22 Eylül 2015 Salı 12:47
Usulsüz Arama - İkrar
T.C.
 YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

E:2014/22549

K: 2015/15832

T: 11.05.2015

4733 SAYILI KANUNA MUHALEFET SUÇU

ÖZETİ: Açılan davanın niteliği itibariyle suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması yasaya aykırıdır.

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, ancak sanığın dava konusu sigaraları ticari amaçla aldığına ve işyerinde depoladığına dair ikrarının bulunduğu cihetle, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Açılan davanın niteliği itibariyle suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hokmulanması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca; Gümrük İdaresi'ne vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, sair kısımları aynen bırakılan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.05.2015 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

5271 sayılı CMK'nın 116/119.maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve dava konusu kaçak eşya hakkında mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğindeki sigaraların kaçak ve bandrolsüz olduğu yapılan bilirkişi incelemesiyle belirlendiği mahkemecede bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, halbuki suçun maddi konusu olan usulsüz arama sonucu ele geçen sigaralar yok sayılıp üzerinde herhangi bir inceleme yapılmaması gerekirdi.Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a, 217/2, 230/1 madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati gerektiği düşüncesiyle bozma yerine sayın çoğunluğun verdiği düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.

T.C

YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

E:2014/22413

K: 2015/15304

T: 11.05.2015

HÜKÜMLÜLÜK, ERTELEME VE MÜSADERE

SANIĞIN KAÇAK YOLLARDAN GETİRİLEN SİGARALARI İŞ YERİNDE DEPOLADIĞI VE AYNI İŞ YERİNDE PİYASAYA SÜRDÜĞÜNÜN İSTİHBAR EDİLMESİ

MAHKEMECE VERİLMİŞ ARAMA KARARI BULUNMADIĞI GİBİ CUMHURİYET SAVCISINCADA VERİLMİŞ HERHANGİ BİR KARAR BULUNMADIĞI HALDE KOLLUKÇA CUMHURİYET SAVCISINCA "GECİKMESİNDE SAKINCA BULUNAN HAL KAPSAMINDA ARAMA KARARI VERİLDİĞİ ZANNIYLA" ARAMA YAPILDIĞI

KANUNA AYKIRI SURETTE YAPILAN ARAMA SONUCU ELE GEÇEN SUÇUN MADDİ KONUSUNU OLUŞTURAN SİGARA FİLİTRELERİNİN HUKUKA UYGUN SURETTE ELDE EDİLEN DELİL OLMADIĞI

ÖZETİ: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.05.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.05.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Sanığın kaçak yollardan getirilen sigaraları iş yerinde depoladığı ve aynı iş yerinde piyasaya sürdüğünün istihbar edilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.07.2012 günlü bila sayı ile 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nden şüphelinin ve suç delillerinin ele geçirilmesi için talep yazısı dosyada bulunmasına karşın, mahkemece verilmiş arama kararı bulunmadığı gibi Cumhuriyet Savcısıncada verilmiş herhangi bir karar bulunmadığı halde kollukça, Cumhuriyet Savcısınca "gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında arama kararı verildiği zannıyla" arama yapıldığı hususunun tutanağa derçedildiği anlaşılmakla,

Sanığın iş yerinde CMK'nun 119.maddesine aykırı surette yapılan arama sonucu ele geçen suçun maddi konusunu oluşturan sigara filitrelerinin hukuka uygun surette elde edilen delil olmadığı, yasak delil niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Anayasa'nın 2, 12, 13, 20 ve 38.maddeleri gözetilerek, CMK'nun 206/2-a 217/2, 230/1.madde ve fıkralarına göre hukuka uygun surette elde olunmayan delillerin hükme esas alınmasının olanaksızlığı nedeniyle, sanığın mahkumiyeti için başkaca yasal delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

T.C

YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

E:2014/25841

K: 2015/15382

T: 14.05.2015

HÜKÜMLÜLÜK, ERTELEME VE MÜSADERE

SANIK ÜZERİNDE 37 ADET GÜMRÜK KAÇAĞI OLDUĞU BELİRLENEN TELEFON BULUNDUĞU

KARARDA ÖNLEME ARAMASINI GEREKLİ KILAN NEDENLERİN NELER OLDUĞU AÇIKÇA BELİRTİLMEMİŞ SOMUT GEREKÇELER ORTAYA KONMAMIŞ GENEL VE SOYUT NEDENLERE DAYALI OLARAK ÖNLEME ARAMA KARARI VERİLMİŞTİR

ARAMA İÇİN MAKUL SEBEPLERİN OLUŞTUĞUNUN GEREKÇELERİ İLE BİRLİKTE GÖSTERİLMESİ GEREKMEKTEDİR

ÖZETİ: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan gümrük idaresi vekilinin 26/04/2013 havale tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği gözetilerek sanığın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 14.05.2015 günü oyçokluğuyla karar verildi.

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Katılan gümrük idaresi vekilinin 26/04/2013 havale tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği gözetilerek sanığın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 14.05.2015 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Olay günü sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüs Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2011 gün ve 2011/1113 Değişik İş sayılı kararına istinaden kollukça durdurulmuş ve arama yapılmış sanık üzerinde 37 adet gümrük kaçağı olduğu belirlenen telefon bulunmuş, yapılan yargılama sonunda sanığın 5607 sayılı Yasa'nın 3/5.maddesi uyarınca mahkumiyetine hükmedilmiştir.

Sözü edilen arama kararı incelendiğinde, Ankara Valiliği Emniyet Müdürlüğü talebi üzerine, milli güvenlik ve kamu düzeni, genel sağlık ve ahlakın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması ve bulundurulması yasak olan her türlü silah patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla 21.12.2011-04/01/2012 günleri arasında, protokole dahil zevatın geçiş güzergahları, umuma açık yerler, halkın toplu bulunduğu yerler, il giriş çıkış noktaları, okullar, öğrenci yurtları, spor müsabakaları, stadyumlar, alışveriş merkezleri vesair yerler ile kişiler üzerinde, eşyalarında arama yapılmasına karar verilmiştir.

Kararda önleme aramasını gerekli kılan nedenlerin neler olduğu açıkça belirtilmemiş, somut gerekçeler ortaya konmamış, genel ve soyut nedenlere dayalı olarak önleme arama kararı verilmiştir.

Polis Vazife Selahiyetleri Kanunu’nun 9.maddesi ile Arama Yönetmeliği’nin 18.ve devamı maddelerinde önleme arama kararı verilmesi şekli düzenlenmiştir.

PVSK'nun 9.maddesine göre arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleri ile birlikte gösterilmesi gerekmektedir.

Mahkeme kararında makul sebepler gösterilmemiş, soyut ve genel ifadelere yer verilmiştir.

Bir an için makul sebeplerin varlığı kabul edilse bile, 15 gün süreyle genel yollarda, şehrin giriş çıkışında ve birçok yerde arama yapılmasını haklı kılacak hiçbir sebep gösterilmemiştir.

Anılan yerlerde 15 gün süreyle arama yapılması, önleme araması amacını aşan genel aramaya dönüşen bir karar niteliğine bürünmektedir. Yurdun birçok yöresinden gelen dosyalarda benzer şekilde verilmiş çokça karar görülmektedir. Bu uygulama ile ülkede sanki olağanüstü hal ya da sıkıyönetim ilan edilmiştir.

Anayasa'nın 2.maddesi Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu, 12.maddesi herkesin devredilemez, vazgeçilemez, dokunulmaz hak ve hürriyetlere sahip olduğunu, 13.maddesi, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunulamayacağını 20.maddesi, özel hayatın gizliliğini USULÜNE GÖRE verilmiş hakim kararı olmadıkça, ya da geçikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamayacağını, 38.maddeside kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kullanılamayacağını düzenlemiştir.

CMK'nun 206/2-a, 217/2, 230/1 madde ve fıkralarıda hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği biçimindedir.

Somut olayda arama, hakim kararına göre yapılmış ise de, yukarıda açıklandığı üzere arama kararı hukuka uygun verilmiş bir karar değildir. Suçun maddi konusu olan eşya usulüne uygun olmayan arama sonucu ele geçtiğinden üzerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucu elde edilen bilgiler hükme esas alınamaz.

Sonuç olarak, mahkumiyeti için hukuka uygun herhangi bir delil bulunmayan sanığın beraat gerektiğinden, mahkeme kararının bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.

Son Güncelleme: 22.09.2015 12:57
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177