Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
24 Kasım 2018 Cumartesi 13:07
Bağdat ile Erbil arasındaki buzlar eriyor

İSTANBUL - İDRİS OKUDUCU

Bağdat ve Erbil yönetimleri, 1 yıl öncesine kadar çeşitli nedenlerle, namlularını birbirine doğrultup, iç çatışma eşiğine gelmişti ancak, Bağdat tarafından gelen jestler buzların son bir ayda erimesini sağladı.

Eski Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Genel Başkanı Mesut Barzani, önceki gün başlayan, başkent Bağdat ve Necef kentini kapsayan 2 günlük ziyaretinde, Irak merkezi hükümetindeki üst düzey yetkililer ve parti liderleriyle bir araya geldi.

Barzani'nin Bağdat'a yaptığı ziyaret hem yerel hem uluslararası basında Erbil ve Bağdat'ın, 25 Eylül 2017'deki gayrimeşru referandum sonrası kötüye giden ilişkilerinin tamamen yeni bir aşamaya geçtiği şeklinde yorumlandı.

Bağdat ziyaretinden sonra medyada öne çıkan bir diğer tespit de "Barzani'nin, Bağdat ile yakın durup yeni hükümette elini güçlendirmeyi hedeflediği" şeklinde oldu. Ayrıca, Kürt liderin bu vesileyle, özelde IKBY genel olarak Irak'ta mevcut pozisyonunu korumak, ayrılıkçı değil uzlaşmacı bir politika benimsediğini göstermek istediğine dikkat çekildi.

IKBY'de önemli bir gücü elinde tutan Barzani'nin, ülkedeki sorunların çözüm adresinin Bağdat olduğunu benimsediği görüşü de bu ziyaret sonrası öne çıktı.

Bağdat ziyareti öncesi buzları eriten önemli gelişmeler

Irak'ta 12 Mayıs'ta genel seçimler yapıldı. Hükümet, dönemin Başbakanı Haydar el-İbadi değil bağımsız Şii siyasetçi Adil Abdulmehdi tarafından kuruldu. Barzani ve IKBY'deki diğer siyasi taraflarla iyi ilişkilere sahip olan Abdulmehdi, yeni hükümette KDP'ye iki bakanlık verdi.

İbadi'nin yerine Abdulmehdi'nin seçilmesi ve Kürtlerin hükümette yer alması taraflar arasında yeni bir sayfanın açılmasına da zemin hazırladı.

İlişkilerin iyileşmesine vesile olan bir diğer durum da ABD'nin 5 Kasım'da İran'a yönelik yaptırımlarının ikinci aşamasını uygulamaya koyması oldu. Washington yönetiminin talebi ve biraz da baskısı sonucu, 1 yıldır ihracatı askıya alınan Kerkük petrolü tekrar IKBY boru hattı üzerinden Türkiye'deki Ceyhan Limanı'na ihraç edilmeye başlandı.

Bu durum, Kürtler tarafından memnuniyetle karşılanırken, siyasi ve ekonomik alanda gerekleşen iki önemli gelişme kısmen de olsa güven ortamı oluşturdu.

Barzani, Bağdat'a gitmeden önce Abdulmehdi tarafından görevlendirilen Ticaret Bakanlığından bir heyet, Erbil'i ziyaret etti. Bağdat, üzerinde anlaşmazlık bulunan ve çift gümrüklemeye neden olan sınır noktalarını IKBY'nin talebi üzerine kaldırdı.

Irak merkezi hükümetinin, kabinede Kürtlere yer vermesi, Kerkük petrolünün IKBY boru hattı üzerinden tekrar ihraç edilmesi ve gümrük noktalarının kaldırılması gibi jestler Barzani'nin Bağdat'a gitmesinin önünü açtı.

Barzani'nin Kerkük mesajı ve geçmişteki hatalara vurgusu

Barzani'nin Bağdat ziyaretinin en dikkat çekici olaylarından biri Kerkük konusunda ciddi çekişmelere girdiği Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşet Salihi ile görüşmesi oldu.

Salihi, görüşme sonrası AA muhabirine yaptığı açıklamada, Barzani'nin Kerkük'ün sadece belli bir taraf ya da parti değil, kentteki tüm gruplar tarafından yönetilmesinin önemine değindiğini belirterek, "Kerkük'ün tüm Kerküklüler tarafından yönetilmesi ve oradaki müşterek idare bizim de arzumuzdur." demişti.

Erbil ve Bağdat arasında kırılma noktası kabul edilen Kerkük konusunda, Barzani'nin müspet açıklamaları Türkmenleri de memnun etti.

Bir diğer kritik görüşme de Ekim 2017'de Peşmerge'nin karşısında durarak, Kerkük'e giren Haşdi Şabi komutanlarından ve Bina Koalisyonu lideri Hadi Amiri ile yapıldı.

Amiri ile yaptığı ortak basın toplantısında Barzani, Bağdat'a geliş sebebinin güveni geliştirmek ve geçmişteki hataları düzeltmek olduğunu söyledi.

KDP'ye yakın medya organlarında yer alan habere göre, Şii liderler Barzani'den ilişkilerin güçlü kalması için Bağdat'ta bir ofis açmasını talep etti.

KYB'ye zeytin dalı uzatılmadı

KDP Genel Başkanı, güçlü rakibi Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) Bağdat'taki en üst düzey temsilcisi Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile görüşmedi.

Görüşmenin gerçekleşmemesinin ardında yatan neden ise 2 Ekim'de gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimi. Barzani'nin, Cumhurbaşkanı Salih ile görüşmemesi, taraflar arasındaki kırgınlığın devam ettiğini, uzlaşının henüz sağlanmadığını gözler önüne serdi.

Erbil ve Bağdat nasıl karşı karşıya gelmişti ?

ABD'nin 2003'te Irak'ı işgal etmesi ve Saddam rejiminin devrilmesinden bu yana Bağdat ile Erbil arasındaki ilişkilerin en kötü seyrettiği süreç Ekim 2017 oldu.

IKBY için hayati önemi haiz Türkiye ve İran'ın karşı çıkmasına rağmen Barzani, Irak merkezi hükümetiyle 2014'ten sonra yaşanan anlaşmazlıkları gerekçe göstererek, 25 Eylül 2017'de bağımsızlık için gayrimeşru bir referandum düzenledi.

Uluslararası toplumun da destek vermediği referandum sonrası Irak merkezi hükümeti, Erbil'e karşı ciddi yaptırımları devreye soktu. Yaptırımların en önemlisi IKBY'deki havalimanlarına uluslararası uçuş yasağının getirilmesiydi. Referandum sonrası 6 aydan uzun bir süre IKBY'de uluslararası seferler yapılamadı.

Irak merkezi hükümetine bağlı güçler, Peşmerge'nin 3 yıl boyunca kontrolündeki Kerkük ve diğer tartışmalı bölgelere girdi. Şiddetli çatışmalar yaşanmadı ancak Peşmerge, Kerkük ve tartışmalı bölgelerden hemen çekildi.

Bu çekilme, IKBY'nin ekonomik anlamda büyük sıkıntılar yaşamasına ve toprak kaybetmesine neden oldu. Erbil yönetimi, elinde tuttuğu Kerkük'teki tüm petrol yataklarını kaybederken, günlük 500 bin olan ham petrol ihracatı, 250 bine düştü. Bağımsızlık referandumu sonrası yaşanan bu gelişmeler IKBY'de büyük bir siyasi kriz ve hayal kırıklığı yarattı.

Barzani, 30 Ekim'de istifa edip görev süresinin uzatılmasını da reddederek, başta ABD olmak üzere Haşdi Şabi ve Irak merkezi hükümetini topa tuttu.

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 24.11.2018 13:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.