09 Mayıs 2014 Cuma 16:42
İCRA KEFİLLERİNİN AVAL VEREN OLARAK BORÇTAN SORUMLULUKLARI
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlular hakkında ...8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/343 sayılı takip dosyasında bonoya dayalı kambiyo takibi yapıldığı, borçlular vekilince icra mahkemesine yapılan itiraz ve şikayette, takibe konu bonoların vadesinin gelmediğini, finansal kiralama sözleşmesi usulüne uygun feshedilmediğinden henüz vadesi gelmemiş bonolara dayanılarak icra takibi yapılamayacağını, protesto edilmeyen senetlerden dolayı keşideci haricindeki borçlular aleyhinde kambiyo takibi yapılamayacağını, takibe konu bonoların teminat senedi olduğunu belirterek takibin iptalini talep etmiş, ayrıca alacaklının yıllık % 25,50 oranındaki faiz isteminin fahiş olduğu, borçluların temerrüdü söz konusu olmadığından takipten önceki döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği yönünde itirazlarını dile getirmiştir.

Mahkemece, borçlulardan C...ve D... ’nin istemleri süre yönünden reddedilmiş, diğer borçlular yönünden ise, öne sürülen hususların dar yetki ile donatılan icra mahkemesinde tartışma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından bahisle istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Borçlular vekilince kararın temyizi üzerine, Dairemizin 13.02.2012 tarih 2011/17916 E 2012/3324 K sayılı ilamında, borçlulardan C...ve D... ’nin temyiz istemlerinin reddine, diğer borçluların temyiz istemlerinin ise, borçlular vekilinin itiraz ve şikayetinde belirttiği hususların icra mahkemesince incelenmesi mümkün bulunduğundan kabulüne karar verilerek, Mahkeme ilamının, C...ve D... dışındaki borçlular yönünden bozulmasına hükmedilmiştir.

Mahkemece, Dairemizin yukarıda anılan, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde kefiller C... , H... , C... ve D...ü’ye usulüne uygun olarak ödememe protestosu yapılmadığından takibin iptaline karar verilmiştir.

İcra takip dosyasının incelenmesinde, takibe konu bonoların keşidecisinin borçlulardan ...San ve Tic AŞ olduğu, diğer borçluların ise bonolarda avalist olarak yer aldıkları görülmüştür. 

Somut olayda, takip dayanağı bonolarda C... , H..., C... ve D... (Kefil) aval veren konumunda olup aynen keşideci gibi borçtan sorumludurlar. Bu nedenle TTK.nun 690. madde göndermesi ile 626. maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Mahkemece aksine düşüncelerle C..., H..., C...ve D...’ye anılan madde koşullarında protesto gönderilmediğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

Öte yandan, Mahkemenin tüm borçlular yönünden takibin iptaline karar verdiği görülmüştür. Buna göre, borçlulardan C...ve D...’nin şikayet ve itirazlarının, Mahkemece, süre yönünden reddine karar verilmesine ve bu kararın Dairemizin yukarıda anılan ilamıyla onanarak kesinleşmesine rağmen bu kişiler yönünden karar verilmesi ile temyize konu kararın, keşideci yönünden takibin hangi sebepten dolayı iptal edildiğine yönelik herhangi bir gerekçe içermemesi de doğru görülmemiştir.

O halde, Mahkemece, yukarıda belirilen gerekçeye dayalı olarak, hakkında kesinleşmiş bir karar bulunmayan borçluların, diğer şikayet ve itirazları incelenerek oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

kararara.com
Son Güncelleme: 09.05.2014 16:44
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol