDİYORUM”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mütalaaya karşı diyeceği sorulan Caner Mutlu Yontarkol, “Ben kimseyi ne öldürmek ne de yaralamak istedim. Suçsuzum. 14 ay haksız yere tutuklu kaldım. Beraatımı talep ediyorum” dedi. Son sözü sorulduğunda ise, “Ben bilmeden yaralanmaya sebebiyet verdiğim için üzgünüm” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>İNDİRİMSİZ 6 YIL HAPİS</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Kararını açıklayan mahkeme, Yontarkol'u, Arda İpek'e karşı, ‘silahla kasten ağır yaralama' suçundan 6 yıl hapis cezasına mahkum etti. Yontarkol'un samimi pişmanlık göstermediği kanaatine varan mahkeme, takdir indirimi uygulamadı. Mahkeme, ayrıca haksız tahrik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle de haksız tahrik indirimi uygulamadı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>“UMARIM DERS OLUR”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mahkeme başkanı Utku Ercan, kararı okuduktan sonra, “Pişman olduğunu düşünmüyoruz, bu yüzden takdir indirimi uygulamadık. Haksız tahrik indirimi de uygulamadık. Her trafik tartışmasında biri eline bıçak alırsa bu ülke yaşanmaz hale gelir. Bir iki kere kornaya basın gidin. Umarım bu da sana ve böyle şeylere yeltenenlere ders olur” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.sozcu.com.tr/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/hakim-umarim-boyle-seylere-yeltenenlere-ders-olur-dedi-indirimsiz-6-yil-hapis-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Oct 2021 16:37:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/10/hakim_umarim_boyle_seylere_yeltenenlere_ders_olur_dedi_indirimsiz_6_yil_hapis_verdi_h250002_41968.jpg" type="image/jpeg" length="37376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Artık cezaevlerinde duruşma öncesinde takım elbise kiralanıyor!']]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/artik-cezaevlerinde-durusma-oncesinde-takim-elbise-kiralaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/artik-cezaevlerinde-durusma-oncesinde-takim-elbise-kiralaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“YaşamHak” projesini hayata geçiren CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Sözcü’ye yaptığı açıklamada, “Artık cezaevlerinde duruşma öncesinde takım elbise kiralanıyor. Böylelikle mahkemeye çıkan katiller, tacizciler, tecavüzcüler o takım elbiseleri giyip hakim karşısına çıkıp, efendi durup iyi hal indirimi almayı umuyor. Ve ne yazık ki bazı hâkimler de bu iyi hal indirimlerini uyguluyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">“YaşamHak” Projesi kapsamında kadına yönelik şiddete dur demek amacıyla dün Malatya'ya giden CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, vatandaşlarla buluştu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Çeşitli toplantılar ve etkinlikler yapan Nazlıaka, bugün ise ilçeleri gezerek YaşamHak projesini kadınlara anlatacak. Çalışmaları hakkında konuşan Aylin Nazlıkaka, “Şuana kadar yaklaşık 61 bin kilometre kadar yol yaptık Dünyanın çevresi 40 bin kilometre. Yani biz dünyanın çevresini bir buçuk tur dönmüş durumdayız. Ama daha gideceğimiz, göreceğimiz, konuşacağımız, yardımcı olacağımız çok kişi var” diye kaydetti.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong> “ARTIK CEZAEVLERİNDE DURUŞMA ÖNCESİNDE TAKIM ELBİSE KİRALANIYOR”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İstanbul Sözleşmesinin fesih edilmesi sonrasında kadına yönelik şiddet vakaları ve çocuğa yönelik istismar vakalarının arttığına dikkat çeken Nazlıaka şunları kaydetti:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">“Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesinin fesih edilmesinden sonra kadına yönelik şiddet vakalarında çocuğa yönelik istismar vakalarında da artış oldu. Çünkü caniler şiddet uygulamak eğiliminde olanlar ‘yatarım 3-5 ay çıkarım' mantığıyla hareket ediyorlar. Özellikle de adil olmayan yargı kararları nedeniyle potansiyel katiller, potansiyel taciz ve tecavüzcüler daha da cesaretlendi. Artık cezaevlerinde duruşma öncesinde takım elbise kiralanıyor böylelikle mahkemeye çıkan katiller, tacizciler, tecavüzcüler o takım elbiseleri giyip hakim karşısına çıkıp, efendi durup iyi hal indirimi almayı umuyor. Ve ne yazık ki bazı hâkimler de bu iyi hal indirimlerini uyguluyor. Ülkeyi yöneten en tepedeki kişi ‘ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum' dediği günden itibaren Türkiye'deki tüm politikalar ‘kadın-erkek eşit değildir' üzerine kuruldu. Şiddeti besleyen ana nedende eşitsizliktir. Dolayısıyla iktidar bu düzenin birebir sorumlusu hatta failidir.”</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>“BU DÜZENİ İLK SEÇİMDE DEĞİŞTİRECEĞİZ”</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">‘Siz hiç ‘kocam bana yemek yapmıyordu' diyerek kocasını öldüren kadın gördünüz mü?' diyen Nazlıaka, “Ama tersi mevcut İstanbul Kağıthane'de yaşayan Halide Özpolat 36 yıldır evli olduğu erkek tarafından yemek yapmadığı gerekçesiyle öldürüldü. Eşini öldüren kişi ise tahrik indirimi aldı. Siz hiç gece geç saatte eve geldiği için kocasını öldüren bir kadın gördünüz mü, ya da dar pantolon giydi diye kahkaha attı diye yemeğe çok çok tuz koydu diye kocasını öldüren bir kadın gördünüz mü? Ama tersi mevcut.  Bu ülkede kadınlar sırf kadın olduğu için öldürüldü. Ülkemiz bir kadın mezarlığına dönüştü. Ama bu düzeni ilk seçimlerden sonra değiştireceğiz” ifadelerini kullandı. (Evren Demirdaş  / Sözcü)</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/artik-cezaevlerinde-durusma-oncesinde-takim-elbise-kiralaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Oct 2021 15:37:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/10/artik_cezaevlerinde_durusma_oncesinde_takim_elbise_kiralaniyor_h249985_1ff66.jpg" type="image/jpeg" length="53849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gül: Gözünüz bağlı, teraziniz şaşmaz olsun]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/bakan-gul-gozunuz-bagli-teraziniz-sasmaz-olsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/bakan-gul-gozunuz-bagli-teraziniz-sasmaz-olsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, hakim ve savcı adaylarına seslenerek, "Hangi görüşe, hangi inanca, hangi mezhep veya meşrebe ait olursa olsun bu ülkede yaşayan herkesin eşit şekilde adaletin muhatabı olduğunu bir an olsun hatırınızdan çıkarmayın. Gözünüz bağlı, teraziniz şaşmaz olsun" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Bakan Gül, Ankara’da Adalet Akademisinde düzenlenen ‘Türkiye Adalet Akademisi 25’inci Dönem Hakim ve Savcı Adaylarının Hazırlık Eğitimlerinin Açılış Programı’na katıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Bakan Gül, hakim ve savcı adaylarına seslenerek, “Aklınızı, vicdanınızı kimseye kira vermeyin. Yargı mensuplarının ifade aracı kararlarıdır; kararları ile konuşurlar. Milletimizin yargı yetkisini devrettiği sizlerden, milletimizin konuştuğu güzel Türkçemizi en güzel şekilde ifade etmenizi bekliyoruz. Berrak bir dille, temiz bir Türkçe, sağlam bir örgü, iyi bir muhakeme ve esaslı bir gerekçe ile yazılan karalar millet ve toplum nezdinde vicdanlarda yer edinecektir. Yargıya duyulan güven de, yargı kararlarından memnuniyet de gerekçeden beslenir. Öyle bir karar verin ki ve bu kararı gerekçelendirin ki; adliyeden çıkan kim olursa olsun ‘valla ben de olsam bu kararı verirdim, bu gerekçeler doğru’ desin. Eğer bunu dedirtemezseniz insanların adalet duygusunu da tatmin edememişsinizdir” diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>‘TOPLUMUN SİZDEN TEK BEKLENTİSİ ADALET’</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Akademideki eğitimin önemine de değinen Bakan Gül, “Hangi görüşe, hangi inanca, hangi mezhep veya meşrebe ait olursa olsun bu ülkede yaşayan herkesin eşit şekilde adaletin muhatabı olduğunu bir an olsun hatırdan çıkarmayın. Gözünüz bağlı, teraziniz şaşmaz olsun. Çünkü sizler faili değil fiili yargılayacaksınız. Eski Türkiye’nin failden faile değişebilen yargısal aktivizmi acı bir anekdot olarak mazideki yerini aldı. Sizleri Anayasa’nın ve kanunların emrinde hukuk devletinin emrinde bir yargı sistemi bekliyor. Asıl sınavınız şimdi başlayacak. Toplumun sizden bir tek; ama adalet gibi büyük bir beklentisi bulunmaktadır. Adalete hizmet mevziini terk edip, ideolojik adanmışlığı ikame edenlerin ülkemizi nasıl bir felaketin eşiğine getirdiğini 15 Temmuz’da hepimiz gördük” dedi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.sozcu.com.tr/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/bakan-gul-gozunuz-bagli-teraziniz-sasmaz-olsun</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Sep 2021 15:38:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/09/bakan_gul_gozunuz_bagli_teraziniz_sasmaz_olsun_h249898_ef983.jpg" type="image/jpeg" length="78101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[16 yıl süren davada karar!]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/16-yil-suren-davada-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/16-yil-suren-davada-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[16 yıl süren davada karar: 272 itfaiyeciye 25 milyon lira miras]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 itemprop="description"><span style="font-size:14px;"><strong>1936 Türkiye Güzeli ve doktor Mahmure Birsen Sakaoğlu’nun, kendisini iki kez yangından kurtaran Fatih İtfaiye Teşkilatı’nda görevli 272 itfaiyeciye bıraktığı 25 milyon liralık miras davasının gerekçeli kararı açıklandı. Kararda, “Sakaoğlu mirasını Fatih İtfaiye Teşkilatı’na bırakmıştır. Tespit edilen itfaiye çalışanlarının açtığı davanın kabulü ile vasiyetin yerine getirilmesine karar verilmiştir” denildi.</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:14px;">Fatih’te 1909 yılında dünyaya gelen 1936 Türkiye Güzeli Mahmure Birsen Sakaoğlu, 4 ve 90 yaşında iki kez yangında mahsur kaldı. Fatih İtfaiye Teşkilatı, hem çocukken hem de yaşlılığında Sakaoğlu’nu alevlerin arasından kurtardı. 1999 yılında kendisi gibi doktor olan Mustafa Sakaoğlu’nu kaybeden Mahmure Birsen Sakaoğlu, 3 Mayıs 2000 günü akıl sağlığı yerinde olduğuna ilişkin rapor aldığı gün doktorlar eşliğinde el yazısıyla vasiyetnamesini yazdı.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Hürriyet'ten Özge Eğrikar'ın haberine göre; Sakaoğlu, Fatih İtfaiyesi’nde çalışan müdüründen kapıcısına kadar tüm personele bankadaki parasının faizinin 3 ayda bir eşit şekilde dağıtılmasını vasiyet etti. Fatih İtfaiyesi’ne bağlı çalışanlar 16 yıl önce İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, Mahmure Birsen Sakaoğlu’nun vasiyetinin yerine getirilmesi için ‘vasiyetnamenin tenfizi’ davası açtı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen vasiyetnamenin tenfizi (vasiyetnamenin yerine getirilmesi) davasının karar duruşmasında mahkeme, itfaiye çalışanlarının açtığı davayı kabul ederek Mahmure Birsen Sakaoğlu’nun vasiyetinin yerine getirilmesine hükmetti. Mahkeme, Sakaoğlu’ndan miras kalan toplam 25 milyon liranın Fatih İtfaiye Teşkilatı’nda çalışan toplam 272 kişi arasında paylaştırılmasına karar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>DAVA 16 YIL SÜRDÜ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Mahkeme, 16 yıllık davanın gerekçeli kararını açıkladı. Mahmure Birsen Sakaoğlu’nun 3 Mayıs 2000 tarihinde kendi el yazısıyla vasiyetname düzenlediğinin anlatıldığı gerekçeli kararda, “Sakaoğlu vasiyetinde, Fatih’teki dairesinin kirası ile bankadaki dolar ve Türk lirası cinsinden paranın sonsuza kadar kalmak şartı ile faizlerinin 3 ayda bir alınarak Fatih İtfaiye erlerinin müdüründen kapıcısına kadar eşit miktarda ödenmesini, manevi oğlu Mustafa Bakır’a faiz ve kiradan pay verilmesini, mirasından mahrum ettiği kardeşine pay verilmemesini vasiyet etmiştir. Sakaoğlu’nun bu vasiyeti 30 Ocak 2004 tarihinde İstanbul 17. Noterliği’nde onaylanmıştır. Dava konusu el yazması vasiyetnamede açıklanan taşınmazdaki kira geliri ile bankadaki paranın faiz gelirinden faydalanacak olan Fatih İtfaiyesi’nde çalışan kişilerin kimler olduğunun araştırılması için bilirkişi raporu hazırlanmıştır. Bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen itfaiye çalışanlarının açtığı vasiyetnamenin tenfizi davasının kabulüne karar verilerek vasiyetinin yerine getirilmesine karar verilmiştir” denildi.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>272 KİŞİ HAK SAHİBİ </strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">17 Aralık 2003’te 94 yaşında hayatını kaybeden eski Türkiye güzeli Mahmure Birsen Sakaoğlu’nun erkek kardeşi emekli Albay Selahattin İzmirli ve 4 yeğeni de mirastan pay istemişti. Sakaoğlu’nun yakınları vasiyetnamenin iptali davası açmıştı. Fatih İtfaiyesi de davaya müdahil olmuştu. İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, iki yıl önce Fatih İtfaiye Teşkilatı’nda çalışan 272 kişinin mirastan hak sahibi olduğuna karar vermişti.</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/16-yil-suren-davada-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Sep 2021 15:26:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/09/16_yil_suren_davada_karar_h249895_84b66.jpg" type="image/jpeg" length="86769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ceza davalarında yüzde 85 uzlaşma]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/ceza-davalarinda-yuzde-85-uzlasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/ceza-davalarinda-yuzde-85-uzlasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ceza mahkemelerinde alternatif uyuşmazlık yöntemi olarak uygulamaya konulan uzlaştırma sayesinde 1 milyon 71 bin 886 dosyanın 885 bin 98'i çözüme kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyet'ten ÖNDER YILMAZ'ın haberine göre:<br />
Adalet Bakanlığı'nın ceza mahkemelerinde alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak uygulamaya koyduğu uzlaştırma sayesinde 2020'de üzerinde uzlaşma sağlanan dosyaların oranı yüzde 85'i buldu.</p>

<p>Bakanlık tarafından hukuk sistemine kazandırılan ceza mahkemelerinde uygulanan alternatif uyuşmazlık çözüm yolu uzlaştırma, 1 Ocak 2017'de uygulamaya girdi. Uzlaştırma süreci mağdur ve failin kabulüyle başlıyor ve tarafların özgür iradesiyle devam ediyor. Uzlaştırmada kararı taraflar veriyor ve anlaşma konusu edimi de yine taraflar belirliyor. Şüpheli ve mağdur görüşmeleri, uzlaştırmacılar eşliğinde gerçekleştiriliyor. Görüşmelerde, mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesi, maddi veya manevi zararın karşılanması, bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş aracılığıyla yardıma muhtaç kişilere bağışta bulunulması gibi şartlar belirlenebiliyor. Ayrıca kamu yararına hizmet veren kuruluşlarda çalışılması veya şüphelinin topluma faydalı birey olmasını sağlayacak programa katılması gibi yaptırımlar da uygulanabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaş benimsedi</p>

<p>Bu kapsamda; 2017'de 223 bin 469, 2018'de 208 bin 14, 2019'da 238 bin 905 dosyada vatandaşlar uzlaşmayı tercih etti. 2020 içerisinde ise, uzlaştırma bürolarına 507 bin 779 dosya gönderildi. Bu dosyalardan 214 bin 710'u uzlaşmayla sonuçlandı. Ayrıca 94 bin 10 dosyada da uzlaştırma işlemleri devam ediyor. Toplamda ise 1 Ocak 2017 ile 30 Aralık 2020 arasında müzakeresi tamamlanan 1 milyon 71 bin 886 dosyanın 885 bin 98'inde uzlaşma sağlandı. Uzlaşma oranı 2017'de yüzde 80, 2018'de yüzde 81, 2019'da yüzde 84 ve 2020'de ise yüzde 85 oldu. 4 yılın ortalamasına bakıldığında uzlaşma oranı yüzde 83'ü buldu. Uzlaştırma sayesinde her yıl 200 asliye ceza mahkemesinin bakacağı dosya, uzlaştırmacılar tarafından en genç bir ayda çözüme kavuşturuluyor.Uzlaştırmada başarı oranının yüksek olması vatandaşların uzlaşma müessesini de benimsediğini gösteriyor. Adalet Bakanlığı'nda, soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen 27 bin 379 uzlaştırmacı görev yapıyor.</p>

<p>Kan bağışlama şartı bile var</p>

<p>Uygulamada taraflar Mehmetçik Vakfı'na, Şehit ve Gazi Yakınları için açılan hesaplara, Lösemili Çocuklar Vakfı'na, kadın sığınma evlerine, kız yetiştirme yurtlarına ve çocuk yuvalarına bağış, engelli vatandaşlara akülü araba bağışı, kırtasiye yardımı, kıyafet bağışı, fidan ve ağaç dikme, Kızılay'a kan bağışı gibi edimler kararlaştırarak uzlaşabiliyor. Böylece uyuşmazlık konusu dosya dava konusu olmadan çözüme kavuşturuluyor. Mağdurlar da suç nedeniyle uğramış oldukları zararları hızlı bir şekilde telafi etmiş oluyor. Uzlaştırma süreci mağdurlar için ücretsiz olup, fail de uzlaştığında herhangi bir ücret ödemiyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/ceza-davalarinda-yuzde-85-uzlasma</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Jan 2021 10:11:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2021/01/ceza_davalarinda_yuzde_85_uzlasma_h248890_e63bf.jpg" type="image/jpeg" length="17860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı 2021'deki reformları açıkladı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/adalet-bakanligi-2021deki-reformlari-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/adalet-bakanligi-2021deki-reformlari-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği internet sitesinde 2021 yılında yapılacakları açıkladı. Açıklamada İnsan Hakları Eylem Planı'na ilişkin olarak "yeni yılda yargı bağımsızlığı, yargı ve adalet hizmetlerinde performansın artırılması, hukuk eğitimi alanlarında yeni uygulamaların hayata geçirilmesi" ifadeleri yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"> İktidardan bir süredir gelen '2021'de hukuk ve ekonomide reform' söylemlerinin ardından bugün Adalet Bakanlığı'nda yapılan açıklamada 2021 İnsan Hakları Eylem Planı duyuruldu. Açıklamadan başlıklar şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>YARGIDA REFORM SÜRECEK:</strong> Adalet Bakanlığının yargı reformu çerçevesinde 2021 yılında birçok yeniliğin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yeni yılda İnsan Hakları Eylem Planı’nın ilan edilmesinden dijital dönüşüme kadar birçok başlıkta yeni uygulamalar hayata geçirilecek. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında yeni düzenlemeleri hayata geçiren Adalet Bakanlığı, 2021'de de yargıda reform çalışmalarını sürdürecek. Bu kapsamda, yeni yılda yargı bağımsızlığı, yargı ve adalet hizmetlerinde performansın artırılması, hukuk eğitimi alanlarında yeni uygulamaların hayata geçirilmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI:</strong> Tüm paydaşlarla görüşülerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), yüksek yargı organları, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın kararları, raporları ve tavsiyeleri incelenerek hazırlık süreci yürütülen İnsan Hakları Eylem Planı kamuoyuna açıklanacak. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, AB müktesebatı çerçevesinde gözden geçirilecek, uyumlaştırma çalışmaları tamamlanacak. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali konusundaki başvuruları incelemek ve gerekli kararları almak üzere etkili bir mekanizma oluşturulacak.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>HAKİM VE SAVCILARA YÖNELİK UYGULAMALAR: </strong>Adalet Bakanlığı, yeni yılda belirli bir mesleki kıdeme sahip hakim ve savcılar için coğrafi teminat getirmeyi planlıyor. Bilindiği gibi coğrafi teminat konusu Bakanlığın Yargı Reformu Strateji Belgesindeki hedefleri arasında bulunuyor. Ayrıca belirli görevlere atanabilmek için de asgari mesleki kıdem şartları yeniden belirlenecek. Yine Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yer alan disiplin cezaları objektif ölçütlerle yeniden ele alınacak, hakim ve savcıların disiplin süreçlerindeki hakları genişletilecek. Hakimlerin meslek hayatları boyunca ceza ve hukuk hakimi olarak ayrışmaları ve bu yönde ihtisaslaşmaları sağlanması hedefleniyor. Yargı sistemine hakim ve savcı yardımcılığı müessesesi kazandırılacak, kamuoyunda "istinaf" olarak bilinen bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinde, Adli Tıp Kurumunda hedef süre uygulamasına geçilecek.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>MAHKEMELERİNİN GÖREV AYRIMI YENİDEN BELİRLENECEK: </strong>Bünyesinde ceza hukuku, infaz hukuku, özel hukuk, idare hukuku ve mukayeseli hukuk gibi bölümlerin yer alacağı bir enstitü kurulması da Adalet Bakanlığının gündeminde yer alıyor. Adli yardım sisteminin, kırılgan grupların ihtiyaçlarına duyarlı bir yapıya kavuşturulması sağlanması hedefleniyor. Asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleri arasındaki görev ayrımı, yeniden belirlenecek. Küçük miktarlı talep ve davaların basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama usulüyle çözümlenmesi için düzenleme yapılacak. Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması icra müdürlüklerinin görevi olmaktan çıkartılması ve bu işlemin harç alınmaksızın uzmanlar vasıtasıyla gerçekleştirilmesini sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>HUKUK MEZUNLARI ADLİ KOLLUKTA İSTİHDAM EDİLECEK: </strong>Hukuk fakültesi mezunlarının istihdam edileceği noter yardımcılığı müessesesi oluşturulacak. Soruşturmaların kalitesinin artırılması için hukuk fakültesi mezunları adli kollukta belirli bir oranda istihdam edilmesi de reform belgesinin hedefleri arasında yer alıyor. Hukuk fakültelerinde mevcut akademik kadroların niceliği ve niteliğine ilişkin temel ilkeler yeniden belirlenecek. Müfredat, analitik düşünme kabiliyetini geliştirecek bir anlayışla yenilenecek.</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI: </strong>Bu yıl içinde hayata geçirilen ve 405 mahkemede uygulanan avukatların hukuk mahkemelerinde taraf oldukları duruşmalara bulundukları yerlerden video konferansla katılmalarını sağlayan e-duruşma'da kapsam genişletilecek, uygulama ülke genelinde yaygınlaştırılacak. Ceza infaz kurumlarında dijital dönüşüm hedefi kapsamında, hükümlülerin yakınlarıyla görüntülü görüşmesi, elektronik dilekçe arzı gibi yeni uygulama modelleri üzerinde çalışmalara devam edilecek. Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda pilot olarak uygulanan görüntülü görüşme, 2021'de ülke genelindeki cezaevlerinde yaygınlaştırılacak. Yeni Ankara Adliyesi'nin inşaatı başlatılacak. Ayrıca Ankara ve Rize'de bulunan personel eğitim merkezlerine yenisi eklenecek, Yozgat Personel Eğitim Merkezi faaliyete geçirilecek. Personel eğitim merkezlerinin eğitim modülleri ve eğitim programları da güçlendirilecek, eğitim alan personel sayısı artırılacak. (HABER MERKEZİ)</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">https://www.gazeteduvar.com.tr/</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/adalet-bakanligi-2021deki-reformlari-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Dec 2020 13:26:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2020/12/adalet_bakanligi_2021_deki_reformlari_acikladi_h248856_5a14a.jpg" type="image/jpeg" length="21267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş mahkemesinden kritik 'kanser ilacı' kararı]]></title>
      <link>https://www.adaletbiz.com/is-mahkemesinden-kritik-kanser-ilaci-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adaletbiz.com/is-mahkemesinden-kritik-kanser-ilaci-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’daki 3 ayrı iş mahkemesi, aylık masrafı 50 bin lirayı bulan kanser ilaçları ile ilgili önemli kararlar verdi. Mahkemeler, yargılama bitene kadar söz konusu ilaçların SGK tarafından karşılanmasına karar verdi. Kararlarda, “Yaşam hakkı her türlü haktan üstün, birincil haktır” vurgusu öne çıktı.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;">Kanser tedavisi, hem maddi hem manevi olarak yıpratıcı bir süreç. Aylar süren tedavi için gerekli olan ilaçların bir kısmını Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) karşılıyor. Ancak SGK’nın ödeme listesinde olmayan bir dizi ilaç da söz konusu. Kanser tedavisini sürdüren doktorun talep ettiği bu ilaçları temin etmek her aile için pek de kolay geldi. Anılan ilaçların aylık masrafı 15 bin TL ile 50 bin TL arasında değişiyor. En az 6 ay kullanılması gereken bu ilaçların, kimi hastalarda 2 yıla kadar kullanılması gerekebiliyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>LİSTEDE YOKSA ÖDEYEMEYİZ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Söz konusu ilaçları alma imkânı olmayan 6 kanser hastasının yakını, geçen aylarda SGK’nın kapısını çaldı. Yapılan başvurularda, tedavi için talep edilen ilacın kurum tarafından karşılanması istendi. Ancak kurum görevlilerinin yanıtı, ödeme listesinde olmayan ilacın bedelinin karşılanamayacağı yönünde oldu. Kurum’dan alınan olumsuz yanıt üzerine kanser tedavisi gören hastalar için İstanbul’daki iş mahkemelerinde dava açıldı. Dava dilekçelerinde, tedbir kararı verilerek söz konusu ilaç bedellerinin yargılama sonuna kadar kurum tarafından ödenmesi talep edildi. SGK adına, dava dosyalarına yapılan savunmalarda ise özetle şöyle denildi: “SGK’nın ödeme listesindeki ilaçlar belli. Bu liste dışındaki bir ilacın ödemesinin yapılması yasal olarak imkânsız. Haksız ve hukuka aykırı olan talep ret edilsin.”</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>‘YAŞAM HAKKI’ VURGUSU</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İstanbul 19, 20 ve 22.’inci İş Mahkemelerinde görülen davalarda tedbir kararı verildi. Mahkemeler, kanser tedavisi gören K. İ., M. A., P. D., S. Y., Y. Y., Z. Ö. adına açılan davalarda, Opdivo, Imfinzi, Lynparza, Keytruda ve Tecentiriq isimli ilaçların, kesintisiz olarak SGK tarafından karşılanmasına karar verildi. Anılan ilaçların aylık masrafı ise 15 bin TL ile 50 bin TL arasında değişiyor. Tedbir verilen mahkeme kararlarında özetle şöyle denildi: “Kişinin yaşam hakkı ile kurumun maddi menfaati arasında çatışma söz konusu. Yaşam hakkı her türlü haktan üstün. Sağlık hakkı temel insan hakkı. Bireyin sağlık hakkının korunması sosyal devlet olma ilkesinin de bir gereği...”</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>KİMİ BORÇ ALIYOR KİMİ KREDİ ÇEKİYOR</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">Anılan davaları kanser hastaları adına açan Av. Senay Önal “Kanser hastalığında etkili bir tedavi yöntemi olan bu ilaçların fiyatı çok yüksek. Hasta yakınlarının bir kısmı, bu ilaçları alabilmek için çevresinden borç alıyor veya kredi çekiyor. Açtığımız davalarda, mahkemeler tedbir kararı verdi. Bu çok olumlu bir gelişme. Ancak eğer Yargıtay, hastalar aleyhine bir karar verirse, bu, binlerce hasta için son umutlarını da kaybetmeleri anlamına gelir. Çünkü SGK’nın ödediği ilaç bedelleri hastalardan faizi ile beraber tekrar istenecek” diye konuştu. (Hürriyet)</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adalet</category>
      <guid>https://www.adaletbiz.com/is-mahkemesinden-kritik-kanser-ilaci-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Dec 2020 11:49:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adaletbizcom.teimg.com/crop/1280x720/adaletbiz-com/images/haberler/2020/12/is_mahkemesinden_kritik_kanser_ilaci_karari_h248809_4d0c3.jpg" type="image/jpeg" length="37087"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
