23 Mart 2016 Çarşamba 15:10
Kesinleşen Yargı Kararının Bağlayıcılığı

 T.C.

YARGITAY Onüçüncü Hukuk Dairesi

 

E: 2014/47939

K: 2015/9092

T: 23.03.2015

 

İtirazın İptali

Kesinleşen Yargı Kararının Bağlayıcılığı

 

Özet: Davacının, 5233 sayılı Yasadan kaynaklanan zararının davalı idare tarafından sulhnamenin iptali ile ödenmemesi sebebiyle alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açtığı davanın, sulhnamenin idare tarafından tek yanlı kaldırılması işleminin iptali için idare mahkemesine açtığı davanın reddine karar verilmiş ve bu kararın Danıştay ilgili dairesince onanarak kesinleşmesi nedeniyle, davaya konu sulhname kesinleşen yargı kararı ile iptal edilmiş olup, tarafları ve mahkemeyi bağlayacağından, geçersiz sulhname nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

 

(2004 s. İİK m. 67)

(5233 s. TTMDZKHK m. 12, 13)

 

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca zararlarının karşılanması için davalı idareye başvurduğunu, başvuru neticesinde 39.055,09-TL ödenmesine karar verildiğini, bu kapsamda davalı ile sulhname imzaladıklarını, ancak idarenin tek taraflı olarak sulhnameyi iptal ettiğini ve ödemede bulunmadığını ileri sürerek alacağının tahsili için başlattığı takibe vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı, davacının sulhnamenin iptaline ilişkin idari işlemin iptali için idare mahkemesine dava açtığını, davanın red ile sonuçlanıp Danıştay aşamasından geçmekle kesinleştiğini bu nedenle haklarında takip yapılamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, sulhnamenin idarece tek taraflı olarak değiştirilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, 5233 sayılı Kanundan doğan zararının davalı idare tarafından sulhnamenin iptali ile ödenmemesi nedeniyle alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, idarenin ancak idari işlemin geri alınabilmesinin dava açma süresinde yapılabileceği idarenin bu süreyi kaçırdığı ve tek taraflı olarak artık sulhnameyi kaldıramayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, davacı, sulhnamenin idare tarafından tek taraflı kaldırılması işleminin iptali için Diyarbakır 2. İdare mahkemesine dava açmış olup, 2001/289 E 2011/2649 sayılı ilam ile mahkemece, 5233 sayılı Yasa kapsamına, tazminata hak kazanabilmek için köyün tamamen boşaltılması şartının arandığı, davacının yaşadığı köyün ise terör olayları nedeni ile tamamen boşaltılan köylerden olmadığı ve asgari yaşam düzeyinin devam ettiği bu nedenle tazminat verilmesi için geçerli şartların oluşmadığı gerekçesi ile idarenin sulhnamenin iptaline ilişkin kararında hukuka aykırılık tespit edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar Danıştay 15. Dairesi tarafından onanmış, davacının karar düzeltme istemi adı geçen daire tarafından 2013/14213 E 2014/4486 K sayılı ilam ile reddedilerek 29.05.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Hal böyle olunca, bahsi geçen sulhname kesinleşen yargı kararı ile iptal edilmiş olup tarafları ve mahkemeyi bağlar. Hal böyle olunca mahkemece geçersiz sulhname nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 23.03.2016 15:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177