23 Ağustos 2014 Cumartesi 23:19
Yargıtay'ın felaket kararları

Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi bir kayıt düzeltme kararında kardeşlerden birisinin yaşını 5 Ağustos 2009 olarak karara bağlıyor. Bu  doğum tarihi diğer kardeşin doğum tarihi ile çelişkili.. Çünkü bu durumda kardeşler arası yaş farkı 3 ay 28 gün oluyor. Bu tıbben imkansız. Gelin görün ki karar temyizden geçmeden kesinleşiyor. Yargıtay C. Başsavcılığı karara itiraz ediyor ve karar bozuluyor.

Aynı durum Yargıtay kararlarında da söz konusudur.
Bunlar neden oluyor?

Çünkü dosyalar özenle okunmuyor..

Bu ilk kez mi oluyor?

Keşke öyle olsa.. Avukatların en büyük korkusu dosyalarının okunmamasıdır.. Bu durumdan bütün hukukçular şikâyetçidir. Ama hiç kimse sesini çıkarmaz.. Barolar susar..Avukatlar susar..

Neden susarlar?

Avukatlar susarlar çünkü biz korkutulmuş,bastırılmış bir milletiz.

Barolar neden susar?

Çünkü onların daha önemli işleri vardır!..

4 maddeden ibaret Leasing sözleşmesinin 5 ve 6. maddelerinden bozma kararı

Elimizde başka kararlar var.. Henüz kararlar kesinleşmediği için yayınlayamıyoruz.. Bunlardan birisinde davalı bir finansal kiralama şirketi. Esas mahkemesi davacı lehine karar veriyor. Yargıtay sözleşmenin 5. Ve 6. Maddelerini gerekçe göstererek mahkemenin kararını bozuyor. Oysa sözleşme 4 madde yani sözleşmede 5 ve 6. madde yoktur.

Bugün Cihan Haber Ajansı bir haber paylaştı. Haberin bir hukukçu tarafından yazılmadığı belli ama haberin özü doğru.

İşte haber:

BURSA (CİHAN)- Manisa’da, nüfus kaydı düzenlemesi davasında 24 Şubat 2007 doğumlu kız çocuğunun doğum tarihini 14 Şubat 2002 olarak düzelten mahkemeye Yargıtay’dan itiraz geldi. Kız çocuğunun diğer kardeşi ile yaş farkının 3 ay 28 gün olduğunu, bir kadının tıbben bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının mümkün olmadığına hükmeden Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını bozdu. 

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı ile davalı Fatmanur A. arasındaki davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 5 Ağustos 2009 günlü kayıt düzenleme davasında devreye giren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı geçtiğimiz 21 Şubat günü kararın kanun yararına temyiz edilerek bozulmasını istedi. Dava dosyasını yeniden ele alan Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalı Fatmanur A. aleyhine açılan kayıt düzenlemesi davasında davacının 14 Şubat 2007 olan doğum tarihinin 14 Şubat 2002 olarak düzeltilmesinin istenildiği, mahkemece yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğine dikkat çekildi. 

Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Fatmanur A. ile aynı anneden doğduğu anlaşılan 12 Haziran 2003 kardeşi Fatma Gürcan arasında düzeltilen doğum tarihine göre 3 ay 28 günlük bir zaman farkı bulunduğuna işaret edilen Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: "Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken kayıtlar arasında çelişki olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla açıklanan sebeplerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 429. Maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozulmasına ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi."

BİR KİMSE DOĞMADAN ÖNCE NÜFUSA TESCİL EDİLEMEZ
Yargıtay cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay’a gitmeden kesinleşen Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde verilen yaş düzenleme kararına da itiraz ederek kararın temyiz edilmesini istedi. Dava dosyasını yeniden değerlendiren Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, Gülüstan T. tarafından açılan davada, doğum tarihinin 10 Mart 1984 olarak nüfusa kayıt edildiğini, gerçek doğum tarihinin 10 Mart 1989 olduğunu belirterek doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilmesinin talep ettiği hatırlatıldı. Mahkemece davanın kabulü ile davacının doğum tarihinin ay ve günü baki kalmak kaydıyla 10 Mart 1989 olarak düzeltilmesine ve nüfusa tesciline karar verildiğine vurgu yapılan Yargıtay kararında, "Dosya içerisindeki mevcut nüfus kayıt örneklerinden, adı geçen davacının nüfusa 1 Mayıs 1984 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Bir kimsenin doğmadan önce nüfusa tescili mümkün olmadığı halde, doğum tarihinin 10 Mart 1989 olarak düzeltilmesi nüfus kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir. Hâkim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozulmasına ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi." denildi. 
CİHAN
Haberi düzenleyen
Rahmi Ofluoğlu
Hukukçu

Son Güncelleme: 23.08.2014 23:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177