RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
banner151
Daire:11
Tarih:2012
Esas No:2010
Karar No:3594
Kaynak:
İlgili Maddeler:TCK 204
İlgili Kavramlar:RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
1-Sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgelerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

2- Altınyavuz Inş. Nak. Petrol Sanayi Ticaret Ltd. Şti' nin yetkili müdür ve temsilcisi olan sanığın suça konu 27 LK 560 ve 63 TA 247 plaka sayılı araçlara ait ruhsatların fotokopilerini çekip, bu fotokopilerin "aslı gibi" olduklarına dair noter tasdiklerini yaptırdıktan sonra, araçların gerçekte yolcu taşıma kapasitelerinin 14+1 olmasına rağmen noter tasdikli ruhsat fotokopileri üzerinde yer alan "diğer bilgiler" bölümüne sonradan "Okul taşıtı 18+1 öğrenci taşır" ibaresini ekleyip, renkli fotokopilerini çekerek elde ettiği sahte noter tasdikli araç ruhsatlarını Harran İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne 31.05.2006 günü vermekten ibaret ve oluşa uygun biçimde sübutu kabul olunan somut olayda, suça konu sahte belgelerin sanık tarafından farklı zamanlarda düzenlendiklerine veya kullanıldıklarına ilişkin dosyada bir delil bulunmaması ve 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan V. Üye Üye Uye Üye

K.TAŞDEMİR H.BOYRAZOĞLU M.KILIÇ H.DÖNMEZ M. KARA YOL
1-Sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgelerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- Altınyavuz Inş. Nak. Petrol Sanayi Ticaret Ltd. Şti' nin yetkili müdür ve temsilcisi olan sanığın suça konu 27 LK 560 ve 63 TA 247 plaka sayılı araçlara ait ruhsatların fotokopilerini çekip, bu fotokopilerin "aslı gibi" olduklarına dair noter tasdiklerini yaptırdıktan sonra, araçların gerçekte yolcu taşıma kapasitelerinin 14+1 olmasına rağmen noter tasdikli ruhsat fotokopileri üzerinde yer alan "diğer bilgiler" bölümüne sonradan "Okul taşıtı 18+1 öğrenci taşır" ibaresini ekleyip, renkli fotokopilerini çekerek elde ettiği sahte noter tasdikli araç ruhsatlarını Harran İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne 31.05.2006 günü vermekten ibaret ve oluşa uygun biçimde sübutu kabul olunan somut olayda, suça konu sahte belgelerin sanık tarafından farklı zamanlarda düzenlendiklerine veya kullanıldıklarına ilişkin dosyada bir delil bulunmaması ve 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. Başkan V. Üye Üye Uye Üye K.TAŞDEMİR H.BOYRAZOĞLU M.KILIÇ H.DÖNMEZ M. KARA YOL
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner154

banner137

banner138

banner139

banner134