12 Mayıs 2015 Salı 15:21
Yargıtay Hukuk Dairesi Kararı
 YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2014/519

Karar Numarası: 2014/5544

Karar Tarihi: 12.09.2014

İFLASIN ERTELENMESİ DAVASI

İFLASIN İSTENMESİ İÇİN VEKALETNAMEDE ÖZEL YETKİ BULUNMASI GEREKİR

İFLASIN ERTELENMESİNİ İSTEYEN KOOPERATİF VE SERMAYE ŞİRKETLERİNİN BORCA BATIK DURUMDA BULUNMASI FEVKALADE MÜHLETTEN YARARLANMAMIŞ OLMASI VE SUNACAKLARI İYİLEŞTİRME PROJESİ KAPSAMINDA MALİ DURUMLARININ ISLAHININ İMKÂN DÂHİLİNDE GÖRÜLMESİ GEREKİR

YETERSİZ BİLİRKİŞİ RAPORU İLE KARAR VERİLDİĞİ

ÖZETİ: Vekilin, müvekkilinin iflasını isleyebilmesi için, vekaletnamesinde özel yetkinin bulunması gerektiği gözetilmelidir. İflasın ertelenmesini isteyen, kooperatif ve sermaye şirketlerinin borca batık durumda bulunması, fevkalade mühletten yararlanmamış olması ve sunacakları iyileştirme projesi kapsamında mali durumlarının ıslahının imkan dahilinde görülmesi gerekir. Mahkemece, davacı şirketin borca batık durumunun tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı ve süreç içindeki uygulamaların projede gösterilen iyileştirme unsurlarına uygun bulunup bulunmadığı hususunda somut verilere dayalı, teknik, denetime elverişli ve detaylı bir uzman bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkilinin kamu ihaleleri almak suretiyle enerji nakil hattı tesisi konusunda taahhüt işi yaptığını ve turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini; piyasadaki genel durum, hak edişlerin zamanında ödenmemesi ve banka kredileri nedeniyle içinde bulundukları faiz sarmalı nedeniyle borca batık hale geldiklerini; şirkete ve ortaklara ait taşınmazların satışı, atıl iş makinelerinin satılması, devam eden işlerin bitirilmesinden sonra tahsil edilecek hakedişlerin sağlayacağı rahatlama ve şirketin küçültülmesi suretiyle borca batıklığın sona ereceğini ileri sürerek, iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece iddia, müdahil beyanları, kayyım ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin bilançosunda rayiç değerleme yapılabilecek kalemleri teşkil eden stokların, yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri farkının ve duran varlıkların toplam 564.793,39 TL olduğu ve rayiç değer bilançosunda bu değerler sıfır olarak kabul edilse bile şirketin borca batık durumda olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Müvekkilin iflasının istenmesi için vekaletnamede özel yetki bulunması gerekir (HMK. m. 74/1 ve TBK. m. 504). Davacı vekilinin vekaletnamesinde bu konuda eksiklik bulunduğunun gözden kaçırılması suretiyle yargılamaya devamla bir karar verilmesi doğru değildir.

2-İflasın ertelenmesini isteyen kooperatif ve sermaye şirketlerinin borca batık durumda bulunması (bir diğer ifade ile varlıklarının rayiç değerlerinin borçlarını karşılayamaması), fevkalade mühletten yararlanmamış olması ve sunacakları iyileştirme projesi kapsamında mali durumlarının ıslahının imkân dâhilinde görülmesi gerekir (İİK. m. 179). Gerek borca batıklığın ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu değerlendirmelerin yapılması için bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır (HMK. m. 266). Hâkim de bu raporla o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını giderebilmeli ve raporun hukuka uygunluğunu denetlemelidir. Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tespit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir.

Somut olayda davacı şirket, ispat yükü üzerinde bulunan rayiç değer belirlenmesi noktasında hiç bir girişimde bulunmamıştır. Bilançoda rayiç değerleri tesbit edilebilecek kalemlerin sıfır sayılması ihtimalinde dahi borca batıklıktan söz edilemeyeceğine ilişkin bilirkişi raporu da tatmin edici değildir.

Bu durumda, mahkemece davacı şirketin borca batıklık durumunun tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı ve süreç içindeki uygulamaların projede gösterilen iyileştirme unsurlarına uygun bulunup bulunmadığı hususunda somut verilere dayalı, teknik, denetime elverişli ve detaylı bir inceleme için, dosyanın oluşturulacak uzman bir heyete tevdii ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 12.05.2015 15:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol