12 Kasım 2013 Salı 10:06
İnfazda Mahsup
Daire:6
Tarih:2014
Esas No:2012/22229
Karar No:2013/15143
Kaynak:Kişisel Arşiv-K,Y.Bozma Başvuru sonucu
İlgili Maddeler:5237 SAYILI TCK 63 mad.5275 sk 107 mad.
İlgili Kavramlar:Önceden İnfaz edilen(4616 sy göre tahliye edilen ) ve fazla infaz edilen sürenin sonradan işlenen suçun infazından Mahsup edilemeyeceği
T.C.
YARGITAY
6. Ceza Dairesi Y A R G I T A Y İ L A M I

Esas No : 2012/22229
Karar No : 2013/15143
Tebliğname No : Kanun Yararına Bozma-2012/218503

Muhtelif suçlardan 36 yıl ağır hapis cezasına hükümlü Cafer Şefik'in, 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'un 1/2. maddesi uyarınca şartla tahliyesine dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2002 tarihli ve 2002/182 müt. sayılı kararını müteakiben 13/07/2007 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09/01/2008 tarihli ve 2007/337 esas, 2008/1 sayılı mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine, şartla tahliyesinin geri alınmasına, 13/07/2007-03/03/2028 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ve mahsup talebinin reddine ilişkin Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/07/2009 tarihli ve 2009/741 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükümlünün fazla yattığı 1533 günlük sürenin Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/07/2009 tarihli ve 2009/741 değişik iş sayılı cezasından mahsubuna dair SAKARYA 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/08/2009 tarihli ve 2009/588 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03/08/2012 gün ve 2012/12953/46047 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/08/2012 gün ve 2012/218503 sayılı ihbar yazısı, Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 27.09.2012 tarihli görevsizlik kararı ile infaz dosyası 14/12/2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

Dosya kapsamına göre; Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan mahsubun, mahsup mantığına aykırı olduğu, kişilerin devletten alacaklı olduğu hissi ile ikinci suç işlemesine sebep olacağı, bu durumun hükümlü için kazanılmış hak olarak kabul edilemeyeceği, cezaevinde önceden infaz edilen sürenin sonradan işlenen suçun infazından mahsup edilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.


TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak verilen 07.08.2009 tarih ve 2009/588 Değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde yapılmasına, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan
C. ALTUNKAYNAK
Üye
S. ÇETİN
Üye
E. ÖZTÜRK
Üye
İ. DAL
Üye
M. SİMAVLI

Kararına Uygundur.
Yazı İş.Müd.Y. Lİ/ŞG
T.C.
KOCAELİ
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI


Sayı : 2012/5-1934,1935,1652 06/06/2012
Konu : Kanun Yararına Bozma


T.C.
ADALET BAKANLIĞI
CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ`NE
Gönderilmek üzere
Bakanlık Muhabere Bürosu
KOCAELİ

KANUN YARARINA BOZMA TALEP EDİLEN KARAR:
Sakarya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2009 tarih ve 2009/588 D.İş sayılı kararı. KANUN YARARINA BOZMA TALEP EDEN: Mahmut TOKMAK-37575
Kocaeli Cumhuriyet Savcısı

Hükümlü Cafer ŞEFİK’in Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2000 gün ve 200/41 Müt.sayılı kararı ile verilen 36 yıl hapis cezasını infaz ettiği sırada Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 gün ve 2002/182 Müt.sayılı kararı ile 4616 Sayılı Yasanın ½ .maddesi gereğince Derhal Şartla Tahliyesine karar verildiği,01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni yasalar gereğince verilen ek kararlar sonucunda hükümlü hakkındaki cezaların 32 yıl 16 ay hapis cezasına dönüştüğü,Hükümlü Cafer’in Bihakkın tahliye tarihi dolmadan deneme süresi içerisinde 13.07.2007 tarihinde yeniden suç işlediği ve Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2009 gün ve 2009/741 D.İş sayılı kararı 5275 Sayılı Yasanın 107/2 maddesi gereğince Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 gün ve 2002/182 Müt.sayılı kararı ile verilen Koşullu Salıverme Kararının Geri Alınmasına ve e deneme süresinde işlenen ikinci suçun tarihi olan 13.07.2007 ile ek kararlar sonucu yeniden tespit edilen bihakkın tahliye tarihi olan 03.03.2028 tarihleri arasındaki sürenin aynen ceza İnfaz Kurumunda çektirilmesine,4616 Sayılı Yasadan faydalanarak şartla tahliye edilen hükümlünün fazladan yatmış olduğu süre kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden bu husustaki talebin reddine karar verilmiş bu karara hükümlü tarafından yapılan itiraz sonucu, Sakarya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2009 tarih ve 2009/588 D.İş sayılı kararı hükümlü hakkındaki cezaların ek kararlar sonucu 32 yıl 16 ay hapis cezası olarak hükümlü lehine değiştiği ve 4616 sayılı yasa nedeniyle şartla tahliye tarihinin 12.03.1998 olarak değiştiği ve bu nedenle kazanılmış hak teşkil edeceğinden 12.03.1998 ile 23.05.2002 tarihleri arasındaki 1533 günlük sürenin Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2009 gün ve 2009/741 D.İş sayılı aynen çektirilmesine dair cezasından Mahsubuna karar verilmiş ise de bu karar usul ve yasalara aykırıdır.
1-4616 sayılı yasan 22.12.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan yürürlükte olmayan bir yasa gereğince geçmişe yönelik şartla tahliye kararı verilemez.

İLAM NO: 2012/5-1934,1935,1652
KONU : Kanun Yararına Bozma

2- Yüksek Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, “koşullu salıverilme bir infaz kurumudur ve hükümlünün cezaevinden bırakılarak özgürlüğü bağlayıcı cezasının dışarıda çektirilmesi sürecini başlatır. Bu bağlamda koşullu salıverilme kararı cezanın tamamen çektirildiği anlamına gelmez. Başka bir anlatımla koşullu salıverilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın tamamının yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabulünde zorunluluk vardır. İnfazın kesintisiz sürdürülmesi kuralı gereğince cezanın tamamının çektirilmiş sayıldığı tarihin aşılmaması durumu dışında, koşullu salıverilme süresinin geçirildiği gerekçesiyle mahsup kararı verilemez.
Bu ilke bağlamında somut olay değerlendirildiğinde:
Hükümlünün, 4616 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önceki yasal düzenlemelere göre infaz kurumunda geçirmesi zorunlu en az sürenin belirlenmiş olması karşısında, sonradan yürürlüğe giren anılan Yasa uygulanarak infaz kurumundan bırakıldığı tarihine göre koşullu salıverilmenin önceki bir tarihten geçerli olacak şekilde hükümlü yararına saptandığı, bu durumda infazın kesintisiz sürmesi ve bölünmezliği ilkesi gereğince fazladan infaz edilen bir tutukluluk süresinin bulunmadığı anlaşıldığından belirtilen iki tarih arasında kalan sürenin sonraki cezasından mahsubu yoluna gidilemeyeceği açıktır.
Yargıtay 6.CD 31.12.1993 tarih ve 9864/11613 ve Yargıtay 1.CD 27.03.1992 tarih ve 695/701 Sayılı Emsal Kararları ve benzer konuda C.Başsavcılığımızca Hükümlü R.A
hakkında Kanun Yararına Bozma Yoluna gidilmiş ve Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 27.06.2008 tarih ve 2008/5169-5425 E.-K Sayılı ilamları mevcuttur.
4616 Sayılı Yasa uygulanmak suretiyle Şartla Tahliye edilmesinin anılan kanun gereği olduğu ve fazla çektirilmiş bir cezadan bahsedilmeyeceğinden infazda kazınılmış hakkın söz konusu olamayacağı kuralı da dikkate alındığında verilen mahsub kararı yasalara aykırıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Anılan hükmün 5271 Sayılı C.M.K’nun 309 ve devamı maddeleri gereğince Kanun Yararına Bozma yoluna gidilmesi hususu takdirlerinize arz olunur.


MAHMUT TOKMAK 37575
Cumhuriyet Savcısı

EKİ : 1 Klasör İnfaz dosyası..

NOT:Hükümlü halen Kanun Yararına Bozmaya ilamı Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz etmektedir
Son Güncelleme: 12.11.2013 20:45
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177