Mihriban
Mihriban
24 Ocak 2019 Perşembe 11:04
'FETÖ'ye karşı olmak' ne demek

Geçmişiyle, geleceğiyle gerçek bir demokrasiden, yargı bağımsızlığından, hukukun üstünlüğü ilkesinden hareketle yola çıkanlar, özgürlüklerine değer verirler, kimseye biat etmezler, kimseye sığınmazlar. Dijital materyallerle oynamak söz konusu ise eğer bunun en iyi 100 metre rekoru FETÖ’cülere aittir. FETÖ’cüler genlerine işlemiş bu yönlerini zaman zaman istem dışı olarak dışa vururlar. Bu onların temel karakteridir. En başarılı yaptıkları iş ise FETÖ'ye küfrederek İktidar yanlısı görünmeleridir. Bugün FETÖ’ye küfreden AKP sempatizanlarının geçmişini kazıyın şaşırmayacaksınız; FETÖ’ye övgülerini göreceksiniz. Çünkü belli bir tarihin milat olarak kabul edilmesi nedeniyle geçmişteki tüm FETÖ yandaşlıklarının silindiğini düşünürler. Devekuşu da başını toprağa gömdüğü zaman poposunun görünmediğini sanır. FETÖ’cülerin FETÖ’cülük suçlamasından kurtulması zor ve  meşakkatli bir iştir. Bunu bilirler ve siyasi iktidar yalakalığını bunun için ifrat derecesinde yaparlar. Bunlara göre kendilerinin FETÖ'yle kucak kucağa oturduğu kumpas dönemlerinde FETÖ’cülük yapmak teröristlik değildir ama 17 ve 25 Aralık sürecinde halkın haber alma hakkına saygılı davranmak için yolsuzluk haberlerini objektif olarak yapmışsanız bile teröristlik yapmış olursunuz. Bu kadar mantıktan yoksun, aslında kendi geçmişlerinin sorgulandığının ayırdına varmadan devekuşu tarzı bir yaklaşım peşindedirler.  Siyasi iktidar yalakası olurken önemli bir işlevi de başarmak isterler.    O da siyasi iktidar yalakası olmayan herkesi FETÖ’cülükle suçlamak ve algı yaratmak. Bunda ne kadar başarılı olurlarsa o kadar iktidar yanında korunakta olurlar. Bu tiplerde gün bitmez, korku bitmez. Bu tipler diken üstünde her gün sınavdadır. Gün boyu iktidar lehine ne yaptım, kaç aydını susturdum diye bir öz hesaplaşma içindedirler. Siyasi iktidar çok hoşlanır bu durumdan. Bu FETÖ’cüleri kimi zaman tetikçi gazeteci, kimi zaman olmayacak bir konuda dava açan savcı, kimi zaman yargıç olarak görevlendirirler.Ama günü geçtiğinde ya da son kullanım tarihi geldiğinde bu kişileri çöp tenekesinde görebilirsiniz. 

İKTİDAR BU TİPLERDEN NE KADAR KORUNUR VE NE KADAR UZAK DURURSA O KADAR  İKTİDAR OLUR

FETÖ’ye karşı olmak demek, tek başına 17-25 Aralık’a ve  15 Temmuz Hain kalkışmasına (ABD ile işgal hareketidir aslında bu) karşı olmak demek değildir. FETÖ’ye ve FETÖ’cülere karşı olmak, kumpaslara karşı olmakla başlar, Atatürkçü, laik ve hukukun üstünlüğünden, aklın özgürleşmesinden yana olmayı olmazsa olmaz bir koşul saymayı gerektirir.  Atatürkçü, laik ve hukukun üstünlüğünden, aklın özgürleşmesinden yana olanları FETÖ’cülerle özdeşleştiren ve bu iftirayı atanlardan daha büyük ve daha şedit FETÖ’cü yoktur. Siyasi iktidar bu tiplerden ne kadar korunur ve ne kadar uzak durursa o kadar iktidar olur. İktidarın bu tetikçilere çok da itibar ettiği de söylenemez. Bu nedenle bu tetikçiler ikincil bir güç ve sığınacak liman ararlar. Geçmişiyle, geleceğiyle gerçek bir demokrasiden, yargı bağımsızlığından, hukukun üstünlüğü ilkesinden hareketle yola çıkanlar, özgürlüklerine değer verirler, kimseye biat etmezler, kimseye sığınmazlar. Yani Akıllarını özgürleştirirler. Aklı özgür olanlar dövülebilir, sövülebilir, içeri tıkılabilir, hatta tehdit edilebilirler. Ama sonuç değişmez. Onların aklı özgürdür ve aklı özgür olanlar ne FETÖ'nün ne iktidarın ne de başka bir gücün esiri olmazlar, güce tapmazlar ve biat etmezler... Türkiye’deki sorun ise aklı özgürleştirecek, kendilerini bile sorgulayacak nesiller yetiştirmeyen eğitim sorunudur. 

Kaynak: Celal Ülgen / Odatv.com

Son Güncelleme: 24.01.2019 11:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.