23 Mart 2015 Pazartesi 16:18
İflasın Ertelenmesi
 T.C.
YARGITAY 
Onikinci Hukuk Dairesi

E: 2014/23480 
K: 2014/30172 
T: 11.12.2014

İflasın Ertelenmesi 
Zamanaşımı 
İcranın Geri Bırakılması

Özet: Çeke dayalı kambiyo takibinde borçlu, alacaklının icra dosyasında 6 ayda bir işlem yapması gerektiğini, bu kurala uyulmaması nedeniyle 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve takibin zamanaşımına uğradığını belirterek, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin iflasın ertelenmesine dair verdiği karar nedeniyle, karar tarihi itibariyle hiçbir takip yapılamayacağından önceki başlamış takipler durur, bu tarihten itibaren zamanaşımı süreleri işlemez. Ancak, iflasın ertelenmesi kararının Yargıtay tarafından bozulması ve karar düzeltme isteminin 30.04.2012 tarihinde reddedilerek kesinleşmesiyle, iflasın ertelenmesi kararı ile başlayan zamanaşımı süresinin durması, bu kararın kesinleşme tarihi olan 30.04.2012 günü sona ermesi nedeniyle mahkemece, bozma kararının kesinleştiği tarihten, şikâyet tarihine kadar alacaklı tarafından takibin devamına ilişkin zamanaşımını kesen bir işlem yapılıp yapılmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

(2004 s. İİK m. 71/2, 33/a-1, 179/b)

Mahalli mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için tetkik hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Çeke dayalı kambiyo takibinde borçlu, alacaklı vekilinin icra dosyasında, 6 ayda bir işlem yapması gerektiği, bu kurala uyulmadığından, 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve takibin zamanaşımına uğradığını belirterek, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.04.2011 tarihli kararı ile iflas erteleme tedbir kararı verildiği ve bu tarihten itibaren iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş olduğu, İİK'nın 179/b maddesinde belirtildiği üzere erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacağı, başlamış olan takiplerin duracağı ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren sürelerin işlemeyeceği belirtilmiş olmakla alacaklının haciz talebinde bulunduğu 18.01.2011 tarihinden sonra borçlu şirket hakkında zamanaşımı süresi işlemeyeceğinden 6 aylık sürenin dolmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

İİK'nın 71/2. maddesinde; borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmünün kıyasen uygulanacağı, İİK.nın 33/a-l maddesinde de zamanaşımı gerçekleşmişse icranın geri bırakılacağı hususu düzenlenmiştir.

Borçlar Kanununun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve Türk Ticaret Kanununun 730/18. maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 662. maddesi zamanaşımının hangi sebeplerle kesileceğini sınırlı bir şekilde açıklamıştır. Bu sebeplerden biri de, dava açılmasıdır. Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmekte olup, bu davanın kimin tarafından açılacağı ve davanın türü hususunda bir açıklık bulunmamaktadır.

İİK'nın 179/b maddesi uyarınca; iflasın ertelenmesine karar verilmesi üzerine, borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Somut olayda, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.04.2011 tarih ve 2010/630 Esas, 2011/175 Karar sayılı ilamı ile borçlu şirketin iflasının 20.04.2011 tarihinden itibaren bir yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2011/845 Esas ve 13.09.2011 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme isteminin 30.04.2012 tarihli ilam ile reddedildiği anlaşılmıştır.

İİK'nın 179/b maddesi uyarınca, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.04.2011 tarih ve 2010/630 Esas, 2011/175 Karar sayılı kararı ile iflasın ertelenmesine dair verilen karar nedeniyle karar tarihi itibariyle hiçbir takip yapılamayacağından önceki başlamış takipler durur. Bu tarihten itibaren zamanaşımı süreleri işlemez. Ancak borçlu şirketin iflasın ertelenmesine dair verilen karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2011/845 Esas ve 13.09.2011 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verildiği ve karar düzeltme isteminin 30.4.2012 tarihli ilam ile reddedilmekle 30.04.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Borçlu şirketin iflasın ertelenmesi kararı ile başlayan zamanaşımı süresinin durması bu kararın kesinleşme tarihi olan 30.04.2012 günü sona ermiştir.

O halde mahkemece, bozma kararının kesinleştiği 30.04.2012 tarihinden şikayet tarihine kadar alacaklı tarafından takibin devamına ilişkin zamanaşımını kesen bir işlem yapılıp yapılmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 366. ve HUMK'nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 23.03.2015 16:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol