25 Şubat 2013 Pazartesi 09:58
Yargıtay 10. Ceza Dairesi Kararı İLETİŞİM TESPİTİ
Daire:10
Tarih:2012
Esas No:2012/22375
Karar No:2013/1077
Kaynak:Mustafa Kaya
İlgili Maddeler:CMK 135
İlgili Kavramlar:İLETİŞİM TESPİTİ


TUTUKLU –DURUŞMALI
TC
YARGITAY
10. Ceza Dairesi

Esas No : 2012/22375
Karar No : 2013/1077
Tebliğname No : 10 - 2012/157343

TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
YARGITAY KARARI



İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : ADANA 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 27.03.2012- 2010/275 esas ve 2012/31 karar
Red Karar Tarihi : 08.05.2012
Sanıklar : 1- S.A., 2- S.A., 3- V.A., 4- H.O.Ç., 5- O.G.Ç., 6- M.S.Ç., 7- S.Ç., 8- Y.Y.
Suçlar : 1- Sanıklar S.ve S. hakkında:
a) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
b) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma
2- Diğer sanıklar hakkında:
a) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma
b) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma
Suç Tarihi : 18.09.2010
Karar-Hükümler : 1- Sanık S. hakkında:
a) Sanık hakkındaki kamu davasının ayrılması,
b) Sanık S. hakkındaki karara yönelik temyiz talebinin reddi,
2- Diğer sanıklar hakkında: Mahkûmiyet
Temyiz Edenler : a) Sanıklar S., S., H. O.G., M.S., S. ve Y. müdafileri
b) Sanık V.
c) Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden resen
Tebliğnamedeki Düşünce : 1-Sanık S. yönünden: Temyiz isteğinin reddi
2-Diğer sanıklar yönünden : Düzeltilerek onama

Dosya, müdafilerinin isteği üzerine sanıklar H.O, O.G., M.S. ve S. hakkında duruşmalı, yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafii duruşmaya gelmeyen sanık S. ile duruşmalı inceleme isteği bulunmayan sanıklar V., Y. ve S. hakkında duruşmasız olarak incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık S.A. hakkındaki temyiz isteğinin reddine ilişkin kararın incelenmesi:
Kamu davasının ayrılmasına ilişkin karara karşı başvurulacak bir kanun yolu bulunmadığından, yasaya uygun olan sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin 08.05.2012 tarihli kararının ONANMASINA; oybirliğiyle,
B) Sanık Y.Y. hakkında "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" ve "suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
İlk kez 27.03.2012 tarihli oturuma katılan sanık müdafiinin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşüne karşı diyeceklerini ve savunmasını hazırlamak için süre isteğine ilişkin talebinin, önceden süre verildiği gerekçesiyle reddine karar verilip aynı oturumda mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden resen de incelenen hükümlerin BOZULMASINA; oybirliğiyle,
C) Sanık S.A. hakkında "suç işlemek için örgüt kurma" suçundan; sanıklar V.A., H.O.Ç, O.G.Ç, M.S.Ç. ve S.Ç. hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
5237 sayılı TCK’nin 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurma” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Sanıklar hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu nedeniyle iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararları alınmıştır. Bu kararlara dayanılarak dinlenen telefon görüşmeleri, ancak "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu yönünden delil olarak kullabilir. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçları yönünden dinleme kararı bulunmadığından, sözü edilen telefon konuşmaları bu suçlarda delil olarak kullanılmaz. Öte yandan, CMK'nın 135. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin hükümler "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçu için uygulanamaz.
Somut olayda, örgüt oluşturmak için sanıkların sayısı yeterli ise de; suç işleme iradelerinde devamlılık ve aralarında hiyerarşik ilişki bulunduğuna ilişkin delil olmadığından, TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen "suç işlemek için örgüt kurma" ve dolayısıyla "suç işlemek için kurulan örgüte üye olma" suçlarının unsurlarının oluşmadığı; hukuka aykırı delil niteliğindeki telefon konuşmalarının bu suçlar yönünden hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanıkların bu suçlardan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafileri ile sanık Veli'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA; Üye Şuayip Şen'in değişik gerekçesi, Üye Yüksel Kocamış'ın ise karşı oyu ve oyçokluğuyla,
D) Sanıklar S.A, V.A, H.O.Ç., O.G.Ç., M.S.Ç. ve S.Ç. hakkında "suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu ile ilgili bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde, sanıklar hakkında TCK‘nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanması,
2- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan "velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından yoksunluğunun, sadece kendi altsoyları üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmesine, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden; “TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi yönünden koşullu salıverilmelerine kadar, diğer bentler açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (2) ve (3) numaralı fıkralarına aykırılık oluşturulması
Yasaya aykırı, sanıkların müdafileri ve sanık V.'nin temyiz itirazları ile sanıklar H.O., O.G, M.S. ve S. müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, resen de incelenen hükümlerin BOZULMASINA, Üye Yüksel Kocamış'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
31.01.2013 tarihinde karar verildi.

adalet.org
Son Güncelleme: 25.02.2013 10:07
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol