Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
28 Kasım 2017 Salı 16:17
Sina'da kan ve şiddetin haritası

KAHİRE - Hussein Mahmoud Ragab Elkabany / Hamdi Yıldız

Mısır'ın Sina vilayetindeki Ariş kentinde yer alan Ravda Camisi'ne yönelik cuma günü 309 kişinin ölümüne neden olan saldırının ardından bölgedeki terör gruplarının durumu ülke gündemine oturdu.

Yüzlerce can kaybı nedeniyle Sina'daki silahlı terör örgütlerinin rolü, gücü, silah ve insan kaynakları gibi konular uzmanlarca yeniden değerlendirilmeye başlandı.

Terör örgütlerinin silah kaynakları ve etki alanlarına ilişkin raporların yokluğuna karşılık güvenlik uzmanları, Sina'da faaliyet gösteren çeşitli grupların içinde Mısırlı ve yabancı teröristlerin olduğu ve sayılarının ise bin ila 2 bin arasında değiştiği belirtildi.

AA muhabirinin bölgedeki aşiret kaynaklarından edindiği bilgilere göre, istisnai durumlar dışında aşiret mensupları bu örgütlere katılmıyor, silah ve lojistik destek vermiyor.

Sina'daki terör örgütleri

Sina'da silahlı örgütler arasında "Sina Vilayeti", "Cündülislam", "Murabitun", "Eknaf Beytulmakdis" ile birlikte ufak çaplı silahlı oluşumlar da bulunmaktadır.

Sina Vilayeti:

Sina'da en etkin terör grubu "Ensar Beytulmakdis", 2014'te terör örgütü DEAŞ'a biat ettikten sonra "Sina Vilayeti" adını aldı. Yarımadanın güneyinde turizmin yoğunluğu nedeniyle güvenlik üst seviyede tutuluyor. örgütlerin faaliyet alanları daha çok yarımadanın kuzeyindeki alanda meydana geliyor. Söz konusu grupların, Filistin'in Gazze sınırına yakın Refah, Şeyh Zuveyd ve Ariş üçgeninde yoğun oldukları gözleniyor.

Sina Vilayeti örgütü bu yıl, ülkenin kuzeyinde güvenlik güçlerine yönelik saldırılarının yanında önemli kişilere suikast ve bölgedeki Hristiyan nüfusun göç ettirilmesine yol açacak şiddet eylemleri gerçekleştirdi.

Cündulislam:

Adı yeni duyulmaya başlayan Cündulislam örgütünün geçen ay Sina Vilayeti'ne bağlı gruplara karşı operasyon düzenlediği açıklandı. Saldırının sebebine ilişkin, "DEAŞ'ın Sina'da Müslümanlara karşı saldırı düzenlediği ve Gazze'yi abluka altında tuttuğu" ifadeleri yer aldı.

İslami hareketler uzmanı Mahir Fergali, AA muhabirine, örgütün böyle bir zamanda çıkışının ilginç olduğunu, DEAŞ'la farklı ideolojiye sahip örgütün bölgedeki bedevi aşiretler tarafından kurulmuş olabileceğini belirtti.

Ekim 2013'te Refah kentindeki İstihbarat binasına gerçekleştirilen silahlı saldırıyı terör örgütü Cündulislam örgütü üstlenmişti.

Murabitun:

Örgüt 2015'te adını duyurmasının ardından kayda değer bir operasyon yapmadı ve El-Kaide'den ayrılan bir grubun oluşturduğu yeni bir örgüt olduğu düşünülüyor. Yerel basın, örgütün güvenlik güçleriyle ihtilaf yaşayan Mısır Komando Kuvvetleri'nden emekli Hişam Aşmavi adında bir subay tarafından yönetildiği ihtimali üzerinde duruyor.

Eknaf Beytulmakdis:

Gazze'de Hamas'ın aşırılıkları nedeniyle kovduğu bir grup "Cihatçı Selefi" düşünceli kişiler "Eknaf Beytulmakdis" örgütünü kurdu. Bu aşırı grup Gazze'den çıkarak Sina halkı arasında kendisine yer buldu. İsrail'e karşı operasyon düzenlemek ve Mısır ile İsrail arasındaki doğalgaz boru hattını kundaklamak gibi hedefleri olan örgüt son dönemde adından söz ettirmediği aktarıldı.

Diğer silahlı direnişçiler:

Mısır güvenlik güçlerinin Sina'daki operasyonlarından etkilenen yada ailelerinden kayıp veren yerel unsurlar tarafından kurulan küçük oluşumlardır. Bunların örgütsel faaliyeti olmadığı yerli ve yabancı raporlarda dile getiriliyor. Tekfirci yada aşırı düşüncelere sahip olmadıkları bilinen bu türden silahlı oluşumların Mısır güvenlik güçlerine karşı operasyon amaçlı oldukları kaydediliyor.

Silah kaynakları

Örgütlerin silah temin kaynaklarına ilişkin resmi veya gayriresmi kurumlardan herhangi bir açıklama yok. Buna rağmen yerel aşiret kaynakları ve gayriresmi belgelerde bu örgütlerin muhtemel silah kaynakları şu şekilde sıralanıyor.

Mısır güvenlik güçlerine yönelik örgütlerin düzenlediği baskınlardan elde edilen silahların yanında, Sina'daki aşiretlerin kendi kaynakları, İsrail ve Gazze sınırlarından terör örgütlerine yataklık eden kaçakçıların temin ettiği silahlar önemli kaynaklar arasında kabul ediliyor.

Libya'dan gelen silahlar

Arap Baharı sürecinde güvenlik boşluğundan yararlanarak Sina bölgesine Libya'dan çok miktarda silah aktarıldığı ifade ediliyor. Bu silahların büyük kısmının Filistin direnişine destek amacıyla getirildiği belirtilirken, ardından bu silahların aşırı grupların eline geçme ihtimali üzerinde duruluyor. Söz konusu dönemde yarımadaya sokulan silahların büyük kısmının hala çölde gizlendiği söyleniyor.

Sina yarımadasına sınır olan İsrail, Gazze, Süveyş Kanalı ve Akdeniz'in muhtemel silah kaynaklarına ulaşmak için en elverişli yerler olduğu biliniyor. Çeşitli yollarla adı geçen bölgelerden silah temini bölge halkı için imkansız sayılmaz. Kaddafi rejiminin Libya'da yıkılmasıyla ülkeden çıkartılan silahların bir kısmı Süveyş kanalından geçen gemiler aracılığıyla Sina'ya getirildiği ifade ediliyor.

Mısır rejiminden elde edilen silahlar

Bölgedeki Mısır güvenlik güçlerine karşı yapılan ani baskınlar sonucu, bazı silahlar elde ediliyor. Resmi kaynaklarda buna yer verilmezken, bölgedeki yerel aşiret kaynakları söz konusu baskınların olduğunu dile getiriyor. Sina'da birçok yer altı mahzeninde hafif silahların yanında ağır silahların dahi bulunduğunu belirten uzmanlar, zaman zaman Mısır televizyonu bu mahzenlerin ele geçirildiğini duyuruyor.

Sina'daki bedevi aşiretlerinin hepsinde silah bulunduğu biliniyor. Hafif yada ağır silahlar bazen silah kaçakçılarından doğrudan satın alınarak bazen de zor kullanılarak bölgedeki aşiretlerden temin ediliyor.

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 28.11.2017 16:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.