Rahmi
Rahmi
21 Haziran 2017 Çarşamba 23:38
Bylock davalarının akıbeti ne olur?
Anayasa Mahkemesi bylock’u kuvvetli suç şüphesinin somut delili olarak kabul etti. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinde TÜRKSAT baskını davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanan mühendis Aydın Yavuz’un tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve tutukluluk incelemelerinin duruşmasız olarak yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile yaptığı bireysel başvuruyu AYM Genel Kurulu açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile ret etti.
YARGITAY
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin de "Paralel Yapı" soruşturmaları kapsamındaki tutukluların tahliyesini kararlaştıran ve meslekten ihraç edilen hakimler Metin Özçelik ile Mustafa Başer'e "silahlı terör örgütü üyeliği" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından 10'ar yıl hapis cezası veren kararının gerekçesinde, ilk kez "ByLock" kullanımının FETÖ üyeliği için yeterli olduğu tespitini yaptı.
Daire kararında bylocku silahlı terör örgütünün kesin delili olarak kabul etti.
16 ıncı Ceza Dairesi yargılamayı temyiz mahkemesi olarak değil sanıkların hakim olmaları nedeniyle 1. derece mahkemesi olarak yaptı.
Yargıtay kararını hangi sıfatla vermiş olursa olsun bu iki yüksek mahkemenin bylocku silahlı terör örgütünün kesin delili olarak kabul etmeleri devam etmekte olan bylock yargılamalarını olumsuz yönde etkileyecektir.
Ağır ceza mahkemeleri bylocku nasıl değerlendiriyor?
Ağır Ceza mahkemeleri bylockun FETÖ/PDY’ne özgü bir haberleşme yazılımı olduğunu kabul etmiş görünüyor. Ancak bu kabule rağmen mahkemeler şimdiye  kadar bir iki istisna hariç bylocku doğrudan silahlı terör örgütünün kesin delili olarak kabul etmiş değildir.
Bu nedenlerle ağır ceza mahkemeleri, Emniyet müdürlüğü KOM, Türk Telekom, BTK, GSM operatörleri ve MİT’e yazı yazarak bylock konusunu aydınlatmaya çalışmaktadırlar.
Ağır ceza mahkemeleri neleri soruyor?
Ağır ceza mahkemeleri;
İP adresleri ile ilgili,
İMEİ adresleri ile ilgili,
Mesaj içerikleri,
Bylock üzerinden kimlerle mesajlaşıldığı,
Bylock üzerinden gönderilen e mailler,
Bylock üzerinden yapılan sesli görüşmeler gibi sorular sormaktadırlar.
Son olarak İstanbul 27 inci Ağır Ceza mahkemesi;
Mahkeme, BTK’dan;
1- sanıklar adına kayıtlı telefonları, İMEİ adreslerini ve bylocku ilk kullanım tarihinden itibaren NAT bilgilerini,
2-Arayan ve aranan numaraları, internet erişimine ilişkin GPRS bilgilerini, BAZ istasyonu bilgilerini ve kullandığı telefonun IMEI numarasını gösterir şekilde HTS kayıtlarının,
b-Baltic Servers-Litvanya adlı firmadan ByLock programı için kiralanan;
*46.166.160.137
*46.166.164.176
*46.166.164.177
*46.166.164.178
*46.166.164.179
*46.166.164.180
*46.166.164.181
*46.166.164.182
*46.166.164.183
IP adreslerine sahip sunuculara hangi gün ve saatlerde erişim sağladığına dair "KARŞI IP Bilgilerini gösterir şekilde CMK 135. Madde uyarınca İLETİŞİMİNİN TESPİTİ ile ilgili kayıtların mahkemeye gönderilmesini istedi,
3-Her bir sanığın ayrı ayrı adı, soy adı TC Kimlik Numarası ve bildirilmiş olan telefon numarası yazılarak  01/08/2014 tarihinden itibaren ileri doğru3 ay süre ile (01/11/2014 tarihine kadar ) CMK 135 md gözetilerek telefonuna ait HTS kaydının BTK dan temini ve BTK dan temin edilen bu liste kapsamında bylock kullanıcısı olup olmadığı hususunda ikinci bir değerlendirme yapılarak anılan dönemde sanığın bylock kullanıcıları ile görüşme yapıp yapmadığı hususunda düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi için İstanbul KOM Şube Müdürlüğüne ayrıntılı müzekkere yazılmasına karar verdi.
Mahkeme ayrıca bylock kullanıcıları olduğu iddia edilen sanıkların bylock üzerinden kimlerle mesajlaştığını, kimlere mail gönderdiğini de sormadı.
Sonuç olarak AYM ve Yargıtay 16 inci Ceza Dairesi kararlarına kadar mahkemeler bylocku silahlı terör örgütünün kesin delili olarak kabul etmemekteydi.
Bundan sonra ne olacak?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 16 inci Ceza Dairesinin bylock kararını bozabilir. Kötü ihtimal, karar bozulmaz ise söz konusu davaların akıbeti ne olur?
Biz kötü ihtimali daha davaların başlangıcında göz önünde bulundurarak  tutuklulukta hukuksuzluğa karşı AİHM sürecini başlattık.
Türkiye ya OHAL dönemini aşarak normal hukuka dönecek ya da belirsizliğe yuvarlanacaktır.
Suçlu ile suçsuzun ayırt edilmesi, adalet için, hukuk güvenliği ve gelecek için hemen şimdi adalet diyoruz.
Av. Rahmi Ofluoğlu
 
BİZ HUKUK
 

 
 
 
 
 
 
Son Güncelleme: 22.06.2017 00:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.