banner190
21 Haziran 2014 Cumartesi 08:13
TESCİL DAVASI
 Daire:16 
Tarih:2014 
Esas No:2014/171 
Karar No:2014/969 
Kaynak
İlgili Maddeler
İlgili Kavramlar:TESCİL DAVASI 
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 

Davacılar T. M. ve H. M. M., G. Köyü çalışma alanında bulunan ve 1950 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakılan taşınmaza satın alma, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 34455.45 metrekare yüzölçümündeki bölümün eşit paylarla davacılar T.M ve H.M.M. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın etrafında bulunan 204, 210, 209, 211, 208 ve 207 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanak belgeler getirtilerek çekişmeli taşınmazı ne okuduğu belirlenmemiş, TMK’nın 713/4-5. maddesi gereğince yasal ilanlar yapılmamış, davacıların tapu ve vergi kayıtlarına dayanmadan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap ettikleri taşınmazların tespiti için yapılan araştırmada tapu kayıtları ile yetinilmiş kadastro tutanak örnekleri getirtilerek denetlenmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kısıtlama ile ilgili olarak aynı çalışma alanı içinde lehlerine tescil kararı verilen davacılar adlarına, belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı, Kadastro Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorularak tespit edilmeli, belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz ya da taşınmazlar bulunduğu sonucuna varıldığı takdirde, belirlenen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek incelenmeli, çekişmeli taşınmazın imar planına alındığı 2007 tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaları İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya içine konulmalı, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ve varsa dayanak belgeleri getirtilmeli ve daha sonra taşınmaz başında jeodezi ya da fotogrametri mühendisi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yansız yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği imar-ihya edilmiş ise hangi tarihte imar-ihyanın tamamlandığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tüm komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının nizalı taşınmaz yönünü ne okuduğu belirlenmeli, mera okuduğunun tespiti halinde mahkemece yöntemine uygun mera araştırması yapılmalı, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yaptırılmalı, ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın belirtilen dönem içindeki niteliği ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen raporlar alınmalı, imar-ihyaya tabi taşınmazlardan olduğu belirlendiği taktirde imar-ihyanın tamamlandığı tarih belirlenmeli, HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, TMK'nın 713/4-5. maddeleri gereğince yasal ilanlar yapılarak üç aylık yasal ilan süresinin dolması beklenilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden Ankara Büyükşehir Belediyesine iadesine, 10.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi. 


Başkan Üye Üye Üye Üye
Camal Baş A.Ayten Güllüoğlu Önder Aytaç Halit Kıvrıl Özcan Turan
Son Güncelleme: 21.06.2014 08:16
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol