25 Mayıs 2015 Pazartesi 12:31
Yargıtay Ceza Dairesi Kararı
 
Daire:14 
Tarih:2015 
Esas No:2012/14973 
Karar No:2015/2476 
Kaynak
İlgili Maddeler
İlgili Kavramlar:kişiyi hürriyetinden yoksun kılma-teşebbüs
T.C.
YARGITAY
14. Ceza Dairesi


TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

Esas No : 2012/14973
Karar No : 2015/2476
Tebliğname No : 8 - 2011/161678

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Mut Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25.05.2010
NUMARASI : 2008/100 Esas, 2010/262 Karar
SANIKLAR : 
SUÇ : Kasten yaralama (sanıklar Muhammet, Mevlüt), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs (sanık Veli)
HÜKÜM : Sanıklar Muhammet ve Veli'nin atılı suçlardan mahkûmiyetine, sanık Mevlüt'ün müsnet suçtan beraatine
TEMYİZ EDEN : Katılan sanık Veli, sanık Muhammet müdafii
TEBLİĞNAMEDEKİ 
DÜŞÜNCE : Onama 

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık Muhammet hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü ile sanık Mevlüt hakkında verilen beraat kararının incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, katılan sanık Veli ile sanık Muhammet müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık Mevlüt hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararı ve sanık Muhammet hakkında aynı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık Veli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;

./..

-2-
Esas No : 2012/14973
Karar No : 2015/2476
Tebliğname No : 8 - 2011/161678

Mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma ile bir kısım tanık beyanları nazara alındığında sanık Muhammet ile mağdure Zeynep'in 2007 yılı Şubat ayında nişanlandıkları ve aynı yılın Haziran ayında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle nişanı bozup ayrılmalarından sonraki dönemde Muhammet'in bir çok kez mağdureye haber göndererek barışma isteğini iletmesine karşılık Zeynep'in anılan teklifi kabul etmediği, bunun üzerine olay gecesi  mağdurenin havanın sıcak olması nedeniyle traktör römorkunda yattığından bihaber olan sanık Muhammet'in kardeşi Yakup ve sanık Veli'yle beraber mağdureyi kaçırmak için evine geldikleri, Veli'nin olay mahalline çok yakın bir noktada aracıyla beklediği sırada diğer sanıkların kapıyı zorlamaya başlayıp kapının hemen yanındaki camı kırarak içeri girmek istedikleri sırada durumu görüp müdahale eden mağdurenin ailesi tarafından olay yerinden uzaklaştırıldıkları tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Suç, belli bir süreç içinde işlenilmektedir. Ceza hukuku doktrininde bu sürece suç yolu (iter criminis) denilmektedir. Bu süreçte fail, belli bir suç işleme konusunda bir karar vermekte, sonra bunun icrasına yönelik hazırlık yapmakta ve en sonunda icra hareketlerinin veya neticenin gerçekleştirilmesiyle suç tamamlanmaktadır. (Özgenç, İzzet, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 9. Bası, Ankara-2013, s. 454)
İlk aşama, suç fikrinin ortaya çıktığı düşünce aşamasıdır. Düşünce zihinde kaldığı ve herhangi bir hareketle dış dünyaya yansımadığı sürece ceza hukukunun müdahalesinin dışındadır.
İkinci aşama, suç işleme kararı veren kişinin, suçu işlemek için kullanılacak âletlerin üretilmesi ya da temin edilmesi, eylem yerinin araştırılması veya gözetlenmesi, eylemle ilgili çeşitli bilgiler toplanması, suç işlendikten sonra sorumlu tutulmayı önleyici tedbirler alınması, suçtan elde edilecek şeyler için güvenli bir yer ayarlanması gibi eylemlerle gerçekleşen hazırlık hareketleri aşamadır. Hazırlık hareketleri -kanunda açıkça cezalandırılacağına dair hüküm bulunması hâli hariç- kural olarak cezalandırılamaz. 
Üçüncü aşama, işlenmesi düşünülen suçun elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başlanılan icra hareketleri aşamasıdır.(Artuk, Mehmet Emin, Gökcen, Ahmet, Yenidünya, Caner, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 7. Baskı, Ankara-2013, s. 554)
Teşebbüs, suçun tamamlanmasından önce ve fakat hazırlık hareketleri aşamasından sonra gelen, başlanmış ama bitirilememiş bir eylemli evreyi ifade eder. 
-3-

Esas No : 2012/14973
Karar No : 2015/2476
Tebliğname No : 8 - 2011/161678

5237 sayılı TCK.nın 35. maddesinin gerekçesinde; 765 sayılı TCK.daki eksik-tam teşebbüs ayrımına son verildiği, bunun uygulamada birçok duraksamaya yol açtığı ve bu ayrımın objektif bir ölçütünün bulunamadığı belirtildikten sonra, getirilen diğer bir yeniliğin ise icra hareketlerinin başlangıcına ilişkin olduğu, “failin kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkmasıyla icranın başlayacağı” yolundaki sübjektif ölçütün kabul edilmesi halinde, kişinin düşüncesi ve yaşam tarzı dolayısıyla cezalandırılmasına varabilecek bir uygulamaya yol açılabileceği, çünkü hazırlık hareketleri aşamasında da kastın varlığının şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilebilmesinin mümkün olduğu, suçun icrasıyla ilgisiz davranışların dahi, suç kastını ortaya koyduğu gerekçesiyle cezalandırılabileceği, bu nedenlerle, tasarıdaki "kastı şüpheye yer bırakmayacak" ölçütünün madde metninden çıkartılarak "doğrudan doğruya icraya başlama" ölçütünün kabul edildiği, böylece işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içindeki hareketlerin yapılması durumunda suçun icrasına başlanılmış sayılacağı açıklanmıştır.
Ayrıca kullanılan aracın suçun kanuni tanımında öngörülen fiili meydana getirmeye elverişli olması gerektiği, ancak elverişliliğin sadece kullanılan araç bakımından değil, suçun konusu da dâhil olmak üzere bütün fiil yönünden bulunması gerektiği, bu nedenle maddeye, suça teşebbüsün bu unsurunu tam anlamıyla ifade eden "uygun hareketler" kavramının dahil edildiği, belirtilmiştir.
Failin yapmış olduğu hareketin suç tipi bakımından sonucu meydana getirmeye elverişli olup olmadığı somut olaya göre belirlenmeli, eğer elverişli olmadığı saptanırsa anılan hareket hazırlık hareketi kabul edilerek teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması yolu tercih edilmeli, aksi takdirde ise elverişli hareketlerin gerçekleştirilmesinin elde olmayan engel nedenle tamamlanamaması veya tamamlanmasına rağmen yine engel sebepten dolayı aranan tipik neticenin gerçekleşmemesi nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek ilgili suça teşebbüsten dolayı cezalandırılması yoluna gidilmelidir.
Görüldüğü gibi 765 sayılı TCK.da icra hareketlerinin başlangıcı konusunda açık bir ifadeye yer verilmezken, 5237 sayılı TCK.da doğrudan doğruya icraya başlama ölçütü kabul edilmiştir. 
Dördüncü aşama ise, suç tipinde neticenin öngörüldüğü durumlarda netice aşamasıdır.(Artuk, Gökcen, Yenidünya, s. 555)

./..
-4-

Esas No : 2012/14973
Karar No : 2015/2476
Tebliğname No : 8 - 2011/161678

Tüm bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurenin traktör römorkunda yattığından haberi olmayan sanıkların, onun evde olduğunu düşünerek evin kapısını zorlamaları, kapının hemen yanındaki camı, kapı kilidini açmak için kırmaları ve çıkan sesler üzerine gelen aile bireyleri tarafından uzaklaştırılmaları şeklinde gelişen olayda, mağdureyi kaçırmak için evin kilitli kapısını açmak maksadıyla zorlayıp yandaki camı kıran sanıkların o ana kadar gerçekleştirdikleri hareketlerin cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma  suçu için aranan ''Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak...'' iktidarına sahip olmadığı, sanıkların bu eylemleri nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçuna teşebbüs ve mala zarar vermek suçlarından dolayı ayrıca mahkeme tarafından mahkûmiyetlerine karar verildiği hususu da gözönünde bulundurulduğunda, mevcut haliyle bu hareketlerin hazırlık hareketleri sayılabileceği ve hazırlık hareketlerinin de kanuni istisnalar dışında cezai sorumluluk doğurmayacağı sabit olduğundan, dosya içeriği nazara alınıp sanık Veli'nin üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüsün kanuni unsurlarının gerçekleşmediği gözetilerek müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmüdilmesi,
Kanuna aykırı, sanık Veli'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BAŞKAN ÜYE ÜYE ÜYE ÜYE 
M.AKARCA İ.ZENGİN K.ÇOKAL A.ARSLAN M.SAYIN




Karşılaştırıldı.
Yz.İşl.Müdürü


E/Y.
NOT:

Mahkeme olarak sanığa eyleminden dolayı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüsten ceza vermiştim.Zira sanıklar bu amaçla olay mahalline gelmişlerdi.olaya bakıldığında sanıkların icrai hareketlere başladıkları kanaatindeyim.Aksi takdirde olayın başlamasından sonraki neticeye ulaşmayan tüm eylemler başlangıç hareketi olarak kabul edilecektir.örneğin hırsızlık amacı ile işyerinin önüne gelen kişi yakalandığında en azından sadece hırsızlık suçuna teşebbüsten ceza verilebilecektir ancak işyeri dokunulmazlığına ihlal suçuna teşebbüsten ceza verilemiyecektir.

adalet.org

Son Güncelleme: 25.05.2015 12:33
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177