Yeşim
Yeşim
19 Şubat 2015 Perşembe 16:45
Ölüm Aylığı Bağlanma Koşulları
 T.C.
YARGITAY 
Onuncu Hukuk Dairesi

E: 2013/23014
K: 2014/10613 
T: 13.05.2014 

  • Ölüm Aylığı Bağlanma Koşulları
  • Ana/Baba veya Eşe Ait Dosyaların Birinden Aylık Bağlanması

Özet:
5386 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasaya eklenen geçici 91. madde ile, 06.08.2003 ’ten önce hak sahibi olan kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların; evlenme, Sosyal Sigortaya veya Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışma veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık alma hali dışında kesilemeyeceği öngörülmüş olup, bu şartların en son 31.12.2005 tarihine kadar yerine getirilmesi halinde aylık bağlanacağı düzenlenerek sınırlandırma getirilmiştir.
Davacının babası 06.08.2003 tarihinden önce ölmüş ise de, davacının 01.10.2008 tarihinden sonra dul kaldığı, hem geçici 91. maddenin son fıkrası, hem de, 5510 sayılı Yasanın geçici 1. maddesine göre davacının hak sahipliği sıfatını dul kaldığı 18.10.2008 tarihinde ilk kez kazanması nedeniyle, davacı hakkında 506 sayılı Yasa mevzuatının uygulanma imkanı kalmamış olup, hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanması gerekir.
(506 s. SSK m. 68, geçici m. 91)
(5510 s. SSGSSK m. 34, 54, geçici m. 1)
Dava, ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.  1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava konusu uyuşmazlık, 18.10.2008 tarihinde vefat eden eşinden '<06 sayılı Yasa mevzuatına göre ölüm aylığı alan davacının, 23.06.1993 tarihinde ölen 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olan babasından da ölüm aylığı alıp almayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağı malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin ge- Ov hükümlerine ilişkin olan 5510 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesidir. Anılan düzenlemede; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.
17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır" düzenlemesi öngörülmüş olup, böylece 5510 sayılı Yasa öncesi kazanılmış hakların korunması amaçlanmıştır.
Davacının 506 sayılı Yasa kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlanma koşulları ise; 506 sayılı Yasa'nın 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre; 1-Evli olmayan/evli olmakla birlikte boşanan veya dul kalan, 2-Sosyal Sigortaya veya Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, 3-Buralardan gelir ve aylık almayan kız çocuklarına hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanacak olup, aynı maddenin VI. Bendinde ise; hak sahibi kız çocuklarına bağlanan ölüm aylığının kesme koşulları düzenlenmiş olup bu koşullar; 1-Sosyal Sigortaya veya Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışma, 2- Buralardan gelir veya aylık alma, 3-Evlenme hali olarak sınırlandırılmıştır.
Ayrıca VI. Bendin son cümlesinde; "...evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir" düzenlemesi öngörülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hem kocadan hem de babadan/ anadan ölüm aylığı almaya hak kazanılması halinde bu aylıklardan fazla olanının ödeneceği öngörülmekte iken; bu kez Yasa Koyucu tarafından, 09.07.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5386 sayılı Yasa kabul edilerek 506 sayılı Yasa'ya geçici 91. madde eklenmiştir. Söz konusu düzenlenir’ ile; 06.08.2003'ten önce hak sahibi olan kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların; evlenme, Sosyal Sigortaya veya Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışın« veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık alma hali dışında kesilemeyeceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Geçici 91. maddenin 6. fıkrasına göre ise; 06.08.2003 tarihinden ön<»ı ölen sigortalının hak sahibi kız çocuklarının ölüm aylığı bağlanma koşullarım ilk kez ve yeniden 06.08.2003 tarihinden sonra yerine getirilmesi halinde de aylık bağlanacağı kabul edilmiştir. Fakat, geçici 91. Maddenin son fıkrası İle bu duruma sınırlandırma getirilerek, bu şartların en son 31.12.2005 tarihine kadar yerine getirilmesi halinde aylık bağlanacağı düzenlenerek sınırlandırılmış en son 5754 sayılı 2008 Bütçe Kanunu ile de, bu fıkranın 5510 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihine kadar uygulanacağı öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamaların ışığı altında, her ne kadar davacının babası 06.08.2003 tarihinden önce ölmüş ise de, davacının 01.10.2008 tarihinden sonra dul kaldığı hem geçici 91. maddenin son fıkrası, hem de, 5510 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesine göre davacının hak sahipliği sıfatını, dul kaldığı 18.10.2008 tarihinde ilk kez kazandığı ve böylece davacı hakkında 506 sayılı Yasa mevzuatının uygulanma imkanı kalmadığı, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Yasa'nın 34 ve 54. maddeleri olup, 54. maddenin 5. bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 13.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 19.02.2015 16:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177