18 Nisan 2017 Salı 14:01
Kılıçdaroğlu: Sandıktan yüzde 50'nin üzerinde 'Hayır'ı çıkarttık - Canlı yayın

Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

"Bir halk oylamasını geride bıraktık. Bunun üzerinde konuşacağım. Öncelikle sandığa giderek oyunu kullanan bütün vatandaşlarıma en içten sevgiler saygılar sunuyorum ve onları yürekten kutluyorum. Demokrasiyi oyladık, tek adam mı parlamenter rejim mi? Bütün vatandaşlarımızı sandığa gitmesi için ikna etmeye çalıştık. Bunun tarihi sorumluluğu vardı. Sandığa giden bütün vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Bu referandum nasıl yapılmalıydı? Bunu ben belirleyemem. Nasıl yapılacağını öngören temel kural anayasada yer alıyor. Bu referandum gerçekten anayasanın öngördüğü şekilde mi yapıldı? Anayasada öngörülen bu kurallara göre bir halk oylaması yapılmadı.

Biz bütün bunlara rağmen sandığa giderek oyumuzu kullandık. Eşit olmayan koşullarda bir referandum yapıldı. Bu referandum adil bir referandum muydu?"

Anayasa'da 67 madde şöyle söylüyor: "Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. "

Soru şu gerçekten de referandum yargı denetimi altında mı yapıldı? Eşit olmayan koşullarda bir referandum yapıldı. Elinizi vicdanınıza koyup düşünün. Bu refarundum adil miydi?

OHAL'de yararlanarak bir kanun çıkardılar. Özel televizyonların tek taraflı yayın yapmasına imkan sağladılar. Kampanya evet için devlet kampanyası, hayır için millet kampanyasına dönüştü. Yılmadık direndik, sandığa gittik. 'Hayır' oyu verdik. Vicdanımızla ahlakımızla gittik ve sandıktan yüzde 50'nin üzerinde 'Hayır'ı çıkarttık. Gerçekten de tarih yazdık. Bu bir demokrasi destanıdır.  Bu destanın sahibi ben değilim. Bu destanın sahibi sizlersiniz. Sizlere yürekten teşekkür ediyorum.  1982 anayasasına yüzde 91.4 evet çıktı. O dönemde baskılar vardı, hayır diyenler cezalandırılıyordu. Bugünkü şartlarda olduğu gibi. 

“GAK DEDİKÇE PARA, GUK DEDİKÇE PARA HARCADILAR”  

Devletin bütün bürokratlarını kullandılar. Valileri, kaymakamları hepsini kullandılar. Tehdit unsuru olarak devlet vatandaşın karşısına çıktı. Devletin bütün mali imkanlarını kullandılar. Gak dedikçe para, guk dedikçe para harcadılar. Sadece paralarını değil, sadece bürokratlarını değil, arabalarını forslarını uçaklarını televizyonlarını her şeylerini kullandılar. Ama buna rağmen yılmadık, yolumuza devam ettik. 

Sadece bununla da yetinmediler. OHAL’den yararlanarak bir kanun çıkardılar. Çünkü OHAL çerçevesinde çıkan kanun dolayısıyla anayasa mahkemesi de buna bakmam diyor. Özel televizyonların, havuz medyasının tek taraflı yayın yapmasına imkan sağladılar. Devletin televizyonu dışında bütün televizyon kanalları kendileri için çalıştı. Ama buna rağmen direndik, buna rağmen sandığa gittik, buna rağmen hayır oyunu verdik. 

“EVET İÇİN DEVLET, HAYIR İÇİN MİLLET KAMPANYASINA DÖNÜŞTÜ” 

Ne oldu biliyor musunuz? Kampanya ne oldu? Evet için devlet, hayır için millet kampanyasına dönüştü. Devletin televizyonları, devletin paraları, devletin uçakları, devletin bürokratları, bizim elimizi kolumuzu bağlamaya, bizim üzerimizde baskı kurmaya, sandığa gitmemeye…

“ÖZEL ANKETÖRLER BULDULAR, CEPLERİNE PARA DOLDURDULAR” 

Sadece bu mu? Hayır. Özel anketörler buldular, ceplerine para doldurdular. Bir gün önce açıklama yaptırdılar, yüzde 60 çıkacak diye… Acaba onların sandığa gitmelerini engeller miyiz diye her türlü yola başvurdular. Ama biz vicdanımızla, ahlakımızla, kararlı bir şekilde gittik ve yüzde 50’nin üzerinde bir hayır’ı sandıkta ifade ettik. 

Hiç kimsenin kötülüğünü istemedik; hiç kimseye zulüm yapmadık, hiç kimseyi ötekileştirmedik. Çünkü bu ülkede birlikte yaşıyoruz. 

Mesryeti tartışmalı olan bir anayasayı referanduma götürdük. Meşruiyeti tartışılır. Örnek mi 1982 Anayasası. 1982 anayasası yürürlükte ama meşruiyetini evet diyenler de hayır diyenler de tartışıyorlar. Demokrasiyi yok eden bir anayasa olamaz.

O gün başka bir açıklama yapmadım. YSK bu kararından döner diye bekledim. YSK yasaları çiğnemiştir. YSK ustüne düşen görevi yapmamıştır. YSK gücünü halktan hukukun üstünlüğünden değil öyle anlaşılıyıor ki belirli bir merkezden almaktadır.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 18.04.2017 14:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.