02 Mayıs 2017 Salı 03:01
1 Mayıs’ta İsvan’a veda etmek

Gazeteden 1 Mayıs kutlamalarının yapılacağı Bakırköy’deki alana giderken otobüslerin çalışmaması, metrobüs ve tramvayın da alana yakın durakları pas geçmesi nedeniyle kilometrelerce yol yürümek zorunda kalan insanların pek çoğundan yüksek sesle “AKP mitingine bedava otobüsleri tahsis eden belediye bizim alana gitmemizi engellemek için otobüsleri çalıştırmıyor” sızlanmalarını duyunca aklıma Ahmet İsvan düştü.

Ve 9.47’de şu tweeti attım: “1977 1 Mayıs’ında İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan otobüsleri işçilere ücretsiz tahsis etti diye 12 Eyül’de tutuklandı. Şimdi yoğun bakımda olan Ahmet İsvan’a selam olsun.” Flamaları ile önümden geçen işçilerin ellerinde 1976 yılında ilk kez kullanılan 1 Mayıs afişleri, hani bir işçinin nasırlı elleriyle tuttuğu dünyalı afişleri görünce de bu kez de aklıma Orhan Taylan düştü. Orhan Taylan da Ahmet İsvan gibi 12 Eylül’de uzun yıllar tutuklu kaldı. İkisi de 1 Mayıs işçi bayramıyla özdeşleşmiş isimlerdi. Otobüsler 1 Mayıs’ta çalışmayınca ya da kanlı 1 Mayıs’la ilgili haberler yapıldığında alanda olan ve davanın görgü tanığı olan Ahmet İsvan akla geliyor. İsvan en son Taksim alanının işçilere açıldığı 2010 1 Mayıs’ında alana gelmişti. Kürsünün hemen yanında Süleyman Çelebi ile biz 1 Mayıs marşını yüksek sesle haykırırken o da “yaşayın” diye alkışlıyordu.Miting başladı, en son CHP korteji alana girdikten hemen sonra telefonum çalıyor. Arayan arkadaşım Ahmet İsvan’ı kaybettiğimizi söylüyor. Ne garip 1 Mayıs’la özdeşleşmiş Ahmet İsvan, veda için de 1 Mayıs’ı seçmişti. Şimdi gelelim mitinge. Çok güzel bir bir miting oldu. Kimse kimseyi yuhlamadı, kimse kimseyle slogan yarışına girmedi. Hatta sloganlar bile ortaktı. Bu kez AKP’den çok YSK hedefteydi. “Biz kazandık YSK çaldı”, “Faşizme karşı omuz omuza” en çok atılan slogan oldu. Ha bir de “Hırsız, katil AKP” sloganını hemen yeni duruma uyarlayıp “Hırsız yandaş YSK” sloganı atıldı. Ama Sezar’ın hakkı Sezar’a. En kalabalık ve organize topluluk TKP ve Haziran Hareketi’ydi. Mitoz bölünmeye uğramalarına rağmen TKP organize gücünü yitirmemiş belli ki. Kortejlerinin arkası bitmek bilmedi. CHP ve EMEP de bu yıl çok kitlesel katıldı 1 Mayıs’a. Meslek örgütlerinden ise TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları) çok kalabalıktı. Başlarında olanca haşmetiyle Selçuk Hoca (Selçuk Erez) olmak üzere Türk Tabipleri Birliği üyeleri “Gezi’nin doktorları geliyor” anonsuyla selamlandı. İlk kez 2010 mitingine katılan İslami kesimden Anti Kapitalist Müslümanlar büyük ilgi görmüştü. Anti Kapitalist Müslümanlar bu yıl da alandaydı. Ancak dikkatimizi çeken alana gelen her kortejin içinde çok sayıda türbanlı genç vardı. Eskiden seküler kesimin ağırlıkta olduğu bu türden mitinglere bir iki tane türbanlı katıldığında herkes yanındakini “Bak bir tane de türbanlı gelmiş” diye dürterek gösterirdi. Şimdi o kadar çoklar ki artık kimse yadırgamadığı gibi kol kola omuz omuza marş söyleyerek girdiler alana. Halkevleri’nden Devrimci Liseliler’e, Kaldıraç Haraketi’nden HDP’ye, ESP’den Feministler’e kadar her grubun içinde vardılar. Toplumun her kesimi, her grubu sayıca az ya da çok temsil edildi 1 Mayıs’ta. Çerkes Halkları İnsiyatifi de vardı, Hacıbektaş, Pir Sultan, Demokratik Alevi Dernekleri de. Çarşı Grubu da vardı, No Pasaran Taraftar grubu da hatta Adana Demirspor taraftarları bile gelmişti. Cumartesi Anneleri İnsan Hakları Derneği ile birlikte yürüdü ve büyük alkış aldı. Türk-İş AKP iktidara geldiğinden beri ayrı kutlama yapıyor ama bu yıl bir sendikası Bakırköy’deydi. Türk-İş’e bağlı Türkiye Gazeteciler Sendikası önce Taksim’e gidip 1977’de katledilenlerin anısına çiçek bıraktı, ardından da Bakırköy’de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin kutlama yaptığı Bakırköy alanına geldi. Hava çok soğuktu. Rüzgâr özellikle dev bez pankartları taşıyan gençleri perişan etti. Güneş bir ara açtı. Hem de ne zaman? Tam kürsüden Nâzım’ın “Güneşe akın var güneşe akın/ Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın” dizelerinin kullanıldığı marş çalarken. Sarper Özsan 1 Mayıs Marşı ile, Nazım “Selam Türkiye İşçi Sınıfına Selam”, Vedat Türkali “Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar”, Azerbaycanlı Mirza Alekber Sabir “Cin Görürem Korkmirem” dizeleriyle alandaydı. Timur Selçuk, Cem Karaca, Ruhi Su, Edip Akbayram ise sesiyle alana gelenlere seslendi. İşkencelerde, yargısız infazlarda, Gezi direnişinde darağacında yitirdiklerimiz de resimleriyle alana gelmişlerdi. Ama yine de bir eksiklik bir burukluk vardı herkesin içinde. “Bu coşkuyu Taksim’de yaşamak vardı anasını satayım” diyen on binlerin özlemi bu yıl da gerçekleşmedi.

Kaynak: Cumhuriyet.com.tr
Son Güncelleme: 02.05.2017 03:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.