25 Kasım 2015 Çarşamba 11:07
Haczin Kaldırılması

 

T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2014/26190

K. 2015/3387

T. 10.2.2015

 

Köyün Orta-Kamu Mallarının Haczi

Şikâyet

Haczin Kaldırılması

 

ÖZET : Köyün orta-kamu malı ayrımı yapılmadan tüm taşınır ve taşınmaz mallarının haczedilemeyeceğine dair bir tespitin bulunmadığı görülmektedir. Bu sebeplerle köyün orta-kamu malları haczedilemez. Hacze konu taşınmazlardan zeytinlik, harım, arsa, tarla ve dükkân köyün ortamalı olmayıp özel malıdır. Bu kapsamda anılan taşınmazlara haciz konulmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Hacze konu tapuda yol vasfıyla kayıtlı olan taşınmaz bakımından değerlendirme yapıldığında ise; yollar kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kadimden beri kamunun yararlandığı orta malı olup, tescil mahiyetinde olmayan sınırlandırmaya tabidir. Haritasında gösterilmek suretiyle kadastro işlemi yapılır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdir. Bu sebeple yol olarak tapuda kayıtlı taşınmaza haciz konulması mümkün değildir. Bu yönden verilen haczin kaldırılması kararı doğrudur. O halde mahkemece zeytinlik, harım, arsa, tarla ve dükkân niteliğindeki taşınmazlara dair haczedilmezlik şikâyetinin reddi gerekir.

 

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

 

Alacaklı tarafından Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( İş Mahkemesi sıfatıyla )20009/201 Esas, 2012/46 Kararsayılı işçilik alacağı ilamına dayanılarak başlatılan ilamlı takipte borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda,köye ait taşınmazlara haciz konulduğunu, konulan hacizlerin 442 Sayılı Köy Kanunu'nun 8.maddesine aykırı olduğundan bahisle hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece Köy Kanunu 8.maddesi gereğinceköy orta mallarının kanun karşısında devlet malı gibi korunacağı, köy orta malı kavramının taşınır ya da taşınmaz tüm malları kapsayan bir kavramolduğu, buna göre köyün taşınır ya da taşınmaz mallarının haczinin mümkün olmadığı, 30.5.1940 tarihli 21/36 Sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında da köy orta mallarının haczedilemeyeceğininkabul edildiği gerekçesiyle şikayetin kabulüyle hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm alacaklıvekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

442 Sayılı Köy Kanunu'nun 8. maddesinde ''Köyün orta malı kanun karşısında Devlet malı gibi korunur. Bu türlü mallara el uzatanlar Devlet malına el uzatanlar gibi ceza görürler.'' hükmü düzenlenmiştir.

 

3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Kamu mallarıbaşlıklı 16.maddesinde ''Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:

 

A- )Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler, ( Hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşluklar ve benzeri hizmet malları ) kayıt, belge veya özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği, adlarına tespit olunur.

 

B- ) Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır. '' düzenlemesi yer almaktadır.

 

Somut olayda haczedilen taşınmazların tapuda zeytinlik, harım, arsa, tarla, yol ve dükkan vasfıyla Hatip kışla Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

 

Zeytinlik, harım, arsa, tarlave dükkanvasfıyla tapuda kayıtlıtaşınmazlarınKadastro Kanunu'nun yukarda açıklanan maddeleri kapsamında orta malı olduğu kabul edilemez. Her ne kadar mahkemenin gerekçesinde Yargıtay içtihadı BirleştirmeKararında köy orta malı kavramının taşınır yada taşınmaz tüm malları kapsayan bir kavram olduğu belirtilmiş ise de anılan 19.4.1939 tarih ve 1938/21Esas-1939/36Kararsayılı İBK 'da köy işleri için salma suretiyle köy sandığında biriken paraların borç için haczedilip haczedilemeyeceği hususu tartışılırkenKöy Kanunu'nun köyü menkul ve gayrimenkul mallara sahip bir varlık olarak tarif ettiği, 8.maddesinde bu orta malların kanun karşısında devlet malı gibi korunacağı hükmü vaz edilmek suretiyle devlet malları nasıl kanuni bir himayeye mazhar iseler köy orta mallarının da ayni himayeden müstefit olacaklarının ifade edildiği, bu hükmün şümulü dairesini daraltmak için kanun metninde bir işaret bulunmadığı gibi kanunun ruhundan da böyle bir mana çıkarılamayacağı, alacaklıların hacizlerine ve takas talebi dermayen etmelerine karşı da himaye ettiği belirtilerek köyün salma paralarının haczinin caiz olmadığı sonucuna varılmış olup, bu İBK'da köy tüzel kişiliğinin orta mallarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir. Köyün orta-kamu malı ayrımı yapılmadan tüm taşınır ve taşınmaz mallarınınhaczedilemeyeceğinedair bir tespitin bulunmadığı görülmektedir. Bu sebeplerle köyün orta-kamu malları haczedilemez. Hacze konu taşınmazlardan zeytinlik, harım, arsa, tarlave dükkanköyün ortamalı olmayıp özel malıdır. Bu kapsamda anılan taşınmazlara haciz konulmasındayasaya aykırılıkbulunmamaktadır. Hacze konutapuda yol vasfıyla kayıtlı olan taşınmaz bakımından değerlendirme yapıldığında ise; yollarkamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kadimden beri kamunun yararlandığı orta malı olup, tescil mahiyetinde olmayan sınırlandırmaya tabidir. Haritasında gösterilmek suretiyle kadastro işlemi yapılır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdir. Bu sebeple yol olarak tapudakayıtlı taşınmaza haciz konulması mümkün değildir. Bu yönden verilen haczin kaldırılması kararı doğrudur.

 

O halde mahkemece zeytinlik, harım, arsa, tarlave dükkan niteliğindeki taşınmazlara dair haczedilmezlik şikayetinin yukarda açıklanan gerekçelerle reddi gerekirkenyazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

 

SONUÇ :  Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366. ve 6100 Sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.02.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Son Güncelleme: 25.11.2015 11:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol