01 Ekim 2013 Salı 22:00
İhtiyati haciz kararlarında dayanılan nedenler açıkça belirtilmeli

T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/983

K. 2013/1290

T. 6.3.2013

 
DAVA : İnşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yargılama sürecinde verilen ihtiyataai haciz kararına itirazın reddine yönelik hükmün temyiz edilmesidir.

KARAR : Davacı vekili, davalı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici S... Ltd. Şti. arasında imzalanan ve dava dışı yüklenici şirket tarafından daha sonra müvekkili şirkete temlik edilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile, yapılacak bağımsız bölümlerden ilk 10 adet bağımsız bölümün satılacağı ve tüm parasının müteahhite kalacağı, sonrasında satılan her bir bağımsız bölümün ederinin %15'inin ise mal sahiplerine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak ilk beş satıştan sonra davalının satışın çok ağır gittiğini, paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine, ilk 10 satıştan sonraki satışlardan kendisine ödenecek paylara mahsuben davalının hesabına müvekkili tarafından 57.000 GBP yatırıldığını, tarafların daha sonra bu sözleşmeyi tadil ettiklerini ve mal sahiplerine verilecek hisseye karşılık 10 adet daire verilmesinin kararlaştırıldığını, davalının da kendisine düşecek daireleri sattığında 57.000 GBP'yi müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalının tüm dairelerini satması ve elinde bir daire kalmasına rağmen parayı ödemediğini ileri sürerek paranın tahsili ile parayı iade etmemek için tüm varlığını kaçırma gayreti içinde bulunan ve yasal olarak yapılan hiç bir tebligatı almayan davalının 2793 parsel de A blok 4 nolu bağımsız bölümü ile Dikili'de bulunan arsa vasıflı taşınmazı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

Mahkemece, 29.05.2012 tarihli tensip ara kararı ile 2793 parsel de A blok 4 nolu bağımsız bölüm üzerine, 18.06.2012 tarihli müzekkere ile de 6 sayılı parsel üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili, 09.07.2012 tarihli itiraz dilekçesi ile, taşınmazlar üzerine konan ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, 04.12.2012 tarihli ön inceleme duruşmasında, itirazın reddine karar verilmiştir.

Davalı vekilince, bu ara kararı temyiz edilmiştir.

İtiraz, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nın 257. maddesinde ihiyati haciz şartları düzenlenmiş olup, ilgili maddeye göre, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnızca borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarının ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.

1 )İhtiyati haciz kararlarının içeriğinin İİK'nın 260. maddesine uygun olması gerektiği gibi, itiraz üzerine verilen kararın da HMK'nın 297/1-c maddesine uygun olarak yazımı gereklidir. 6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. Yine Anayasa’nın 141/3. madde hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını buyurmaktadır. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK'nın 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Açıklanmaya çalışıldığı üzere, mahkemece, tarafların tüm delillerinin açıkça değerlendirilerek davanın hangi gerekçeyle reddedildiğinin karara yansıtılması gerekirken, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edecektir.

Somut olayda mahkemece, davalının yokluğunda davalıya ait 2793 parsel A Blok 4 nolu bağımsız bölüm üzerine 29.05.2012 tarihli, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerine ise 18.06.2012 tarihli kararlarla ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş ise de, ihtiyati haciz kararlarında yukarıda açıklanan İİK'nun 257. maddesindeki hangi sebeplere dayanıldığının gerekçeli ve denetime elverişli bir şekilde anlaşılmadığı ve kararların da İİK'nın 260. maddesindeki unsurları taşımadığı anlaşıldığından 04.12.2012 tarihli itirazın reddine ilişkin ara kararının bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.

2 ) Bozma nedenine göre ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 04.12.2012 tarihli ara kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

Son Güncelleme: 01.10.2013 22:06
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177