14 Mart 2014 Cuma 18:33
İSTİHKAK DAVASI, ALACAKLIDAN MAL KAÇIRMA, İSPAT YÜKÜ...

 Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı 3.kişi vekili, ...7.İcra Müdürlüğünün 2009/24883 sayılı takip dosyasından, davacıya ait otel işyerindeki malların 26.04.2011 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.

Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında mahalde borçlu şirkete ait belgelerin görüldüğünü, borçlu şirketin ekonomik durumunun kötüleşmesi nedeniyle ticari faaliyetine davacı şirket üzerinden devam ettiğinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkemece, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik beğ bulunduğu, mülkiyet belgesi sunulmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile 3.kişi şirket üzerinden faaliyete devam edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.

Dava konusu haciz 26.04.2011 tarihinde ödeme emrinin teblği edildiği adres in dışında 3.kişi şirket adresinde yapılmıştır. Ticaret sicil kayıtlarından borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik bağ olduğu anlaşılmaktadır. 

Bu durumda İİK'nun 97/a maddesi 2.cümlesi gereğince borçlu ile 3.kişi malı birlikte elde bulundurmaları halinde de mal borçlu elinde sayılır ve mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Karine aksinin davacı 3.kişi tarafından hertürlü delille ispatlanması olanaklıdır.

Davacı 3.kişi, borcun doğumundan önce 2003 yılında kurulmuş ve hacizli mallara ilişkin olarak 2003 yılına ait faturalar sunmuştur.

Yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile faturaların hacizli mala uygun olup olmadığı tesbit edilerek, uygun bulunması halinde, davacının tacir olup ticari defter tutmakla yükümlü olduğundan faturaların ve hacizli malların ticari defterlerinde kaydı olup olmadığı araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir. 

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 02.12.2013 günü oybirliğiyle karar verilmiştir.





kararara.com
Son Güncelleme: 14.03.2014 18:34
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol