12 Mayıs 2015 Salı 14:32
Yargıtay Ceza Dairesi Kararı
 YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

Esas Numarası: 2012/38376

Karar Numarası: 2014/3045

Karar Tarihi: 03.02.2014

TEHDİT SUÇU

TEHDİT SUÇUNUN OLABİLMESİ İÇİN TASARLAMANIN VARLIĞI ARANMAMAKTADIR

SUÇUN OLUŞABİLMESİ İÇİN MAĞDURUN KORKUP KORKMADIĞI DEĞİL TEHDİTİN MAĞDUR ÜZERİNDE CİDDİ BİR KORKU YARATMAYI ELVERİŞLİ VE UYGUN OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILMALIDIR

Özeti: Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin(gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda; mahkemenin kabulüne göre sanığın tartışma ve kavga sırasında katılana söylediği "Senin kafanı koparır aşağı atarım" biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda tasarlama unsurunun aranmaması nedeniyle tehdit suçunun oluşacağı gözetilmeden, tartışma sırasında fevren söylendiği tehdit kastının bulunmadığı şeklindeki, kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi kanuna aykırıdır.

Yerel mahkemece temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,

Tehdit fiili kişinin suç dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığını araştırılması gerekmez.

Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasten ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi saikin de önemi yoktur.

Kavgave tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin(gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.

Somut olayda; mahkemenin kabulüne göre sanığın tartışma ve kavga sırasında katılana söylediği "Senin kafanı koparır aşağı atarım" biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda tasarlama unsurunun aranmaması nedeniyle tehdit suçunun oluşacağı gözetilmeden, tartışma sırasında fevren söylendiği tehdit kastının bulunmadığı şeklindeki, kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan Münir vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKMÜN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 12.05.2015 14:39
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol