15 Aralık 2015 Salı 15:00
Tapu İptali Ve Tescil

  Yargıtay 16. Hukuk Dairesi

 

E. 2014/20155

K. 2015/7383

T. 8.6.2015

 

Tapu İptali Ve Tescil

Kazandırıcı Zamanaşımı

Hak Düşürücü Süre

 

3402/m. 46

 ÖZET : Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır.

 Tespitin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hazine adına tescil edilmiş olan taşınmazların iskan veya toprak tevzi suretiyle verilen yerlerin başka şart aranmaksızın hak sahipleri adına tespit ve tescil edileceği belirtilmiş, ve daha önce kadastrosu yapılan yerlerde bu maddeye dayanan talep ve dava hakkı, bu kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren 2 yıl geçmekle düşeceği düzenlenmiştir. Çekişmeli taşınmazın tespiti 23.1.1963 tarih ve 77 sıra numaralı 4753 sayılı Yasa'nın 8/a maddesi gereğince Hazine adına oluşan tapu kaydına dayalı olarak Hazine adına yapılmış ve tespit 18.02.1974 tarihinde kesinleşmiştir. Dava, 30.05.1988 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde açılmıştır. Süresi içerisinde açılmış davada iddia ve savunma çerçevesinde tarafların delileri toplanarak davanın esası hakkında bir karar vermek gerekir.

 DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

 KARAR : Tapulama sonucu Ütük Köyü çalışma alanında bulunan 70 parsel sayılı 81.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı R. T., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, yargılama sırasında ölen davacı R. T. mirasçıları S. T. ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 Mahkemece, tespitin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46. maddesi hükmüne göre, 4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına tescil edilmiş olan taşınmazların iskan veya toprak tevzi suretiyle verilen yerlerin başka şart aranmaksızın hak sahipleri adına tespit ve tescil edileceği belirtilmiş, aynı maddenin son fıkrasında ise “...daha önce kadastrosu yapılan yerlerde bu maddeye dayanan talep ve dava hakkı, bu kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren 2 yıl geçmekle düşer” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Çekişmeli taşınmazın tespiti 23.1.1963 tarih ve 77 sıra numaralı 4753 sayılı Yasa'nın 8/a maddesi gereğince Hazine adına oluşan tapu kaydına dayalı olarak Hazine adına yapılmış ve tespit 18.02.1974 tarihinde kesinleşmiştir. Dava, 30.05.1988 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde açılmıştır. Hal böyle olunca, süresi içerisinde açılmış davada iddia ve savunma çerçevesinde tarafların delileri toplanarak davanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup,

 SONUÇ : Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Son Güncelleme: 15.12.2015 15:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol