15 Aralık 2015 Salı 14:56
Tasarrufun İptali

  Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

 

E. 2013/9052

K. 2014/13298

T. 14.10.2014

Tasarrufun İptali

Danışıklı Hukuki İşlem (Muvazaalı Muamele)

Haksız Fiil

Zarara Uğrayan Üçüncü Kişiler

 DAVA : Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.10.2014 Salı günü davacı Medine Görünmek vekili Av. Emrah Biçer geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

 KARAR : Davacı Medine vekili, davalı R. aleyhine boşanma davası açıldığını ve aleyhine karar verildiğini, mal kaçırma maksadıyla davalı Rıdvan'ın davaya konu taşınmazı diğer davalı Melek Sevim'e satışına dair tasarrufun iptalini istemiştir. Davalı vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.

 Mahkemece, davacının kesinleşmiş bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 818 Sayılı B.K.nın 18. (T.B.K.19.) maddesi kapsamında açılmış muvazaa nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir.

 Danışıklı bir hukuki işlemle üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) sebebiyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Ancak, danışıklı işlemle üçüncü kişilerin haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onların, danışıklı işlemde bulunandan alacakları bulunmalı ve danışıklı işlem o alacağın ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış olmalıdır.

 Diğer yandan; zarara uğradıklarını ileri süren üçüncü kişilerin, danışıklı işlemde bulunduğu iddia edilen kişi hakkında tazminat davası açmış olmaları, bu davanın kabulü için tek başına yeterli olmadığından, danışıklı işlemde bulunanın, üçüncü kişilere borçlu olduğunun gerçekleşmesi ve borcunu ödememek için danışıklı hukuki işlem yapmış olması gerekir.

 Somut olayda davacı tarafın açmış olduğu tazminat içerikli davaların bulunduğu ve tazminata karar verildiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca belirtilen davalarının sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

 SONUÇ :  Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.10.2014 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 15.12.2015 14:58
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol