Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
28 Kasım 2018 Çarşamba 11:07
'AB ordusu projesi sadece bir slogandır'

İSTANBUL - GÜLSÜM İNCEKAYA

Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bünyamin Bezci, Avrupa Birliği'nden (AB) hiçbir devletin ABD’yi karşısına alarak siyaset yapamayacağını ifade ederek, ''Yapılmak istenen sadece yan yollar oluşturmaktır. Bu nedenle tartışmayı AB ordusu kurmak üzerinden değil, AB’nin ABD’den bağımsız silahlanması üzerinden yapmak gerekiyor. AB ordusu sadece bir slogandır.'' dedi.

Bezci, 15 Kasım'da Paris'te 70 dünya liderinin katıldığı Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 100. yılı etkinliklerinden önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ortaya attığı AB ordusu fikrine, ABD Başkanı Donald Trump'ın sert tepki gösterirken, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yeşil ışık yakmasını, AA muhabirine değerlendirdi.

AB projesinin ilk amacının pazarı birleştirerek sürtüşmeleri engellemek ve herkesin refahını maksimize etmek olduğunu aktaran Bezci, ikinci amacın ise finansal bütünleşmeyi sağlayarak pazarın akışkanlığını artırmak olduğunu kaydetti.

Bu tür amaçlar rasyonel olduklarından gerçekleştirmenin zor olmadığını, hukuksal müktesebat birliğinin sağlandığını dile getiren Bezci, "Fakat birlik olmanızın asıl şartı aynı değerleri benimsemenizdir. Bu konuda AB’nin uzmanlarının hazırladığı 'mükemmel' anayasa devletler tarafından kabul görmedi. Eğer anayasa ikna edici olsaydı dördüncü aşama 'ortak ordu' olacaktı. AB tersinden bir devlet projesidir; devletleşmenin normal yolu güvenlik/egemenlik, haklar sistemi/anayasa ve ekonomi şeklindedir, Avrupa ise ekonomi, anayasa ve ordu sırasıyla devletleşmeye çalışmıştır. Bu tarihsel yapaylık ya da zorlama AB projesini başarılı kılmamıştır.'' ifadelerini kullandı.

''Silahlanma da bir bağımsızlık iddiasıdır''

AB ordusu projesinin asıl hedefinin ordu değil, silahlanma alanında göreli bir bağımsızlık iddiası olduğunu kaydeden Bezci, AB’de hiçbir devletin ABD’yi karşısına alarak siyaset yapamayacağını belirterek, şöyle devam etti:

''Yapılmak istenen sadece yan yollar oluşturmaktır. ABD'nin 'NATO harcamalarını artırın' talebi gizli olarak 'benden silah alın' talebidir. Başta Almanya ve Fransa ise NATO operasyonlarına kendi silah stoklarıyla ve ordularıyla destek vermeye hazırdır. Böylece AB ülkeleri NATO’ya destek adına operasyonel yetenek kazanmak istemektedir. Bu konuda Fransa, Afrika’da yeteri kadar tecrübe biriktirmektedir. Fakat Alman ordusunun silah ve destek sistemlerinin yarısına yakınının aslında çalışmadığı söylenmektedir. Askerlerin operasyonel yetenekleri ise sahada sınanmış değildir. Bu nedenle tartışmayı AB ordusu kurmak üzerinden değil, AB'nin ABD’den bağımsız silahlanması üzerinden yapmak gerekiyor. AB ordusu sadece bir slogandır."

ABD'den çok ekonomik durgunluğun Avrupa için asıl tehdit olduğunu, dolayısıyla ordu için yapılacak yatırımlar ve harcamaların ekonomiyi canlandıracağını aktaran Bezci, ABD'nin kendi çıkar alanlarından başını kaldırıp Avrupa ile çekişmesini asla ekonomik cezaların ötesine taşımayacağını öne sürdü.

Bezci, ''Rusya ise Avrupa ile savaşı hem politik hem de askeri olarak göze alamaz. Bu nedenle Avrupa ordusu ancak Avrupa dışındaki çıkarlarını korumak için var olabilir. Bu varlığın ilk adımı da silahlanma yatırımları ve ordunun operasyonel yeteneğinin artırılmasıdır. Her iki adım da hem Avrupa çıkarlarını korumaya hizmet edecektir, hem de durağanlaşan Avrupa ekonomisini canlandıracaktır. Zira elektronik sistemleri aşarak bilişim teknolojisinde yol alamayan Avrupa’nın konvansiyonel silahlanmaya yatırım yapmaktan başka ekonomik canlanma umudu yoktur." değerlendirmesini yaptı.

Bünyamin Bezci, Rusya’nın tek dileğinin Batı-NATO bloğunu çatlatmak olduğunu, bu nedenle sadece ordu söylemi gibi milliyetçi tonları değil, Batı Avrupa ülkelerindeki milliyetçi hareketleri de desteklediğini öne sürerek, ''2008 krizi sonrası kapitalizm içi dengelerin piyasa ve toplumu değil, devletleri güçlendirmesiyle önlenemez olan milliyetçi hareketlerin yükselişi İngiltere’yi AB’den kopararak AB bütünleşmesinde büyük bir yara açmıştır. AB’de içten içe oluşan İngiltere’ye ders verme arzusu da aslında yaraları daha da derinleştirecektir. Birleşen bir Avrupa’nın Rusya’yı kendi değerler sisteminin dışında bırakacağı kesindir. Dağılan bir Avrupa’da ise Rusya yeni müttefikler edinecektir. Diğer taraftan kendini zaten bir AB ordusu olarak da gören ABD için AB ordusu demek hafifinden boşuna yatırım ve israf, ağırından ihanettir.'' ifadelerini kullandı.

''AB için Türkiye tehditlere karşı bir tampon ülkedir''

Bezci, eğer Avrupa ordusu bir silahlanma projesi ise bu sorunun yanıtının Türkiye'nin silahlanma projelerindeki AB katkısına bakılarak verilebileceğini, Türkiye ile AB ülkeleri arasında silahlanma projeleri kapsamında ciddi bir işbirliği olmadığını söyledi.

Bezci, şunları kaydetti:

''Bu konuda İtalyanlarla birlikte geliştirilen helikopter projesi dışında elle tutulur bir işbirliği gözükmemektedir. Milli tank projesinde Almanya'nın tutumu Türkiye’nin AB ordusu içindeki yerini belirleyebilecek kapasitede bir iştir. Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki yatırımları AB tarafından desteklenmemektedir. Silah satışında bile Türkiye’ye karşı cimri davranılmaktadır. Silahlanma biçimi benzeşmeyen orduların birlikte hareket edebilme kapasitesi yoktur. AB için Türkiye doğudan gelen başta göçmenler olmak üzere tehditlere karşı bir tampon ülkedir. Bunun da bir ücreti varsa bıktırıcı proje süreçleriyle ödenir. Fakat Türkiye dünyada silah satışlarında 6.'lığa kadar yükselebilecek kapasiteye sahip olan ve operasyonel yeteneğini kaybetmemiş ordusuyla Avrupa ordusu için de bir rakiptir. Birlikte hareket kabiliyetimizin sınırlı olduğu Libya konusunda bir kez daha teyit edilmiş oldu. Türkiye'nin İngiliz ordusuyla birlikte hareket etme ihtimali AB ordusuna göre daha güçlüdür. Milli savaş uçağı projesi de bu birlikteliğin test alanıdır.''

Gelirinin büyük bir kısmını silah satışlarından sağlayan ABD'nin, AB'nin bağımsız silahlanmasına izin vermeyeceğini dile getiren Bezci, sözlerini, ''Fakat bunun için AB ile de savaşmayacaktır. Önce bu fikrin ne kadar gereksiz olduğu konusunda ikna etmeye çalışacak, ikna olunmazsa bazı ekonomik yaptırımlarla tehdit içeren silahlanma projeleri engellenecek daha olmazsa AB ordusu gereksiz yerlerde sahaya sürülerek, yorulacak ve itibarsızlaştırılacaktır. Bu arada ABD tarafından bilişim sistemleri üzerinden proje ve operasyonların sabote edilmesi de uzak bir ihtimal değildir.'' diye tamamladı.

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 28.11.2018 11:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.