Yeşim
Yeşim
05 Ocak 2015 Pazartesi 15:42
Güncel Yargıtay Hukuk Dairesi Kararları

T.C.

YARGITAY

Yedinci Hukuk Dairesi

 

E: 2014/7778

K:2014/14859

T: 30.06.2014

 

·                  Yıllık İzin Ücreti

·                  Kısmi Dava

·                  Bilirkişi Raporunda Seçenekli Hesaplama Yapılması

 

Özet: Davacı tarafça açıları yıllık izin ücreti alacaklarının tahsili davası kısmi dava olup, her eda davası tespit hükmünü de içermek zorundadır. Kısmi dava açılması muhtemel ek dava için bağlayıcı nitelikte olduğundan, hükme esas alının bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapıldığı durumlarda mahkemece gerekçeli kararda seçeneklerden hangisine itibar edildiği belirtilmek zorundadır.

(4857 s. İş K. m. 53)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davacının yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı yıllık izin ücreti alacağının ödendiğini başka bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacının kullanmadığı ve ücreti ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın, kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içerisinde bulunan imzalı izin çizelgelerine göre davacı toplam 277 gün, imzasız banka kayıtlarına göre ise toplam 377 gün izin kullanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan raporda bilirkişi; ilk olarak imzalı izin çizelgelerine göre kullanılan 277 günü ve fesih tarihinde yıllık izin ücreti olarak ödenen miktarı mahsup ederek, ikinci olarak ise banka kayıtlarına göre kullanılan 377 günü ve fesih tarihinde ödenen yıllık izin ücreti miktarını mahsup ederek davacının kıdemine göre kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacağını alternatifli olarak hesaplamıştır.

Davacı tarafça açılan dava kısmi dava olup her eda davası tespit hükmünü de içermek zorundadır. Davacının ıslah talebi yoktur. Şu halde kısmi dava açılması muhtemel ek dava için bağlayıcı niteliktedir. Bu nedenle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapıldığı durumlarda mahkemece gerekçeli kararda seçeneklerden hangisine itibar edildiği belirtilmek zorundadır. Bilirkişi raporundaki hangi seçeneğe hangi sebeple itibar edildiğinin belirtilmemesi hatalı olup bozma nedenidir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

T.C.

YARGITAY

Yedinci Hukuk Dairesi

 

E: 2014/5910

K: 2014/14879

T: 01.07.2014

 

·                  İşyeri Devri

·                  Feshe Bağlı Haklar

 

Özet:          Davalı ile dava dışı şirket arasında işyeri devri ilişkisi mevcut olup, davacının işe başlatılmadığı tarihte işveren dava dışı şirkettir. Feshe bağlı haklar olan ihbar ve yıllık izin alacağından sorumluluk son işverene ait olduğundan davanın reddine karar verilmelidir.

(4857 s. İş K. m. 6, 20/3)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davacının haksız olarak işten çıkarıldığını, işe iade             davası sonucu işe iadesine karar verildiğini, daha önce ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağına yönelik Adana 3. İş Mahkemesine açılan 2010/798 E. Sayılı dosyanın davanın henüz fesih gerçekleşmediğinden kabulünün hatalı olduğu yönünden reddine karar verildiği, dosyanın temyizden vazgeçme nedeniyle kesinleştiği, davacının 28.04.2011 tarihinde işe iade edilmemesi üzerine ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden yeniden icra takibi yaptıklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacının davalı ile dava dışı S... Gıda Tarım Teks. Kim. Mad. San. Ltd. Şti. aleyhine açtığı işe iade davasında Adana 4. İş Mahkemesi 2010/750 E. Sayılı dosya ile işe iadesine karar verilmiştir. Dosyanın temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi 2011/3482 Esas 2011/3296 Karar Sayılı ilamıyla aynen "Somut uyuşmazlıkta davalılardan Ç... Genel Müdürlüğü Yağ Fabrikasında hammadde yokluğu nedeni ile üretim faaliyetini durdurmuş, mevsimlik işçilerin iş sözleşmelerini askıya almış, onarım işinde çalışan birkaç işçi dışında diğer işçilere ise ücretsiz izin vermiştir. Davalı kooperatif fesih bildiriminde üretim durmasına değil, Yağ Fabrikasının diğer davalı şirkete müştemilatı ile kiralanmasına dayanmıştır. Davalılar arasındaki kira sözleşmesi incelendiğinde, Yağ Fabrikasının diğer davalı şirketçe Çiğit, Soya, Ayçiçeği, Kanola, Hardal, Keten tohumu vb, yağlı tohumların işlenmesi amacı ile faaliyette bulunmak üzere kiralandığı görülmektedir, Davalılar arasındaki kira sözleşmesi bir hukuki işlem olup, İş Kanunu nun 6. maddesi anlamında devirdir. Yağ Fabrikasının ekonomik bütünlük olarak devredildiği sabittir. Sözleşmede işçilerle ilgili düzenlemeye yer verilmemesi, işyerinin müştemilatı ile devredilmesi, işyerinin devrini ve işçilerin devredene geçmesini engellemez. Zira Yağ Fabrikasının devralan şirketçe faaliyetine devam edileceği açıktır. Faaliyetin devamı içinde mutlaka iş gücüne ihtiyaç olacaktır. Devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçeceği açıktır. Davacının iş sözleşmesi devirden sonra devreden davalı Ç... tarafından feshedilmiştir. Oysa açıklandığı gibi fesihten önce devirle davacı ve diğer işçilerin iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlan ile devralan davalı S... Gıda şirketine geçmiştir. Devralan davalı S... Gıda şirketi tarafından ise gerçekleştirilen yazılı bir fesih işlemi bulunmamaktadır. Salt devir iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden teşkil etmez. Davacının iş sözleşmesi devirden sonra feshedildiğinden ve işyeri artık devralan şirketin işyeri olduğundan, davacının devralan işveren olan davalı S... Gıda şirket işyerine işe iadesine karar verilmesi, devirden sonra fesheden ve dava açılmasına neden olan diğer davalı Ç Genel Müdürlüğünün ise İş Kanunu'nun 6/5 maddesi uyarınca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden devralan işverenle birlikte sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Mahkemece sonuç itibari ile feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli ise de davacının devralan şirket işyerine işe iadesine karar verilmemesi, devralan ve devreden işverenin işe başlatmama tazminatı ile boşa geçen süre ücretinden sorumlu tutulmaması açıklanan gerekçe ile hatalı bulunmuştur.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1.                   Mahkeme kararının (BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA),

