Yeşim
Yeşim
22 Mart 2016 Salı 19:15
Haklı bir sebebin varlığı halinde şirket yönetim kurulu üyeleri prim borcundan sorumlu değildir

 21. Hukuk Dairesi         2015/17608 E.  ,  2015/20423 K.

"İçtihat Metni"

Y A R G I T A Y İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2015
NUMARASI : 2013/482-2015/362


Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; Uki Ul. Konf. İml. ve Tic. A. Ş.’'nin, Kurumun 6183 sayılı Kanun'a göre, 30/11/2011 tarih, 21.942.404 sayı 2009/18566 takip; 21.942.195 sayı 2008/28753 takip ve 21.941.999 sayı 2007/40712 takip numaralı takip dosyalarında takip edilen prim borçlarının tahsili amacıyla davacı adına çıkarılan ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 
Mahkemece, davacının dava dışı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olması ve şirket hakkında verilen iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararının kalkması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davanın hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı, dosya içerisindeki 1995 ila 2003 yılları arasındaki ticari sicil kayıtlarına göre davacının dava dışı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olarak temsil ve ilzam yetkisiyle görevli bulunduğu, 2003 ila 2010 yılları arasındaki ticaret sicil kayıtlarının dosya içerisinde bulunmadığı ancak bu dönemler bakımından da davacının Yönetim Kurulu Başkanı olmadığına ilişkin bir itirazının bulunmadığı, dava dışı şirket hakkında İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/547 E. sayılı dosyasında 08/08/2007 tarihi itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiği, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2012 tarihli kararıyla dava dışı şirketin iflasına karar verildiği ve aynı tarih itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verildiği, kararın 23. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2013 tarihli ilamıyla onanarak kesinleştiği, 30/11/2011 tarih, 21.942.404 sayı 2009/18566 numaralı takip dosyasında takip edilen borcun 2008/4 ila 2009/1 dönemlerine ait prim borcu olduğu, 21.942.195 sayı 2008/28753 numaralı takip dosyasında takip edilen borcun 2003/2 ve 11, 2004/1 ve 9, 2005/3 ve 2007/8 ila 2008/3 dönemlerine ait prim borcu olduğu, 21.941.999 sayı 2007/40712 numaralı takip dosyasında takip edilen borcun 2007/4 ila 2007/7 dönemlerine ait prim borcu olduğu anlaşılmaktadır. 

Davanın yasal dayanağı ise 506 sayılı Kanunun 80, 5510 sayılı Kanunun 88 ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi olup, davadaki sorunun bu maddeler ile birlikte değerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerektiği ortadadır. 6183 sayılı Yasa'nın 58/1. maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.
5510 sayılı Kanun'un yürürlük süresiyle ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun'un 88. maddesinin 01/07/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Davanın yasal dayanığını oluşturan 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesinde sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olarak anılan maddeye dayalı olarak açılacak dava “menfi tespit” niteliğinde olup, ”böyle bir borcu olmadığı” veya “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” iddiaları dışında başka bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir. 
            
              KARARIN DEVAMI
     
Son Güncelleme: 22.03.2016 19:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol