Rahmi
Rahmi
20 Ocak 2015 Salı 12:07
Güncel Yargıtay Ceza Dairesi Kararları
 T.C.

YARGITAY

Onbirinci Ceza Dairesi

 

E: 2012/27271

K: 2014/11081

T: 05.06.2014

 

·                  Özel Belgede Sahtecilik

·                  Mutat Sorgulama

·                  Aldatma Kabiliyeti

·                  Faydasız Sahtecilik

·                  Mağdurun Belirlenmesi

 

Özet: Sanığın, bankadan kredi almak için sunduğu sahte maaş bordrosunun geçerliliği hakkında banka tarafından mutat olarak sorgulama yapılması durumunda, belgenin sahte olduğunun anlaşılacağının muhakkak olması nedeniyle, aldatma kabiliyetinin bulunmayacağı, mutaden sorgulanmaması halinde ise, fiilen belgede belirtilen maaşı aldığının saptanması durumunda 5237 sayılı TCK’nın 211. maddesinin, belgenin bankaya sunulmamasına rağmen kredinin verilmesi durumundaysa “faydasız sahtecilik” hususlarının tartışılması gerektiği gözetilmelidir.

 

Sahtecilik suçlarında mağdur suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, suçun konusunu oluşturan ve bankadan kredi alabilmek amacıyla sahte olarak düzenlenen maaş bordrosunda ismi kullanılan şikâyetçi şirketin suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle kamu davasına katılma hakkı bulunmamaktadır.

 

(5237 s. TCK m. 207/1, 211)

(5271 s. CMK m. 231/6-c, 237)

 

1-                   Sanığın, bankadan kredi almak için sahte maaş bordrosu düzenlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; aşamalarda suça konu belgeyi bankaya verdikten sonra banka tarafından teyit amaçlı şirketin telefonla arandığını savunması, sanık müdafiinin de temyiz dilekçesinde; sanığın sahte olarak düzenlediği iddia olunan bordroda gösterilen maaş miktarını gerçekte de aldığını belirtmesi karşısından öncelikle ilgili bankadan sanığın kredi başvurusu akabinde teyit amaçlı katılan şirketin aranıp aranmadığı hususunun sorulması uygulamasının bu tür başvurularda mutat olup olmadığının belirlenmesi mutat olduğunun belirlenmesi durumunda, belgenin sahte olduğunun anlaşılacağının muhakkak olması nedeniyle, belgenin aldatma kabiliyetinin bulunmadığının gözetilmesi, uygulamanın mutad olmadığının yani kuşku üzerine belgenin doğruluğunun sorulduğunun belirlenmesi durumunda; suça konu belge bankaya sunulmasa bile kredi verilip verilmeyeceği şirketten suç tarihinde sanığa yapılan ödemelere ilişkin belgeler var ise bunların getirtilmesi, şayet banka aracılığı ile ücretler ödeniyorsa ilgili bankadan ödemelere ilişkin belgelerin araştırılmasından sonra sanığın gerçekten suça konu belgedeki belirtilen maaşı aldığının saptanması durumunda, 5237 sayılı TCK'nın 211. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması suça konu belge bankaya sunulmasa bile kredi verilip verilmeyeceği de araştırılarak eylemin "faydasız sahtecilik" kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

 

2-                   Kabule göre de;

 

a-) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/25-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramanın kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, somut olayda; sanık, kredi almak için sahte olarak düzenleyip bankaya sunduğu gelir durumunu gösterir belge ile katılan şirketi ne şekilde somut zarara uğrattığı açıklanıp gösterilmeden engel teşkil eden sabıka kaydı da bulunmayan sanık hakkında, "katılan şirketin zararlarını karşılamamış olması" yönündeki yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

 

b) Sahtecilik suçlarında mağdur suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, suçun konusunu oluşturan ve bankadan kredi alabilmek amacıyla sahte olarak düzenlenen sanığın ne kadar maaş aldığını gösterir belgenin katılan şirkete karşı kullanılmaması nedeniyle yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan şikâyetçi şirketin doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden, katılma kararı verilerek lehine vekâlet ücretine hükmolunması,

 

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 05.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 

T.C.

 

YARGITAY

Onikinci Ceza Dairesi

 

E: 2013/27098

K: 2014/21387

T: 30.10.2014

 

·                  Haber Verme Sorumluluğuna Aykırı Hareket Etmek

·                  Kültür Varlığını Bulundurma

·                  Bulma Olgusu

 

Özet: Ölen ağabeyinden kendisine kalan kültür varlığı sikkeyi hatıra olarak evinde bulundurduğunu beyan eden sanığın eyleminin, 2863 sayılı Kanunun 4/1 maddesinde sözü edilen “bulma ” olgusunun gerçekleşmemesi nedeniyle aynı Kanunun 70/1 maddesinde düzenlenen “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.

 

(2863 s. KTVK m. 67/1, 70/1)

 

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

 

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, atılı suçla alakası bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

 

Sanığın aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, ölen ağabeyinden kendisine kalan kültür varlığı sikkeyi hatıra olarak evinde bulundurduğunu beyan etmesi karşısında, 2863 sayılı Kanunun 4/1 maddesinde sözü edilen "bulma" olgusunun gerçekleşmediği ve sanığın eyleminin aynı Kanunun 70/1 maddesinde düzenlenen "kültür varlıklarını bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile "haber verme sorumluluğuna aykırılık" suçundan hüküm tesisi,

 

Kanuna aykırı olup, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak (BOZULMASINA), 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

T.C.

YARGITAY

Onikinci Ceza Dairesi

 

E: 2013/26727

K:2014/22528

T: 12.11.2014

 

·                  İzinsiz Araştırma Yapma

·                  İzinsiz Kazı ve Sondaj Yapma

·                  Çukur Kazmak

 

Özet: izinsiz araştırma yapma suçu ile 2863 sayılı Kanun’un 6. maddesinde belirtilen kültür ve tabiat varlıklarında, bunların koruma alanlarında, tespit ve tescil edilmiş sit alanlarında araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen toprak üstünde veya su altında kültür ve tabiat varlıklarının araştırılmasına yönelik eylemlerin yaptırım altına alındığı, aynı Kanun ’un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğine haiz olmayan alanda kültür varlığı bulmak amacıyla, kazma kürek vasıtasıyla çukur kazılması halinde eylemin 2863 sayılı Kanun ’un 74/1-2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmelidir.

 

(2863 s. KTVK m. 74/1-2.cümle, 74/2)

 

2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, katılan vekili, sanık Rahmi müdafii, sanık Halil tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

 

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık Rahmi müdafii ve sanık Halil'in tüm, katılan vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

 

5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz araştırma yapma suçu ile 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen kültür ve tabiat varlıklarında, bunların koruma alanlarında, tespit ve tescil edilmiş sit alanlarında araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen toprak üstünde veya su altında kültür ve tabiat varlıklarının araştırılmasına yönelik eylemlerin yaptırım altına alındığı, somut olayda ise sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğine haiz olmayan B... ili, M..., S... köyü, G... Mevkinde kültür varlığı bulmak amacıyla, kazma kürek vasıtasıyla 4.20x2.10 m. genişliğinde, 3.40 m. derinliğinde çukur kazdıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

 

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükümlerin isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son Güncelleme: 20.01.2015 12:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol