26 Ocak 2014 Pazar 20:16
ODA KAYDININ SİLİNMESİ VE BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ
 Daire:18 
Tarih:2013 
Esas No:2013/17177 
Karar No:2013/16251 
Kaynak:Kendi dosyam 
İlgili Maddeler:5362 7,8 , geçici 5 mad 
İlgili Kavramlar:ODA KAYDININ SİLİNMESİ VE BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ 
Dava dilekçesinde, oda üyelik kaydının silinmesi ve borçlu olmadığının
tespitiistenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili
tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar
okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 31.12.1995 tarihinde işyerini kapattığı halde davalı vekili tarafından 1985 ila 2009 yılları arasını kapsar şekilde oda üyelik aidatının ödenmesi için mektup gönderildiğini, 5362 sayılı Yasanın 7. ve 8. maddeleri uyarınca vergi mükellefi olmayan kişilerin oda üyeliğinin söz konusu olamayacağını belirterek, davacının oda üyelik kaydının 31.12.1995 tarihi itibariyle silinmesine ve davacının davalı odaya aidat borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 7. maddesinde;
"Oda üyeliği için aşağıdaki şartlar aranır: 
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak veya yabancı devlet tabiiyetinde bulunmakla beraber Türkiye'de sanat ve ticaret yapıyor olmak. 
b) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak. 
c) Vergi mükellefi olmak ya da vergiden muaf olmak. 
d) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıtlı olmamak”,
Üyeliğin son bulmasına ilişkin 8. maddesinde; "Aşağıda belirtilen durumlarda üyenin oda kaydının silinmesine yönetim kurulu tarafından karar verilir, durum sicile bildirilerek kaydın silinmesi temin edilir ve kaydı silinen üyeye oda tarafından on gün içinde üyenin odaya bildirdiği iş yeri veya ikamet adresine yazılı olarak bildirilir. 
a) Daimi olarak odanın çalışma bölgesi dışına çıkanlar, 
b) 7 nci maddede belirtilen şartlardan herhangi birini kaybedenler veya bu şartlardan herhangi birine sahip olmadığı sonradan anlaşılanlar. 
c) Sanat ve mesleğini yapmaktan sürekli olarak men edilenler. 
d) Vergi mükellefiyetini sildirenlerden altı ay içinde tekrar vergi mükellefiyeti tesis ettirmeyenler."
Aynı Yasanın Geçici 3. maddesinde; “15.8.2005 tarihine kadar, mevcut esnaf ve sanatkârlar odalarına kayıtlı üyelerin üyelik nitelikleri bu Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak yönetim kurulu tarafından güncelleştirilir. Sicile kayıtlı olmayıp odaya kayıtlı üyelerle, odaya kayıtlı olmayıp sicile kayıtlı olan üyelerin eksik işlemleri, sicil tarafından oda ve sicil numaraları ilgili odayla irtibatlı olarak verilerek tamamlanır. Ayrıca, odalar; üyelerine ilişkin bilgilerin Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanında güncelleştirilmesini 15.8.2005 tarihine kadar tamamlamak zorundadırlar. Üyeler de bu süre içinde eksik bilgilerini odaya ulaştırmak mecburiyetindedirler. Bu çalışmalar sonucunda vefat ettiği, emekli olarak veya başka bir nedenle mesleğini icra etmekten vazgeçtiği tespit edilen üyelerin bilgilerini havi listeler oda yönetim kurulunca sicile bildirilir ve bu kişilerin sicil ve oda kayıtları silinir. Bu şekilde yapılan terkin işleminden harç alınmaz ve Sicil Gazetesinde yayımı ücretsiz olarak yapılır.'’, 
Geçici 5. maddesinde ise; “31.12.2003 tarihinden önceki dönemlere ait yıllık aidat ve gecikme zammı borcu olup oda tarafından kanuni yollara başvurulduğu halde adresinde bulunamayan ve gayrifaal olduğu anlaşılan üyeler oda yönetim kurulunca tespit edilerek sicil ve oda üyelik kayıtlarının silinmesi İçin sicile bildirilir; bu şekilde yapılan terkin işlemlerinin Sicil Gazetesinde yayımı ücretsiz olarak yapılır ve harç alınmaz.” , 
yine Yasanın 76. maddesinde “17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer kanunlarda, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununa yapılmış olan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.” Hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda; davacının 25.02.1986 tarihinde Bornova Oto Tamircileri ve Sanatkarları Odası'na üye olduğu, 31.12.1995 tarihi itibariyle de işyerini kapattığı, halen vergi mükellefi kaydının bulunmadığı, 5362 sayılı Yasa uyarınca oda üyelik kayıtlarının güncellemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili davacının oda üyelik kaydının silinmesini ve aidat borcu olmadığının tespitini 09.07.2010 tarihinde mahkemeden istemiş, mahkemece davacının 507 sayılı Yasa döneminde odaya üyelik kaydının silinmesi hususunda bir başvurusunun bulunmadığı, 507 sayılı Yasa uyarınca üyeliğinin devam ettiği, dolayısıyla aidat borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle talep reddedilmişse de,507 sayılı Yasa 21.06.2005 tarihinde 5362 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından, yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında olaya 5362 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması ve delillerin bu çerçevede değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenler göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici 3. maddesindeki atıf nedeniyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Dava dilekçesinde, oda üyelik kaydının silinmesi ve borçlu olmadığının tespitiistenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 31.12.1995 tarihinde işyerini kapattığı halde davalı vekili tarafından 1985 ila 2009 yılları arasını kapsar şekilde oda üyelik aidatının ödenmesi için mektup gönderildiğini, 5362 sayılı Yasanın 7. ve 8. maddeleri uyarınca vergi mükellefi olmayan kişilerin oda üyeliğinin söz konusu olamayacağını belirterek, davacının oda üyelik kaydının 31.12.1995 tarihi itibariyle silinmesine ve davacının davalı odaya aidat borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 7. maddesinde; "Oda üyeliği için aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak veya yabancı devlet tabiiyetinde bulunmakla beraber Türkiye'de sanat ve ticaret yapıyor olmak. b) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak. c) Vergi mükellefi olmak ya da vergiden muaf olmak. d) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıtlı olmamak”, Üyeliğin son bulmasına ilişkin 8. maddesinde; "Aşağıda belirtilen durumlarda üyenin oda kaydının silinmesine yönetim kurulu tarafından karar verilir, durum sicile bildirilerek kaydın silinmesi temin edilir ve kaydı silinen üyeye oda tarafından on gün içinde üyenin odaya bildirdiği iş yeri veya ikamet adresine yazılı olarak bildirilir. a) Daimi olarak odanın çalışma bölgesi dışına çıkanlar, b) 7 nci maddede belirtilen şartlardan herhangi birini kaybedenler veya bu şartlardan herhangi birine sahip olmadığı sonradan anlaşılanlar. c) Sanat ve mesleğini yapmaktan sürekli olarak men edilenler. d) Vergi mükellefiyetini sildirenlerden altı ay içinde tekrar vergi mükellefiyeti tesis ettirmeyenler." Aynı Yasanın Geçici 3. maddesinde; “15.8.2005 tarihine kadar, mevcut esnaf ve sanatkârlar odalarına kayıtlı üyelerin üyelik nitelikleri bu Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak yönetim kurulu tarafından güncelleştirilir. Sicile kayıtlı olmayıp odaya kayıtlı üyelerle, odaya kayıtlı olmayıp sicile kayıtlı olan üyelerin eksik işlemleri, sicil tarafından oda ve sicil numaraları ilgili odayla irtibatlı olarak verilerek tamamlanır. Ayrıca, odalar; üyelerine ilişkin bilgilerin Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veri tabanında güncelleştirilmesini 15.8.2005 tarihine kadar tamamlamak zorundadırlar. Üyeler de bu süre içinde eksik bilgilerini odaya ulaştırmak mecburiyetindedirler. Bu çalışmalar sonucunda vefat ettiği, emekli olarak veya başka bir nedenle mesleğini icra etmekten vazgeçtiği tespit edilen üyelerin bilgilerini havi listeler oda yönetim kurulunca sicile bildirilir ve bu kişilerin sicil ve oda kayıtları silinir. Bu şekilde yapılan terkin işleminden harç alınmaz ve Sicil Gazetesinde yayımı ücretsiz olarak yapılır.'’, Geçici 5. maddesinde ise; “31.12.2003 tarihinden önceki dönemlere ait yıllık aidat ve gecikme zammı borcu olup oda tarafından kanuni yollara başvurulduğu halde adresinde bulunamayan ve gayrifaal olduğu anlaşılan üyeler oda yönetim kurulunca tespit edilerek sicil ve oda üyelik kayıtlarının silinmesi İçin sicile bildirilir; bu şekilde yapılan terkin işlemlerinin Sicil Gazetesinde yayımı ücretsiz olarak yapılır ve harç alınmaz.” , yine Yasanın 76. maddesinde “17.7.1964 tarihli ve 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer kanunlarda, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununa yapılmış olan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.” Hükümleri yer almaktadır. Somut olayda; davacının 25.02.1986 tarihinde Bornova Oto Tamircileri ve Sanatkarları Odası'na üye olduğu, 31.12.1995 tarihi itibariyle de işyerini kapattığı, halen vergi mükellefi kaydının bulunmadığı, 5362 sayılı Yasa uyarınca oda üyelik kayıtlarının güncellemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili davacının oda üyelik kaydının silinmesini ve aidat borcu olmadığının tespitini 09.07.2010 tarihinde mahkemeden istemiş, mahkemece davacının 507 sayılı Yasa döneminde odaya üyelik kaydının silinmesi hususunda bir başvurusunun bulunmadığı, 507 sayılı Yasa uyarınca üyeliğinin devam ettiği, dolayısıyla aidat borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle talep reddedilmişse de,507 sayılı Yasa 21.06.2005 tarihinde 5362 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından, yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında olaya 5362 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması ve delillerin bu çerçevede değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenler göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici 3. maddesindeki atıf nedeniyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. 
Son Güncelleme: 26.01.2014 20:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol