25 Şubat 2016 Perşembe 14:57
İstihkak davasında takibin durdurdulmasına karar verildiği takdirde ret halinde alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekir

 8. Hukuk Dairesi         2015/11263 E.  ,  2015/19770 K


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/07/2013
NUMARASI : 2013/201-2013/625

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle müvekkiline ait işyerinde haciz yapıldığını, borçlu ile müvekkili şirketin bir ilgisinin bulunmadığını iddia ederek, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir. 
Mahkemece, toplanan delillere göre; borçlu şirketin ortakları olan H.. G.., H.. A.. ve H.. G..'in, aynı zamanda davacı şirketin de kurucu ortakları oldukları, bu doğrultuda davacı 3. kişi ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu, haciz mahallinde borçlu şirkete ait çok sayıda evrakın bulunduğu, incelenen ticari sicil kayıtlarına göre, davacı şirket ile borçlu şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiği, şirket kayıtlarında telefon numaralarının dahi aynı olduğu, aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, bu şekilde davacı şirket ile borçlu şirketin alacaklıdan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak istihkak iddiasında bulundukları, ayrıca teminat karşılığında hacizli malların satışının ve muhafazasının durdurulduğu, bu şekilde alacaklı tarafın zararının oluştuğu ve tazminat şartları gerçekleştiği, ancak kısa kararda sehven şartlar oluşmadığından tazminat takdirine yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle zorunlu olarak hatalı da olsa şartlar oluşmadığından tazminat takdirine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. 
Kararı, davacı vekili ve davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir. 
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir. 
İİK'nun 97/13. maddesi hükmüne göre istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın %20'den aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır. Somut olayda da takibin durdurulmasına karar verildiğine göre İİK'nun 97/13 maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3. kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına %20 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 25.02.2016 15:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol