12 Ocak 2016 Salı 16:02
Zorunlu Müdafii Ücreti

 T.C.

Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi

 

E:2015/3067

K:2015/25051

T: 09.09.2015

 

Yargılama Gideri

Zorunlu Müdafii Ücreti

 

Özet: CMK.nın 150/3. maddesi gereğince sanığın üzerine atılı yağma suçunun niteliği gözönüne alınarak zorunlu müdafii tayin edildiği halde, dosyadaki bilgilere göre mali olanaklardan yoksun olan sanığa, Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı biçimde vekalet ücretinin yükletilmesine karar verilmesi doğru değildir.

 

(5271 s. CMK m. 150/3)

 

(AİHS m. 6/3-c)

 

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;

 

Gereği görüşülüp düşünüldü;

 

Mahkemenin yağma suçu ile ilgili delilleri takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin değişen suç vasfına göre kasten yaralama suçundan verilen hükümle ilgili ve yargılama giderleri ile ilgili olarak ise karardan sonra yapılan tebligat masrafları ile sanığa yüklenen miktar 20,00 TL üzerinde kalacağından bu kısmın sanığa yükletilmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

 

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

 

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince sanığın üzerine atılı suçun vasfı gereğince zorunlu müdafii tayin edildiği halde dosyadaki bilgilere göre mali olanaklardan yoksun olan sanığa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde vekâlet ücretinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi,

 

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak (BOZULMASINA), ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasının (C) bendinde yer alan vekâlet ücretinin sanıktan tahsiline ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 09.09.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

 

MUHALEFET ŞERHİ

 

Dairemizdeki çoğunluk görüşünce verilen bozma kararındaki, zorunlu müdafilik ücretinin yargılama giderinden sayılmayacağı görüşüne katılmamaktayız.

 

1-                   Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi aynen şöyledir:

 

Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir.

 

Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli gördüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek, hakkına sahip bulunduğu.

 

Madde içeriğinden anlaşıldığı gibi, avukat yardımından ücretsiz yararlanabilmek için, bir suç ile itham altında olmak gerekir. Bir suçla itham altında olan bu kişi, yargılama sonunda beraat edebilir. Dolayısıyla maddi olanaksızlıklar yüzünden beraat edecek bu kişiyi, avukatın yardımından mahrum etmemek için avukatlık ücretini devlet karşılamaktadır. Devlet de yargılama sonunda bu giderlerini suç ile itham edilen kişiden değil, mahkûm durumuna düşen kişiden tahsil etmektedir.

 

Şüpheli veya sanık olarak yargılanan kişi, müdafii tutacak maddi olanaklardan yoksun ise veya resen müdafii atanması gerektiren bir kişi ise, atanan müdafinin yardımından, yargılama aşaması boyunca ücretsiz yararlanır. Adaletin gerçekleşmesi ve adil yargılanmanın oluşması için, sanığa bu olanaklar tanınmaktadır. Sanığa bu olanaklar alınmadığı takdirde, silahların eşitliği kuralı gerçekleşmeyeceğinden, sanık yargılama sonunda, avukat yardımından yararlanamadığını ileri sürüp, savunma hakkının kısıtlandığını iddia edebilir. İlerde ileri sürülebilecek bu iddialara karşı, sanığa bu haklar tanınmıştır.

 

Devletin sanığa yaptığı bu yardım, maddi olanaklardan yoksun oluşu nedeniyle, ücreti ödeme olanağına sahip bulunmaması, sanığın yaşının küçüklüğü veya isnat edilen cezanın ağırlığı gibi nedenler arasında bir ayırım yapılmamıştır. Sanığın savunmasız olmaması için, AİHS'ne uyum sağlamak için yargılamaya gölge düşürmemek için re'sen müdafi tayin edilmesi cihetine gidilmiştir.

 

Yargılama süresi devam ettiğinden, sanık sıfatı bulunduğu müddetçe bu kişiden avukatlık ücreti istenemez. Yargılama sonunda kim mahkûm olursa, otopsi giderleri gibi yargılama giderleri ile baro tarafından atanan müdafinin ücreti de mahkûm olan kişiden tahsil edilmelidir.

 

2-                   Baro tarafından ödenen müdafi giderlerinin, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı sorunu:

 

-5320 sayılı Yasanın 13. maddesi

 

-5271 sayılı Yasanın 324-325-327. maddeleri

 

-Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesi ile 8/3. ve 11/7. maddeleri,

 

Ayrı ayrı incelendiğinde, baro tarafından ödenen bu müdafi ücretinin, yargılama sonucunda, yargılama giderleri gibi, mahkûm olan kişilerden tahsil edilmesi gerekmektedir.

 

Kanun koyucu yukarıda belirtilen kanun maddelerini yürürlüğe koyarken, Avrupa lisan Hakları Sözleşmesi'ne uyum sağlamak için bu kanun ve yönetmelikleri yürürlüğe koymuştur. Baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ödenen ücret de yargılama giderlerindendir. Yargılama sonunda sanık hakkında beraat kararı verildiğinde, tüm yargılama giderleri, Devlet Hazinesince üstlenilir. Buna karşılık, mahkûmiyeti halinde, hükmün kesinleşmesi ile bu sefer bütün yargılama giderleri (örneğin otopsi giderleri) gibi resen atanan müdafi ücreti de mahkûm olan hükümlüye yüklenir.

 

Anayasa mahkemesi; 5320 sayılı Yasanın 13. maddesinin Avrupa İnsan Hakları 5özleşmesi'ne aykırı olmadığına karar vermiştir. 12.03.2009 tarih 2007-43 Esas, 2009-51 sayılı Kararı aynen şöyledir.

 

“Ceza Muhakemesi Kanununa göre, yargılama sürecinde hüküm kesinleşinceye kadar şüpheli veya sanıktan müdafi ücreti istenmemektedir. Hüküm kesinleştikten sonra ise yargılama giderleri içerisinde, müdafi ücreti istenen şahıs, şüpheli veya sanık değil artık hükümlü sıfatını taşımaktadır.

 

Düzenleme ile amaçlanan sanığa adil bir şekilde savunma imkânlarının sağlanmasıdır. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde bu imkân sağlandıktan sonra, yardım kapsamında ödenen ücretin yargılama gideri olarak hükümlüden tahsilinin öngörülmesinin Anayasanın adil yargılanma hakkına aykırılığından söz edilemez." şeklindedir.

Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, bozma kararında belirtilen zorunlu müdafi ücretinin hükümden çıkarılmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.

 

M. Metin KAYA                                                                                                                                                           Ramazan YILMAZ

 

Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi                                                                                                                           Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi       

(Muhalif)                                                                                                                                                                      (Muhalif)

Son Güncelleme: 12.01.2016 16:06
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177