01 Şubat 2013 Cuma 18:06
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı
Daire:11
Tarih:2012
Esas No:2011/4320
Karar No:2012/18308
Kaynak:KİŞİSEL ARŞİV
İlgili Maddeler:TTK 336
İlgili Kavramlar:ŞİRKET ZARARI - ŞİRKET MÜDÜRÜ - ŞİRKET KAYITLARI
T.C.
YARGITAY 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4320
KARAR NO: 2012/18308

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2010 tarih ve 2005/257-2010/118 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili İle katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Fatih Karamercan ile davalı M.Ç. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup İncelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisi olan davalının şirketi 09.04.2004 ila 30.04.2005 tarihleri arasında 87.625,00 TL zarara uğrattığının şirket defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 87.625,00 TL’nın 30.04.2005 tarihinden İtibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin şirkete zarar verici hiçbir eyleminin bulunmadığını, şirkete ve ortaklara karşı borçlu olmadığı gibi şirketten ve diğer ortaklardan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça delil olarak dayanılan ticari defterlerin tamamının TTK hükümlerine uygun düzenlenmediği, bu nedenlerle bu kayıtlarda geçen bilgi ve belgelere dayanılamayacağından davacı tarafın davasının sübuta ermediği, yasal deliller kapsamında davalının şirketi TTK’nun 336. maddesi gereğince zarara uğratmadığı, davanın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılım yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1 -Dava, şirket müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla zarar miktarı olan 87.625,00 TL’nın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirket, davaya konu miktarın şirket defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan, inceleme sonucu belirlendiğini ileri sürerek, şirketin alacaklı olduğu miktarın davalı şirket müdüründen tahsilini istemiş; davalı ise şirkete borçlu değil, aksine alacaklı olduğunu savunmuştur. Yargılama sırasında değişik bilirkişilerden şirkete ait defter ve kayıtlar da incelenmek suretiyle alınan raporlarda, davalının borçlu olduğuna dair şirket kayıtlarının mevcut olduğu ancak kayıtların dayanağı olan belgelerin bulunmadığı, şirkete ait defter ve kayıtların usulüne uygun belirtilmiş, 20.01.2010 havale tarihli ticari defterlerle birlikte banka kayıtlan üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen son bilirkişi raporunda ise davalının 31.08.2006 tarihinden sonra şirkete olan borcunun 78.585,89 TL olduğu belirtilmiştir. Davada çözümü gereken yön, davalı müdürün şirkete borçlu kalıp kalmadığı noktasındadır. Şirket kayıtlarına göre davalı müdür, şirkete borçlu görünmektedir. Bu durumda mahkemece davacı tarafa şirket kayıtlarında görünen şirket alacağının neye dayalı olduğu, bu alacağın davalı tarafından şirket kasasından mı yoksa bankadan mı çekilen paralardan kaynaklandığı, hangi işlemler sonucu davacı şirketin alacaklı duruma geldiğinin sorulması ve bu yönde göstereceği delillerin incelenerek davacının davaya konu alacağının kaynağının belirlenmesi, eğer alacağın davalı tarafından şirket kasasından veya bankadan çekilen paralardan kaynaklandığı belirlenirse, bu durumda da davalının söz konusu paralan şirket adına veya yararına harcadığını kanıtlaması gerekmektedir. O halde mahkemece davacının alacak iddiası ile davalının borçlu olmadığına ilişkin savunması konusunda tarafların iddia ve savunmalarının dayanaklarını açıklama ve kanıtlama olanağının taraflara verilmesi ile davalının iddia edilen davaya konu alacağın doğduğu dönemde şirket müdürü olması nedeniyle şirkete ait kayıtların usulüne uygun olarak tutulmasından davalı yasal olarak sorumlu olup, usulüne uygun tutulmamış ise bu durumun da davalının sorumluluğunu gerektireceğinden usulsüz de olsa bu kayıtların tutulmasından sorumlu olan davalıya karşı defter ve kayıtlarda görünen alacağın ileri sürülebileceği hususu da göz önüne alınarak sonucuna göre, davalının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde davacının delil olarak dayandığı ticari defterlerin yasaya uygun olarak tutulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Davacı alacak isteminin dışında davalının şirket ortaklığından çıkarılması isteminde de bulunmuş olmasına rağmen bu istemle ilgili olarak mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de yerinde görülmeyip, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ödediği temyiz peşin harem isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye
Mehmet Kılıç A.Özgan M Acır A.A.Doğan G.Dinç
Son Güncelleme: 01.02.2013 18:09
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177