2.                   Feshin (GEÇERSİZLİĞİNE) ve davacının işyerini devralan davalı S... Gıda Ltd. Şirket işyerine (İŞE İADESİNE), şeklinde hüküm kurmuştur.

Yukarıya alınan 9. HD. 2011/3482 E. 2011/32% K. Sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere davalı ile dava dışı S... Şirketi arasında işyeri devri ilişkisi vardır. Davacının işe başlatılmadığı 28.04.2011 tarihinde işveren dava dışı s... Şirketidir. Feshe bağlı haklar olan ihbar ve yıllık izin alacağından sorumluluk son işverene ait olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 01.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

T.C.

YARGITAY

Sekizinci Hukuk Dairesi

 

E: 2014/19215

K: 2014/16747

T: 23.09.2014

 

·                  Kamulaştırmasız El Atmadan Kaynaklanan Tazminat Şikâyet

·                  Haciz Yasağı

 

Özet: Kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin takibe konu şikâyetle ilgili, 6487sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa ’nın Geçici 6. maddesinin yürürlüğe girmesiyle, idarenin mal hak ve alacakları haczedilemeyeceğinden mahkemece şikâyetin kabulü ile haczin kaldırılması gerekir.

 

(6487 s. Kanun m. 21)

(2942 s. Kamulaştırma K. geçici m. 6)

(6111 s. BAYY geçici m. 2)

 

Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için tetkik hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu M... Belediye Başkanlığı vekili şikâyetinde; takibe dayanak yapılan ilamın kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminata ilişkin olduğunu, 6487 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa'nın Geçici 6. maddesi gereği idarenin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceğini bildirerek, V... Antalya şubesi hesaplarına konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.

İcra Mahkemesince, haciz tarihi İtibariyle 6111 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi iptal edildiğinden ve halen yürürlükte bulunan 5999 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesine göre alacağın doğumuna sebep olan idare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi de bulunmadığından, kamulaştırmasız el atmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda borçlu aleyhinde haciz uygulanmasının anılan /asa çevresinde hukuka uygun olduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir.

6111 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesi haciz yasağı getirmekle birlikte anılan Yasa maddesi Anayasa'ya aykırı görülerek 01.11.2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olmakla uygulanırlığı kalmamıştır. Bu durumda ilam tarihi yeniden haciz yasağının getirildiği 11.06.2013 tarihînden önce olması halinde haciz konulabileceğinden şikâyetin reddi, ilam tarihi 11.06.2013 tarihinden sonra olması halinde ise haciz yasağı mevcut olduğundan şikâyetin kabulü gerekir.

Somut olayda; kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin takibe konu ilamın tarihi 13.12.2013 olup, şikâyete konu hesaba 27.02.2014 tarihli müzekkere ile haciz konulmuştur, ilamın karar tarihi itibariyle 6487 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa'nın Geçici 6. maddesi yürürlüğe girdiğinden artık 6111 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının ve elatma tarihinin bir önemi yoktun Uyuşmazlığa 6487 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile değişik Geçici 6. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan değişiklik uyarınca idarenin mal hak ve alacakları haczedilemeyeceğinden Mahkemece, şikâyetin kabulü ve haczin kaldırılması gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçeyle şikâyetin reddine karar verilmesi doğru değildir.

Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 366 ve 6100 sayılı HMK'nın Geçit 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), taraflarca HUMK'nın 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.

Son Güncelleme: 05.01.2015 15:53
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177