İstanbul Barosu Genel Kurulu’nun da toplanması ile barolarımız, işlevi neredeyse sadece seçim yapmaya indirgenen bir genel kurul dönemini daha tamamladı. Bu yazımda, “Genel kurullarımızda meslek sorunlarına yönelik öncü, yönlendirici ve bağlayıcı kararlar alınabildi mi?” sorusuna yanıt aramayacağım çünkü böyle kararlar alındığını duymadım. Dikkatinize sunmak istediğim, giderek kanıksadığımız ve sayısal artışla birlikte bütün barolarımıza yayılmakta olan toplanma yöntemidir.

Üye sayısı fazla olan barolarımızdan başlayarak yerleşen uygulama ile genel kurullarımız belirlenen ilk toplantı gününde çoğunluk sağlayamıyor ve toplantı ikinci haftaya kalıyor. Bu fiili durum kabullenildiği için ilk toplantı günü dikkate alınmıyor, ertesi hafta genel kurul en fazla onda bir katılımla toplanıyor. Barolarımız aynı uygulamayı genel olarak bu yılda sürdürdü. Meslektaş sayımızdaki hızlı artış kontrol edilemedikçe uygulamanın tüm barolarımızı kapsayacağı da görülüyor.

Önemsenmeyen ve üzerinde düşünülmeyen bu fiili durum mesleğimizin içinde bulunduğu sorunların çok açık bir göstergesidir.

Bu fiili durumun ortaya koyduğu gerçekleri şöylece sıralayabiliriz:

  1. Barolarımızın örgütlenme modeli ulaşılan avukat sayısı karşısında yetersiz kalmaktadır.
  2. Avukatlar, kendi fiili katılımları ile hayatiyet kazanacak en büyük karar organı genel kurulun Avukatlık Yasası’nda aranılan çoğunlukla toplanmasını önemsememekte, ikinci hafta onda bir katılımı yeterli görmektedirler.
  3. Baro yönetim kurulları genel kurul toplantısı yapılacak salonları üye tam sayısına göre değil onda bir katılıma göre seçip, düzenlemektedir.
  4. Bu tablo genel kurul toplantısını ve katılımcıları doğrudan seçime odaklamakta, rutin genel kurul işlemleri ile yetinilmekte, “en büyük karar organı” meslek sorunlarını çözecek öncü, yönlendirici ve bağlayıcı kararlar alamamaktadır.
  5. Genel kurul üyeleri seçime odaklandıkları/odaklandırıldıkları için oy verme günündeki katılım, bırakın çoğunluğu nerede ise tam sayıya ulaşacak kadar yüksek olmaktadır.
  6. Meslek sorularının tartışılmasına zemin hazırlanmadığı için seçimde tercihler genelde siyasal içerikli olmaktadır.

Bu listeyi daha da uzatabiliriz fakat mesleki sorunların çözümünü geciktiremeyiz.

Meslek sorunlarını çözmede, hukuk fakültelerinin açılma ve mezun verme hızlarını geçmek zorundayız.

Mesleğimizi, Avrupa Birliği üyesi ülkeler koşullarına yükseltmek, onlarla rekabet edebilecek kazanımları sağlamak zorundayız.

Böyle bir üstün gayret ve çalışmaya mesleğimizin bugün her zamankinden daha çok gereksinimi vardır.

Baroların örgütlenme modelinden hukuk eğitimine, mesleğe girişin düzenlenmesine, avukat sayısından zorunlu meslek içi eğitime kadar tüm yaşamsal önemdeki mesleki sorunların çözümünde kararlar alıp uygulama sorumluluğu baro yönetimlerimize düşmektedir. Bu sorumluklar yerine getirildiğinde baro genel kurullarımız da gerçek işlevine kavuşacaktır. 7.11.2010

Yeni Yaklaşımlar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.