25 Haziran 2013 Salı 11:29
YARGITAY  Hukuk Genel Kurulu
 Daire:HGK

Tarih:2013

Esas No:2012/19-1224

Karar No:2013/470

Kaynak:

İlgili Maddeler:

İlgili Kavramlar:menfi tespit, bono tanzim tarihinden sonra yapılan ödeme

T.C.

YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu

 

ESAS NO              : 2012/19-1224

KARAR NO          : 2013/470           Y A R G I T A Y İ L A M I

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ      : Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ  : 04/07/2012

NUMARASI        : 2012/271-2012/359

DAVACI               : Metin Keskin vekilleri Av.Zinnur Erdilli, Av.Arif Keskin

DAVALI                : Necdet Gökçe vekili Av.İbrahim Uluer

 

 

Taraflar arasındaki “menfi tespit ve istirdat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkeme’since davanın kısman kabulüne dair verilen 16.03.20111 gün ve2008/428 E., 2011/142 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2012 gün ve 2011/8848 E., 2012/2917 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı borç karşılığında toplam 250.000,00 TL tutarında 3 adet bono verdiğini, tefeci olan davalıya müvekkili ve müvekkili adına dava dışı Mehmet Kubur tarafından 209.000,00 TL nakit, yine iki adet 230.000,00 TL bedelli daire devir edildiğini, davalının tüm bu ödemelere karşılık bonoları iade etmediğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı savunmasında, davacı ile aralarındaki ilişkinin uzun süreli olduğunu ve tefecilik ile ilgili olmadığını arkadaşı olması nedeniyle zaman zaman borç verdiğini, yapılan ödemelerin dava konusu bonolardan önceki tarihlerde alınan borca karşılık olduğunu taşınmazları ise bedelini ödeyerek satın aldıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, taşınmazların resmi satış senedinde bedelin peşin ödendiği, kaydı bulunduğu, 3. kişi tarafından yapılan ödemelerde ise davacının borcuna yönelik olduğuna dair bir ibare bulunmadığı ancak 69.000 TL ödemenin bir başka alacağa ilişkin olduğunun davalı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının taşınmaz devri ile dava dışı Mehmet Kubur’un yaptığı ödemelerin borcuna karşılık olduğunu kanıtlayamamış olduğundan tüm temyiz itirazlarının reddi, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava konusu bonolar 01.01.2008 tanzim tarihlidir. Bu tarihten önceki ödemelerin anılan bonolara yönelik olarak yapıldığı kabul edilemez. Mahkemece bu yön gözetilerek bilirkişiden davalının itirazı doğrultusunda ek rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

 

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

 

HUKUK GENEL KURULU KARARI

 

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, menfi tespit ve istirdat     istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan düşük faizli borç para istediğini ve senet karşılığı müvekkilinin davalıdan borç aldığını, 2 adet 50.000,00 TL ve 1 adet 150.000,00 TL bedelli senetleri davalıya verdiğini, senetlerde sadece bedelin yazılı olduğunu, diğer yerlerin daha sonra doldurulmak üzere boş olarak verildiğini, vadeleri gelmeden de bankadan havale ve EFT ile toplam 296.702,00 TL ödeme yapıldığını, davalının senetleri iade etmemesi üzerine müvekkilinin bu defa iki adet dairesini davalıya devrettiğini, tüm bu ödemelere ve devirlere rağmen davalının senetleri iade etmeyip senetlere istinaden ihtiyati haciz yoluna başvurduğunu ve müvekkili aleyhine takip başlatarak ikinci defa ödemeye zorladığını, müvekkilince havaleler ve 230.000,00 TL değerindeki dairelerin devri suretiyle toplamda 526.702,00 TL ödeme yapılmış olduğunu ve 250.000,00 TL’lik borcun fazlası ile karşılandığını ileri sürerek, müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iadesine ve fazla ödemelerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf cevabında, davacının borç paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine aralarında para alışverişinin olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin banka hesaplarına ilgili senetlere karşılık 87.702,00 TL yatırılmadığını, dava dışı Mehmet Kubur tarafından yapılan 209.000,00 TL ödemenin ise davacının borcuna mahsuben olmadığını, bizzat Mehmet Kubur’un kendi borçları için ödemede bulunduğunu, ayrıca bu ödemelerin senetlerin tanzim tarihinden önce yapıldığını, dairelerin ise emlakçi aracılığıyla bulunduğunu ve bedelleri peşin ödenerek müvekkilince satın alındığını, senet bedellerine ilişkin ödeme yapılmış olsa idi ödeme sebebinin havale makbuzlarına şerh düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, senetlerin tanzim ve vade tarihlerinden sonra yapılan 69.000,00 TL dışındaki ödemeler bakımından davacı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takiplerin dayanağı senetler nedeniyle davalıya 69.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Taraf vekillerinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının davalıya 69.000,00 TL borçlu olmadığına ilişkin olarak yerel mahkemece kurulan menfi tespit hükmüne esas alınan davacı ödemelerinin, davaya konu bonoların tanzim tarihinden sonra mı yoksa önce mi yapıldığı noktasında toplanmaktadır.

Yerel mahkemece hükme esas alınan 18.01.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitle; davacı/borçlunun, davalı/alacaklıya, 15.02.2008; 13.03.2008; 26.03.2008; 01.05.2008 ve 23.05.2008 tarihlerinde toplam 69.000,00 TL ödeme yaptığı belirlenmiş ve mahkemece bu ödemelerle sınırlı olmak üzere davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Bu itibarla; davacı tarafından değişik tarihlerde yapılan ödemelerden sadece bonoların tanzim tarihinden sonrasına ilişkin bölümü yerel mahkemece dikkate alınarak menfi tespit hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

O halde, Özel Daire bozma ilamında dikkate alınması gerektiği belirtilen ödeme tarihi ile yerel mahkemece esas alınan ödeme tarihleri aynı olduğundan bu yöne ilişkin direnme kararı yerindedir.

Ne var ki, ödemelerin miktarına yönelik diğer temyiz itirazları Özel Daire’since incelenmediğinden, dosyanın bu yönde inceleme yapılmak üzere Özel Daire’ye gönderilmesi gereklidir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde olup, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 19. HUKUK DAİRESİ’NE GÖNDERİLMESİNE, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10.04.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

 

Mahmut BİLGEN

Birinci Başkanvekili

 

 

 

Y.Uluç

8.H.D.Bşk.

B.Yıldırım

5.H.D.Bşk.

M.L.Tombaloğlu

6.H.D.Bşk.

Ü.Sayış

9.H.D.Bşk.

 

 

N.Gürbüztürk

2.H.D.Bşk.

Ş.Öztürk

4.H.D.Bşk.

 

İ.H.Asarlıoğlu

7.H.D.Bşk.

 

 

 

 

 

 

R.Balta

22.H.D.Bşk.

H.Dündar

23.H.D.Bşk.

 

K.Yüksel

3.H.D.Bşk.

M.Balcı

21.H.D.Bşk.

 

 

 

 

 

H.H.Ünaldı

1.H.D.Bşk.

 

R.Yalçın

K.Doğan

Bozma

M.Dolu

 

 

 

 

İ.Yolageldi

M.A.Esmer

M.Aral

E.Buyurgan

 

 

 

 

 

S.Ateşel

A.A.Güllüoğlu

N.Tanlık

M.Erdoğan

 

 

 

 

 

 

M.Aysal

R.C.Hanedan

A.Tartıcı Çevikbaş

 

L.E.Köksal

 

 

 

 

A.İnceman

 

 

A.Orhan

A.Kellecioğlu

H.Makas

 

 

 

 

M.Arı

A.Yaman

Bozma

Ç.Şen

S.Çelik

 

 

 

 

 

Yahya Memiş

O.Yurdakul

İ.T.Ataman

Yusuf Memiş

  

H.Kulaç

S.Kul

Y.Z.Canik

A.Yener

A.Tuncal

N.Özer

Ö.F.Herdem

 

Karşılaştırıldı.     ös.

Yz.İşl.Md.            T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS NO     : 2012/19-1224 KARAR NO           : 2013/470           Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ          : Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ      : 04/07/2012 NUMARASI                : 2012/271-2012/359 DAVACI     : Metin Keskin vekilleri Av.Zinnur Erdilli, Av.Arif Keskin DAVALI                : Necdet Gökçe vekili Av.İbrahim Uluer Taraflar arasındaki “menfi tespit ve istirdat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkeme’since davanın kısman kabulüne dair verilen 16.03.20111 gün ve2008/428 E., 2011/142 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2012 gün ve 2011/8848 E., 2012/2917 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı borç karşılığında toplam 250.000,00 TL tutarında 3 adet bono verdiğini, tefeci olan davalıya müvekkili ve müvekkili adına dava dışı Mehmet Kubur tarafından 209.000,00 TL nakit, yine iki adet 230.000,00 TL bedelli daire devir edildiğini, davalının tüm bu ödemelere karşılık bonoları iade etmediğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı savunmasında, davacı ile aralarındaki ilişkinin uzun süreli olduğunu ve tefecilik ile ilgili olmadığını arkadaşı olması nedeniyle zaman zaman borç verdiğini, yapılan ödemelerin dava konusu bonolardan önceki tarihlerde alınan borca karşılık olduğunu taşınmazları ise bedelini ödeyerek satın aldıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taşınmazların resmi satış senedinde bedelin peşin ödendiği, kaydı bulunduğu, 3. kişi tarafından yapılan ödemelerde ise davacının borcuna yönelik olduğuna dair bir ibare bulunmadığı ancak 69.000 TL ödemenin bir başka alacağa ilişkin olduğunun davalı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının taşınmaz devri ile dava dışı Mehmet Kubur’un yaptığı ödemelerin borcuna karşılık olduğunu kanıtlayamamış olduğundan tüm temyiz itirazlarının reddi, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Dava konusu bonolar 01.01.2008 tanzim tarihlidir. Bu tarihten önceki ödemelerin anılan bonolara yönelik olarak yapıldığı kabul edilemez. Mahkemece bu yön gözetilerek bilirkişiden davalının itirazı doğrultusunda ek rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, menfi tespit ve istirdat  istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan düşük faizli borç para istediğini ve senet karşılığı müvekkilinin davalıdan borç aldığını, 2 adet 50.000,00 TL ve 1 adet 150.000,00 TL bedelli senetleri davalıya verdiğini, senetlerde sadece bedelin yazılı olduğunu, diğer yerlerin daha sonra doldurulmak üzere boş olarak verildiğini, vadeleri gelmeden de bankadan havale ve EFT ile toplam 296.702,00 TL ödeme yapıldığını, davalının senetleri iade etmemesi üzerine müvekkilinin bu defa iki adet dairesini davalıya devrettiğini, tüm bu ödemelere ve devirlere rağmen davalının senetleri iade etmeyip senetlere istinaden ihtiyati haciz yoluna başvurduğunu ve müvekkili aleyhine takip başlatarak ikinci defa ödemeye zorladığını, müvekkilince havaleler ve 230.000,00 TL değerindeki dairelerin devri suretiyle toplamda 526.702,00 TL ödeme yapılmış olduğunu ve 250.000,00 TL’lik borcun fazlası ile karşılandığını ileri sürerek, müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iadesine ve fazla ödemelerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevabında, davacının borç paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine aralarında para alışverişinin olduğunu, davacı tarafından müvekkilinin banka hesaplarına ilgili senetlere karşılık 87.702,00 TL yatırılmadığını, dava dışı Mehmet Kubur tarafından yapılan 209.000,00 TL ödemenin ise davacının borcuna mahsuben olmadığını, bizzat Mehmet Kubur’un kendi borçları için ödemede bulunduğunu, ayrıca bu ödemelerin senetlerin tanzim tarihinden önce yapıldığını, dairelerin ise emlakçi aracılığıyla bulunduğunu ve bedelleri peşin ödenerek müvekkilince satın alındığını, senet bedellerine ilişkin ödeme yapılmış olsa idi ödeme sebebinin havale makbuzlarına şerh düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, senetlerin tanzim ve vade tarihlerinden sonra yapılan 69.000,00 TL dışındaki ödemeler bakımından davacı iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takiplerin dayanağı senetler nedeniyle davalıya 69.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının davalıya 69.000,00 TL borçlu olmadığına ilişkin olarak yerel mahkemece kurulan menfi tespit hükmüne esas alınan davacı ödemelerinin, davaya konu bonoların tanzim tarihinden sonra mı yoksa önce mi yapıldığı noktasında toplanmaktadır. Yerel mahkemece hükme esas alınan 18.01.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitle; davacı/borçlunun, davalı/alacaklıya, 15.02.2008; 13.03.2008; 26.03.2008; 01.05.2008 ve 23.05.2008 tarihlerinde toplam 69.000,00 TL ödeme yaptığı belirlenmiş ve mahkemece bu ödemelerle sınırlı olmak üzere davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu itibarla; davacı tarafından değişik tarihlerde yapılan ödemelerden sadece bonoların tanzim tarihinden sonrasına ilişkin bölümü yerel mahkemece dikkate alınarak menfi tespit hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. O halde, Özel Daire bozma ilamında dikkate alınması gerektiği belirtilen ödeme tarihi ile yerel mahkemece esas alınan ödeme tarihleri aynı olduğundan bu yöne ilişkin direnme kararı yerindedir. Ne var ki, ödemelerin miktarına yönelik diğer temyiz itirazları Özel Daire’since incelenmediğinden, dosyanın bu yönde inceleme yapılmak üzere Özel Daire’ye gönderilmesi gereklidir. S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde olup, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 19. HUKUK DAİRESİ’NE GÖNDERİLMESİNE, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10.04.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi. Mahmut BİLGEN Birinci Başkanvekili Y.Uluç 8.H.D.Bşk. B.Yıldırım 5.H.D.Bşk. M.L.Tombaloğlu 6.H.D.Bşk. Ü.Sayış 9.H.D.Bşk. N.Gürbüztürk 2.H.D.Bşk. Ş.Öztürk 4.H.D.Bşk. İ.H.Asarlıoğlu 7.H.D.Bşk. R.Balta 22.H.D.Bşk. H.Dündar 23.H.D.Bşk. K.Yüksel 3.H.D.Bşk. M.Balcı 21.H.D.Bşk. H.H.Ünaldı 1.H.D.Bşk. R.Yalçın K.Doğan Bozma M.Dolu İ.Yolageldi M.A.Esmer M.Aral E.Buyurgan S.Ateşel A.A.Güllüoğlu N.Tanlık M.Erdoğan M.Aysal R.C.Hanedan A.Tartıcı Çevikbaş L.E.Köksal A.İnceman A.Orhan A.Kellecioğlu H.Makas M.Arı A.Yaman Bozma Ç.Şen S.Çelik Yahya Memiş O.Yurdakul İ.T.Ataman Yusuf Memiş H.Kulaç S.Kul Y.Z.Canik A.Yener A.Tuncal N.Özer Ö.F.Herdem Karşılaştırıldı.           ös. Yz.İşl.Md.

Son Güncelleme: 25.06.2013 11:36
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177