14 Aralık 2012 Cuma 12:20
Yargıtay'dan emsal 'Eş' kararı
 Yargıtay, karısına şiddet uygulayan, hakaret eden, doğumunda ilgilenmeyen, birlik görevini yerine getirmeyen koca ile evine ilgisiz, mahrem hayatlarını başkalarına anlatan, güven sarsıcı davranışlarda bulunan ve inin ilk evliliğinden olan çocukla ilgilenmeyen kadını eşit kusurlu saydı.

Akşehir'de bir astsubay, evlilik birliğinin temelden sarsıldığı gerekçesiyle boşanma davası açtı. Eşi ise davanın reddini, boşanmaya karar verilmesi halinde ise nafaka, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istedi.

Davaya bakan Akşehir Aile Mahkemesi, komşular ve çiftin ailelerinin yaptığı tanıklıklar ve toplanan deliller sonucu, taraflar arasındaki geçimsizliğin davalı kadından kaynaklanmadığı, ortak hayatın çekilmez hale gelmesinde kadının bir kusuru olmadığı sonucuna vararak, kocanın boşanma talebini reddetti.

Yerel Mahkeme, kadının ayrı yaşama hakkına sahip olduğu ve müşterek çocukları için kadına nafaka verilmesi gerektiği sonucuna vardı.

Kararın koca tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Yargıtay: ''Eşit kusur var''

Daire'nin kararında, kocanın eşine şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, eşinin hamileliğinde ve doğumunda ilgilenmediği, birlik görevlerini yerine getirmediğinin sabit olduğu belirtildi. Kadının da eşinin ilk evliliğinden olma 11 yaşındaki çocuğuna hakaret ettiği, ilgilenmediği, evine karşı ilgisiz olduğu, mahrem hayatlarını başkalarına anlattığı ve güven sarsıcı davranışlar içine girdiğinin belirlendiği kaydedildi.

Kararda, şöyle denildi:

''Bu duruma göre, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında koca dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, kocanın boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.''

Yerel Mahkeme: ''Vicdan, hak, adalet ilkeleri gereği bozmaya uyulamaz''

Akşehir Aile Mahkemesi ise bozma sonrası vicdani kanıda bir değişiklik olmadığını belirterek, ilk kararında direndi.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacı kocanın tanıklarına itibar edilse dahi tarafların eşit kusurlu sayılmasının mümkün olmadığı sonucuna varan yerel mahkeme direnme kararında, ''Karı ve kocanın eşit kusurlu olmaları mümkün değildir. Çünkü koca müşterek çocuklarına 'p..' diyebilmektedir. Kadına çektiği mesajlarda ve tanık beyanlarında ağır hakaretlerde bulunmaktadır. Tarafların boşanmasına karar verilecek olsa dahi eşit kusurlu olmaları mümkün değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına, vicdan, hak, adalet ve nesafet ilkeleri gereği uyulmayacağından direnilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır'' denildi.

Davacı koca, direnme kararını da temyiz ederek, kendisinin kusursuz, eşinin kusurlu olduğunu ileri sürdü ve direnme kararının bozulmasını istedi.

Temyiz üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin gerekçeleri doğrultusunda yerel mahkemenin direnme kararını bozdu ve karı ve kocayı eşit kusurlu saydı.

(AA)
Son Güncelleme: 14.12.2012 12:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177