25 Aralık 2012 Salı 19:37
Resmi belgede sahtecilik-Zincirleme suç/Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
 Daire:11 
Tarih:2012 
Esas No: 2010/2136
Karar No:2012/21239 
Kaynak:UYAP 
İlgili Maddeler:TCK 207,43 
İlgili Kavramlar:RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK-ZİNCİRLEME SUÇ
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK'nun 204/1, 43, 62, 53/1. maddelerine göre 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası, hak yoksunluğu,
TCK'nun 207/1, 43, 62, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası, hak yoksunluğu
TEMYİZ EDEN : Sanık müdafii
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama, bozma

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 
Sanığın, aynı suç işleme kararı altında .........adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, ikametgah ilmuhaberi, ADSL ve telefon aboneliği, kira sözleşmesi ve bireysel bankacılık sözleşmesi düzenlemekten ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin, TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme şeklinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçu yanında ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan da mahkumiyetine hükmolunması, 
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. 

Başkan V. Üye Üye Üye Üye
K.TAŞDEMİR H.BOYRAZOĞLU M.KILIÇ H.DÖNMEZ M.KARAYOL 

SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK'nun 204/1, 43, 62, 53/1. maddelerine göre 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası, hak yoksunluğu, TCK'nun 207/1, 43, 62, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası, hak yoksunluğu TEMYİZ EDEN : Sanık müdafii TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama, bozma Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın, aynı suç işleme kararı altında .........adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, ikametgah ilmuhaberi, ADSL ve telefon aboneliği, kira sözleşmesi ve bireysel bankacılık sözleşmesi düzenlemekten ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin, TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme şeklinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçu yanında ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan da mahkumiyetine hükmolunması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. Başkan V. Üye Üye Üye Üye K.TAŞDEMİR H.BOYRAZOĞLU M.KILIÇ H.DÖNMEZ M.KARAYO



Daire:11 
Tarih:2012 
Esas No:2010/10745 
Karar No:2012/21513 
Kaynak:UYAP 
İlgili Maddeler:TCK 206 
İlgili Kavramlar: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunmak

SANIKLAR : ............., ...........
SUÇ : Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunmak
HÜKÜM : Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesi gereğince 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1. maddesinin uyarınca 2 yıl müddetle kamu haklarınından yoksun bırakılmalarına
TEMYİZ EDEN : Sanıklar müdafii
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma

1-5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinin gerekçesinde belirtildiği gibi düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçunun oluşabilmesi için, kişinin (sanığın) açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaata göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. 
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 17.02.2007 günü yapılan motorlu taşıtlar sürücü kursu sınavına sanık ...........'in yerine onun nüfus cüzdanını kullanarak sanık ..........'in girdiği, salon görevlisi tarafından kimlik kontrolü sırasında nüfus cüzdanındaki fotoğrafın sanık ...........'e benzememesi nedeniyle durumun farkedildiği ve dosya kapsamına göre görevlilerce herhangi bir belgenin düzenlenmemiş olması karşısında, yalan beyan suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Savunmaları talimat mahkemesi aracılığıyla alınan sanıkların duruşma zaptına yansıyan olumsuz bir davranışlarının ve geçmişte sabıkalarının da bulunmamasına rağmen soyut ve yetersiz şekilde 'duruşmadaki tutum ve davranışları' gerekçe gösterilerek haklarında cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmaması,
b-TCK'nun 53/5. maddesine aykırı olarak sanıkların 2 yıl süreyle kamu haklarından yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. 

Başkan Üye Üye SANIKLAR : ............., ........... SUÇ : Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunmak HÜKÜM : Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesi gereğince 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1. maddesinin uyarınca 2 yıl müddetle kamu haklarınından yoksun bırakılmalarına TEMYİZ EDEN : Sanıklar müdafii TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma 1-5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinin gerekçesinde belirtildiği gibi düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçunun oluşabilmesi için, kişinin (sanığın) açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaata göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 17.02.2007 günü yapılan motorlu taşıtlar sürücü kursu sınavına sanık ...........'in yerine onun nüfus cüzdanını kullanarak sanık ..........'in girdiği, salon görevlisi tarafından kimlik kontrolü sırasında nüfus cüzdanındaki fotoğrafın sanık ...........'e benzememesi nedeniyle durumun farkedildiği ve dosya kapsamına göre görevlilerce herhangi bir belgenin düzenlenmemiş olması karşısında, yalan beyan suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2-Kabule göre de; a-Savunmaları talimat mahkemesi aracılığıyla alınan sanıkların duruşma zaptına yansıyan olumsuz bir davranışlarının ve geçmişte sabıkalarının da bulunmamasına rağmen soyut ve yetersiz şekilde 'duruşmadaki tutum ve davranışları' gerekçe gösterilerek haklarında cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmaması, b-TCK'nun 53/5. maddesine aykırı olarak sanıkların 2 yıl süreyle kamu haklarından yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye 

Son Güncelleme: 25.12.2012 19:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177